Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve kâle irkebû
Diyanet İşleri = (Nûh), “Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” dedi.
ve kâle irkebû
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Nûh, binin gemiye dedi; akıp gitmesi de Allah adıyladır onun, durması da. Şüphe yok ki Rabbim, suçları örter, rahîmdir.
ve kâle irkebû
Abdullah Parlıyan = Nuh dedi ki: “Binin artık, yürümesi de, demir atması da, Allah adıyla olan bu gemiye, doğrusu benim Rabbim çok acıyan ve çok bağışlayandır.”
ve kâle irkebû
Adem Uğur = (Nuh) dedi ki: "Gemiye binin! Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz ki Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir."
ve kâle irkebû
Ahmed Hulusi = Dedi ki: "Binin onun içine! Onun akıp gitmesi de durması da ismi Allâh olan olaraktır! Muhakkak ki benim Rabbim, elbette Ğafûr'dur, Rahıym'dir. "
ve kâle irkebû
Ahmet Tekin = Nuh:'Bismillah, diyerek gemilere binin. Gemilerin seyretmesi de, iskeleye yanaşıp, demir atması da Allah’ın izni, yardımı ve adıyla gerçekleşir. Benim Rabbim gerçekten kullarını koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.' dedi.
ve kâle irkebû
Ahmet Varol = Dedi ki: 'Haydi ona binin. Onun yüzmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim bağışlayıcı, rahmet edicidir.'
ve kâle irkebû
Ali Bulaç = Dedi ki: "Ona binin. Onun yüzmesi de, demir atması (durması) da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz, benim Rabbim bağışlayandır, esirgeyendir."
ve kâle irkebû
Ali Fikri Yavuz = Nûh dedi ki: “- Her duruşunda ve gidişinde Allah’ın ismiyle (besmele getirmek üzere) binin gemiye (veya besmele getirerek gemiye binin. Onun gidişi de, duruşu da Allah’ın kudretiyledir). Gerçekten Rabbim Gafûr’dur, Rahîm’dir. “
ve kâle irkebû
Ali Ünal = Nuh, (gemiye alınacaklara) “Gemiye binin!” dedi. “Onun akıp gitmesi de, durması da Allah’ın adıyladır (O’nun gücü, kuvveti ve izniyledir; onu Bismillâh der çalıştırır, Bismillâh der durdururuz.) Hiç şüphesiz Rabbim, (kullarının günahlarını ve hatalarını) çok bağışlayandır; (bilhassa mü’min kullarına karşı) hususî merhameti pek bol olandır.”
ve kâle irkebû
Bayraktar Bayraklı = Nûh, “Gemiye binin, onun yürümesi ve durması Allah'ın adıyladır; doğrusu, Rabbim bağışlayandır; merhamet edendir” dedi.
ve kâle irkebû
Bekir Sadak = Allah «Oraya binin; yurumesi ve durmasi Allah'in ismiyledir, Rabbin bagislar ve merhamet eder» dedi.
ve kâle irkebû
Celal Yıldırım = Nûh, «Bininiz ona ; yüzüp yürümesi de, demir atıp durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz ki Rabbim, çok bağışlayan, çok merhamet eden, dir,» dedi.
ve kâle irkebû
Cemal Külünkoğlu = (Nuh) dedi ki: “Haydi, ona binin artık. (Bu geminin) yürümesi de, durması da Allah'ın adıyladır. Doğrusu, benim Rabbim gerçekten bağışlayandır, merhamet edendir.”
ve kâle irkebû
Diyanet İşleri (eski) = Allah 'Oraya binin; yürümesi ve durması Allah'ın ismiyledir, Rabbin bağışlar ve merhamet eder' dedi.
ve kâle irkebû
Diyanet Vakfi = (Nuh) dedi ki: «Gemiye binin! Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz ki Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir.»
ve kâle irkebû
Edip Yüksel = Dedi ki: 'Gemiye binin. Akması ve durması ALLAH'ın adıyladır. Rabbim çok Bağışlayandır, Rahimdir.'
ve kâle irkebû
Elmalılı Hamdi Yazır = binin içine, Allahın ismile mecrasında da mürsâsında da, hakıkat rabbım şüphesiz bir gafuri rahîmdir
ve kâle irkebû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Nuh: «Binin içine, yürümesi de durması da Allah' ın adıyladır. Şüphe yok ki, Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.» dedi.
ve kâle irkebû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Nuh dedi ki; «Allah'ın adıyla binin içine. Onun akışı da, duruşu da (O'nun adıyladır). Hiç şüphesiz Rabbim gerçekten çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.
ve kâle irkebû
Gültekin Onan = Dedi ki: "Ona binin. Onun yüzmesi de demir atması (durması) da Tanrı'nın adıyladır. Şüphesiz, benim rabbim bağışlayandır, esirgeyendir."
ve kâle irkebû
Harun Yıldırım = Dedi ki: “Binin içerisine! Onun yüzmesi de, demir atması da Allah’ın adıyladır. Şüphesiz benim Rabbim elbette ki Ğafûr’dur, Rahîm’dir.”
ve kâle irkebû
Hasan Basri Çantay = (Nuh) dedi ki: «Binin içerisine. Onun akması da, durması da Allahın adıyladır. Seksiz şübhesiz Rabbim çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir».
ve kâle irkebû
Hayrat Neşriyat = (Nûh) dedi ki: 'Ona binin; onun akıp gitmesi de durması da Allah’ın ismiyledir. Şübhesiz ki Rabbim, elbette Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.'
ve kâle irkebû
İbni Kesir = Nuh dedi ki: Ona binin, onun akıp gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Rabbım muhakkak Gafur ve Rahim'dir.
ve kâle irkebû
Kadri Çelik = (Nuh) Dedi ki: “Ona binin. Onun yüzmesi de demir atması (durması) da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz benim Rabbim bağışlayandır, esirgeyendir.”
ve kâle irkebû
Muhammed Esed = Böylece (kendisini izleyenlere Nuh): "Haydi, binin artık," dedi, "yürümesi de, demir atması da Allah adıyla olan bu gemiye! Doğrusu, benim Rabbim gerçekten bağışlayıcıdır, esirgeyicidir!"
ve kâle irkebû
Mustafa İslamoğlu = Sonunda (Nuh) "Haydi, ona binin!" talimatını verdi; "yol alması da, demir atması da Allah'ın adıyla olsun: gerçek şu ki, benim Rabbim elbette tarifsiz bir bağışlayıcıdır, eşsiz merhamet kaynağıdır."
ve kâle irkebû
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve dedi ki: «Onun içine akması ve durması anında da Allah Teâlâ'nın ismini yâd ederek binin. Şüphe yok ki, Rabbim gafûrdur, rahîmdir.»
ve kâle irkebû
Ömer Öngüt = Dedi ki: “Gemiye binin. Onun akması da durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz ki Rabbim çok bağışlayandır, çok merhametlidir. ”
ve kâle irkebû
Şaban Piriş = -Ona binin, Onun yürümesi ve durması Allah’ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim, bağışlayan ve merhamet edendir, dedi.
ve kâle irkebû
Sadık Türkmen = Dedi ki: “Onun içine binin. Onun akıp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim; çok bağışlayandır, çok esirgeyicidir.”
ve kâle irkebû
Seyyid Kutub = Nuh dedi ki; «Haydi gemiye bininiz. Onun sular içinde yol alması da, bir yerde durması da Allah'ın adı ile gerçekleşecektir. Hiç şüphesiz Rabbim affedicidir, merhametlidir.»
ve kâle irkebû
Suat Yıldırım = Nuh dedi ki "Binin gemiye! Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah’ın adıyladır. Gerçekten Rabbim gafurdur, rahîmdir" (affı, rahmet ve ihsanı pek boldur).
ve kâle irkebû
Süleyman Ateş = "Haydi, gemiye binin, dedi. Onun akıp gitmesi de durması da Allâh'ın adıyledir. Rabbim, elbette bağışlayandır, esirgeyendir!"
ve kâle irkebû
Tefhim-ul Kuran = Dedi ki: «Ona binin. Onun yüzmesi de, demir atması (durması) da Allah'ın adıyladır. Şüphe yok, benim Rabbim bağışlayandır, esirgeyendir.»
ve kâle irkebû
Ümit Şimşek = Nuh 'Gemiye binin,' dedi. 'Onun yüzmesi de, durması da Allah'ın adıyladır. Rabbim ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.'
ve kâle irkebû
Yaşar Nuri Öztürk = Nûh dedi: "Binin içine! Onun akıp gitmesi de demir atması da Allah'ın adıyladır. Benim Rabbim elbette ki Gafûr'dur, Rahîm'dir."
ve kâle irkebû
İskender Ali Mihr = Ve ona binin. Onun yüzmesi ve demir atması (durması) Allah’ın adıyladır. Muhakkak ki benim Rabbim mutlaka Gafûr’dur (mağfiret eden), Rahîm’dir (rahmet nuru gönderen).
ve kâle irkebû
İlyas Yorulmaz = Nuh iman edenlere “Hareketini ve hareketin vaktini Allah’ın belirleyeceği bu gemiye binin. Şüphe yok ki Rabbim bağışlayan ve merhamet edendedir” dedi.