Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Diyanet İşleri = Hâlbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur’an) âlemler içinde ancak bir öğüttür.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Buna karşılık bir ücret de istemiyorsun, bu, âlemlere öğütten başka bir şey değil.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Abdullah Parlıyan = Oysa, sen onlardan peygamberlik görevine karşı, hiçbir ücret de istemiyorsun. Bu Kur'ân Allah'ın bütün insanlığa bir hatırlatması ve nasihatıdır sadece.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Adem Uğur = Halbuki sen bunun için (peygamberlik görevini îfa için) onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur'an, âlemler için ancak bir öğüttür.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Ahmed Hulusi = (Hâlbuki) onun (Hakikat konusundaki uyarın) karşılığında onlardan bir bedel istemiyorsun. . . O, ancak âlemler (ins ve cinn) için bir hatırlatmadır!

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Ahmet Tekin = Halbuki sen, onlardan bunun için bir ücret de istemiyorsun. Okunması ibadet olan Kur’ân, âlemler, insanlar ve cinler için ancak bir öğüttür, bir ikazdır. Bir şereftir, bir övünç kaynağıdır.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Ahmet Varol = Oysa buna karşılık sen onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu ancak alemler için bir hatırlatmadır.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Ali Bulaç = Oysa ki sen buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, alemler için yalnızca bir 'öğüt ve hatırlatmadır.'

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Ali Fikri Yavuz = Buna karşı (yaptığın tebliğ ve imana davetten dolayı) onlardan bir mükâfat da istemiyorsun. O Kur’ân, bütün âlemlere ancak bir nasihattır.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Ali Ünal = Sen, Kur’ân’ı tebliğ etmene karşılık olarak onlardan bir ücret de talep etmiyorsun. Hem o (Kur’ân), başka değil, bütün şuurlu varlıklar için sadece bir ders, bir hatırlatma, bir öğüttür.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Bayraktar Bayraklı = Halbuki sen bunun karşılığında onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur'ân, âlemler için ancak bir öğüttür.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Bekir Sadak = Oysa sen buna karsilik onlardan bir ucret de istemiyorsun. Kuran, alemler icin sadece bir oguttur. *

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Celal Yıldırım = Ve sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu (Kur'ân) âlemler için ancak bir öğüt, bir hatırlatmadır.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Cemal Külünkoğlu = Hâlbuki sen buna (tebliğ vazifesini yapmaya) karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu (Kur'an) âlemler için ancak bir öğüt, bir hatırlatmadır.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Diyanet İşleri (eski) = Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. Kuran, alemler için sadece bir öğüttür.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Diyanet Vakfi = Halbuki sen bunun için (peygamberlik görevini îfa için) onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur'an, âlemler için ancak bir öğüttür.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Edip Yüksel = Halbuki sen onlardan herhangi bir ücret te istemiyorsun. Bu, sadece halka bir uyarıdır.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Buna karşı onlardan bir ecir de istemiyorsun, o ancak bütün âlemîne ilâhî bir tezkirdir

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun; O Kur'an bütün alemlere ancak ilahi bir uyarıdır.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Buna karşılık onlardan herhangi bir ücret de istemiyorsun. O Kur'ân, âlemlere ancak bir öğüttür.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Gültekin Onan = Oysa ki sen buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, alemler için yalnızca bir 'öğüt ve hatırlatmadır.'

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Harun Yıldırım = Oysa ki sen buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, alemler için yalnızca bir öğüt ve hatırlatmadır.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Hasan Basri Çantay = Halbuki sen buna (bu tebliğaata) karşı onlardan hiç bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an) âlemlere nasıyhatden başka bir şey değildir.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Hayrat Neşriyat = Hâlbuki (sen) buna (bu Kur’ân’ı tebliğ vazîfene) karşı onlardan bir ücret istemiyorsun. O (Kur’ân), (bütün) âlemlere ancak bir nasîhattir.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 İbni Kesir = Halbuki sen, buna karşı onlardan hiç bir ücret de istemiyorsun. O, alemler içn bir öğütten başka bir şey değildir.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Kadri Çelik = Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an), âlemler için sadece bir hatırlatmadır.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Muhammed Esed = Oysa sen onlardan herhangi bir karşılık da beklemiyorsun; bu, (Allah'ın) bütün insanlığa bir hatırlatmasıdır sadece.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Mustafa İslamoğlu = Oysa ki sen onlardan (davetine) bir karşılık da beklemiyorsun; elbet bu (vahiy) tüm insanlığı muhatap alan bir uyarıdır.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Halbuki sen bunun üzerine onlardan bir ücret istemiyorsun. Bu ise âlemler için bir mev'izeden başka değildir.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Ömer Öngüt = Resulüm! Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Şaban Piriş = Oysa sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, âlemler için sadece bir öğüttür.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Sadık Türkmen = Oysa sen, buna karşılık, onlardan bir ücret istemiyorsun ki! O, sadece alemler için bir öğüttür.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Seyyid Kutub = Oysa sen bu çabana karşılık onlardan herhangi bir ücret istemiyorsun. Kur'an, tüm insanlara seslenen bir hatırlatmadır sadece.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Suat Yıldırım = Halbuki sen bu tebliğ karşılığında onlardan herhangi bir ücret de istemiyorsun. Kur’ân, sadece bütün insanlar için bir derstir, evrensel bir mesajdır.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Süleyman Ateş = Sen bu(okudukları)na karşılık onlardan bir ücret istemiyorsun. O, sadece bütün âlemler için bir öğüttür.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Tefhim-ul Kuran = Oysaki sen buna karşı onlardan bir ücret te istemiyorsun. O, alemler için yalnızca bir 'öğüt ve hatırlatmadır'.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Ümit Şimşek = Oysa tebliğin için sen onlardan bir ücret istemiyorsun. Bu Kur'ân ise bütün milletlere ve bütün çağlara bir öğüttür.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Sen, bu tebliğin için onlardan bir ücret istemiyorsun. O, bütün âlemler için bir hatırlatmadan başka şey değildir.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 İskender Ali Mihr = Ve sen onlardan bir ücret istemiyorsun. O ancak âlemlere bir zikirdir.

ve mâ tes’elu-hum

  Yûsuf / 104 -

 İlyas Yorulmaz = Sen yaptığın bu uyarılar karşılığında onlardan bir ücret istemiyorsun. O (senin tebliğ ettiğin vahy) ancak âlemler için bir öğüttür.