Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Diyanet İşleri = Mûsâ dedi ki: “O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm.”

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sopam dedi, ona dayanırım, davarlarıma yaprak silkerim onunla, başka işler de yaparım onunla.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Abdullah Parlıyan = Musa: “Bu benim değneğim” dedi. “Buna dayanırım, bununla davarıma yaprak silkelerim ve başka işlerde de kullanırım onu.”

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Adem Uğur = O, benim asamdır, dedi, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim; benim ona başkaca ihtiyaçlarım da vardır.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Ahmed Hulusi = (Musa): "O, benim asamdır. . . Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim ve başka ihtiyaçlarımı da karşılar. "

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Ahmet Tekin = Mûsâ:'O benim asâmdır. Ona dayanırım. Onunla davar sürüme, koyunlarıma, keçilerime yaprak sil-kelerim. Ondan başka şekillerde de faydalanırım.' dedi.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Ahmet Varol = Dedi ki: 'O asamdır. Ona dayanırım. Onunla koyunlarıma (yaprak) silkerim. Onda benim için daha başka yararlar da vardır.'

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Ali Bulaç = Dedi ki: "O, benim asamdır; ona dayanmakta, onunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekteyim, onda benim için daha başka yararlar da var."

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Ali Fikri Yavuz = Musâ şöyle dedi: “- O benim asâm (değneğim); ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkerim ve benim onda başka hacetlerim de var.”

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Ali Ünal = “O, benim asâmdır (değneğimdir);” dedi, “ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak çırparım; ayrıca daha pek çok ihtiyaçlarımı karşılarım onunla.”

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Bayraktar Bayraklı = Mûsâ, “O benim değneğimdir; ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim, daha birçok işte faydalanırım” dedi.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Bekir Sadak = Musa: «O benim degnegimdir, ona dayanirim, onunla davarima yaprak silkerim, ondan daha bircok islerde faydalanirim» dedi.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Celal Yıldırım = Musâ, «o benim asâm (değneğim)dir, ona dayanırım; onunla davarlarıma yaprak silkerim ve benim onu (kullanmamda) başka ihtiyaçlarım da vardır» dedi.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Cemal Külünkoğlu = (17-18) “Şu sağ elindeki nedir ey Musa?” (Musa) dedi ki: “O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla başka işlerimi de görürüm.”

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Diyanet İşleri (eski) = Musa: 'O benim değneğimdir, ona dayanırım, onunla davarıma yaprak silkerim, ondan daha birçok işlerde faydalanırım' dedi.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Diyanet Vakfi = O, benim asamdır, dedi, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim; benim ona başkaca ihtiyaçlarım da vardır.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Edip Yüksel = 'O, benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma yaprak silkelerim ve bana daha başka yararları da dokunmaktadır,' dedi.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = O dedi: asâm, üzerine dayanırım ve onunla davarlarıma yaprak çırparım, benim onda daha diğer hacetlerim de vardır

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Musa: «O benim asam, üzerine dayanırım ve onunla davarlarıma yaprak çırparım; benim daha başka ihtiyaçlarımı da görür.» dedi.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Musa dedi: «O benim asâm (değneğim) dır, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkerim ve onda başka hacetlerim (faydalanacağım şeyler) de var»

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Gültekin Onan = Dedi ki: "O, benim asamdır; ona dayanmakta, onunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekteyim, onda benim için daha başka yararlar da var."

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Harun Yıldırım = O, benim asamdır, dedi, ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim; benim ona başkaca ihtiyaçlarım da vardır.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Hasan Basri Çantay = (Musa) dedi: «O, benim asamdır. Ona dayanırım. Onunla davarlarıma yaprak silkerim. Onda bana mahsus başkaca haacetler de vardır».

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Hayrat Neşriyat = (Mûsâ:) 'O benim asâmdır. Ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim, benim için onda daha başka ihtiyaçlar da vardır' dedi.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 İbni Kesir = Dedi ki: O benim değneğimdir. Ona dayanırım, onunla davarıma yaprak silkerim ve daha bir çok işlerde ondan faydalanırım.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Kadri Çelik = Dedi ki: “O, benim asamdır; ona dayanmakta, onunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekteyim ve onda benim için daha başka yararlar da var.”

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Muhammed Esed = (Musa:) "Bu benim değneğim" dedi, "buna dayanırım; bununla davarıma yaprak silkelerim; ve başka işlerde de kullanırım onu."

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Mustafa İslamoğlu = (Musa) "Bu? Benim değneğim!" dedi, "Ona yaslanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim; tabi ki benim için işe yaradığı başka yerler de var!"

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Dedi ki: «O benim asamdır, ona dayanırım ve onunla koyunlarımın üzerine (yaprak silkerim ve benim için onda başka menfaatler de vardır.»

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Ömer Öngüt = “O benim asamdır. Ona dayanırım, onunla davarıma yaprak silkerim ve daha birçok işlerde faydalanırım. ” dedi.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Şaban Piriş = - O benim asamdır, dedi. Ona dayanırım ve koyunlarıma onunla yaprak silkerim. Onun bana başka faydaları da var.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Sadık Türkmen = Dedi ki: “O benim asamdır; ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim. Onun bana başka yararları da vardır.”

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Seyyid Kutub = Musa dedi ki; «O benim değneğimdir. Ona dayanırım. Onunla koyunlarıma yaprak silkerim. Bunlar dışında daha birçok işime de yarar o.»

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Suat Yıldırım = "O asamdır," dedi, "üzerine dayanırım, onunla davarlarıma yaprak çırparım, ayrıca onunla daha birçok ihtiyacımı gideririm."

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Süleyman Ateş = (Mûsâ) dedi: "O, asâ'mdır. Ona dayanıyorum ve onunla davarıma yaprak silkeliyorum ve onda benim daha birçok ihtiyaçlarım var (onunla birçok ihtiyacımı gideririm)."

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «O, benim asamdır; ona dayanmakta, onunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekteyim, onda benim için daha başka yararlar da var.»

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Ümit Şimşek = Musa 'O benim asâmdır,' dedi. 'Ona dayanırım; onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onunla gördüğüm daha başka işler de vardır.'

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Cevap verdi: "O, benim asamdır. Ona dayanırım, onunla koyunlarıma ağaçtan yaprak indiririm. Onda, işime yarayan başka özellikler de vardır."

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 İskender Ali Mihr = “O benim asamdır, ben ona dayanırım (yaslanırım). Ve onunla koyunlarımın üzerine yaprak silkelerim. Benim için onda, daha başka menfaatler (faydalar) da vardır.” dedi.

ve liye

  Tâ-Hâ / 18 -

 İlyas Yorulmaz = Musa “O üzerine yaslandığım değneğim. Onunla koyunlarıma yemeleri için yaprakları çırparım ve o değnekle başka ihtiyaçlarımı karşılarım.

ve liye

  Sâd / 23 -

 Diyanet İşleri = İçlerinden biri şöyle dedi: “Bu benim kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benim ise bir tek koyunum var. Böyle iken ‘Onu da bana ver’ dedi ve tartışmada beni bastırdı.”

ve liye

  Sâd / 23 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki şu, benim kardeşimdir, doksan dokuz dişi koyunu var ve benimse bir tek dişi koyunum; öyleyken onu da bana ver dedi ve konuşmamızda beni alt da etti.

ve liye

  Sâd / 23 -

 Abdullah Parlıyan = İçlerinden biri: “Bu benim kardeşim, onun 99 koyunu, benim de bir koyunum var. Buna rağmen “Onu da bana ver” dedi ve konuşmada beni altetti, onunla başedemedim ve sana hükmünü sormaya geldik.”

ve liye

  Sâd / 23 -

 Adem Uğur = (Onlardan biri şöyle dedi:) Bu, kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var. Benimse bir tek koyunum var. Böyle iken "Onu da bana ver" dedi ve tartışmada beni yendi.

ve liye

  Sâd / 23 -

 Ahmed Hulusi = "Muhakkak ki şu benim kardeşimdir. . . Onun doksan dokuz koyunu var, benim ise bir tek koyunum var. . . Böyle iken 'Onu bana ver' dedi ve dediğini yaptırdı!"

ve liye

  Sâd / 23 -

 Ahmet Tekin = Onlardan biri:'Bu benim kardeşim. O doksan dokuz yaban ineğine sahipleniyor. Bense bir tek yaban ineğine sahiplendim. Böyleyken onu da benimkilerine kat, ona sahiplenmekten vazgeç dedi. Bu karşılıklı konuşma sırasında bana baskın çıktı.' dedi.

ve liye

  Sâd / 23 -

 Ahmet Varol = Şu kardeşimdir. Onun doksan dokuz koyunu var, benimse bir tek koyunum var. Böyleyken: 'Onu da bana ver' dedi ve konuşmada bana üstün geldi.'

ve liye

  Sâd / 23 -

 Ali Bulaç = "Bu benim kardeşimdir, doksan dokuz koyunu vardır, benimse bir tek koyunum var. Buna rağmen "Onu da benim payıma (koyunlarıma) kat" dedi ve bana, konuşmada üstün geldi."

ve liye

  Sâd / 23 -

 Ali Fikri Yavuz = (İkisinden biri şöyle) dedi: “- Şu benim (din) kardeşimdir. Onun doksan dokuz dişi koyunu var. Benim ise tek dişi koyunum var. Böyle iken, onu da bana ver dedi ve beni konuşmada mağlûb etti.”

ve liye

  Sâd / 23 -

 Ali Ünal = (İçlerinden biri meseleyi arzetti:) “Şu, benim kardeşimdir. Kendisinin doksan dokuz koyunu var, benimse tek bir koyunum. Böyle iken, ‘Onu da bana bırak!’ diyor ve konuşma gücüyle beni bastırıyor.”