Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
veliyyu-hum
Diyanet İşleri = Rableri katında selâm yurdu (cennet) onlarındır. Allah, yapmakta oldukları şeylerden dolayı onların dostudur.
veliyyu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlarındır Rablerinin katında esenlik yurdu ve o, yaptıkları işlerden dolayı dosttur onlara.
veliyyu-hum
Abdullah Parlıyan = Rableri katında barış ve esenlik yurdu onların olacak ve yapmakta olduklarından dolayı Allah onların dostu olacaktır.
veliyyu-hum
Adem Uğur = Rableri katında onlara esenlik yurdu (cennet) vardır.Ve yapmakta oldukları (güzel) işler sebebiyle Allah onların dostudur.
veliyyu-hum
Ahmed Hulusi = Rableri indîndeki Dâr'üs Selâm (Es Selâm isminin mânâsının yaşam boyutu) onlar içindir! Yapmakta oldukları dolayısıyla "HÛ" onların Veliyy'idir.
veliyyu-hum
Ahmet Tekin = Onlar için kuralları Rableri tarafından konulmuş, hukukun üstün, hakkın ve adâletin belirleyici güç ve barışın hâkim olduğu güvenli bir dünya düzeni; Rableri katında da selâmet yurdu, cennet vardır. İşlemeye devam ettikleri amaçla örtüşen niyete dayalı, bilinçli ameller dolayısıyle Allah onların velisi, koruyucusu, dostudur.
veliyyu-hum
Ahmet Varol = Onlar için Rabblerinin katında esenlik yurdu vardır ve işlediklerinden dolayı O onların dostudur.
veliyyu-hum
Ali Bulaç = Onlar için Rableri katında barış yurdu vardır ve O, yapmakta oldukları dolayısıyla onların velisidir.
veliyyu-hum
Ali Fikri Yavuz = Düşünen ve hakkı kabul edenlere Rableri katında cennet vardır ve Allah, yapmakta oldukları hayırlı amelleri sebebiyle, onların yardımcısıdır.
veliyyu-hum
Ali Ünal = (İdraklerini kullanıp ders almasını bilen o (kutlu) zatlar için Rabbileri katında emniyet ve esenlik yurdu (olan Cennet) vardır ve Rabbileri, sürekli meşgul bulundukları (güzel) işlerden dolayı onların gerçek dostu ve yardımcısıdır.
veliyyu-hum
Bayraktar Bayraklı = Rabbleri katında onlara esenlik yurdu vardır. Yapmakta oldukları işler sebebiyle Allah onların dostudur.
veliyyu-hum
Bekir Sadak = Rablerinin katinda selamet yurdu onlarindir. O, islediklerinden oturu onlarin dostudur.
veliyyu-hum
Celal Yıldırım = Onlara Rableri katında Dârü's-Selâm (Selâmet Yurdu) vardır; yapageldikleri (iyi amelleri)ne karşılık onların dost ve yârı (Allah)dır.
veliyyu-hum
Cemal Külünkoğlu = O (hayat koordinatlarını Kur'an'a göre belirleye)nlere Rableri katında barış ve esenlik yurdu (cennet) vardır. O (Allah), yaptıklarından dolayı onların dostudur.
veliyyu-hum
Diyanet İşleri (eski) = Rablerinin katında selamet yurdu onlarındır. O, işlediklerinden ötürü onların dostudur.
veliyyu-hum
Diyanet Vakfi = Rableri katında onlara esenlik yurdu (cennet) vardır.Ve yapmakta oldukları (güzel) işler sebebiyle Allah onların dostudur.
veliyyu-hum
Edip Yüksel = Onlar, Rablerinin yanında barış yurdunu hakketmişlerdir. Yaptıklarından ötürü onların sahibi O'dur.
veliyyu-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = rablarının ındinde selâm yurdu «dârü's-selâm» onlarındır, bütün yapacak oldukları işlerde kendilerinin velisi de odur
veliyyu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Rablerinin katında «Selam yurdu» onlarındır. Bütün yapacakları işlerde kendilerinin velisi de O'dur.
veliyyu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar için Rableri katında selâmet yurdu vardır. Yaptıkları iyi amellerden dolayı, Allah onların dostudur.
veliyyu-hum
Gültekin Onan = Onlar için rableri katında barış yurdu vardır ve O, yapmakta oldukları dolayısıyla onların velisidir.
veliyyu-hum
Harun Yıldırım = Onlar için Rableri katında selamet yurdu vardır. Yaptıkları sebebiyle O kendilerinin velisidir.
veliyyu-hum
Hasan Basri Çantay = Rableri katındaki selâm yurdu onlarındır ve O, yapmakda devam etdikleri (hayırlı işlerden) dolayı kendilerinin yârıdır.
veliyyu-hum
Hayrat Neşriyat = Onlar için Rableri katında selâmet yurdu (Cennet) vardır ve O (Allah), yapmakta oldukları (sâlih ameller) sebebiyle onların dostudur.
veliyyu-hum
İbni Kesir = Rabbları katında selamet yurdu onlara aittir. İşlediklerinden ötürü Allah, onların dostudur.
veliyyu-hum
Kadri Çelik = Rablerinin katında esenlik yurdu onlarındır. O, işlediklerinden ötürü onların velisidir.
veliyyu-hum
Muhammed Esed = Rableri katında barış ve esenlik yurdu onların olacak; ve yapmakta olduklarından dolayı Allah onlara yakın bulunacak.
veliyyu-hum
Mustafa İslamoğlu = Rableri katında barış ve saadet yurdu onların olacak; ve O, yapıp ettiklerinden dolayı onların velayetini üstlenecek.
veliyyu-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Onlar için Rablerinin indinde selâmet yurdu vardır. Ve onların yaptıkları amelleri sebebiyle, velîsidir.
veliyyu-hum
Ömer Öngüt = Rableri katında onlar için esenlik yurdu vardır. Yaptıklarından ötürü Allah onların dostudur.
veliyyu-hum
Şaban Piriş = Onlar için, Rableri katında selamet yurdu vardır. Yaptıklarından dolayı Allah, onların velisidir.
veliyyu-hum
Sadık Türkmen = Rableri katında esenlik yurdu onlarındır. Yapmış olduklarından dolayı onların dostu O’dur.
veliyyu-hum
Seyyid Kutub = Onlar için, Rabbleri katında, esenlik yurdu vardır. İşledikleri iyi amellerden ötürü O, onların dostudur.
veliyyu-hum
Suat Yıldırım = Rab’leri nezdindeki selâm ülkesi olan cennet onlarındır. Yaptıkları güzel işler sebebiyle Allah, kendilerinin yardımcısıdır.
veliyyu-hum
Süleyman Ateş = Rableri katında esenlik yurdu onlarındır. Yaptıkları (güzel) işlerden dolayı O, onların dostudur.
veliyyu-hum
Tefhim-ul Kuran = Onlar için Rableri katında barış yurdu vardır ve O, yapmakta oldukları dolayısıyla onların velisidir.
veliyyu-hum
Ümit Şimşek = Onlar için Rableri katında esenlik yurdu vardır. Yapmakta oldukları işler sebebiyle de Allah onların dostu ve yardımcısıdır.
veliyyu-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Rableri katındaki huzur ve esenlik yurdu onlarındır. İşler oldukları ameller yüzünden O, onların Velî'si oluvermiştir.
veliyyu-hum
İskender Ali Mihr = Rab’lerinin katında onlar için selâm yurdu (teslim yurdu) vardır. Yapmış olduklarından dolayı, O (Allah), onların dostudur.
veliyyu-hum
İlyas Yorulmaz = (Bu dosdoğru yola uyanlar için) Rableri katında, güvenle kalacakları mekanlar var ve yaşadıkları dünya hayatındaki yaptıklarının karşılığında, onları sahiplenip koruyan O dur.
veliyyu-hum
Diyanet İşleri = Allah’a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel gösterdi. O, bugün de onların dostudur ve onlar için elem dolu bir azap vardır.
veliyyu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun Allah'a ki senden önce de ümmetlere peygamberler göndermiştik de Şeytan, onların yaptıkları şeyleri bezemiş, hoş göstermişti onlara ve o, bugün de dostudur onların ve onlara elemli bir azap var.
veliyyu-hum
Abdullah Parlıyan = Andolsun O Allah'a ki, senden önce de diğer ümmetlere peygamberler göndermişti de, şeytan onların yaptıklarını onlara süslü göstermişti, mesajlarımızı hep reddettiler. Zaten şeytan, bugün de onların dostudur. Bu yüzden onlara can yakıcı bir azap vardır.
veliyyu-hum
Adem Uğur = Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere de (peygamberler) göndermişizdir. Fakat şeytan onlara işlerini süslü gösterdi de (iman etmediler). işte o, bugün onların velisidir. Ve onlar için elem verici bir azap vardır.
veliyyu-hum
Ahmed Hulusi = Tallahi. . . Andolsun ki, senden önceki ümmetlere de irsâl ettik de, şeytan onlara yaptıklarını süsledi (Rasûllerin bildirdiklerini inkâr ettiler)! O (şeytan - vehim) bugün (de) onların velîsidir. . . Onlar için acı bir azap vardır.
veliyyu-hum
Ahmet Tekin = Allah’a andolsun, senden önceki milletlere de özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamberler gönderdik. Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler onlara, amellerini süsleyip güzel gösterdi de, iman etmediler. İşte o, bugün kâfirlerin velisidir, dostudur. Onlara can yakıp inleten müthiş bir azap vardır.
veliyyu-hum
Ahmet Varol = Allah'a andolsun ki, senden önceki ümmetlere de elçiler gönderdik. Ancak şeytan onlara yaptıklarını süslü gösterdi. Bugün de onların dostu odur ve onlara acıklı bir azap vardır.
veliyyu-hum
Ali Bulaç = Andolsun Allah'a, senden önceki ümmetlere de (elçiler) gönderdik, fakat şeytan onlara yapıp ettiklerini süslü göstermiştir; bugün de onların velisi odur ve onlar için acı bir azab vardır.
veliyyu-hum
Ali Fikri Yavuz = Allah’a yemin olsun ki, biz, senden önce bir çok ümmetlere Peygamberler gönderdik de Şeytan, onlara, amellerini bezeyip güzel gösterdi. Bugün de o Şeytan, kâfirlerin dostudur (senden önceki peygamberler tekzip edildikleri gibi, şimdi seni de tekzip ediyorlar.) Onlara çok acıklı bir azap var.
veliyyu-hum
Ali Ünal = Allah’a andolsun ki (ey Rasûlüm), senden önce pek çok müşrik topluma da (kendilerini irşad için) rasûller gönderdik; fakat şeytan, onlara bâtıl amellerini süslüpüslü gösterdi (de, rasûlleri yalanladılar). (Senin rasûl bulunduğun ve Kur’ân’ın indirildiği) bugün de şeytan yine müşriklere yakındır ve onlar, onu yine dost edinip peşisıra gitmektedirler. (Öncekiler için olduğu gibi) onlar için de çok acı bir azap vardır.