Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve ileynâ
Diyanet İşleri = Şüphesiz yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız, biz! Ancak bize döndürülecekler.
ve ileynâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki biziz yeryüzünün ve yeryüzünde olanların mîrasçısı ve dönüp bizim tapımıza gelir onlar.
ve ileynâ
Abdullah Parlıyan = Halbuki, o gün mutlaka er geç gelecek ve çatacak, yeryüzü ve onun üzerindeki herşey yok olacak sonra, herşeyin sahibi olarak kalacak olan yine biz olacağız ve o zaman onların hepsi bize dönecekler.
ve ileynâ
Adem Uğur = Yeryüzüne ve onun üzerindekilere ancak biz vâris oluruz (her şey gider, biz kalırız) ve onlar ancak bize döndürülürler.
ve ileynâ
Ahmed Hulusi = Ne arz kalır ne de üstünde herhangi bir şey! Hepsi bize (hakikatlerine) döndürülürler.
ve ileynâ
Ahmet Tekin = Şüphesiz biz bütün yeryüzüne ve üzerindeki herkese vâris olacağız, baki olan biziz. Herkes bizim huzurumuza getirilerek hesap verecek.
ve ileynâ
Ahmet Varol = Şüphesiz biz yeryüzüne ve onun üzerinde bulunanlara varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.
ve ileynâ
Ali Bulaç = Elbette, yeryüzünde ve onun üzerindekilere biz varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.
ve ileynâ
Ali Fikri Yavuz = Gerçekten biz, arza ve bütün üzerindekilere varis olacağız, (Bizden başka kimse kalmıyacak). Onlar da hesap için hep bize döndürülecekler.
ve ileynâ
Ali Ünal = Şurası bir gerçek ki, yeryüzüne ve yeryüzünde bulunan bütün şuurlu canlılara sonunda Biz vâris olacağız ve onların hepsi neticede Bizim huzurumuza getirileceklerdir.
ve ileynâ
Bayraktar Bayraklı = Yeryüzüne ve onun üzerindekilere ancak biz vâris oluruz ve onlar ancak bize döndürülürler.
ve ileynâ
Bekir Sadak = suphesiz Biz butun yeryuzune ve uzerinde bulunanlara varis olacagiz. Onlar Bize doneceklerdir. *
ve ileynâ
Celal Yıldırım = Şüphesiz ki biz, yeryüzüne de, onda bulunanlara da vâris olacağız ve onlar ancak bize döndürüleceklerdir.
ve ileynâ
Cemal Külünkoğlu = Kuşku yok ki, yeryüzünün ve oradaki tüm varlıkların son mirasçısı biz olacağız. (O zaman) onların hepsi bize döndürüleceklerdir.
ve ileynâ
Diyanet İşleri (eski) = Şüphesiz Biz bütün yeryüzüne ve üzerinde bulunanlara varis olacağız. Onlar Bize döneceklerdir.
ve ileynâ
Diyanet Vakfi = Yeryüzüne ve onun üzerindekilere ancak biz vâris oluruz (her şey gider, biz kalırız) ve onlar ancak bize döndürülürler.
ve ileynâ
Edip Yüksel = Yer ve üzerindekiler bize kalacak; onlar bize döndürülecekler.
ve ileynâ
Elmalılı Hamdi Yazır = her halde Arza ve bütün üzerindekilere biz varis olacağız biz, ve hep onlar bize irca olunacaklar
ve ileynâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kesinlikle yeryüzüne ve bütün üzerindekilere Biz varis olacağız Biz! Ve onlar, hep Bize döndürüleceklerdir.
ve ileynâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şüphesiz biz bütün yeryüzüne ve üzerindekilere varis olacağız. Ve onlar da mutlaka bize döndürüleceklerdir.
ve ileynâ
Gültekin Onan = Elbette, yeryüzünde ve onun üzerindekilere biz varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.
ve ileynâ
Harun Yıldırım = Yeryüzüne ve üzerindekilere ancak biz mirasçı oluruz ve onlar ancak bize döndürülürler.
ve ileynâ
Hasan Basri Çantay = Şübhe yok ki (bütün) arza ve onun üzerinde bulunan kimselere biz vâris olacağız biz. Onlar (nihayet) ancak bize döndürüleceklerdir.
ve ileynâ
Hayrat Neşriyat = Şübhesiz ki, yeryüzüne ve üzerinde bulunan kimselere ancak biz vâris oluruz ve(onlar) ancak bize döndürülürler.
ve ileynâ
İbni Kesir = Şüphe yok ki bütün yeryüzüne ve üzerinde bulunanlara Biz, varis olacağız Ve onlar, Bize döndürüleceklerdir.
ve ileynâ
Kadri Çelik = Şüphe yok, yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.
ve ileynâ
Muhammed Esed = Oysa, (o Gün er geç gelip çatacak ve) yeryüzü ve onun üzerinde yaşayanlar geçip gittikten sonra yalnızca Biz kalacağız; ve (o zaman) onların hepsi Bize dönecekler.
ve ileynâ
Mustafa İslamoğlu = Ama bakın; (o gün) yeryüzü ve onun üzerinde yaşayan herkes yok olacak, geriye tek Biz kalacağız: nihayet onların tümü Bize dönecekler.
ve ileynâ
Ömer Nasuhi Bilmen = Biz, şüphe yok ki Biz, yeryüzüne ve onun üzerinde bulunanlara varis olacağız, ve Bize döndürüleceklerdir.
ve ileynâ
Ömer Öngüt = Şüphesiz ki biz bütün yeryüzüne ve üzerinde bulunanlara vâris olacağız. Onlar bize döndürülecekler.
ve ileynâ
Şaban Piriş = Şüphesiz yeryüzüne ve üzerindekilere biz varis olacağız. Ve bize döndürülecekler.
ve ileynâ
Sadık Türkmen = Şüphesiz biz yeryüzüne ve üzerinde bulunanlara vâris oluruz. Ve onlar, Bizim katımıza döndürülecekler.
ve ileynâ
Seyyid Kutub = Kuşku yok ki, yeryüzünün ve oradaki tüm varlıkların son mirasçısı biz olacağız, tüm insanlar bize döndürüleceklerdir.
ve ileynâ
Suat Yıldırım = Şu kesin bir gerçektir ki bütün dünyaya ve dünyada yaşayan bütün insanlara Biz vâris olacağız (onlar sona erip baki Allah kalacak) ve ölümden sonra hepsi diriltilip Bizim huzurumuza getirileceklerdir.
ve ileynâ
Süleyman Ateş = Dünyâya ve üzerinde bulunanlara biz vâris oluruz biz, ve bize döndürülürler.
ve ileynâ
Tefhim-ul Kuran = Şüphe yok, yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.
ve ileynâ
Ümit Şimşek = Yeryüzüne de, onun üzerindekilere de Biz vâris oluruz; onlar ise huzurumuza dönerler.
ve ileynâ
Yaşar Nuri Öztürk = Yeryüzüne ve üzerindekilere biz mirasçı olacağız, biz. Ve bize döndürülecekler.
ve ileynâ
İskender Ali Mihr = Muhakkak ki Biz, yeryüzüne ve onun üzerinde olan kimselere Biz, varis olacağız. Ve onlar, Biz’e döndürülecekler.
ve ileynâ
İlyas Yorulmaz = Yeryüzü ve üzerinde bulunanların hepsinin sahibi biziz ve o gün her şeye biz sahipleniriz . ve o gün bize döndürülürler.
ve ileynâ
Diyanet İşleri = Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.
ve ileynâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Herkes, ölümü tadacak ve sizi, bir sınama olarak hayırla, şerle de denemedeyiz ve dönüp tapımıza geleceksiniz.
ve ileynâ
Abdullah Parlıyan = Her can ölümü tadacaktır, sizi imtihan olsun diye iyilik ve kötülüklerle sınarız. Sonunda hepiniz bize döndürüleceksiniz.
ve ileynâ
Adem Uğur = Her canlı, ölümü tadar. Bir deneme olarak sizi hayırla da, şerle de imtihan ederiz. Ve siz, ancak bize döndürüleceksiniz.
ve ileynâ
Ahmed Hulusi = Her nefs (bilinç) ölümü TADACAKTIR! Biz kuvvelerinizi keşfedesiniz diye sizi şerr ve hayır ile deneriz. . . Bize döndürülürsünüz.
ve ileynâ
Ahmet Tekin = Biz, sizi felâketli günlerin getireceği belâlarla, refahın doğuracağı sıkıntılarla imtihan ederken, her nefis, her canlı ölümü tadacaktır. Bizim huzurumuza getirilerek hesaba çekileceksiniz.
ve ileynâ
Ahmet Varol = Her can ölümü tadacaktır. Bir imtihan olarak biz sizi hayra da şerre de mübtela kılıyoruz. (Sonuçta) bize döndürüleceksiniz.
ve ileynâ
Ali Bulaç = Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz.
ve ileynâ
Ali Fikri Yavuz = Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de, sonunda bize döndürüleceksiniz.
ve ileynâ
Ali Ünal = Her nefis, ölümü tatmaya mahkûmdur (ve dolayısıyla bir gün) onu mutlaka tadacaktır. Sizi, gerçek değeriniz nedir ortaya çıksın diye şerler ve hayırlar arasında imtihan ediyoruz. Zaten Bize dönme yolundasınız ve neticede huzurumuza getirileceksiniz.