Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız, biz! Ancak bize döndürülecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki biziz yeryüzünün ve yeryüzünde olanların mîrasçısı ve dönüp bizim tapımıza gelir onlar.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Abdullah Parlıyan = Halbuki, o gün mutlaka er geç gelecek ve çatacak, yeryüzü ve onun üzerindeki herşey yok olacak sonra, herşeyin sahibi olarak kalacak olan yine biz olacağız ve o zaman onların hepsi bize dönecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Adem Uğur = Yeryüzüne ve onun üzerindekilere ancak biz vâris oluruz (her şey gider, biz kalırız) ve onlar ancak bize döndürülürler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Ahmed Hulusi = Ne arz kalır ne de üstünde herhangi bir şey! Hepsi bize (hakikatlerine) döndürülürler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Ahmet Tekin = Şüphesiz biz bütün yeryüzüne ve üzerindeki herkese vâris olacağız, baki olan biziz. Herkes bizim huzurumuza getirilerek hesap verecek.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Ahmet Varol = Şüphesiz biz yeryüzüne ve onun üzerinde bulunanlara varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Ali Bulaç = Elbette, yeryüzünde ve onun üzerindekilere biz varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten biz, arza ve bütün üzerindekilere varis olacağız, (Bizden başka kimse kalmıyacak). Onlar da hesap için hep bize döndürülecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Ali Ünal = Şurası bir gerçek ki, yeryüzüne ve yeryüzünde bulunan bütün şuurlu canlılara sonunda Biz vâris olacağız ve onların hepsi neticede Bizim huzurumuza getirileceklerdir.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Bayraktar Bayraklı = Yeryüzüne ve onun üzerindekilere ancak biz vâris oluruz ve onlar ancak bize döndürülürler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Bekir Sadak = suphesiz Biz butun yeryuzune ve uzerinde bulunanlara varis olacagiz. Onlar Bize doneceklerdir. *

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Celal Yıldırım = Şüphesiz ki biz, yeryüzüne de, onda bulunanlara da vâris olacağız ve onlar ancak bize döndürüleceklerdir.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Cemal Külünkoğlu = Kuşku yok ki, yeryüzünün ve oradaki tüm varlıkların son mirasçısı biz olacağız. (O zaman) onların hepsi bize döndürüleceklerdir.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Diyanet İşleri (eski) = Şüphesiz Biz bütün yeryüzüne ve üzerinde bulunanlara varis olacağız. Onlar Bize döneceklerdir.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Diyanet Vakfi = Yeryüzüne ve onun üzerindekilere ancak biz vâris oluruz (her şey gider, biz kalırız) ve onlar ancak bize döndürülürler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Edip Yüksel = Yer ve üzerindekiler bize kalacak; onlar bize döndürülecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = her halde Arza ve bütün üzerindekilere biz varis olacağız biz, ve hep onlar bize irca olunacaklar

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Kesinlikle yeryüzüne ve bütün üzerindekilere Biz varis olacağız Biz! Ve onlar, hep Bize döndürüleceklerdir.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Şüphesiz biz bütün yeryüzüne ve üzerindekilere varis olacağız. Ve onlar da mutlaka bize döndürüleceklerdir.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Gültekin Onan = Elbette, yeryüzünde ve onun üzerindekilere biz varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Harun Yıldırım = Yeryüzüne ve üzerindekilere ancak biz mirasçı oluruz ve onlar ancak bize döndürülürler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Hasan Basri Çantay = Şübhe yok ki (bütün) arza ve onun üzerinde bulunan kimselere biz vâris olacağız biz. Onlar (nihayet) ancak bize döndürüleceklerdir.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Hayrat Neşriyat = Şübhesiz ki, yeryüzüne ve üzerinde bulunan kimselere ancak biz vâris oluruz ve(onlar) ancak bize döndürülürler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 İbni Kesir = Şüphe yok ki bütün yeryüzüne ve üzerinde bulunanlara Biz, varis olacağız Ve onlar, Bize döndürüleceklerdir.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Kadri Çelik = Şüphe yok, yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Muhammed Esed = Oysa, (o Gün er geç gelip çatacak ve) yeryüzü ve onun üzerinde yaşayanlar geçip gittikten sonra yalnızca Biz kalacağız; ve (o zaman) onların hepsi Bize dönecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Mustafa İslamoğlu = Ama bakın; (o gün) yeryüzü ve onun üzerinde yaşayan herkes yok olacak, geriye tek Biz kalacağız: nihayet onların tümü Bize dönecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Biz, şüphe yok ki Biz, yeryüzüne ve onun üzerinde bulunanlara varis olacağız, ve Bize döndürüleceklerdir.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Ömer Öngüt = Şüphesiz ki biz bütün yeryüzüne ve üzerinde bulunanlara vâris olacağız. Onlar bize döndürülecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Şaban Piriş = Şüphesiz yeryüzüne ve üzerindekilere biz varis olacağız. Ve bize döndürülecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Sadık Türkmen = Şüphesiz biz yeryüzüne ve üzerinde bulunanlara vâris oluruz. Ve onlar, Bizim katımıza döndürülecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Seyyid Kutub = Kuşku yok ki, yeryüzünün ve oradaki tüm varlıkların son mirasçısı biz olacağız, tüm insanlar bize döndürüleceklerdir.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Suat Yıldırım = Şu kesin bir gerçektir ki bütün dünyaya ve dünyada yaşayan bütün insanlara Biz vâris olacağız (onlar sona erip baki Allah kalacak) ve ölümden sonra hepsi diriltilip Bizim huzurumuza getirileceklerdir.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Süleyman Ateş = Dünyâya ve üzerinde bulunanlara biz vâris oluruz biz, ve bize döndürülürler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Tefhim-ul Kuran = Şüphe yok, yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız ve onlar bize döndürülecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Ümit Şimşek = Yeryüzüne de, onun üzerindekilere de Biz vâris oluruz; onlar ise huzurumuza dönerler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yeryüzüne ve üzerindekilere biz mirasçı olacağız, biz. Ve bize döndürülecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki Biz, yeryüzüne ve onun üzerinde olan kimselere Biz, varis olacağız. Ve onlar, Biz’e döndürülecekler.

ve ileynâ

  Meryem / 40 -

 İlyas Yorulmaz = Yeryüzü ve üzerinde bulunanların hepsinin sahibi biziz ve o gün her şeye biz sahipleniriz . ve o gün bize döndürülürler.

ve ileynâ

  Enbiyâ / 35 -

 Diyanet İşleri = Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz.

ve ileynâ

  Enbiyâ / 35 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Herkes, ölümü tadacak ve sizi, bir sınama olarak hayırla, şerle de denemedeyiz ve dönüp tapımıza geleceksiniz.

ve ileynâ

  Enbiyâ / 35 -

 Abdullah Parlıyan = Her can ölümü tadacaktır, sizi imtihan olsun diye iyilik ve kötülüklerle sınarız. Sonunda hepiniz bize döndürüleceksiniz.

ve ileynâ

  Enbiyâ / 35 -

 Adem Uğur = Her canlı, ölümü tadar. Bir deneme olarak sizi hayırla da, şerle de imtihan ederiz. Ve siz, ancak bize döndürüleceksiniz.

ve ileynâ

  Enbiyâ / 35 -

 Ahmed Hulusi = Her nefs (bilinç) ölümü TADACAKTIR! Biz kuvvelerinizi keşfedesiniz diye sizi şerr ve hayır ile deneriz. . . Bize döndürülürsünüz.

ve ileynâ

  Enbiyâ / 35 -

 Ahmet Tekin = Biz, sizi felâketli günlerin getireceği belâlarla, refahın doğuracağı sıkıntılarla imtihan ederken, her nefis, her canlı ölümü tadacaktır. Bizim huzurumuza getirilerek hesaba çekileceksiniz.

ve ileynâ

  Enbiyâ / 35 -

 Ahmet Varol = Her can ölümü tadacaktır. Bir imtihan olarak biz sizi hayra da şerre de mübtela kılıyoruz. (Sonuçta) bize döndürüleceksiniz.

ve ileynâ

  Enbiyâ / 35 -

 Ali Bulaç = Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz bize döndürüleceksiniz.

ve ileynâ

  Enbiyâ / 35 -

 Ali Fikri Yavuz = Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de, sonunda bize döndürüleceksiniz.

ve ileynâ

  Enbiyâ / 35 -

 Ali Ünal = Her nefis, ölümü tatmaya mahkûmdur (ve dolayısıyla bir gün) onu mutlaka tadacaktır. Sizi, gerçek değeriniz nedir ortaya çıksın diye şerler ve hayırlar arasında imtihan ediyoruz. Zaten Bize dönme yolundasınız ve neticede huzurumuza getirileceksiniz.