Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve tekallube-ke
Diyanet İşleri = (217-219) Namaza kalktığında, seni ve secde edenler arasında dolaşmanı gören; mutlak güç sahibi, çok merhametli olan Allah’a tevekkül et.
ve tekallube-ke
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve secde edenler arasında secde edişini de görür.
ve tekallube-ke
Abdullah Parlıyan = O'nun huzurunda saygıyla, yere kapananlar arasında yer aldığını da görmektedir.
ve tekallube-ke
Ahmet Tekin = Cemaatle kıldığın namazın erkânına riayetteki davranışlarını, arkanda olup bitenleri de önündekiler gibi gördüğünü, müslümanların işleri için koşuşturduğunu, adının sanının önceki peygamberlerin dilinden düşmediğini, sulplerinden dolaşa dolaşa geldiğini de görendir.
ve tekallube-ke
Ali Fikri Yavuz = Secde edenler (namaz kılanlar) içinde dolaşmanı da...
ve tekallube-ke
Ali Ünal = (Kulluk görevini yerine getirebilmen için) secde edenler arasında secdede kıvrım kıvrım kıvrandığını (ve o secde edenlerin iyi birer kul olabilmeleri için nasıl gayret sarfettiğini de) görüyor.
ve tekallube-ke
Bayraktar Bayraklı = (217-219) Namaza kalktığında ve secde edenlerle birlikte dolaştığında seni gören güçlü ve merhametli olan Allah'a güven!
ve tekallube-ke
Bekir Sadak = (217-22) 0 Senin kalkip namaz kilanlar arasinda bulundugunu goren, guclu ve merhametli olan Allah'a guven. Dogrusu O isitir ve bilir.
ve tekallube-ke
Celal Yıldırım = (218-219) O Allah ki, seni ayakta durduğun halde de, secde edenler arasında dolaştığın durumda da görüyor.
ve tekallube-ke
Cemal Külünkoğlu = (218-219) O (Allah) ki, namaza durduğunda seni görüyor. Secde edenler arasında dolaşmanı da (görüyor).
ve tekallube-ke
Diyanet İşleri (eski) = (217-220) Senin kalkıp namaz kılanlar arasında bulunduğunu gören, güçlü ve merhametli olan Allah'a güven. Doğrusu O işitir ve bilir.
ve tekallube-ke
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve secde edenler arasında dolaşmanı da (görüyor.)
ve tekallube-ke
Gültekin Onan = Secde edenler arasında dönüp dolaşmanı (tekallubeke) da.
ve tekallube-ke
Hasan Basri Çantay = (218-219) (Öyle mutlak gaalib, öyle çok esirgeyici) ki O, (namaza) kıyam etdiğin vakit seni ve secde edenler içinde dolaşmanı (dâima) görendir.
ve tekallube-ke
Hayrat Neşriyat = Secde edenler içinde değişik hâllere girmeni (eğilip doğrulmanı) da (görür)!
ve tekallube-ke
Muhammed Esed = (O'nun huzurunda) saygıyla yere kapananlar arasında yer aldığını da görmektedir;
ve tekallube-ke
Mustafa İslamoğlu = Allah'a teslim olanlar arasındaki tasarruflarını da...
ve tekallube-ke
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve secde edenler arasındaki dönüşünü de (görüyor).
ve tekallube-ke
Şaban Piriş = (218-219) O, seni (namaza) kalktığın zaman da; secde edenler ile (secdeye) yatıp kalktığın zaman da görür.
ve tekallube-ke
Sadık Türkmen = Ve (namazda) secde edenler arasında iken de; eğilip kalktığında/doğrulduğunda (da) seni görür.
ve tekallube-ke
Seyyid Kutub = Secde edenler ile birlikte eğilip dikildiğini de görür.
ve tekallube-ke
Suat Yıldırım = (218-220) Sen yolunda kaim olurken, namaza dururken de, O seni elbette görüyor. Secde edenler, ibadet edenler arasında dolaşmalarını da görüyor. Çünkü her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla bilen O’dur.
ve tekallube-ke
İskender Ali Mihr = Ve secde edenler arasında senin dönmeni (de görür).