KuranMeali / Ayet Ara
Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Diyanet İşleri = Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve ben onlara mühlet veririm, şüphe yok ki azâbım pek şiddetlidir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Abdullah Parlıyan = Onları bir süre kendi hallerine bıraksam da bilin ki, onlarla ilgili düzenim çok sağlamdır.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Adem Uğur = Onlara mühlet veririm; (ama) benim cezam çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Ahmed Hulusi = İstediklerini yapmaları için süre de tanırım onlara. . . Muhakkak ki benim ince düzenim metîndir (pek sağlamdır).
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Ahmet Tekin = Onlara mühlet de vermiş olabilirim. Unutmayın ki, benim, sizin tahmin edemeyeceğiniz helâk etme planımdan kurtuluş yoktur.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Ahmet Varol = Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım çok sağlamdır.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Ali Bulaç = Onlara bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Ali Fikri Yavuz = Bir de ben, onlara mühlet veririm, (istedikleri gibi yaşarlar). Fakat ihsan görünüşünde, helâk ve perişan edişim pek çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Ali Ünal = Onlara belli bir süreye kadar mühlet veririm. (Onlar, bu şekilde hayatta kalmalarını kendilerine bağlasalar da, bu, helâke doğru sürüklenmelerinde haklarındaki hükmün tamamlanması içindir. İşte,) Benim ‘tuzağım’ ve vakti geldiğinde cezalandırmam, kesinlikle karşı konulamaz kuvvettedir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Bayraktar Bayraklı = Onlara mühlet veriyorum; cezalandırmam çok çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Bekir Sadak = Onlara mahsustan muhlet veririm, cunku Benim duzenim cetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Celal Yıldırım = Onlara mühlet veririm. Doğrusu benim onlarla ilgili düzenim çok metindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Cemal Külünkoğlu = Ben onlara bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim sapasağlamdır.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Diyanet İşleri (eski) = Onlara mahsustan mühlet veririm, çünkü Benim düzenim çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Diyanet Vakfi = Onlara mühlet veririm; (ama) benim cezam çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Edip Yüksel = Hatta onlara umut veririm. Planım çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve ben onların ipini uzatırım, çünkü keydim pek metîndir
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve Ben onlara mühlet de veririm, çünkü benim kahrım çok çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ayrıca ben onlara mühlet de veririm. Fakat benim tuzak kurup helâk edişim pek çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Gültekin Onan = Onlara (belli) bir süre tanıyorum. Hiç kuşkusuz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Harun Yıldırım = Ben onlara mühlet veriyorum. Muhakkak ki benim düzenim sağlamdır.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Hasan Basri Çantay = Ben onlara mühlet veririm. (Onların iplerini uzatıveririm!) Benim lütuf yüzünden kahrım (tahammül edilemeyecek kadar) çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Hayrat Neşriyat = Hem onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım (onları âniden yakalamam) pek çetindir!
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
İbni Kesir = Ben, onlara mühlet veririm. Muhakkak ki Benim düzenim çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Kadri Çelik = Onlara mühlet veririm; (ama) benim düzenim çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Muhammed Esed = çünkü onları bir süre kendi hallerine bıraksam bile, bilin ki Benim ince tertibim çok sağlamdır!
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Mustafa İslamoğlu = Onları bir süre kendi hallerine bıraksam bile, unutmayın ki onların entrikalarını başlarına geçiren düzenim çok sağlamdır.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve ben onlara mühlet veririm. Şüphe yok ki, benim yakalamam pek şedittir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Ömer Öngüt = Onlara mühlet veririm. Çünkü benim tuzağım çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Şaban Piriş = Onlara süre veriyorum. Fakat benim tuzağım çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Sadık Türkmen = Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz ki Benim planım sağlamdır.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Seyyid Kutub = Onlara mühlet veririm. Çünkü benim tuzağım sağlamdır.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Suat Yıldırım = Ben onlara mühlet veririm; fakat vakti gelince Benim cezalandırmam pek kesin ve şiddetlidir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Süleyman Ateş = Onlara mühlet veriyorum, çünkü benim tuzağım sağlamdır.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Tefhim-ul Kuran = Onlara bir süre tanıyorum. Hiç şüphesiz benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Ümit Şimşek = Ben mühlet veririm; tuzağım ise pek çetindir.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
Yaşar Nuri Öztürk = Süre tanıyorum onlara. Çünkü benim tuzağım pek yamandır.
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
İskender Ali Mihr = Ve onlara mühlet veririm, benim tuzağım (hilem) metindir (çetindir, katlanması zordur).
ve umlî
A’râf / 183 -
ve uzatırım, mühlet veririm
İlyas Yorulmaz = Onlara mühlet veriyorum, çünkü benim pek sağlam planlarım var.
ve umlî
Kalem / 45 -
ve ben mühlet, süre, zaman veriyorum
Diyanet İşleri = Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.
ve umlî
Kalem / 45 -
ve ben mühlet, süre, zaman veriyorum
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve onlara mühlet vermedeyim, fakat şüphe yok ki azâbım, pek kuvvetlidir.
ve umlî
Kalem / 45 -
ve ben mühlet, süre, zaman veriyorum
Abdullah Parlıyan = Onlara biraz zaman verip erteliyoruz. Şüphesiz ki benim ceza düzenim pek çetindir.
ve umlî
Kalem / 45 -
ve ben mühlet, süre, zaman veriyorum
Adem Uğur = Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim fendim çok sağlamdır!
ve umlî
Kalem / 45 -
ve ben mühlet, süre, zaman veriyorum
Ahmed Hulusi = Mühlet veririm onlara. . . Muhakkak ki benim tuzağım çok sağlamdır!
ve umlî
Kalem / 45 -
ve ben mühlet, süre, zaman veriyorum
Ahmet Tekin = Onlara mühlet veriyorum. Unutmayın ki, benim, sizin tahmin edemeyeceğiniz helâk etme planımdan kurtuluş yoktur.
ve umlî
Kalem / 45 -
ve ben mühlet, süre, zaman veriyorum
Ahmet Varol = Onlara mühlet veriyorum. Doğrusu benim tuzağım pek sağlamdır.
ve umlî
Kalem / 45 -
ve ben mühlet, süre, zaman veriyorum
Ali Bulaç = Ben, onlara süre tanıyorum. Elbette benim düzenim (cezalandırmam) sapasağlamdır.
ve umlî
Kalem / 45 -
ve ben mühlet, süre, zaman veriyorum
Ali Fikri Yavuz = Ben onlara mühlet veririm; çünkü benim azabım çok şiddetlidir, (onu kimse önliyemez).
ve umlî
Kalem / 45 -
ve ben mühlet, süre, zaman veriyorum
Ali Ünal = Onlara sadece mühlet veriyorum. Benim düzenim pek sağlamdır.