Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Andolsun ki gökte burçlar halkettik ve göğü, seyredenlere bezedik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Abdullah Parlıyan = Gerçekten de biz, gökyüzüne takım halinde yıldızları yerleştirdik ve onları seyredenler için süsleyip bezedik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Adem Uğur = Andolsun, biz gökte birtakım burçlar yarattık ve seyr edenler için onu süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki biz semâda (beyinde) burçlar meydana getirdik (beyinde hakikat müşahedesini oluşturan özel alanlar {pineal gland} oluşturduk) ve ona ibretle bakanlar için (çeşitli özelliklerle) bezedik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Ahmet Tekin = Andolsun, biz gökte bir takım burçlar planlayıp yerleştirdik. Göğü, baktığını görebilenler için süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Ahmet Varol = Andolsun, biz gökde burçlar oluşturduk ve onu bakanlar için süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Ali Bulaç = Andolsun, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten biz, gökte burclar yarattık ve göğü, bakan kimseler için yıldızlarla süsledik;

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Ali Ünal = Andolsun, gökte birtakım burçlar var ettik ve gözlere ziyafet olarak, bir de ‘bakıp görme’sini bilenler için gökyüzünü süsledik;

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Bayraktar Bayraklı = Gerçekten de biz gökyüzüne büyük takımyıldızları/burçlar serpiştirdik ve onları seyredenler için süsleyip bezedik.[252]

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Bekir Sadak = And olsun ki, gokte burclar meydana getirdik, onlari bakanlar icin donattik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Celal Yıldırım = Şanıma and olsun ki, gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için süsleyip (çekici görünümde) donattık.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Cemal Külünkoğlu = (16-17) Andolsun ki, biz gökyüzüne burçlar (takımyıldızları) serpiştirdik ve onları (ibretle) seyredenler için süsledik. Biz onları kovulmuş her şeytandan koruduk (oraya yaklaşamazlar).

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Diyanet Vakfi = Andolsun, biz gökte birtakım burçlar yarattık ve seyr edenler için onu süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Edip Yüksel = Gökte galaksiler yerleştirdik, ve gözleyenler için onları süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Şanım hakkı için biz Semâda burclar yaptık ve onu ehli nazar için tezyin eyledik

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Şanım hakkı için biz, gökte burçlar yaptık ve onu seyredenler için süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Andolsun biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Gültekin Onan = Andolsun, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Harun Yıldırım = Andolsun, biz gökte birtakım burçlar yarattık ve seyr edenler için onu süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Hasan Basri Çantay = Andolsun, biz gökde burçlar yapmış, onları (ibretle) temâşâ edenler için süslenmişizdir.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Hayrat Neşriyat = And olsun ki (biz), gökte burçlar yaptık ve onu, seyreden kimseler için süsledik!

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 İbni Kesir = Andolsun ki; Biz, gökte burçlar yaptık ve onları bakanlar için donattık.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Kadri Çelik = Şüphesiz biz gökte burçlar kıldık ve onu bakanlar için süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Muhammed Esed = Gerçekten de, Biz gökyüzüne büyük takım yıldızları serpiştirdik ve onları, seyredenler için süsleyip bezedik:

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Mustafa İslamoğlu = Doğrusu Biz, gökyüzünde yıldız kümeleri var ettik; ve onları (ibret nazarıyla) bakanlar için süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Andolsun ki, Biz gökte burçlar yaptık ve onu nazar edenler için tezyin ettik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Ömer Öngüt = Andolsun ki biz gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Şaban Piriş = Gökte burçlar varettik ve onları bakanlar için süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Sadık Türkmen = Ant olsun, gökyüzünde yıldız kümeleri yaptık ve seyredenler için onu süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Seyyid Kutub = Gökte takım yıldızlar (ya da yörüngeler) yarattık ve onları gözetleyenler için çeşitli güzellikler ile donattık.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Suat Yıldırım = (16-18) Gerçekten Biz, gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için yıldızlarla süsledik. Hem onu kovulmuş her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı edenler olursa, onu da parlak bir ışık kovalar.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Süleyman Ateş = Andolsun biz, gökte burçlar yaptık. Ve onu bakanlar için süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Tefhim-ul Kuran = Andolsun, biz gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Ümit Şimşek = Biz gökyüzünde burçlar yaptık ve seyredenler için onu süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun, biz gökte burçlar oluşturduk ve onu/onları, seyredenler için süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 İskender Ali Mihr = Andolsun ki; Biz semada burçlar kıldık. Ve bakanlar için onu süsledik.

ve zeyyennâ-hâ

  Hicr / 16 -

 İlyas Yorulmaz = Biz göklerde takım yıldızlar (burçlar) yaratarak, bakanlar için göğü süslemiş olduk.

ve zeyyennâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Diyanet İşleri = Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur.

ve zeyyennâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bakmazlar mı üstlerindeki göğe? Nasıl kurduk onu ve bezedik ve bir yarığı, yırtığı da yok.

ve zeyyennâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Abdullah Parlıyan = Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl kurduk ve yıldızlarla nasıl süsledik, onda bir delik ve yarık da yoktur.

ve zeyyennâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Adem Uğur = Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina etmiş ve nasıl donatmışız? Onda hiçbir çatlak da yok.

ve zeyyennâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ahmed Hulusi = (Kendilerini arz - beden kabullendikleri içindir ki) üstlerindeki semâya (bilinçlerine) bakmadılar mı ki, onu nasıl oluşturduk ve (duyularla) bezedik! Onun hiçbir kusuru da yoktur!

ve zeyyennâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ahmet Tekin = Üstlerindeki göğe düşünerek hiç bakmadılar mı? İncelemediler mi? Onu nasıl yükseltip düzenleyerek, tavan olarak inşa ettik, nasıl süsleyip donattık? Onun hiçbir gediği, hiçbir çatlağı yok.

ve zeyyennâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ahmet Varol = Üstlerindeki göğü nasıl yaptığımıza ve süslediğimize bakmadılar mı? Onun hiçbir çatlağı yoktur.

ve zeyyennâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ali Bulaç = Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı? Biz, onu nasıl bina ettik ve onu nasıl süsledik? Onun hiçbir çatlağı yok.

ve zeyyennâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ali Fikri Yavuz = Öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden o kâfirler) üstlerindeki semaya bakmadılar mı ki, biz onu nasıl bina etmişiz ve (yıldızlarla) onu donatmışız da hiç bir gediği yok?

ve zeyyennâ-hâ

  Kâf / 6 -

 Ali Ünal = Yoksa, üzerlerindeki göğe bir defa olsun bakıp (da, Allah’ın ilmi ve kudreti hakkında hiç düşünmezler mi)? Biz onu nasıl da kurmuş ve (yıldızlarla) süslemişiz; ve onda en küçük bir çatlaklık, yarıklık yoktur.