Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Diyanet İşleri = Bununla beraber, Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O takvaya (kendisine karşı gelmekten sakınılmaya) ehil olandır, bağışlamaya ehil olandır.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Allah'ın dilediğinden başkası öğüt alamaz; odur çekinilmeye değer ve yarlıgayıp suçları örter.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Abdullah Parlıyan = Ama öteki dünyaya inanmayanlar, Allah dilemedikçe O Kur'ân'dan ders alamazlar. O Allah, azabından korkulup korunulacak olan, ve kendi kitabıyla yol bulunandır. Bağışlamaya ehil olan da yalnızca O'dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Adem Uğur = Bununla beraber, Allah dilemeksizin onlar öğüt alamazlar. Sakınılmaya lâyık olan da O'dur, mağfiret sahibi de O'dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Ahmed Hulusi = Allâh dilemedikçe onlar zikredemezler (hatırlayıp değerlendiremezler). . . O, takvanın ehlidir (dilediğinde korunmayı izhar eder) ve mağfiretin ehlidir (dilediğinde mağfiretini oluşturur).

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Ahmet Tekin = Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olması halinde onlar da öğüt alabilirler. O, takva esaslarını-Kur’ân esaslarını ortaya koymaya, korunmaya-takvaya dayalı düzeni kurdurmaya, kulluk ve sorumluluk şuurlarıyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkararak şahsiyetlerini korumaya, dinî ve sosyal görevleri konusunda insanları bilinçlendirmeye, azabından korunulmaya tekehil olan varlıktır, koruma kalkanına almakta, bağışlamakta da kudret ve hükümranlık sahibidir.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Ahmet Varol = Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. Kendisinden sakınılmaya lâyık olan O'dur, bağışlamaya yetkili (ehil) olan da O'dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Ali Bulaç = Allah dilemedikçe onlar öğüt almazlar; takvanın sahibi (onu kabul etmeye ehil olan) O'dur, mağfiretin sahibi (bağışlamaya ehil olan da) O'dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Ali Fikri Yavuz = Bununla beraber Allah dilemeyince öğüd almazlar; koruyacak da O’dur, bağışlayacak da O...

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Ali Ünal = Ama Allah dilemedikçe, düşünüp ders de alamazlar. Allah’tır gönülden saygı duyulup, Kendisinden sakınılması gereken ve günahları bağışlama şânından olan.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Bayraktar Bayraklı = Böylece zaten onlar Allah'ın dilediğini ancak öğüt almış olurlar. Çünkü saygı duyulması gereken O'dur. Bağışlayacak olan da O'dur.[694]

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Bekir Sadak = Allah dilemeksizin ogut alamazlar. O, kendisinden korkulmaya daha layiktir ve bagislamaya daha ehildir. *

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Celal Yıldırım = Ancak Allah'ın dilediği kimseler düşünüp öğüt alır. Korkulmaya değer olan da O'dur; bağışlamaya lâyık olan da O'dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Cemal Külünkoğlu = (Ne var ki) Allah dilemedikçe (kendileri istemedikçe) ondan ders almazlar. Saygıyla direktiflerine itaat edilmeye layık olan ancak O'dur, affetmeye ehil olan da O'dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah dilemeksizin öğüt alamazlar. O, kendisinden korkulmaya daha layıktır ve bağışlamaya daha ehildir.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Diyanet Vakfi = Bununla beraber, Allah dilemeksizin onlar öğüt alamazlar. Sakınılmaya lâyık olan da O'dur, mağfiret sahibi de O'dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Edip Yüksel = ALLAH dilemezse onlar öğüt alamazlar. O, erdemli davranmanın kaynağıdır; bağışlamanın kaynağıdır.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Maamafih Allah dilemeyince düşünmezler, koruyacak da odur, mağfiret edecek de

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bununla beraber Allah dilemeyince, düşünmezler; koruyacak da O'dur, bağışlayacak da!

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bununla beraber Allah dilemedikçe onlar öğüt alamazlar. Koruyacak da O'dur, bağışlayacak da.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Gültekin Onan = Tanrı dilemedikçe onlar öğüt almazlar; takva ehli ve mağrifet ehli (olan) O'dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Harun Yıldırım = Allah dilemedikçe de öğüt almazlar. İşte kendisinden sakınılmaya layık O’dur; bağışlamak da O’na yaraşır.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Hasan Basri Çantay = Bununla beraber Allahın dileyeceğinden başkaları o öğüdü almazlar ki (Onun azabından) korunmıya ehil olan da odur, yarlığanmıya ehil olan da o.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Hayrat Neşriyat = Bununla berâber, Allah (hikmetine binâen kendi lütfundan) dilemedikçe nasîhat almazlar! (Kendisinden) sakınılmaya lâyık olan da, bağışlamaya ehil olan da O’dur!

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 İbni Kesir = Allah dilemedikçe öğüt alamazlar. O, takvaya ehildir, mağfirete ehildir.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Kadri Çelik = Allah dilemeksizin hatırlayıp kendilerine gelemezler. O, kendisinden korkulmaya daha layıktır ve bağışlamaya daha ehildir.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Muhammed Esed = Ama o (öteki dünyaya inanmaya)nlar, Allah dilemedikçe ondan ders almazlar çünkü O, Allah'a karşı sorumluluk bilincinin ve mağfiretin kaynağıdır.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Mustafa İslamoğlu = zaten onlar ancak Allah'ın dilemesi durumunda öğüt alabilirler. O, kendisine karşı sorumluluk duyulmaya ve bağışlamaya en ehil olandır.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Maamafih düşünüp tefekkür edemezler, meğer ki Allah dilesin, kendisinden korkulacak olan ve mağfiret buyurmaya ehl olan da ancak O (Hâlık-i Kerîm)dir.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Ömer Öngüt = Bununla beraber Allah dilemedikçe onlar öğüt alamazlar. O, kendisinden korkulmaya daha lâyıktır, mağfiret sahibi de O'dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Şaban Piriş = Allah dilemedikçe öğüt almazlar. Kendisinden korkulmaya layık olan O’dur, bağış sahibi O’dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Sadık Türkmen = Allah insanlara özgürlük vermeyi dilemeseydi. düşünüp ders alamazlardı/öğüt almayı bile dileyemezlerdi. Korkulmaya ehil/layık olan O’dur. Ve affetmeye layık/ehil olan da O’dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Seyyid Kutub = Fakat Allah dilemedikçe onlar bundan ders alamazlar. O kendisinden korku duyulmaya ve affetmeye lâyıktır.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Suat Yıldırım = Ama Allah dilemedikçe onlar ders alamazlar. Saygı duyulup cezasından sakınmaya lâyık olan da, günahkârların günahlarını bağışlama şanına yaraşan da yalnız O’dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Süleyman Ateş = Allâh dilemedikçe onlar öğüt almazlar. Takvâ ve mağfiret ehli O'dur (kendisinden korunmağa, cezâsından kaçınmağa lâyık olan ve günâhları bağışlayan yalnız O'dur).

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Tefhim-ul Kuran = Allah dilemedikçe, onlar öğüt almazlar; takvanın sahibi (onu kabul etmeye ehil olan) O'dur, mağfiretin sahibi (bağışlamaya ehil olan da) O'dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Ümit Şimşek = Ancak Allah dilemedikçe onlar öğüt alamazlar. Korkulmaya lâyık olan da Odur, günahları bağışlayacak olan da.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Ve onlar, Allah'ın dilediği dışında, öğüt alamazlar. Sakındırmaya ve affetmeye ehil olan O'dur.

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 İskender Ali Mihr = Allah’ın dilediğinden başkası O’nu zikredemez. O (O’nun dilediği kimse), takva sahibidir ve mağfiret ehlidir (günahları sevaba çevrilmiş olan kimsedir).

ve mâ yezkurûne

  Müddessir / 56 -

 İlyas Yorulmaz = Allah’ın dilediklerinden başkası öğüt almaz. O öğüt alanlar ise, korunmasını ve bağışlamasını bilenlerdir.