Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve mâ yukezzibu
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve o günü, yalnız haddini aşan ve boyuna suç işleyip duran kişiler yalanlarlar.
ve mâ yukezzibu
Abdullah Parlıyan = Oysa o günü ancak haddi aşan ve günaha düşkün kimseler yalanlar.
ve mâ yukezzibu
Adem Uğur = Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.
ve mâ yukezzibu
Ahmed Hulusi = Onu yaşayacağını yalnızca her haddi aşan suçlular yalanlar!
ve mâ yukezzibu
Ahmet Tekin = O günü, ancak sınırı aşan ve bilerek günah işlemekte ısrar edenler yalanlar.
ve mâ yukezzibu
Ahmet Varol = Oysa onu sınırı aşan, çok günâhkâr kimselerden başkası yalanlamaz.
ve mâ yukezzibu
Ali Bulaç = Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan', günahkar olandan başkası yalanlamaz.
ve mâ yukezzibu
Ali Fikri Yavuz = Halbuki onu, ancak her azgın günahkar inkâr eder.
ve mâ yukezzibu
Ali Ünal = O günü ancak hiçbir sınır tanımayan azgınlar, günahta boğulmuşlar yalanlar.
ve mâ yukezzibu
Bayraktar Bayraklı = (10-12) Yalanlayanların vay haline o gün! Onlar yargı gününü yalanlıyorlar. Oysa o günü, aşırı gidenler ve günahkârlardan başkası yalanlamaz.
ve mâ yukezzibu
Bekir Sadak = Oysa onu mutecaviz gunahkardan baska kimse yalanlamaz.
ve mâ yukezzibu
Celal Yıldırım = Oysa onu ancak haddini aşan her günahkâr yalanlar.
ve mâ yukezzibu
Diyanet İşleri (eski) = Oysa onu mütecaviz günahkardan başka kimse yalanlamaz.
ve mâ yukezzibu
Diyanet Vakfi = Onu ancak hükümleri çiğneyen ve günaha dalan kimseler yalanlar.
ve mâ yukezzibu
Elmalılı Hamdi Yazır = Ki onu ancak her bir haddini aşgın, günaha düşgün, tekzîb eder
ve mâ yukezzibu
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onu ancak her bir haddini aşkın, günaha düşkün yalanlar.
ve mâ yukezzibu
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onu ancak sınırı aşan ve günaha düşkün olanlar yalanlar.
ve mâ yukezzibu
Gültekin Onan = Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan', günahkar olandan başkası yalanlamaz.
ve mâ yukezzibu
Harun Yıldırım = Oysa onu haddi aşan ve çok azgın kimseden başkası yalanlamaz.
ve mâ yukezzibu
Hasan Basri Çantay = Halbuki onu haddi aşkın ve taşkın, günâha düşkün olan her kişiden başkası yalan saymaz.
ve mâ yukezzibu
Hayrat Neşriyat = Hâlbuki onu, her haddi aşan, günâha düşkün kimseden başkası yalanlamaz.
ve mâ yukezzibu
İbni Kesir = Halbuki onu, azgın günahkardan başka kimse yalanlamaz.
ve mâ yukezzibu
Kadri Çelik = Oysa onu (hesap gününü), sınır tanımaz, saldırgan ve günahkâr olandan başkası yalanlamaz.
ve mâ yukezzibu
Muhammed Esed = oysa, hak ve adalet sınırlarını ihlal edenler (ve) günaha batmış (olan)lar dışında kimse onu yalanlamaz:
ve mâ yukezzibu
Mustafa İslamoğlu = halbuki onu ancak haddi aşan günahkarlar yalanlar:
ve mâ yukezzibu
Ömer Nasuhi Bilmen = Halbuki O'nu, haddi aşan, günahkâr olan her bir kimseden başkası tekzîp etmez.
ve mâ yukezzibu
Ömer Öngüt = Onu ancak haddi aşan (hükümleri çiğneyen) ve günaha dalan kimseler yalanlar.
ve mâ yukezzibu
Sadık Türkmen = Onu ancak haddini aşan, günaha dalan kimse yalanlar.
ve mâ yukezzibu
Suat Yıldırım = Buna "yalan" diyenler, ancak zalimler, azgınlar, günaha dadananlardır.
ve mâ yukezzibu
Tefhim-ul Kuran = Oysa onu, 'sınır tanımaz, saldırgan,' günahkâr olandan başkası yalanlamaz.
ve mâ yukezzibu
Ümit Şimşek = Onu sadece haddini aşan ve günaha dalan kimse yalanlar.
ve mâ yukezzibu
Yaşar Nuri Öztürk = Onu ancak her şımarıp azmış, günaha batmış olan yalanlar.
ve mâ yukezzibu
İskender Ali Mihr = Ve onu (dîn gününü), haddi aşan asi günahkârların hepsi hariç, kimse yalanlamaz.
ve mâ yukezzibu
İlyas Yorulmaz = O hesap gününü haddi aşan günaha batmışlardan başkası yalanlamaz.