Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
vechu-hu
Diyanet İşleri = Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!
vechu-hu
Abdulbaki Gölpınarlı = Onların birine kızı olduğu müjdelenirse pek ziyâde kızar da yüzü simsiyah olur.
vechu-hu
Abdullah Parlıyan = O kadar ki, ne zaman birine bir kız çocuğu olduğu müjdesi verilse, hemen yüzü kararır ve içi öfkeyle dolar.
vechu-hu
Adem Uğur = Onlardan birine kız müjdelendiği zaman öfkelenmiş olarak yüzü kapkara kesilir.
vechu-hu
Ahmed Hulusi = Onlardan biri dişi ile müjdelendiğinde, öfkeli bir hâlde, yüzü simsiyah kesilir!
vechu-hu
Ahmet Tekin = Onlardan birine kız müjdelendiği zaman, yüzü kapkara kesilir. İçi öfkeyle dolar.
vechu-hu
Ahmet Varol = Onlardan birine kız (çocuk) müjdelendiği zaman içi öfkeyle dolarak yüzü simsiyah kesilir.
vechu-hu
Ali Bulaç = Onlardan birine kız (çocuk) müjdelendiği zaman içi öfkeyle taşarak yüzü simsiyah kesilir.
vechu-hu
Ali Fikri Yavuz = Onlardan birine, kız doğum haberi (bir kızın doğdu!) müjdelendiği zaman, öfkelenerek yüzü kararıyor.
vechu-hu
Ali Ünal = Yaptıklarına bakın ki, onlardan birine bir kız çocuğunun dünyaya geldiği müjdelenince de öfke ve üzüntüsünden yüzü mosmor kesilir ve yutkunur durur.
vechu-hu
Bayraktar Bayraklı = Onlardan birine kızı olduğu müjdelendiği zaman, öfkesini yutkunarak yüzü kapkara olur.
vechu-hu
Bekir Sadak = Aralarindan birine bir kizi oldugu mujdelendigi zaman ici gamla dolarak yuzu simsiyah kesilir.
vechu-hu
Celal Yıldırım = Onlardan biri kız çocuğuyla müjdelenince, öfkesini yutmaya çalışarak yüzü kararır.
vechu-hu
Cemal Külünkoğlu = (O kadar ki,) ne zaman biri bir kız çocuğu ile müjdelense hemen yüzü kararır, içi öfkeyle dolar.
vechu-hu
Diyanet İşleri (eski) = Aralarından birine bir kızı olduğu müjdelendiği zaman içi gamla dolarak yüzü simsiyah kesilir.
vechu-hu
Diyanet Vakfi = Onlardan birine kız müjdelendiği zaman öfkelenmiş olarak yüzü kapkara kesilir.
vechu-hu
Edip Yüksel = Onlardan birine dişi müjdelendiği zaman, büyük bir öfkeyle yüzü kapkara kesilir.
vechu-hu
Elmalılı Hamdi Yazır = Halbuki onların birine dişi müjdelendiği vakıt öfkesinden yüzü simsiyah oluyor
vechu-hu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Oysa onlardan birine kız müjdesi verildiğinde öfkesinden yüzü simsiyah kesiliyor.
vechu-hu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Halbuki onlardan birine, kız doğum haberi müjdelendiği zaman içi öfkeyle dolar, yüzü kapkara kesilir.
vechu-hu
Gültekin Onan = Onlardan birine kız (çocuk) müjdelendiği zaman içi öfkeyle taşarak yüzü simsiyah kesilir.
vechu-hu
Harun Yıldırım = Onlardan birine kız müjdelendiği zaman öfkelenmiş olarak yüzü kapkara kesilir.
vechu-hu
Hasan Basri Çantay = Onlardan birine kız (doğumu) müjdesi verilince, kendisi pek öfkeli olarak, yüzü simsiyah kesilir.
vechu-hu
Hayrat Neşriyat = Hâlbuki onlardan biri, kız (çocuk) ile müjdelendiğinde, öfkelenmiş biri olarak yüzü simsiyah kesilir.
vechu-hu
İbni Kesir = Onlardan birine bir kızı olduğu müjdelenirse; içi öfkeyle dolarak yüzü simsiyah kesilir.
vechu-hu
Kadri Çelik = Onlardan (müşriklerden) birine bir kız (çocuk) müjdelendiği zaman içi öfkeyle taşarak yüzü simsiyah kesilir.
vechu-hu
Muhammed Esed = (O kadar ki,) ne zaman birine bir kız çocuğu olduğu müjdesi verilse hemen yüzü kararır, içi öfkeyle dolar;
vechu-hu
Mustafa İslamoğlu = Ne var ki onlardan birine (bir) kız çocuğu olduğu müjdelense suratı kapkara kesilir. İçini öfkeyle karışık bir hüzün kaplar;
vechu-hu
Ömer Nasuhi Bilmen = Onlardan biri kız ile müjdelenince pürgayz olarak yüzü simsiyah kesilir.
vechu-hu
Ömer Öngüt = İçlerinden birine kız çocuğu müjdelendiği zaman, öfkelenmiş olarak yüzü simsiyah kesilir.
vechu-hu
Şaban Piriş = Onlardan birine bir kız çocuğu müjdelendiği zaman, kederlenerek yüzü simsiyah kesilir.
vechu-hu
Sadık Türkmen = Oysa, onlardan birine kız çocuğu müjdelendiği zaman, yüzü kapkara kesilir, içi öfkeyle dolarak...
vechu-hu
Seyyid Kutub = Onlardan birine kız çocuğu olduğu müjdesi verildiğinde, üzüntüden yüzü simsiyah kesilir.
vechu-hu
Suat Yıldırım = Onlardan birine bir kızının dünyaya geldiği müjdelenince, öfkesinden ve üzüntüsünden, yüzü mosmor kesilir.
vechu-hu
Süleyman Ateş = Onlardan birine dişi (çocuğu olduğu) müjdelendiği zaman içi öfkeyle dolarak yüzü kapkara kesilir.
vechu-hu
Tefhim-ul Kuran = Onlardan birine dişi (çocuk) müjdelendiği zaman içi öfkeyle taşarak yüzü simsiyah kesilir.
vechu-hu
Ümit Şimşek = Oysa onlardan biri kız çocuğuyla müjdelendiği zaman öfkeden yüzü simsiyah kesiliverir.
vechu-hu
Yaşar Nuri Öztürk = Onlardan birine kız çocuk müjdelendiğinde yüzü simsiyah kesilir. Öfkeden kuduracak gibidir o.
vechu-hu
İskender Ali Mihr = Onlardan birisi, bir kız çocuk ile müjdelendiği zaman öfkeli olarak, yüzü siyahlaşıp gölgelenir.
vechu-hu
İlyas Yorulmaz = Onlardan birisine kız çocuğu olduğu müjdesi verildiğinde, öfkelenerek, yüzü simsiyah kesilir.
vechu
Diyanet İşleri = “Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz.”
vechu
Abdulbaki Gölpınarlı = Öldürün Yûsuf'u, yahut da öyle bir yere atın ki babanız, artık onu göremesin, ondan sonra tövbe eder, düzgün bir topluluk olursunuz.
vechu
Abdullah Parlıyan = İçlerinden biri: “Yûsuf'u öldürün” dedi. “Yahut onu uzak bir yere götürün bırakın ki, böylece babanız sevgi ve alakasıyla, yalnızca size kalsın. Daha sonra da sizler, tevbe ederek iyi insanlar olmuş olursunuz.”
vechu
Adem Uğur = (Aralarında dediler ki:) Yusufu öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalnız size kalsın!Ondan sonra da (tevbe ederek) sâlih kimseler olursunuz!
vechu
Ahmed Hulusi = "Öldürün Yusuf'u yahut Onu (başka) bir yere uzaklaştırın ki babanızın sevgisi size yönelsin! Ondan sonra rahata ermiş olursunuz. "
vechu
Ahmet Tekin = 'Yûsuf’u öldürün veya onu uzak bir yere atın ki, babanızın teveccühü, sevgisi yalnız size kalsın. Bundan sonra da, tevbe ederek, dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi müslüman, sâlih kimseler olursunuz.' dediler.
vechu
Ahmet Varol = Yusuf'u öldürün veya (uzak) bir yere bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Bundan sonra iyi bir topluluk olursunuz.'
vechu
Ali Bulaç = "Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz."
vechu
Ali Fikri Yavuz = (içlerinden biri dedi ki: ) Yûsuf’u öldürün, yahud onu uzak bir yere atın ki, babanızın sevgisi yalnız size bağlı kalsın ve ondan sonra tevbe edip sâlih bir kavim olasınız.
vechu
Ali Ünal = İçlerinden biri, “Yusuf’u öldürün veya onu öyle bir yere bırakın ki (geri dönüp gelemesin). Artık babanızın teveccühü yalnızca size yönelir; sonra da tevbe eder ve salihlerden olursunuz.” dedi.