Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Diyanet İşleri = Kendilerine okunan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda iman eden bir topluluk için bir rahmet ve öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara yetmez mi ki şüphe yok, sana kitap indirdik, onlara okunup durmada; şüphe yok ki bu kitapta elbette inanan topluluğa hem rahmet var, hem öğüt.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Abdullah Parlıyan = Hayret doğrusu! Kendilerine okunup duran bu kitabı, sana indirmemiz onlara yetmez mi? Şüphesiz O'nda iman eden bir toplum için, hem rahmet, hem de öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Adem Uğur = Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmemiş mi? Elbette iman eden bir kavim için onda rahmet ve ibret vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Ahmed Hulusi = Kendilerine bildirilen O BİLGİ'yi sana inzâl etmiş olmamız, onlara yeterli gelmedi mi? Muhakkak ki bunda iman eden topluma elbette bir rahmet ve öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Ahmet Tekin = Sana indirdiğimiz, kendilerine okunmakta olan kitap, Kur’ân onlara yetmiyor mu? Elbette iman eden bir kavim için Kuran’da rahmet, öğüt ve ibretler vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Ahmet Varol = Kendilerine okunan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda iman eden bir topluluk için bir rahmet ve öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Ali Bulaç = Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz, bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Ali Fikri Yavuz = Sana indirdiğimiz bu Kur’an, o mucize istiyenlere karşı okunub dururken, (hâlâ mucize olarak) kendilerine kâfi gelmedi mi? Şübhesiz ki Kur’an’da, iman edecek bir millet için büyük bir rahmet ve bir öğüd var.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Ali Ünal = Hem, kendilerine okunan, tebliğ edilen bu Kitabı sana indiriyor olmamız onlar için yeterli değil mi? Onu indirmemizde iman eden bir topluluk için hiç şüphesiz büyük bir rahmet ve yeterli bir ders vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Bayraktar Bayraklı = Kendilerine okuduğun kitabı sana indirmiş olmamız onlara mucize olarak yetmedi mi? Çünkü bunda, inanacak bir toplum için kesinlikle rahmet ve öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Bekir Sadak = Kendilerine okunan bir Kitap'i sana indirmis olmamiz onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan topluluk icin rahmet ve ibret vardir. *

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Celal Yıldırım = Bizim sana indirdiğimiz Kitab'ın onlara karşı okunması kendilerine yetmiyor mu ? Şüphesiz ki bunda imân eden bir millete rahmet ve öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Cemal Külünkoğlu = Kendilerine okunan (bu) Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda iman edecek bir toplum için rahmet ve ibret vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Diyanet İşleri (eski) = Kendilerine okunan bir Kitap'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan topluluk için rahmet ve ibret vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Diyanet Vakfi = Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmemiş mi? Elbette iman eden bir kavim için onda rahmet ve ibret vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Edip Yüksel = Bu kitabı sana indirmiş olmamız ve kendilerine okunması onlara yetmez mi? Bunda inanan bir toplum için bir rahmet ve öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Yetişmedi mi daha onlara ki sana kitab indirdik, karşılarında okunup duruyor? Şübhesiz ki onda iyman edecek bir kavm için muhakkak bir rahmet ve ilâhî bir ıhtar var

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Karşılarında okunup duran Kitab'ı sana indirmemiz yetmedi mi onlara? Şüphesiz bunda iman edecek bir kavim için elbette bir rahmet ve ilahi bir ihtar vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sana indirdiğimiz ve onlara okunmakta olan kitap, kendilerine yetmedi mi? Bunda iman edecek bir kavim için elbette bir rahmet ve öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Gültekin Onan = Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz, bunda inanan bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Harun Yıldırım = Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmemiş mi? Elbette iman eden bir kavim için onda rahmet ve ibret vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Hasan Basri Çantay = Sana indirdiğimiz o kitâb — ki (müstemirren) karşılarında okunub duruyor — onlara kâfi gelmedi mi? Onda îman edecek bir kavm için elbette (büyük) bir rahmet (ve ni'met) ve bir öğüt var.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Hayrat Neşriyat = Şübhesiz bizim sana indirdiğimiz (ve) kendilerine okunup durmakta olan bu Kitab, onlara yetmedi mi? Şübhesiz bunda, îmân edecek bir kavim için, gerçekten bir rahmet ve bir nasîhat vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 İbni Kesir = Kendilerine okunan bu kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda inanan bir kavim için rahmet ve öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Kadri Çelik = Kendilerine okunmakta olan kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda iman etmekte olan bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir hatırlatma vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Muhammed Esed = Hayret! Bu ilahi kelamı, kendilerine iletmen için sana göndermiş olmamız onlara yetmez mi? Kuşkusuz onda rahmet(imizin tezahürü) ve iman edecek kimseler için bir uyarı vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Mustafa İslamoğlu = Ne yani! Şimdi bu ilahı kelamı, kendilerine iletmen için sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Elbet bunda, inanancak bir toplum için tarifsiz bir rahmet ve ilahi bir uyarı zaten vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Onlara kafi gelmedi mi ki, şüphesiz Biz senin üzerine kitabı indirdik, onlara karşı tilâvet olunmaktadır. Muhakkak ki, onda imân eden bir kavim için elbette bir rahmet ve bir nasihat vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Ömer Öngüt = Kendilerine okunan Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Şüphesiz ki iman eden bir kavim için bunda rahmet ve öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Şaban Piriş = Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız, onlara yetmez mi? Çünkü onda inanacak bir toplum için rahmet ve öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Sadık Türkmen = Hayret! kendilerine okunan Kitabı sana indirmemiz, onlara (mucize olarak) yetmedi mi? Şüphesiz ki bunda (Kur’an’da); gerçeklere inanan bir toplum için elbette bir rahmet ve bir öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Seyyid Kutub = Kendilerine okunan bu Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu ? Bu olay, mü'minler için ders alınacak, düşündürücü bir rahmettir.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Suat Yıldırım = Hem kendilerine okunan bu kitabı indirmemiz onlara kâfi gelmiyor mu? Elbette bunda iman edecek kimseler için bir rahmet ve yeterli bir ders vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Süleyman Ateş = Kendilerine okunan Kitabı sana indirmemiz, onlara yetmedi mi? Şüphesiz inanan bir toplum için bunda bir rahmet ve öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Tefhim-ul Kuran = Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Hiç şüphe yok, bunda iman etmekte olan bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Ümit Şimşek = Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? İman edecek bir topluluk için, hiç kuşkusuz, onda bir rahmet ve öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 İskender Ali Mihr = Onlara okunmakta olan Kitab’ı, sana nasıl indirdiğimiz kendilerine kâfi gelmedi mi? Muhakkak ki mü’min olan bir kavim için bunda elbette rahmet ve zikir vardır.

ve lem yekfi-him

  Ankebût / 51 -

 İlyas Yorulmaz = Mucize olarak kendilerine okunan, sana indirdiğimiz kitap onlara yetmiyor mu? Elbette ki bunda inanan bir toplum için bir rahmet ve öğüt vardır.