Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Diyanet İşleri = O gün birtakım yüzler de asıktır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve yüzler, asılır, kararır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Abdullah Parlıyan = Nice yüzler var o gün asık ve kararmıştır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Adem Uğur = Yüzler de vardır ki, o gün buruşacaktır;

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Ahmed Hulusi = O süreçte nice yüzler de asıktır!

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Ahmet Tekin = O gün ekşiyen, kararan yüzler de vardır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Ahmet Varol = Yüzler de var ki, o gün asıktır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Ali Bulaç = O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış, ekşimiştir.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Ali Fikri Yavuz = Nice yüzler de vardır ki, o gün somurub kararmıştır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Ali Ünal = Ve yüzler olacaktır o gün ümitsiz ve asık.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Bayraktar Bayraklı = (22-25) Yüzler vardır o gün, parıltılı, Rabbinden beklenti içindedir ve yüzler vardır o gün, asıktır. Bel kemiklerini kıran bir felâkete uğrayacağını anlar.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Bekir Sadak = O gun bir takim yuzler de asiktir.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Celal Yıldırım = Yüzler de var, o gün asık ve kararmıştır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Cemal Külünkoğlu = (24-25) O gün birtakım yüzler de asık olacak. Çünkü (onlar) bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Diyanet İşleri (eski) = O gün bir takım yüzler de asıktır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Diyanet Vakfi = Yüzler de vardır ki, o gün buruşacaktır;

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Edip Yüksel = O gün bazı yüzler de var ki asıktır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Nice yüzler de o gün ekşir pusarır

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Nice yüzler de o gün ekşir, pusarır;

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yüzler de var ki o gün asıktır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Gültekin Onan = O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış, ekşimiştir.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Harun Yıldırım = Ve o gün yüzler de vardır ki kararmıştır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Hasan Basri Çantay = Yüzler (vardır), o gün burtarıkdır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Hayrat Neşriyat = Nice yüzler de vardır ki, o gün buruşuktur!

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 İbni Kesir = Bir takım yüzler de asıktır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Kadri Çelik = O gün bir takım yüzler de asıktır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Muhammed Esed = ve o Gün bazı yüzler ümitsizlikle kararacak,

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Mustafa İslamoğlu = O gün bazı yüzler umutsuzca donup kalacak;

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Bir kısım yüzler de o gün pek ekşi bir haldedir.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Ömer Öngüt = Nice yüzler de vardır ki o gün asıktır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Şaban Piriş = O gün asık yüzler de olacak.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Sadık Türkmen = Birtakım yüzler de vardır ki, o gün asıktır,

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Seyyid Kutub = O gün birtakım suratlar da asıktır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Suat Yıldırım = Ve nice suratlar vardır o gün asılır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Süleyman Ateş = Yüzler de var ki o gün asıktır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Tefhim-ul Kuran = O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış, ekşimiştir.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Ümit Şimşek = O gün yine yüzler vardır asılmış,

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ve yüzler vardır o gün, asık/buruk,

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 İskender Ali Mihr = Ve izin günü çatılmış (kararmış) yüzler vardır.

ve vucûhun

  Kıyâme / 24 -

 İlyas Yorulmaz = Yüzler vardır o gün, ekşimiş durumda.

ve vucûhun

  Abese / 40 -

 Diyanet İşleri = O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.

ve vucûhun

  Abese / 40 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve nice yüzler o gün tozlarla bulanır.

ve vucûhun

  Abese / 40 -

 Abdullah Parlıyan = Bazı yüzler de vardır ki, o gün üzerlerini toz toprak bürümüş.

ve vucûhun

  Abese / 40 -

 Adem Uğur = Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş,

ve vucûhun

  Abese / 40 -

 Ahmed Hulusi = O süreçte nice yüzler de (vardır) toz kapatmış!

ve vucûhun

  Abese / 40 -

 Ahmet Tekin = O gün, bazı yüzler de toza toprağa bulanmıştır.

ve vucûhun

  Abese / 40 -

 Ahmet Varol = Öyle yüzler de var ki o gün üzerini toz kaplamıştır.

ve vucûhun

  Abese / 40 -

 Ali Bulaç = Ve o gün, öyle yüzler de vardır ki üzerini toz bürümüştür.

ve vucûhun

  Abese / 40 -

 Ali Fikri Yavuz = Nice yüzler de vardır ki, o gün üzerlerinde toz toprak var.

ve vucûhun

  Abese / 40 -

 Ali Ünal = Yüzler de olacaktır o gün toza toprağa bulanmış,