Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Diyanet İşleri = “Ey Rabbimiz! Bizi, inkâr edenlerin zulmüne uğratma. Bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Rabbimiz, bizi kâfirlere sınanma konusu yapma ve suçlarımızı ört Rabbimiz, şüphe yok ki sen üstünsün, hüküm ve hikmet sâhibisin.

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Abdullah Parlıyan = Ey Rabbimiz! Bizi senden gelen gerçekleri inkâr edenler için bir oyun ve eğlence aracı yapma, günahlarımızı bağışla. Ey Rabbimiz! Çünkü sensin tek mağlup edilemeyen güç sahibi ve herşeyi yerli yerince yapan da yine sensin.”

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Adem Uğur = Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için deneme konusu kılma, bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegâne galip ve hikmet sahibi, ancak sensin.

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Ahmed Hulusi = "Rabbimiz! Hakikat bilgisini inkâr edenler için bizi sınav objesi kılma! Bizi mağfiret et Rabbimiz! Muhakkak ki sen Aziyz'sin, Hakiym'sin. "

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Ahmet Tekin = 'Rabbimiz, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek ört-bas edip inkârda ısrar edenleri, düşmanları, dinimize saldırtarak, bizi üstesinden gelemeyeceğimiz baskıya, zulme, işkenceye maruz bırakma. Bizi koruma kalkanına al, bağışla. Rabbimiz sen, yalnız sen hikmet sahibi, kudretli ve hükümransın.'

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Ahmet Varol = 'Rabbimiz! Bizi inkâr edenler için sınama (konusu) kılma ve bizi bağışla ey Rabbimiz! Şüphesiz sen güçlüsün, hikmet sahibisin.'

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Ali Bulaç = "Rabbimiz, bizi inkâr edenler için fitne (deneme konusu) kılma ve bizi bağışla Rabbimiz. Şüphesiz Sen, üstün ve güçlüsün, hüküm ve hikmet sahibisin."

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey Rabbimiz! Bizi, o kâfir olanların fitnesi kılma, (bizi onlara ezdirme); bizi bağışla. Ey Rabbimiz! Muhakkak ki sen, Azîz’sin= her şeye galibsin, imansızlardan intikam alırsın, Hakîm’sin= müminlere zafer veren hikmet sahibisin.”

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Ali Ünal = “Rabbimiz, imtihan için küfredenleri üzerimize salıp bizi musibetlere maruz bırakma. Bizi bağışla Rabbimiz. Şüphesiz ki Sen’sin Azîz (mutlak izzet ve ululuk sahibi, her işte üstün ve mutlak galip); Hakîm (her hüküm ve icraatında pek çok hikmetler bulunan).”

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Bayraktar Bayraklı = “Ey Rabbimiz! Bizi, inkâr edenlerin oyuncağı durumuna getirme, bizi bağışla! Şüphesiz senin gücün her şeye yeter; her işinde hikmet vardır.”[630]

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Bekir Sadak = «ORabbimiz! Bizi, inkar edenlerle deneme; bizi bagisla, dogrusu Sen, guclu olan, Hakim olansin.»

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Celal Yıldırım = Ey Rabbimiz! Bizi o küfre sapanlarla imtihan etme, (onların yüzünden bizi fitneye uğratma), bizi bağışla ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen, çok üstünsün, çok güçlüsün, hikmet sahibisin.

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Cemal Külünkoğlu = “Ey Rabbimiz! Bizi, inkâr edenlerin zulmüne uğratma! Bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Rabbimiz! Bizi, inkar edenlerle deneme; bizi bağışla, doğrusu Sen, güçlü olan, Hakim olansın.'

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Diyanet Vakfi = Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için deneme konusu kılma, bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegâne galip ve hikmet sahibi, ancak sensin.

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Edip Yüksel = 'Rabbimiz, inkarcılar için bizi bir sınanma aracı kılma, bizi bağışla. Rabbimiz sen Üstünsün, Bilgesin.'

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ya rabbena! Bizleri o küfredenlerin fitnesi kılma ve bizlere mağfiret buyur çünkü sensin ancak öyle azîz, öyle hakîm.

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ey Rabbimiz, bizi o küfredenlerin fitnesi kılma ve bizleri bağışla ey Rabbimiz! Çünkü Sensin ancak öyle üstün olan, öyle hikmet sahibi olan!

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Rabbimiz! Bizi inkar edenler için bir fitne kılma, (onlara mağlub etme!) bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegane gâlib ve hikmet sahibi ancak sensin.»

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Gültekin Onan = "Rabbimiz, bizi küfredenler için bir fitne (deneme konusu) kılma ve bizi bağışla rabbimiz. Şüphesiz sen, üstün ve güçlüsün, hüküm ve hikmet sahibisin."

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Harun Yıldırım = “Rabbimiz bizi küfürde ısrar edenler için fitne kılma ve bize mağfiret et, ey Rabbimiz! Şüphesiz Azîz ve Hakîm olan sensin, yalnız sen!”

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Hasan Basri Çantay = «Ey Rabbimiz, bizi o küfredenler için bir fitne (mevzuu) yapma. Bizi yarlığa Rabbimiz. Çünkü hakıykat gaalib-i mutlak, yegâne hukûm ve hikmet saahibi Sensin Sen».

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Hayrat Neşriyat = Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için deneme konusu kılma, bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegâne galip ve hikmet sahibi, ancak sensin.

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 İbni Kesir = Ey Rabbımız; bizi, o küfredenler için bir fitne kılma. Bağışla bizi. Ey Rabbımız; doğrusu Aziz, Hakim olan Sensin Sen.

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Kadri Çelik = “Rabbimiz! Küfre sapanlar için bizi deneme konusu kılma ve bizi bağışla. Rabbimiz! Şüphesiz sen güçlüsün, hikmet sahibisin.”

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Muhammed Esed = Ey Rabbimiz! Bizi hakikati inkar edenler için bir oyun ve eğlence aracı yapma! Ve günahlarımızı bağışla, ey Rabbimiz! Çünkü Sensin tek kudret ve hikmet sahibi!"

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Mustafa İslamoğlu = "Rabbimiz, bizi inkâr edenler için fitne (deneme konusu) kılma ve bizi bağışla Rabbimiz. Şüphesiz Sen, üstün ve güçlüsün, hüküm ve hikmet sahibisin."

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Ey Rabbimiz! Bizi kâfir olanlar için bir fitne kılma ve bizim için mağfiret buyur. Ey Rabbimiz, şüphe yok ki azîz, hakîm olan ancak Sen'sin.»

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Ömer Öngüt = "Ey Rabbimiz! Bizi inkâr edenlerle imtihan etme, bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Yegâne gâlip ve hükmünde hikmet sahibi ancak sensin. "

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Şaban Piriş = Rabbimiz, bizi inkar edenler için deneme kılma. Bizi bağışla Rabbimiz, şüphesiz sen, güçlü ve hakim sensin!

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Sadık Türkmen = “ey rabbimiz! Bizi, inkâr edenlerin zulmüne uğratma! Bizi bağışla! Ey Rabbimiz! Şüphesiz Sen mutlak güç sahibisin, doğru hüküm/karar verensin.”

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Seyyid Kutub = Rabbimiz! Bizi, inkar edenlerle imtihan etme; bizi bağışla, doğrusu sen, güçlü olan, Hakim olansın.

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Suat Yıldırım = "Ey Ulu Rabbimiz, bizi kâfirlere deneme konusu kılma, affet bizi. Çünkü Sen azîz ve hakîmsin (mutlak galip, tam hüküm ve hikmet sahibisin)."

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Süleyman Ateş = "Rabbimiz, bizi inkâr edenler için bir sınav yapma (bizi onların baskı ve işkencesi altına düşürme), bizi bağışla. Rabbimiz, yegâne gâlib, hüküm ve hikmet sâhibi, ancak Sensin, Sen!"

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Tefhim-ul Kuran = «Rabbimiz, küfretmekte olanlar için bizi fitne (deneme konusu) kılma ve bizi bağışla Rabbimiz. Şüphesiz sen, üstün ve güçlüsün, hüküm ve hikmet sahibisin.»

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Ümit Şimşek = 'Rabbimiz! Bizi kâfirler için fitne yapma. Bizi bağışla. Şüphesiz ki Senin kudretin herşeye üstün, hikmetin herşeyi kuşatmıştır.'

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Ey Rabbimiz! Bizi, küfre sapanlar için bir fitne/imtihan aracı yapma! Bağışla bizi ey Rabbimiz! Sen, yalnız sen sonsuz kudretin, sonsuz hikmetin sahibisin."

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 İskender Ali Mihr = Rabbimiz, bizi kâfirlere fitne kılma! Ve bizi mağfiret et Rabbimiz. Muhakkak ki Sen, Sen; Azîz’sin, Hakîm’sin.

ve igfir

  Mümtehine / 5 -

 İlyas Yorulmaz = “Ey Rabbimiz! Doğruları inkar edenler için, bizi imtihan vesilesi etme, bizi bağışla. Rabbimiz sen çok güçlü olan ve her şeyin hükmünü verensin” dedi.

ve igfir-lenâ

  Tahrîm / 8 -

 Diyanet İşleri = Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler.

ve igfir-lenâ

  Tahrîm / 8 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ey inananlar, tövbe edin Allah'a hâlis bir tövbeyle; umulur ki Rabbiniz; kötülüklerinizi örter ve sizi, kıyılarından ırmaklar akan cennetlere sokar, o gün Allah, Peygamberi ve inananlardan onunla berâber bulunanları horlamaz, nurları, önlerinde ve sağ yanlarında koşar, parlar da Rabbimiz derler, nûrumuzu tamamla, kuvvetlendir bize ve ört suçlarımızı bizim, şüphe yok ki senin, her şeye gücün yeter.

ve igfir-lenâ

  Tahrîm / 8 -

 Abdullah Parlıyan = Ey iman edenler! Tam bir pişmanlık ve gönül huzuru içinde gösterişten uzak ölçüde Allah'a tevbe edin. Umulur ki Rabbiniz kötülüklerinizi örtüp yok eder ve sizi içinden ırmaklar akan cennetlere koyar ki o gün Allah, peygamberi ve O'nunla beraber iman edenleri utandırmaz ve nurları önlerinde ve sağlarında hızla yayılır ve “Ey Rabbimiz!” derler. “Bizim nurumuzu tamamla ve kuvvetlendir ve bizi bağışla, şüphesiz ki senin gücün herşeye yeter.”

ve igfir-lenâ

  Tahrîm / 8 -

 Adem Uğur = Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile Allah'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve Onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların önlerinden ve sağlarından (amellerinin) nûrları aydınlatıp gider de, "Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü sen her şeye kadirsin" derler.

ve igfir-lenâ

  Tahrîm / 8 -

 Ahmed Hulusi = Ey iman edenler! Allâh'a özden ve kesin bir tövbe ile tövbe edin! Umulur ki Rabbiniz kötülüklerinizi sizden örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere dâhil eder. O süreçte Allâh, O Nebi'yi ve Onunla beraber iman etmişleri rezil - rüsva etmez! Onların nûru, önlerinden ve sağ taraflarında koşar. Derler ki: "Rabbimiz. . . Nûrumuzu tamamla ve bizi mağfiret eyle. . . Muhakkak ki sen her şeye Kaadir'sin. "

ve igfir-lenâ

  Tahrîm / 8 -

 Ahmet Tekin = Ey iman edenler, tevbe-i nasuh ile, hâlisâne, samimi bir tevbe ile günah işlemekten vazgeçerek, Allah’a itaate yönelin, üzerinizdeki başkalarına ait hakları sahiplerine iade edin. Umulur ki, Rabbiniz kusurlarınızı siler, bağışlar. Sizi altından ırmaklar akan cennet konaklarına koyar. Allah’ın, peygamberini ve onunla birlikte, iman edenleri utandırmayacağı bir günde, sizi cennetlere koyar.Onların imanlarından, işledikleri hayırlardan ve sâlih amellerinden kaynaklanan nurları, genişleyerek ve yayılarak önlerini, sağlarını, sollarını aydınlatır. Onlar:'Rabbimiz, bizim faydalanmamız için nurumuzu devam ettir, bizi koruma kalkanına al, bağışla. Senin her şeye gücün kudretin yeter.' derler.

ve igfir-lenâ

  Tahrîm / 8 -

 Ahmet Varol = Ey iman edenler! Gönlü etkileyen (nasuh) tevbe ile Allah'a tevbe edin. Olur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere sokar. O gün Allah Peygamber'i ve onunla birlikte iman edenleri utandırmaz. Nurları önlerinden ve sağlarından koşar. Derler ki: 'Rabbimiz! Bizim nurumuzu tamamla ve bizi bağışla. Şüphesiz sen her şeye güç yetirensin.'

ve igfir-lenâ

  Tahrîm / 8 -

 Ali Bulaç = Ey iman edenler! Allah'a kesin (nasuh) bir tevbe ile tevbe edin. Olabilir ki, Allah sizin kötülüklerinizi örter ve altından ırmaklar akan cennetlere sokar. O gün Allah, Peygamberi ve onunla birlikte iman edenleri küçük düşürmeyecektir. Nurları, önlerinde ve sağ yanlarında koşar parıldar. Derler ki: "Rabbimiz nurumuzu tamamla, bizi bağışla! Şüphesiz Sen, her şeye güç yetirensin."

ve igfir-lenâ

  Tahrîm / 8 -

 Ali Fikri Yavuz = Ey iman edenler! Allah’a öyle tevbe edin ki, tam bir pişmanlıkla halis bir tevbe olsun; olur ki Rabbiniz, kötülüklerinizi örter ve sizi, (ağaçları) altından ırmaklar akar cennetlere koyar. O gün Allah, Peygamberini ve O’nunla beraber iman edenleri utandırmıyacaktır. (Sırat üzerinde) nurları önlerinde ve sağlarında koşub parlayacak; şöyle diyeceklerdir: “- Ey Rabbimiz! Bizim nûrumuzu tamamla, (bu Sırat üzerinde nûrları sönen münafıklar gibi bizleri yapma). Bizi bağışla; muhakkak ki sen, her şeye kadirsin.”

ve igfir-lenâ

  Tahrîm / 8 -

 Ali Ünal = Ey iman edenler! İçten ve ıslah edici bir tevbe ile Allah’a yönelin! Umulur ki Rabbiniz, (arada bir de olsa işlemekten kurtulamadığınız) fenalıklarınızı, günahlarınızı siler ve sizi (ağaçlarının arasından ve köşklerinin) altından ırmaklar akan cennetlere koyar. O gün Allah, Peygamber’i ve onun beraberindeki mü’minleri utandırmaz, sükûtu hayale uğratmaz. Onların nurları, önlerinden ve sağlarından parlayarak âdeta koşturur ve yollarını aydınlatır. “Rabbimiz,” derler, “(Cennet’e ulaşabilmemiz için lütf u kereminden) nûrumuzu tam ver ve bizi bağışla. Sen, her şey üzerinde mutlak güç yetirensin.”