Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Diyanet İşleri = Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Zâlimlerin yaptıklarından gafil sanma Allah'ı sakın; ancak onların cezâsını, gözlerin dikilip kalacağı güne tehir etmede.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Abdullah Parlıyan = Sakın, Allah'ı yaratılış gayesi dışında hareket edenlerin edip eylediği şeylerden habersiz sanma! O sadece onlara, gözlerin dehşetle bakakalacağı güne kadar zaman tanımaktadır.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Adem Uğur = (Resûlüm!) Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Ahmed Hulusi = Zâlimlerin yapmakta olduklarından Allâh'ı gâfil sanma! Onları ancak, gözlerin yuvalarından dışarı fırlayacakları bir süreç için erteliyor.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Ahmet Tekin = Sakın Allah’ı, senin davetini engelliyen, sana ve mü’minlere baskı ve işkence yapan, Allah’ın dinine mânî olan zâlimlerin yaptıklarından habersiz sanma. Allah onların cezalarını, korkudan gözlerin belereceği bir güne erteliyor.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Ahmet Varol = Sakın Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma. Ancak onları gözlerin donup kalacağı bir güne ertelemektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Ali Bulaç = (Ey Muhammed,) Allah'ı sakın zulmedenlerin yapmakta olduklarından habersiz sanma, onları yalnızca gözlerin dehşetle belireceği bir güne ertelemektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Ali Fikri Yavuz = Asla zalimlerin yapacağı şeyden, Allah’ı gafil sanma. Ancak Allah onların azabını öyle bir güne bırakıyor ki, o gün gözler korkudan dikilir kalır.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Ali Ünal = (Ey Rasûlüm,) o zalimlerin yaptıklarından Allah’ın habersiz olduğunu düşünme. O, gözlerin dehşetinden donup kalacağı bir gün adına onlara sadece mühlet vermektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Bayraktar Bayraklı = Sakın, Allah'ı zâlimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Sadece Allah onları, korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Bekir Sadak = Sakin Allah'i, zalimlerin yaptiklarindan habersiz sanma; gozlerin disari firlayacagi bir gune kadar onlari ertelemektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Celal Yıldırım = (Bu geçen olayları hatırla da) Allah'ı, o zâlimlerin yaptıklarından habersiz sanma ! Onları ancak gözlerin bir noktaya dikilip kalacağı güne kadar geciktiriyor.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Cemal Külünkoğlu = (Ey Resul!) Allah'ı, zalimlerin yapmakta olduklarından sakın habersiz sanma! O sadece, onlarla hesaplaşmayı, korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Diyanet İşleri (eski) = Sakın Allah'ı, zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma; gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne kadar onları ertelemektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Diyanet Vakfi = (Resûlüm!) Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Edip Yüksel = Zalimlerin yapmakta olduklarından ALLAH'ı habersiz sanma. Onları sadece, gözlerin dehşetten donup kalacağı güne kadar ertelemektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bunları an ve sakın Allahı zalimlerin yaptıklarından gafil sanma, onları o, ancak öyle bir güne te'hır eder ki o gün gözler belerir

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bunları an ve sakın Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! O, onları sadece öyle bir güne erteliyor ki, o gün gözler belerir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey Peygamber! Sakın zalimlerin yaptıklarından Allah'ın gâfil olduğunu sanma! Ancak Allah, onların cezalarını, gözlerin dışa fırlayacağı güne erteler.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Gültekin Onan = (Ey Muhammed,) Tanrı'yı sakın zulmedenlerin yapmakta olduklarından habersiz sanma; onları yalnızca gözlerin dehşetle belireceği bir güne ertelemektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Harun Yıldırım = Sakın Allah’ı o zalimlerin işlediklerinden habersiz sanma, onları yalnızca gözlerin dehşetle belireceği bir güne ertelemektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Hasan Basri Çantay = O zaalimlerin yapacaklarından Allâhı gaafil zannetme sakın. O bunları ancak öyle bir gün için geçikdiriyor ki o (gün) gözler (şaşkınlıkla) belerib kalacakdır.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) Sakın Allah’ı, zâlimlerin yapmakta olduğu şeylerden gafil sanma! (Rabbin) onları, ancak kendisinde gözlerin dehşetten donup kalacağı bir güne erteler.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 İbni Kesir = Zalimlerin yaptıklarından Allah'ı gafil sanma. Onları sadece gözlerin dehşetle belireceği bir güne kadar tehir etmektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Kadri Çelik = (Ey Muhammed!) Allah'ı sakın zulmedenlerin yapmakta olduklarından habersiz sanma! Onları yalnızca gözlerin (korkuyla) dikilip kalacağı bir güne ertelemektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Muhammed Esed = Sakın, Allah'ı zalimlerin edip eylediği şeylerden habersiz sanma; O sadece, onlara, gözlerin dehşetle bakakalacağı Gün'e kadar zaman tanımaktadır.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Mustafa İslamoğlu = Sen, zalimlerin yaptıklarından Allah'ı habersiz sanmayasın. Ne var ki O onları, sadece gözlerin yuvalarından fırlayıp bir noktada donakaldığı bir güne ertelemektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Allah Teâlâ'yı zalimlerin yapar oldukları şeylerden gâfil sanma. Onları, kendisinde gözlerin yerlerinde karar edemeyeceği bir gün için tehir eder.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Ömer Öngüt = Allah'ı, zâlimlerin yaptıklarından sakın habersiz sanma! O zâlimleri öyle bir güne erteler ki, o gün gözleri şaşkınlıktan bakakalır.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Şaban Piriş = Sakın Allah’ı, zalimlerin yaptıklarından habersiz zannetme; sadece gözlerin dehşetten dışarı fırlayacağı bir güne kadar onları ertelemektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Sadık Türkmen = Sakin Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Sadece onları, dehşetten gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor!

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Seyyid Kutub = Sakın, Allah'ı, zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma. Yalnız onlarla hesaplaşmayı gözlerin şaşkınlıktan donakalacağı bir güne erteliyor.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Suat Yıldırım = Sen, o zalimlerin işlediklerinden, sakın Rabbinin habersiz olduğunu zannetme! O, sadece onları, dehşetinden gözlerinin donup kalacağı bir güne ertelemektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Süleyman Ateş = Zâlimlerin yaptığından Allâh'ı gâfil sanma, O, sadece onları, gözlerin dehşetten donup kalacağı bir güne ertelemektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Tefhim-ul Kuran = (Ey Muhammed,) Allah'ı sakın zulmedenlerin yapmakta olduklarından habersiz sanma, onları yalnızca gözlerin dehşetle belireceği bir güne ertelemektedir.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Ümit Şimşek = Zalimlerin yaptıklarından Allah'ı habersiz sanma. Allah onların hesabını gözlerin donup kalacağı bir güne erteliyor.

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Sakın, Allah'ı, zalimlerin yapmakta olduğundan habersiz sanma. O, onları, gözlerin korkudan donup kalacağı bir güne erteliyor, hepsi bu...

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 İskender Ali Mihr = Ve Allah’ı, zalimlerin yaptığı şeylerden gâfil sanma. Sadece onları, gözlerin dehşetten açılacağı güne tehir eder (erteler).

ve lâ tahsebenne allâhe

  İbrahim / 42 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar, Allah’ın zalimlerin yaptıklarından habersiz olduğunu zannetmesinler. Allah onların cezalarını, gözlerin dehşetle açıldığı güne kadar ertelemiştir.

ve lâ tahsebenne

  Âl-iİmrân / 169 -

 Diyanet İşleri = (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.

ve lâ tahsebenne

  Âl-iİmrân / 169 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah yolunda öldürülenleri ölü sanma. Onlar diridir ve Rableri katında rızıklanırlar.

ve lâ tahsebenne

  Âl-iİmrân / 169 -

 Abdullah Parlıyan = Fakat Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın. Hayır onlar diridir. Rableri katında rızıklanmaktadırlar.

ve lâ tahsebenne

  Âl-iİmrân / 169 -

 Adem Uğur = Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar.

ve lâ tahsebenne

  Âl-iİmrân / 169 -

 Ahmed Hulusi = Allâh uğruna öldürülmüş olanları "ölü"ler sanmayın! Bilakis Rableri indînde hayattadırlar, rızıklanmaktadırlar!

ve lâ tahsebenne

  Âl-iİmrân / 169 -

 Ahmet Tekin = Allah yolunda, İslâm uğrunda canlarını feda eden, öldürülen yiğitlerin sakın öldüklerini sanmayın. Bilâkis onlar ebedî hayat ile diridirler. Rableri katında izzete, ikrama, sonsuz rızıklara mazhar olmaktadırlar.

ve lâ tahsebenne

  Âl-iİmrân / 169 -

 Ahmet Varol = Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın. Aksine onlar diri olup Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar.

ve lâ tahsebenne

  Âl-iİmrân / 169 -

 Ali Bulaç = Allah yolunda öldürülenleri sakın 'ölüler' saymayın. Hayır, onlar, Rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar.

ve lâ tahsebenne

  Âl-iİmrân / 169 -

 Ali Fikri Yavuz = Sakın Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanma. Doğrusu onlar Rableri katında diridirler, cennet meyvalarından rızıklanırlar.

ve lâ tahsebenne

  Âl-iİmrân / 169 -

 Ali Ünal = Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler olarak düşünmeyesin! Hayır, onlar diridirler ve Rabbileri katında rızıklanmaktadırlar.