Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Diyanet İşleri = Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Biliniz ki Âd kavmi, Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Hûd’un kavmi Âd, Allah’ın rahmetinden uzaklaştı.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve şu dünyada da lânete uğratıldılar, kıyamet gününde de. Bilin ki hiç şüphe yok Âd, Rablerine karşı kâfir oldu; bilin, uzaklık Hûd'un kavmi Âd'a.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Abdullah Parlıyan = Bu dünyada da, ahirette de lanet peşlerine takılıp kaldı. Haberiniz olsun ki Âd toplumu, Rablerini tanımayıp gerçekleri örtbas ettiler. Gözünüzü açın ki, işte böyle yok olup gitti Hûd'un kavmi olan Âd.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Adem Uğur = Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lânete tâbi tutuldular. Biliniz ki, Ad (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. (Şunu da) bilin ki Hûd'un kavmi Âd, Allah'ın rahmetinden uzak kılındı.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Ahmed Hulusi = Hem şu dünyada hem de kıyamet sürecinde lânete uğradılar (hakikatlerindekini yaşamaktan uzak düştüler)! Kesinlikle bilin ki; Ad, Rablerini inkâr edenlerden oldu! Kesinlikle bilin ki; uzaklık Hud'un halkı olan Ad içindir.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Ahmet Tekin = Hem bu dünyada, hem de kıyamet günü lânete uğradılar. Bakınız, Âd kavmi Rablerini inkâr ettiler, ihsan ettiği nimetlere nankörlük ettiler. Hûd’un kavmi Âd’in, Allah’ın rahmetinden, korumasından uzak kılınarak, yok olup gitmesinden ibret alın.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Ahmet Varol = Bu dünyada da kıyamet gününde de lanete uğradılar. İyi bilin ki, Ad halkı Rabblerini inkar ettiler. Dikkat edin, Hud'un kavmi Ad uzak olsun.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Ali Bulaç = Ve bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), Rablerine (karşı) inkâr ettiler. Haberiniz olsun; Hud kavmi Ad'a (Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi).

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Ali Fikri Yavuz = Onlar, hem dünyada, hem ahiret gününde bir lânete (ceza ve azaba) tabi tutuldular. Dikkat edin! Ad Kavmi, gerçekten Rabbini inkâr etti. Haberiniz olsun! Hûd’un kavmi âd, Allah’ın rahmetinden uzak kalmıştır.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Ali Ünal = Ve hem bu dünyada, hem de Kıyamet Günü’nde rahmetten uzaklaştırılıp, lânetle anılmaya müstahak oldular. Evet, Âd kavmi Rabbilerini tanımayıp inkâr yolunu tuttular. Neticede yıkıldı gitti Hûd’un kavmi Âd!

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lanete tâbî tutulacaklar. Biliniz ki, ‘Âd halkı Rabblerini inkâr ettiler. Yine biliniz ki Hûd'un kavmi ‘Âd, Allah'ın rahmetinden uzak olsun.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Bekir Sadak = Bu dunyada da, kiyamet gununde de lanete ugradilar. Bilin ki Ad milleti Rablerini inkar etti ve yine bilin ki Hud'un milleti Ad Allah'in rahmetinden uzaklasti. *

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Celal Yıldırım = Bu Dünya'da da, Âhiret'te de lanet peşlerine takılıp kaldı; haberiniz olsun ki Âd kavmi, Rablarını tanımayıp küfrü seçtiler. Bilin ki Hûd kavmi Âd'a (ilâhî rahmetten) uzaklık olsun.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Cemal Külünkoğlu = Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde Allah'ın lânetine uğradılar. Bakın, işte Rablerini böyle yok saymıştı Ad (kavmi)! Bakın, işte böyle yok olup gitti Hud'un kavmi Ad.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Diyanet İşleri (eski) = Bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete uğradılar. Bilin ki Ad milleti Rablerini inkar etti ve yine bilin ki Hud'un milleti Ad Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Diyanet Vakfi = Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lânete tâbi tutuldular. Biliniz ki, Âd (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. (Şunu da) bilin ki Hûd'un kavmi Âd, Allah'ın rahmetinden uzak kılındı.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Edip Yüksel = Bunun üzerine, hem dünya hayatında ve hem diriliş gününde bir lanete uğradılar. Kısacası, Ad halkı, Rab'lerine karşı çıktı. Hud'un halkı Ad yok olmuştur.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Hem bu Dünyada bir lâ'netle ta'kıb edildiler hem Kıyamet gününde, bak Âd, rablarına hakıkaten küfrettiler, bak def'oldu gitti o Hûd kavmi Âd

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hem bu dünyada hem de kıyamet gününde bir lanet cezasına çarptırıldılar. Bak işte, Ad topluluğu Rablerine küfrettiler ve bak işte, defoldu gitti Hud'un kavmi Ad!

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde bir lânetle izlendiler. Bilin ki, Âd kavmi, gerçekten Rablerini inkâr ettiler. Yine bilin ki, Hud'un kavmi olan Âd, defolup gittiler.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Gültekin Onan = Ve bu dünyada da kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), rablerine küfrettiler. Haberiniz olsun; Hud kavmi Ad'a (Tanrı'nın rahmetinden) uzaklık (verildi).

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Harun Yıldırım = Ve bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad Rablerine küfürinkâr ettiler. Ve yine haberiniz olsun; Hud’un kavmi Ad uzak düştü.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Hasan Basri Çantay = Onlar bu dünyâda da, kıyaamet gününde de lâ'net (cezasına) tâbi' tutuldular. Haberiniz olsun ki Âd (kavmi) Rablerine küfretdiler. Gözünüzü açın ki Hûd'ün kavmi olan Âd'e (rahmet-i ilâhiyyeden ebedi) uzaklık (verildi).

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Hayrat Neşriyat = Böylece hem bu dünyada, hem de kıyâmet gününde lâ'nete tâbi' tutuldular. Haberiniz olsun! Şübhesiz ki Âd (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. Dikkat edin! (İsyanları yüzünden Allah’ın rahmetinden uzaklaşan) Hûd’un kavmi olan Âd, helâk olsun!

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 İbni Kesir = Bu dünyada da, kıyamet gününde de la'nete uğradılar. Bilin ki: Ad, Rabblarını inkar ettiler. Ve yine bilin ki; Hud'un kavmi Ad, Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Kadri Çelik = Bu dünyada da kıyamet gününde de lanetle izlendiler. İyi bilin ki Ad (kavmi) Rablerini inkâr etti. Hey, Hûd'un kavmi Ad'a, (Allah'ın rahmetinden) uzaklık olsun.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Muhammed Esed = Bu dünyada da (Allah'ın) laneti kovaladı durdu onları, ölümden sonra kalkış gününde de (sonuç olarak yine onunla kuşatılacaklar). Bakın, işte Rablerini böyle yok saymıştı 'Ad (toplumu)! Bakın, işte böyle yok olup gitti Hud'un kavmi 'Ad.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Mustafa İslamoğlu = Sonuçta peşlerine, bu dünyada da kıyametde de bir lanet takıldı. Unutmayın ki, Rablerini ısrarla inkar eden işte bu Ad idi. Unutmayın: Hud'un kavmi Ad tarih sahnesinden işte böyle silindi.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve bu dünyada bir lânete tâbi tutuldular, Kıyamet gününde de. Haberiniz olsun, şüphe yok ki Âd, Rablerine kâfir oldular. Agâh olunuz ki, Hûd kavmi olan Âd için bir uzaklık olsun.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Ömer Öngüt = Böylece bu dünyada da kıyamet gününde de lânete uğradılar. İyi bilin ki Âd kavmi Rablerini inkâr ettiler. İyi bilin ki Hud'un kavmi Âd, Allah'ın rahmetinden uzak kılındı.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Şaban Piriş = Bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete uğradılar. İyi bilin ki Âd, Rabbini tanımadı. Dikkat edin, Hûd’un toplumu Âd helak edildi.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Sadık Türkmen = Bu dünyada da, kıyamet gününde de lânete (mutsuzluğa) uğratıldılar. İyi bilin ki, Âd kavmi Rablerine nankörlük ettiler. Haberiniz olsun; Hud’un kavmi Âd kahrolup gitti!

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Seyyid Kutub = Gerek bu dünyada gerek kıyamet gününde Allah'ın lânetine uğradılar. Haberiniz olsun, Adoğulları Rabblerini inkâr ettiler. Hey, kahrolsun Hud'un soydaşları olan Adoğulları!

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Suat Yıldırım = (59-60) İşte Âd halkı buydu... Rab’lerinin âyetlerini inkâr ettiler, O’nun peygamberlerine isyan ettiler ve Hakka karşı gelen her inatçı zorbanın isteklerine uydular. Hem bu dünyada lânete tâbi tutuldular, hem de kıyamet gününde. Evet, Âd halkı, Rab’lerini tanımayıp inkâr yolunu tuttular. Dikkat et! Nasıl da defoldu gitti o Hûd’un kavmi Âd!

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Süleyman Ateş = Böylece hem bu dünyâda, hem de kıyâmet gününde peşlerine la'net takıldı. İyi bilin, 'Âd (kavmi) Rablerini inkâr ettiler; iyi bilin Hûd'un kavmi 'Âd, (Allâh'ın rahmetinden) uzak olsun (yok olup gitsin)!

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Tefhim-ul Kuran = Ve bu dünyada da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. Haberiniz olsun; gerçekten Ad (halkı), Rablerine (karşı) küfrettiler. Haberiniz olsun; Hûd kavmi Ad'a (Allah'ın rahmetinden) uzaklık (verildi).

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Ümit Şimşek = Bu dünyada da, kıyamet gününde de onlar lânete uğratıldılar. Bilmiş olun ki Âd kavmi Rablerine nankörlük etmişti. İbret alın ki, Hud'un kavmi Âd işte böyle yok olup gitti.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Bu dünyada ve kıyamet gününde arkalarına lanet takıldı. Dikkat edin; Âd, Rablerine nankörlük etmişti. Dikkat edin, Hûd'un kavmi olan Âd geri gelmez oldu.

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 İskender Ali Mihr = Ve bu dünyada ve kıyâmet günü lânete tâbî tutuldular ve Ad kavmi Rab’lerini inkâr etmediler mi? Hud (a.s)’ın kavmi Ad (kavmi) (Allahû Tealâ’nın rahmetinden) uzak kaldı, öyle değil mi?

ve utbiû

  Hûd / 60 -

 İlyas Yorulmaz = İnsanları kendilerine zorla uymalarını sağlayan zorbalara, bu dünyada ve ahiret gününde bir lanet var. Ad toplumu Rablerini inkar etmedi mi? Hud’un kavmi Ad (yaptıklarından dolayı) yok olup toplumlardan uzak olmasın mı?

ve utbiû

  Hûd / 99 -

 Diyanet İşleri = Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Ne kötü destektir onlara verilen destek!

ve utbiû

  Hûd / 99 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Burada da lânete uğradılar, kıyâmet gününde de. Şu bağışlanan bağış, ne de kötü bağıştır.

ve utbiû

  Hûd / 99 -

 Abdullah Parlıyan = Öyle ya, bu dünyada Allah'ın laneti kovaladı durdu onları, kıyamet gününde de aynen öyle olacak. Onlara verilen bu bahşiş ve yardım ne kötüdür.

ve utbiû

  Hûd / 99 -

 Adem Uğur = Onlar burada da, kıyamet gününde de lânete uğratıldılar. (Onlara) verilen bu armağan ne kötü armağandır!

ve utbiû

  Hûd / 99 -

 Ahmed Hulusi = Hem burada (dünyada) hem de kıyamet sürecinde lânete tâbi olundular! O hisselerine düşen ne kötü bir paydır!

ve utbiû

  Hûd / 99 -

 Ahmet Tekin = Onlar bu dünyada da, Kıyamet gününde de lânete uğratıldılar. Onlara verilen armağan ne kötü bir armağandır.

ve utbiû

  Hûd / 99 -

 Ahmet Varol = Onlar burada da, kıyamet gününde de lanete uğratıldılar. (Onlara) verilen bu bağış ne kötü bir bağıştır!

ve utbiû

  Hûd / 99 -

 Ali Bulaç = Onlar, burda da, kıyamet gününde de lanete tabi tutuldular. (Bu) Verilen bağış, ne kötü bir bağıştır.

ve utbiû

  Hûd / 99 -

 Ali Fikri Yavuz = Hem burada (dünyada), hem de kıyamet gününde bir lânete uğratıldılar. Onlara verilen bu bahşiş ne kötü bir bahşiştir!...

ve utbiû

  Hûd / 99 -

 Ali Ünal = Hem bu dünyada, hem de Kıyamet Günü’nde rahmetten uzaklaştırılıp lânetle anılmaya müstahak oldular. Ne kötü bir bahşiş, ne kötü bir ikramdır bu lânet!