Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve mekerû
Diyanet İşleri = Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu.
ve mekerû
Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar, bir düzendir kurdular, biz de düzenlerine bir cezâdır verdik, fakat onlar, anlamıyorlardı bunu, haberleri bile yoktu bundan.
ve mekerû
Abdullah Parlıyan = Onlar bir hile ve düzen planladılar, biz de onlar farkında değilken, hilelerini başlarına geçirecek bir plan kurduk.
ve mekerû
Adem Uğur = Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de kendileri farkında olmadan, onların planlarını altüst ettik.
ve mekerû
Ahmed Hulusi = Onlar bir tuzak kurdular, biz de farkında olmadıkları bir tuzağı onlara kurduk.
ve mekerû
Ahmet Tekin = Onlar böyle sinsi plan yaptılar, tuzak kurdular. Biz de, onlar farkında olmadan karşı planlar yaparak planlarını alt üst ettik.
ve mekerû
Ahmet Varol = Onlar bir tuzak kurdular biz de onlar farkında olmadan bir tuzak kurduk.
ve mekerû
Ali Bulaç = Onlar hileli bir düzen kurdu. Biz de (onların hilesine karşı) onların farkında olmadığı bir düzen kurduk.
ve mekerû
Ali Fikri Yavuz = Böyle bir hile kurdular. Biz de, onların haberi olmadan hilelerinin cezasını verdik (kendilerini helâk ettik).
ve mekerû
Ali Ünal = İşte, kendilerince böyle bir tuzak kurdular; Biz de, haklarındaki irademizi uygulamaya koyduk ama bunun farkında değillerdi.
ve mekerû
Bayraktar Bayraklı = Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de, kendileri farkında olmadan onların planlarını alt üst ettik.
ve mekerû
Bekir Sadak = Onlar bir duzen kurdular. Biz farkettirmeden duzenlerini bozduk.
ve mekerû
Celal Yıldırım = Onlar, bir hile ve düzen plânladılar, biz de onlar farkında değilken hilelerini başlarına geçirerek bir plân kurduk.
ve mekerû
Cemal Külünkoğlu = Onlar (böyle) bir tuzak kurdular. Farkında değillerken biz de (kendilerini helak edecek) bir tuzak kurduk.
ve mekerû
Diyanet İşleri (eski) = Onlar bir düzen kurdular. Biz farkettirmeden düzenlerini bozduk.
ve mekerû
Diyanet Vakfi = Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de kendileri farkında olmadan, onların planlarını altüst ettik.
ve mekerû
Edip Yüksel = Böylece bir plan kurdular, ancak onlar farkına varmadan biz de bir plan kurduk.
ve mekerû
Elmalılı Hamdi Yazır = Böyle bir mekir kurdular, halbuki haberleri yok biz de bir mekir kurmuştuk
ve mekerû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (Onlar) böyle bir tuzak kurdular, Biz de onlar farkına varmadan, tuzak kurmuştuk.
ve mekerû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar böyle bir tuzak kurdular, biz de kendileri farkında olmadan onların planlarını altüst ettik.
ve mekerû
Gültekin Onan = Onlar hileli bir düzen kurdu. Biz de (onların hilesine karşı) onların farkında olmadığı bir düzen kurduk.
ve mekerû
Harun Yıldırım = Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de kendileri farkında olmadan, onların planlarını altüst ettik.
ve mekerû
Hasan Basri Çantay = Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de, kendilerinin haberleri olmadan, onların plânlarını altüst ediverdik.
ve mekerû
Hayrat Neşriyat = (Onlar) böyle bir hîle ile tuzak kurdular; hâlbuki (biz de) tuzak(larını netîcesiz bırakmak) ile onlar farkında olmadan hîle(lerini başlarına geçirmekle mukabele) ettik.
ve mekerû
İbni Kesir = Onlar bir düzen kurdular. Onlar farketmezlerken Biz de bir düzen kurduk.
ve mekerû
Kadri Çelik = Onlar, bir düzen kurdu, biz de onların farkında olmadığı bir düzen kurduk.
ve mekerû
Muhammed Esed = Ve böylece bir tuzak kurdular; fakat, onların hiç fark edemeyecekleri biçimde, biz de bir tuzak kurduk.
ve mekerû
Mustafa İslamoğlu = Ve onlar bir tuzak kurdular; Biz de onlar farkına varmadan tuzaklarını boşa çıkardık.
ve mekerû
Ömer Nasuhi Bilmen = Onlar bir hile ile hile yaptılar, Biz de hiç bilgileri olmaksızın bir hile ile hile yaptık (yani onları ansızın hilelerinin cezasına kavuşturduk).
ve mekerû
Ömer Öngüt = Onlar böyle tuzak kurdular, biz de kendileri hiç farkında olmadan onların plânlarını altüst ettik.
ve mekerû
Şaban Piriş = Onlar bir plan yaparken, biz de onlar farkında değilken bir plan yaptık.
ve mekerû
Sadık Türkmen = Bir tuzak kurdular. Oysa Biz de onlar farkında olmadan bir plan yaptık!
ve mekerû
Seyyid Kutub = Böylece onlar bir tuzak kurdular. Fakat biz de onlara, farkında olmadıkları bir tuzak kurduk.
ve mekerû
Suat Yıldırım = Onlar bir tuzak kurdular, ama tuzaklarına karşı Biz de tuzak kurduk, kendileri farkında olmadan onların tuzaklarını bozduk, onların planlarını altüst ettik.
ve mekerû
Süleyman Ateş = Böyle bir tuzak kurdular, biz de onlar hiç farkında olmadan onlara bir tuzak kurduk.
ve mekerû
Tefhim-ul Kuran = Onlar, hileli bir düzen kurdu, biz de (onların hilesine karşı) onların farkında olmadığı bir düzen kurduk.
ve mekerû
Ümit Şimşek = Onlar bir tuzak kurdular; onlar farkında değilken Biz de bir tuzak kurduk.
ve mekerû
Yaşar Nuri Öztürk = Onlar bir tuzak kurdular, biz de bir tuzak kurduk, ama şuursuzluk eden onlardı.
ve mekerû
İskender Ali Mihr = Ve hile düzenlediler. Ve Biz de (onlara) hile düzenledik, fakat onlar farkına varmadılar.
ve mekerû
İlyas Yorulmaz = Onlar bir plan hazırladılar. Onların haberleri olmadan bizde bir plan hazırladık.
ve mekerû
Ahmet Tekin = 'Sinsice büyük tuzaklar kurdular, İslâm’ın yükselmesinin, müslümanların gelişmesinin önünü kestiler, büyük tahrikler yaparak suikast tertip ettiler.'
ve mekerû
Ali Fikri Yavuz = Ve çok büyük bir hileye giriştiler, (Nûh’a eziyete kalkıştılar).
ve mekerû
Ali Ünal = “Tuttular, (davetimi ve halkın onu kabulünü önlemek için) büyük büyük tuzaklar kurdular.