Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Diyanet İşleri = Onu yüce bir makama yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Abdulbaki Gölpınarlı = Biz onu pek yüce bir mevkie yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Abdullah Parlıyan = Biz O'nu, pek yüce bir konuma yükseltmiştik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Adem Uğur = Onu üstün bir makama yücelttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Ahmed Hulusi = Biz Onu yücelik makamına yükselttik!
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Ahmet Tekin = Biz onu yüce bir makama yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Ahmet Varol = Biz onu yüce bir yere yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Ali Bulaç = Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Ali Fikri Yavuz = Biz onu yüce bir mevkiye (göklere veya Cennet’e) yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Ali Ünal = Biz O’na yüce bir makam verdik ve O’nu yüce bir mekâna yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Bayraktar Bayraklı = Onu yüce bir makama yüceltmiştik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Bekir Sadak = Biz onu yuce bir yere yukselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Celal Yıldırım = Biz onu yüce bir yere yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Cemal Külünkoğlu = Ve Biz onu da yüce bir makama yükseltmiştik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Diyanet İşleri (eski) = Biz onu yüce bir yere yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Diyanet Vakfi = Onu üstün bir makama yücelttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Edip Yüksel = Onu yüce bir makama yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve biz onu yüksek bir mekâna ref'ettik
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve Biz onu yüce bir yere yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz onu yüce bir yere yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Gültekin Onan = Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Harun Yıldırım = Biz onu yüce bir mekâna yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Hasan Basri Çantay = Biz onu pek yüce bir yere yükseltdik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Hayrat Neşriyat = Ve (biz) onu yüce bir makama yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
İbni Kesir = Onu yüce bir yere yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Kadri Çelik = Biz onu yüce bir konuma yükseltmiştik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Muhammed Esed = Ve Biz o'nu da yüce bir konuma yükseltmiştik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Mustafa İslamoğlu = Ve biz ona da yüce bir konum bahşetmiştik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve onu yüksek bir makama kaldırdık.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Ömer Öngüt = Biz onu yüce bir yere yükseltmiştik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Şaban Piriş = Biz onu üstün bir mevkiye yükseltmiştik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Sadık Türkmen = Biz de onu yüksekçe bir yere çıkardık.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Seyyid Kutub = Onu yüce bir konuma çıkarmıştık.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Suat Yıldırım = Biz onu üstün bir makama yücelttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Süleyman Ateş = Onu yüce bir yere yükseltmiştik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Tefhim-ul Kuran = Biz onu yüce bir mekân (makam) a yükseltmiştik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Ümit Şimşek = Biz O'nu, pek yüce bir konuma yükseltmiştik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
Yaşar Nuri Öztürk = Onu yüce bir mekâna yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
İskender Ali Mihr = Ve onu, yüce bir mekâna (makama, cennete) yükselttik.
ve refa’nâ-hu
Meryem / 57 -
İlyas Yorulmaz = İdris’i çok yüce makamlara yükselttik.