Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Diyanet İşleri = Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah’a (azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz, Allah’ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Düzene girdikten sonra yeryüzünde bozgunculukta bulunmayın ve ona, azâbından korkarak, lûtfunu da umarak duâ edin. Şüphe yok ki Allah'ın rahmeti, iyilik edenlere pek yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Abdullah Parlıyan = Bunun içindir ki, iyi bir düzene sokulmuşken, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Korkuyla ve umarak yalvarın O'na. Çünkü Allah'ın rahmeti, her zaman iyilik yapanlara çok yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Adem Uğur = Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Muhakkak ki iyilik edenlere Allah'ın rahmeti çok yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Ahmed Hulusi = Düzene sokulduktan sonra arzda bozgunculuk yapmayın. . . Korkarak ve icabet edeceğine inanarak O'na dua edin! Muhakkak ki Allâh Rahmeti muhsinlerden yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Ahmet Tekin = Islah edildikten, din ve dünya işleri, sosyal ilişkiler düzeltildikten, yeniden düzene konduktan, geliştirildikten sonra, yeryüzünde ülkede, fesat çıkarmayın, bozgunculuk yapmayın. Korku ve ümit içinde Allah’a kulluk, ibadet ve dua edin, yalvarın. Allah’ın rahmeti, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman idarecilere, askerî erkâna ve müslümanlara çok yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Ahmet Varol = Düzene sokulmasından sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na korku ve ümit ile dua edin. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti iyilik edenlere yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Ali Bulaç = Düzene konulması (ıslah)ından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın; O'na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Allah'ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Ali Fikri Yavuz = Yeryüzü (iman ve adaletle) düzeldikten sonra, orada (fenalık işlemekle) fesad çıkarmayın; ve Allah’a hem korku hem de istekle kulluk edin, duada bulunun. Muhakkak ki, iyilik yapanlara Allah’ın rahmeti pek yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Ali Ünal = (Had bilirlik, dolayısıyla O’nun tayin buyurduğu hudutlar içinde kalın ve) her şeyiyle yerli yerinde olan yeryüzünde onun düzenini bozacak şekilde (ve ıslahından sonra ülkede) bozgunculuk çıkarmayın ve korku ile ümitbeklenti dengesi içinde O’na yalvarın. Hiç şüphesiz Allah’ın rahmeti, Allah’ı görüyormuşçasına, en azından Allah’ın kendilerini sürekli gördüğünün şuuru içinde davrananlara pek yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Bayraktar Bayraklı = Yeryüzü ıslaha kavuştuktan sonra orada bozgunculuk yapmayınız. O'na ürpererek ve ümit ederek dua ediniz. Şüphesiz Allah'ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Bekir Sadak = Duzeltilmisken, yeryuzunde bozgunculuk yapmayin. Allah'a korkarak ve umutla yalvarin. Dogrusu Allah'in rahmeti iyi davrananlara yakindir.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Celal Yıldırım = Yeryüzünde —düzeni kurup yörüngesine oturttuktan sonra— bozgunculuk yapmayın. Allah'a hem için için korkarak, hem derin bir umut bağlayarak duâ edin. Şüphesiz ki, Allah'ın rahmeti iyilik üzere davrananlara pek yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Cemal Külünkoğlu = (Allah'ın mesajlarıyla) belli bir düzene girmiş olan yeryüzünde bozgunculuk yapmayın! (Azabından) korkarak ve (rahmetini) umarak O'na dua edin! Çünkü Allah'ın rahmeti iyilere/iyilik yapanlara her zaman yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Diyanet İşleri (eski) = Düzeltilmişken, yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a korkarak ve umutla yalvarın. Doğrusu Allah'ın rahmeti iyi davrananlara yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Diyanet Vakfi = Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Muhakkak ki iyilik edenlere Allah'ın rahmeti çok yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Edip Yüksel = Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na korku ve umutla yalvarın. ALLAH'ın rahmeti güzel davrananlara yakındır

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Yer yüzünü ifsad etmeyin ıslahından sonra da hem havf hem şevk ile ona kulluk edin, her halde Allahın rahmeti yakındır muhsinlere

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yeryüzünde, düzeni kurulduktan sonra, bozgunculuk yapmayın ve O'na korku ve ümit ile kulluk edin! Şüphe yok ki, Allah'ın rahmeti, iyilik yapanlara yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Düzeltildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. O'na, korkarak ve rahmetini umarak dua edin. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Gültekin Onan = Düzene konulması (ıslah)ından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın. O'na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Tanrı'nın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Harun Yıldırım = Orası ıslah edildikten sonra yeryüzünde fesat çıkarmayın. Korkarak ve umarak O’na dua edin. Muhakkak Allah’ın rahmeti güzel davrananlara yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Hasan Basri Çantay = Yer (yüzün) de — o, iyi bir haale getirildikden sonra da — fesadcılık etmeyin. Ona (Cenâb- Hakka), korkarak ve umarak, düâ edin. Şübhe yok ki iyi hareket edenlere Allahın rahmeti çok yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Hayrat Neşriyat = Ve ıslâh edilmesinden sonra yeryüzünde fesad çıkarmayın; (azâbından) korkarak ve (rahmetini) ümîd ederek O’na duâ edin! Şübhe yok ki Allah’ın rahmeti, iyilik edenlere(pek) yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 İbni Kesir = Islah olmuşken yeryüzünde fesad çıkarmayın ve O'na korka korka ve ümitle yalvarın. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti; ihsan edenlere çok yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Kadri Çelik = Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Allah'a korku ve ümitle yalvarıp yakarın. Doğrusu Allah'ın rahmeti ihsan sahiplerine yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Muhammed Esed = bunun içindir ki, iyi bir düzene sokulmuşken yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Ve korkuyla ve umarak yalvarın Ona; çünkü Allahın rahmeti her zaman iyilik yapanlarla beraberdir!

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Mustafa İslamoğlu = Bu nedenle, iyi bir düzene sokulmuşken yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın; derin bir ürperti ve büyük bir iştiyakla yalvarın O'na; çünkü Allah'ın rahmeti erdemli davrananlara pek yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve yeryüzünde ıslahından sonra ifsatta bulunmayın ve O'na korkarak ve umarak dua edin. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ'nın rahmeti iyilik edenlere pek yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Ömer Öngüt = Islâh edildikten sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Korkarak ve umarak O'na duâ edin. Muhakkak ki Allah'ın rahmeti muhsinlere yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Şaban Piriş = Yeryüzünde, ıslah edildikten sonra bozgunculuk yapmayın. Allah’a korku ve ümit ile dua edin. Allah’ın rahmeti iyi kimselere yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Sadık Türkmen = Düzene konulmasından sonra, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın. Korkarak ve umarak O’na dua edin. Şüphesiz ki, Allah’ın rahmeti iyilik yapanlara yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Seyyid Kutub = Yeryüzünde dirlik, düzen sağlandıktan sonra bozgunculuk çıkarmayınız. Allah'a korku ve umut içinde dua ediniz. Hiç kuşkusuz Allah'ın rahmeti iyi işler yapanlara yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Suat Yıldırım = Düzeltilmiş olan ülkeyi ifsad etmeyin. Hem endişe, hem de ümit ile O’na yalvarın. Muhakkak ki Allah’ın rahmeti iyi kimselere yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Süleyman Ateş = Yeryüzü düzeltildikten sonra onda bozgunculuk yapmayın, korkarak ve umarak O'na du'â edin. Muhakkak ki Allâh'ın rahmeti, iyilik edenlere yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Tefhim-ul Kuran = Düzene konulması (ıslah)ından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın; O'na korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Allah'ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Ümit Şimşek = Yeryüzü düzene konduktan sonra orada fesat çıkarmayın. Allah'a korku ile ümit içinde dua edin. Şüphesiz ki Allah'ın rahmeti, iyilik yapan ve iyi kulluk eden kimselere yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yeryüzünde, orası barışa kavuştuktan sonra bozgun çıkarmayın. Ürpererek ve ümit ederek dua edin O'na. Hiç kuşkusuz, Allah'ın rahmeti, Güzel düşünüp güzel iş yapanlara çok yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 İskender Ali Mihr = Islâh olduktan sonra yeryüzünde fesat çıkarmayın. Allah’a korkarak ve umutla yalvarın. Şüphesiz ki Allah’ın rahmeti muhsinlere yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 56 -

 İlyas Yorulmaz = Islah olduktan sonra, yeryüzünde fesat çıkarmayın. Korku ve umutla Rabbinize yalvarın. (Şunu unutmayın) Allah’ın merhameti iyilik yapanlara daha yakındır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 85 -

 Diyanet İşleri = Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Rabbinizden size açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanların mallarını eksiltmeyin. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnananlar iseniz bunlar sizin için hayırlıdır.”

ve lâ tufsidû

  A’râf / 85 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'i gönderdik de ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Rabbinizden apaçık bir delil gelmiştir size, artık kileyi doğru ölçün, teraziyi doğru tartın, insanların haklarını yemeyin ve düzene girdikten sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnanmışsanız bunlar, daha hayırlıdır size.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 85 -

 Abdullah Parlıyan = Ve Medyen halkına da, kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O da “Ey kavmim!” dedi: “Yalnız Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka gerçek ilâhınız yok! Rabbinizden apaçık bir duyuru geldi size. Öyleyse bütün işlerinizde ölçüyü, tartıyı tam olarak gözetin. İnsanların eşyasında haksızlık edip, onları mahrum etmeyin. Yeryüzünde düzen sağlanmışken, bozgunculuk etmeyin. Eğer inanıyorsanız, bütün bunlar sizin iyiliğiniz içindir.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 85 -

 Adem Uğur = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir; artık ölçüyü, tartıyı tam yapın, insanların eşyalarını eksik vermeyin. Düzeltilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer inananlar iseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 85 -

 Ahmed Hulusi = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı (irsâl ettik). . . (O da): "Ey halkım. . . Allâh'a kulluk edin. . . O'nun gayrından bir ilâhınız yoktur. . . Size Rabbinizden apaçık kanıt geldi. . . (Artık) ölçmeyi ve tartmayı tam yapın. . . İnsanların hakkını vermemezlik etmeyin. . . Düzenin kurulmasından sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. . . Eğer iman ediyorsanız, böylesi sizin için daha hayırlıdır. "

ve lâ tufsidû

  A’râf / 85 -

 Ahmet Tekin = Medyen’e de kardeşleri Şuayb’i özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. Şuayb:'Ey kavmim, Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin. Ondan başka ilâhınız yok. Rabbinizden size açık hak bir delil, kitap ve şeriat gelmiştir. Ölçeği tam doldurun, ölçmede, tartıda adâletten ayrılmayın. İnsanların mallarını eksik teslim etmeyin, değerini düşürmeyin, bedellerini eksik ödemeyin, mallarını kötülemeyin, haksız rekabet yapmayın, aldatarak, hile yaparak, fırsat kollayarak, gasp ederek insanların haklarını zayi etmeyin, zayiine sebep olmayın. Her şey düzene konduktan, ıslah edildikten sonra, din ve dünya işleri, sosyal ilişkiler düzeltildikten, geliştirildikten sonra, ülkede, yeryüzünde fesat çıkarmayın. Eğer mü’minseniz, böylesi sizin için daha hayırlıdır.' dedi.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 85 -

 Ahmet Varol = Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. O onlara şöyle dedi: 'Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir belge geldi. Ölçüyü tartıyı tam yapın ve insanların eşyasını eksik vermeyin. Düzene sokulmasından sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Eğer mü'minler iseniz bu sizin için daha hayırlıdır.

ve lâ tufsidû

  A’râf / 85 -

 Ali Bulaç = Medyen (toplumuna da) kardeşleri Şuayb'ı (gönderdik. Şuayb onlara:) Dedi ki: "Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge (mucize) gelmiştir. Ölçüyü ve tartıyı tam tutun, insanların (hakları olan mallarını) eşyasını değerinden düşürüp eksiltmeyin ve düzene (ıslaha) konulmasından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın. Bu sizin için daha hayırlıdır, eğer inanıyorsanız."

ve lâ tufsidû

  A’râf / 85 -

 Ali Fikri Yavuz = Medyen kavmine de kardeşleri Şuayb’i Peygamber gönderdik. Onlara şöyle dedi: “- Allah’a ibadet ve itaat edin. Ondan başka hiç bir ilâhınız yoktur. İşte size Rabbiniz tarafından bir mucize geldi. Artık ölçeği ve teraziyi tam tutun; insanların eşyasına haksızlık etmeyin; yeryüzünü, ıslâhından sonra bozmayın. Eğer bana inanırsanız, şu söylediklerim sizin için hayırlıdır.”

ve lâ tufsidû

  A’râf / 85 -

 Ali Ünal = Medyen halkına ise kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik). O da, (diğer rasûller gibi aynı) tebliğde bulundu: “Ey halkım! Allah’a ibadet edin; sizin için O’ndan başka ilâh yoktur. Hiç şüpheniz olmasın ki, size Rabbiniz’den apaçık bir gerçek gelmiş bulunuyor. Artık ölçüyü, tartıyı tam yapın; kendilerine ait mallarda haklarını eksiltmek suretiyle insanlara zulmetmeyin; bu ülkede bir zaman (peygamberler eliyle İlâhî) düzen sağlanmıştı; siz, aksine davranmak suretiyle burada bozgunculuk yapmayın. Gerçek mü’ minler olup, dediğim gibi davranmanız sizin için hayırlı olan yoldur.