Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Diyanet İşleri = Onlara dünya hayatının örneğini ver: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz yağmur gibidir ki, onun sebebiyle yeryüzünün bitkileri boy verip birbirine karışırlar. Fakat bütün bu canlılık sonunda rüzgârın savurduğu kuru bir çer çöpe döner. Allah, her şey üzerinde kudret sahibidir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlara örnek getir: Dünyâ yaşayışı, gökten yağdırdığımız yağmura benzer, yeryüzünün nebatlarını sular, bünyelerine girer de onları yeşertir, yetiştirir, derken nebatlar kurur, ufalanır, yeller de onları savurur gider ve Allah'ın her şeye gücü yeter, hiçbir şeyden âciz değildir o.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Abdullah Parlıyan = Onlara örnek olarak anlat: Dünya hayatı, gökten yağdırdığımız bir suya benzer ki, onunla yeryüzünün bitkileri büyüyüp, birbirine karışır, derken çok geçmeden bu canlılık ve çeşitlilik, rüzgarın savurup götürdüğü çerçöpe döner. Allah'ın herşeye gücü yeter.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Adem Uğur = Onlara şunu da misal göster: Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkisi (önce gelişip) birbirine karışmış; arkasından rüzgârın savurduğu çerçöp haline gelmiştir. Allah, her şey üzerinde iktidar sahibidir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Ahmed Hulusi = Onlara dünya hayatının MİSALİNİ ver. . . (Dünya hayatı) semâdan indirdiğimiz bir su gibidir ki, onunla arzın nebatı birbirine karıştı. . . Derken (o bitki) rüzgârın savurduğu çöp kırıntısı hâline geldi. . . Allâh her şeye Muktedir'dir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Ahmet Tekin = Onlara şunu da misal göster: Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz suyu gören bitkinin haline benzer. O su ile bitkiler büyüyerek birbirine karışır, ardından da rüzgârın savurduğu çerçöp haline gelir. Allah her şeye, hayat vermeye de, yok etmeye de muktedirdir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Ahmet Varol = Onlara dünya hayatının örneğini bildir: Tıpkı gökten indirdiğimiz bir su gibi ki yerin bitkileri onunla birbirine karışır ve rüzgarların savurduğu çöp kırıntıları haline gelir. Allah her şeye güç yetirendir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Ali Bulaç = Onlara, dünya hayatının örneğini ver; gökten indirdiğimiz suya benzer, onunla yeryüzünün bitkileri birbirine karıştı, böylece rüzgarların savurduğu çalı çırpı oluverdi. Allah, her şeyin üzerinde güç yetirendir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm), onlara (Mekke halkına) dünya hayatının halini şöyle temsil yap: (Dünya varlığı), gökten indirdiğimiz bir yağmura benzer ki, onunla arzın bitkileri (her renk ve çiçekten) birbirine karışmış, nihayet bir çöp kırıntısı olmuştur. Rüzgârlar onu savurur gider. Allah her şeye muktedir bulunuyor.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Ali Ünal = Onlara dünya hayatını şöyle bir misalle anlat: (Dünya hayatı), gökten indirdiğimiz bir su gibidir; onunla yeryüzünde bitkiler yeşerip gürleşir ve sarmaş dolaş olur; sonra da çok geçmeden kurur ve rüzgârların savurduğu çerçöp haline gelir. Allah’ın gücü her şeyi yapmaya hakkıyla yeter.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Bayraktar Bayraklı = Onlara şunu da örnek göster: “Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkisi birbirine karışmış; arkasından rüzgârın savurduğu çerçöp haline gelmiştir. Allah, her şey üzerinde iktidar sahibidir.”

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Bekir Sadak = Onlara, dunya hayati misalinin tipki soyle oldugunu anlat: Gokten indirdigimiz su ile yeryuzunde yetisen bitkiler birbirine karisir, ama sonunda ruzgarin savuracagi cercope doner. Allah her seyin ustunde bir kudrete sahip olandir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Celal Yıldırım = Onlara Dünya hayatının misâlini şöyle ver: O, gökten indirdiğimiz suya benzer ki, onunla yeryüzünün bitkileri birbirine karışır, derken (çok geçmeden) rüzgârın savuracağı çer-çöpe döner. Allah her şeyin üstünde (sınırsız) kudret sahibidir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Cemal Külünkoğlu = (Ey Muhammed!) Dünya hayatının gökten indirdiğimiz suya benzediğini onlara anlat: Öyle ki, yerin bitkileri onu emerek zengin bir çeşitlilik içinde boy verip birbirine karışırlar ama (bütün bu canlılık, çeşitlilik sonunda) rüzgârın savurup götürdüğü çer çöpe döner. Hiç kuşkusuz Allah'ın gücü her şeyi yapmaya yeter.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Diyanet İşleri (eski) = Onlara, dünya hayatı misalinin tıpkı şöyle olduğunu anlat: Gökten indirdiğimiz su ile yeryüzünde yetişen bitkiler birbirine karışır, ama sonunda rüzgarın savuracağı çerçöpe döner. Allah her şeyin üstünde bir kudrete sahip olandır.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Diyanet Vakfi = Onlara şunu da misal göster: Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkisi (önce gelişip) birbirine karışmış; arkasından rüzgârın savurduğu çerçöp haline gelmiştir. Allah, her şey üzerinde iktidar sahibidir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Edip Yüksel = Onlara dünya hayatının örneği olarak, gökten indirdiğimiz suyla beslenen ve sonra rüzgarın savurduğu çer çöpe dönen yeryüzünün bitkisini ver. ALLAH her şeye gücü yetendir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Onlara Dünya hayatın meselini de şöyle yap: Sanki bir su, onu Semadan indirmişiz, derken onunla Arzın nebatâtı birbirine karışmış, derken bir çöp kırıntısı olmuştur, rüzgârlar onu savurur gider, Allah her şey'e muktedir bulunuyor

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlara dünya hayatının misalini şöyle ver (Dünya hayatı) gökten indirdiğimiz bir suya benzer ki. onunla yeryüzünün bitkileri birbirine karışmış, nihayet rüzgarların savurup götürdüğü bir çöp kırıntısı olmuştur. Allah herşeye muktedirdir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ey Muhammed! Sen onlara dünya hayatının misalini ver. Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkileri (her renk ve çiçekten) birbirine karışmış, nihayet bir çöp kırıntısı olmuştur. Rüzgarlar onu savurur gider. Allah her şeye muktedirdir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Gültekin Onan = Onlara, dünya hayatının örneğini ver; gökten indirdiğimiz suya benzer, onunla yeryüzünün bitkileri birbirine karıştı, böylece rüzgarların savurduğu çalı çırpı oluverdi. Tanrı, her şeyin üzerinde güç yetirendir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Harun Yıldırım = Onlara şunu da misal göster: Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yeryüzünün bitkisi (önce gelişip) birbirine karışmış; arkasından rüzgârın savurduğu çerçöp haline gelmiştir. Allah, her şey üzerinde iktidar sahibidir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Hasan Basri Çantay = Onlara dünyâ hayaatının misâlini de irâdet. (O), gökden indirdiğimiz bir su gibidir ki bununla yer (yüzünün) nebatı birbirine karışmış, en nihayet (o nebat) kuru bir çöp kırıntısı haaline gelib rüzgârlar onu savuruvermişdir. Allah her şeyin üstünde bir kudret saahibidir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Hayrat Neşriyat = (Habîbim, yâ Muhammed!) Onlara dünya hayâtına (dâir) şöyle misâl de getir:(Dünyanın hâli) gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, onunla yeryüzünün bitkileri (yetişip)birbirine karışır; fakat sonunda rüzgârların kendisini savuracağı bir çöp hâline gelir. Çünki Allah, herşeye gücü yetendir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 İbni Kesir = Dünya hayatının misalini de anlat onlara. Gökten indirdiğimiz su gibidir. Ki bununla yeryüzünde yetişen bitkiler birbirine karışır. Ama sonunda da rüzgarın savuracağı çörçöpe döner. Allah; her şeyin üstünde bir kudret sahibidir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Kadri Çelik = Onlara dünya hayatının örneğini de (şöyle) ver: Sanki bir su, onu semadan indirmişiz, derken yeryüzünün bitkileri birbirine karışmış, nihayet rüzgârların savurup götürdüğü bir çöp kırıntısı olmuştur. Allah, her şeyin üzerinde güç sahibidir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Muhammed Esed = Dünya hayatının gökten indirdiğimiz suya benzediğini onlara anlat: Öyle ki, yerin bitkileri onu emerek zengin bir çeşitlilik içinde boy verip birbirine karışırlar; ama bütün bu canlılık, çeşitlilik sonunda rüzgarın savurup götürdüğü çer çöpe döner. İşte (bunun gibi,) her şeye karar veren (yalnız) Allah'tır.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Mustafa İslamoğlu = Onlara dünya hayatını da örnek ver: Gökten indirdiğimiz bir su (düşünün); derken, o suyun karışmasıyla yer yüzünün bitki örtüsü boy gösterir; en sonunda bütün bunlar kuruyup, yerinde yellerin estiği çer çöpe döner: zira Allah her istediğini yapmaya kadir olandır.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve onlara dünya hayatının misalini irâd et. Bir su gibi ki, onu gökten indirdik, sonra onunla yerin bitirmiş olduğu şeyler karıştılar. Sonra da cüzleri kurudu parçalandı, rüzgârlar onu savurur, dağıtır oluverdi. Ve Allah Teâlâ her şey üzerine muktedirdir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Ömer Öngüt = Onlara dünya hayatının tıpkı şöyle olduğunu anlat: O, gökten indirdiğimiz suya benzer ki, o su sayesinde yeryüzünün bitkileri birbirine karışır, arkasından da rüzgarın savurduğu çöp kırıntısı haline döner. Allah her şeyin üstünde bir kudrete sahip olandır.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Şaban Piriş = Onlara dünya hayatının örneğini ver: O, gökten indirdiğimiz su gibidir. Suyla yerin bitkisi birbirine karışır. Sonunda rüzgarın savuracağı çerçöpe döner. Her şeyin üstünde güç sahibi olan Allah vardır.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Sadık Türkmen = Sen onlara dünya hayatının misalini şöyle anlat: O, gökyüzünden indirdiğimiz bir su gibidir. Onunla yeryüzünün bitkileri birbirine karışmıştır. Sonra da rüzgârların savurduğu çöp kırıntıları olmuştur. Allah herşeye muktedîrdir/herşeye güç yetirendir!

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Seyyid Kutub = Ey Muhammed, onlara anlat ki, dünya hayatı tıpkı şuna benzer. Gökten yağmur yağdırdık da bu yağmur sayesinde yer yeşermiş, güveren ekinlerin başakları birbirine girmiş. Derken bu ekinlerin tümü ansızın rüzgârların havada uçurduğu saman kırıntılarına dönüşüvermiş. Hiç kuşkusuz Allah'ın gücü her şeyi yapmaya yeter.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Suat Yıldırım = Dünya hayatı hakkında onlara şu misali ver: Dünya hayatının durumu şuna benzer: Gökten yağmur indiririz, onun sayesinde yeryüzünde bitkiler yeşerip gürleşir, çok geçmeden kurur, rüzgârın savurduğu çerçöp haline gelir. Allah her şeye hakkıyla kadirdir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Süleyman Ateş = Onlara dünyâ hayâtının, tıpkı şöyle olduğunu anlat: Gökten bir su indirdik, Yerin bitkisi onunla karıştı ve (sonunda bitkiler), rüzgârların savurduğu çöp kırıntıları haline geliverdi. Allâh, her şeye kâdirdir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Tefhim-ul Kuran = Onlara, dünya hayatının örneğini ver; gökten indirdiğimiz suya benzer, onunla yeryüzünün bitkileri birbirine karıştı, böylece rüzgârların savurduğu çalı çırpı oluverdi. Allah, her şeyin üzerinde güç yetirendir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Ümit Şimşek = Onlara dünya hayatının misalini de ver. O, tıpkı gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, onunla yeryüzünün bitkisi birbirine karışık halde yeşermiş, sonra da rüzgârın savurduğu bir çöp haline gelmiştir. Allah, herşey üzerinde dilediğini yapmaya kadirdir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Dünya hayatının şu su örneği gibi olduğunu onlara anlat: "O suyu gökten indirdik. Yerin bitkisi onunla karıştı. Derken o bitki, rüzgârların savurup döllediği parçacıklara dönüştü. Allah her şey üzerinde Muktedir'dir, gücü her şeye yeter.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 İskender Ali Mihr = Onlara dünya hayatını örnek ver ki; o, semadan indirdiğimiz su gibidir. Yeryüzünün nebatları (bitkileri), onunla karıştı (yeşerdi, büyüdü). Sonra da kuruyup, ufalandı ki rüzgâr, onu savurur. Ve Allah, herşeye muktedir olandır (gücü yetendir).

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Kehf / 45 -

 İlyas Yorulmaz = Onların dünya hayatındaki misali suya benzer. Biz suyu gökten indiririz ve o su yer yüzündeki nebatlarla karışır ve sonra o bitkiler kupkuru olup sararır ve rüzgar onları savurup yok eder. Allah her şeyin planını yapmaya gücü yetendir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Ahzâb / 5 -

 Diyanet İşleri = Onları babalarına nispet ederek çağırın. Bu, Allah katında daha (doğru ve) adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin din kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata ile yaptığınız bir işte size hiçbir günah yoktur. Fakat kasten yaptığınız şeylerde size günah vardır. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Ahzâb / 5 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onları, babalarının adlarını da anarak çağırın, bu, Allah katında daha doğrudur. Babalarını bilmiyorsanız zâten onlar din bakımından kardeşleriniz ve yardımcılarınızdır ve bir yanlışlıkta bulunursanız bir vebal yok size ve fakat yüreklerinizden bir kasıtla hareket ederseniz vebal altına girersiniz ve Allah, suçları örter, rahîmdir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Ahzâb / 5 -

 Abdullah Parlıyan = Evlatlık olarak aldığınız çocuklara gelince, onları gerçek babalarının isimleri ile çağırın. Bu Allah nezdinde, daha adaletli bir davranıştır. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, onları din kardeşleriniz ve dostlarınız olarak görün. Her konuda olduğu gibi, bu konularda da yanılarak yaptığınız hususlarda, size bir günah yoktur. Asıl önemli olan, kalplerinizle kasdederek yaptığınız işlerde günah vardır. Gerçekten de Allah, çok bağışlayan ve çok acıyandır.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Ahzâb / 5 -

 Adem Uğur = Onları (evlât edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın. Allah yanında en doğrusu budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşleriniz ve görüp gözettiğiniz kimseler olarak kabul edin. Yanılarak yaptıklarınızda size vebal yok; fakat kalplerinizin bile bile yöneldiğinde günah vardır. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Ahzâb / 5 -

 Ahmed Hulusi = Onlara (evlatlık aldıklarınıza), babalarına nispetle hitap edin. . . Bu, Allâh indînde daha adaletlidir. Eğer onların babalarını bilmiyorsanız, bu durumda onlar, sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. . . Hata yaptığınız şeyde üzerinize bir suç yoktur. . . Fakat kasıtlı düşünerek yaptıklarınız hariç. . . Allâh Ğafûr'dur, Rahıym'dir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Ahzâb / 5 -

 Ahmet Tekin = Evlât edindiğiniz kimseleri babalarına nisbet ederek çağırın. Allah katında en doğrusu budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onlar, sizinle eşit haklara sahip din kardeşleriniz ve hukuken evlâtlıklarınızdır.Yanılarak işlediğiniz hatalardan size bir vebal yok. Fakat aklınız başınızda iken, kalben niyet ederek, kasıtlı olarak, bilerek işlediğiniz günahlardan dolayı Allah sizi hesaba çeker. Allah çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Ahzâb / 5 -

 Ahmet Varol = Onları babalarına nisbet ederek çağırın. Bu Allah katında daha adaletlidir. Eğer babalarını bilmiyorsanız onlar dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Yanılarak yaptığınızdan dolayı size bir günah yoktur. Ancak kalplerinizin bile bile yaptığından dolayı (günah) vardır. Allah bağışlayandır, rahmet edendir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Ahzâb / 5 -

 Ali Bulaç = Onları (evlat edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın; bu, Allah katında daha adildir. Eğer babalarını bilmiyorsanız artık onlar, dinde sizin kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Hata olarak yaptıklarınızda ise, sizin için bir sakınca (bir vebal) yoktur. Ancak kalplerinizin kasıt gözeterek (taammüden) yaptıklarınızda vardır. Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Ahzâb / 5 -

 Ali Fikri Yavuz = O çocukları, babalarına nisbetle çağırın. Allah katında bu daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdırlar, (kendilerini kardeşim ve dostum diye çağırın). Bununla beraber (daha önce cehalet yüzünden) hata ettiklerinizde size bir günah yoktur. Fakat, kalblerinizin kasdı olanda günah vardır. Allah Gafûr’dur= çok bağışlayıcıdır, Rahîm’dir= çok merhametlidir.

ve kânallâhu (kâne allâhu)

  Ahzâb / 5 -

 Ali Ünal = Evlâtlıklarınızı babalarına nisbet ederek çağırın; Allah katında doğru olan budur. Eğer onların babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu durumda onlar Din’de kardeşleriniz ve aranızda karşılıklı haklar ve vazifeler bulunan yakın dostlarınızdır. Onları çağırma konusunda farkına varmadan düşebileceğiniz hatalardan dolayı size bir vebal yoktur; ancak kalblerinizdeki niyetten ve bilerek yaptıklarınızdan dolayı vebal vardır. Allah, kullarının günahlarını çok bağışlayandır; (kullarına karşı) hususî rahmeti pek bol olandır.