Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Diyanet İşleri = “Bunun sebebi, Allah’ın âyetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır.” Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bu da, Allah âyetlerini alaya almanızdan ve dünyâ yaşayışının sizi aldatmasından geldi başınıza; artık bugün oradan çıkarılmaz onlar ve özür de istenmez onlardan.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Abdullah Parlıyan = Bunun böyle olmasının sebebi, sizin Allah'ın ayetlerini alay, eğlence edinmeniz ve dünya hayatının sizi aldatmasından dolayıdır. Artık onlar o gün ne ateşten çıkarılacak, ne de özür dilemelerine fırsat verilecektir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Adem Uğur = Bunun böyle olmasının sebebi şudur: Siz Allah'ın âyetlerini alaya aldınız, dünya hayatı sizi aldattı. Artık bugün ateşten çıkarılmayacaklardır ve onların (Allah'ı) hoşnut etmeleri de istenmeyecektir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Ahmed Hulusi = "Bunun böyle oluşunun sebebi şudur: Allâh işaretlerini ciddiye almadınız ve dünya zevkleri sizi aldattı!". . . Bugün ondan (ateşten) çıkarılmazlar ve onlardan özür de kabul edilmez!

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Ahmet Tekin = İşte bu, Allah’ın âyetlerini alaya almanız, dünya hayatının sizi aldatması sebebiyledir. Bugün, o ateşten çıkamayacaklar. Onlardan, Allah’ın hoşnut edilmesi de istenmeyecektir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Ahmet Varol = Bu, Allah'ın ayetlerini alaya aldığınız ve dünya hayatı sizi aldattığı içindir.' Artık bugün oradan çıkarılmazlar ve onlardan (Allah'ı) hoşnut edecek bir şey yapmaları da istenmez.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Ali Bulaç = "Bunun nedeni şudur: Çünkü siz Allah'ın ayetlerini alay konusu edindiniz; dünya hayatı da sizi aldattı." Böylece ne oradan (ateşten) çıkarılırlar, ne (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Ali Fikri Yavuz = Size bu cezanın sebebi şu: Çünkü siz Allah’ın ayetlerini eğlenceye aldınız ve dünya hayatı sizi aldattı. Onun için, bugün ateşten çıkarılmazlar ve kendilerinden (Allah’ı razı kılacak) bir özür de kabul edilmez.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Ali Ünal = “Evet böyledir; çünkü siz, Allah’ın âyetlerini alay konusu yapıyordunuz ve dünya hayatı sizi aldatmıştı.” Dolayısıyla bugün asla Ateş’ten çıkarılmayacakları gibi, hallerini ıslah gayesiyle dünyaya iade edilmeleri konusunda mazeretleri de dinlenmeyecektir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Bayraktar Bayraklı = “Bunun sebebi, sizin, Allah'ın âyetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır.” Artık o gün, ne ateşten çıkarılacaklar, ne de Allah'ı hoşnut etmeleri istenecektir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Bekir Sadak = «Bu, Allah'in ayetlerini alaya almanizdan ve dunya hayatinin sizi aldatmis olmasindan oturudur.» O gun, ne oradan cikarilirlar ve ne de ozurleri dinlenir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Celal Yıldırım = Bu böyledir; çünkü siz, Allah'ın âyetlerini alay ve eğlence konusu edindiniz. Dünya hayatı sizi iyice aldattı. Bugün artık ne ateşten çıkarılırlar, ne de özür ve dilekleri kabul edilir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Cemal Külünkoğlu = “Bunun sebebi, Allah'ın âyetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmasıdır.” Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah'ın rızasını kazandıracak iyi iş yapma istekleri de kabul edilmez.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Bu, Allah'ın ayetlerini alaya almanızdan ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasından ötürüdür.' O gün, ne oradan çıkarılırlar ve ne de özürleri dinlenir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Diyanet Vakfi = Bunun böyle olmasının sebebi şudur: Siz Allah'ın âyetlerini alaya aldınız, dünya hayatı sizi aldattı. Artık bugün ateşten çıkarılmayacaklardır ve onların (Allah'ı) hoşnut etmeleri de istenmeyecektir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Edip Yüksel = Bu böyledir. Çünkü siz Allah'ın âyetlerini alaya aldınız, dünya hayatı sizi aldattı. O gün ne oradan çıkarılırlar, ne de özürleri dinlenir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Bu azap, Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmış olması sebebiyledir. İşte bugün, onlar, oradan çıkarılmayacak ve özürleri de dinlenmeyecektir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Bunun sebebi, çünkü siz, Allah'ın ayetlerini eğlence yerine tuttunuz ve dünya hayatı sizi aldattı. Onun için bugün ateşten çıkarılmazlar ve af dilemeleri de kabul edilmez.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Bunun sebebi şudur; Siz Allah'ın âyetlerini alaya aldınız, dünya hayatı sizi aldattı. Artık bugün onlar, ateşten çıkarılmayacaklar ve kendilerinden özür dilemeleri de kabul edilmeyecektir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Gültekin Onan = "Bunun nedeni şudur: Çünkü siz Tanrı'nın ayetlerini alay konusu edindiniz; dünya hayatı da sizi aldattı." Böylece ne oradan (ateşten) çıkarılırlar ne (Tanrı'dan) hoşnutluk dilekleri kabul edilir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Harun Yıldırım = “Bunun nedeni şudur: Çünkü siz Allah’ın ayetlerini alay konusu edindiniz; dünya hayatı da sizi aldattı.” Bugün artık ne ordan çıkarılırlar, ne hoşnutluk dilekleri kabul edilir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Hasan Basri Çantay = «Bunun sebebi şudur: Çünkü siz Allahın âyetlerini bir eğlence edindiniz. Sizi dünyâ hayâtı aldatdı». İşte bugün onlar buradan çıkarılmayacaklar, onların tarziyeleri de kabul edilmeyecekdir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Hayrat Neşriyat = 'Bunun sebebi şudur: Gerçekten siz, Allah’ın âyetlerini alaya almıştınız ve dünya hayâtı sizi aldatmıştı.' Artık bugün, ne oradan (Cehennemden) çıkarılırlar, ne de onlardan(Allah’ı) râzı etmeleri istenir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 İbni Kesir = Bunun böyle olmasının sebebi; Allah'ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasıdır. İşte o gün; oradan çıkarılmayacaklar ve özürleri de dinlenmeyecektir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Kadri Çelik = “Bu, Allah'ın ayetlerini alaya almanızdan ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasından ötürüdür.” Böylece ne oradan (ateşten) çıkarılırlar, ne de (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Muhammed Esed = böyle olacaktır, çünkü siz Allah'ın mesajlarını küçümseyip alaya aldınız ve bu dünya hayatının sizi ayartmasına izin verdiniz!" Bundan dolayı o gün, onlar ne ateşten çıkarılacaklar, ne de bir değişiklik yapmalarına izin verilecek.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Mustafa İslamoğlu = Durum işte böyle vahimdir; çünkü siz Allah'ın mesajlarını alay konusu ettiniz, zira dünya hayatı sizi fena halde aldatmıştı." İşte bu yüzden o gün ne oradan çıkarılacaklar ve ne de bir şey istemeye izin verilecek.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Sizin bu muazzeb olmanızın sebebi ise şüphe yok ki, siz Allah'ın âyetlerini eğlence yerine tutmuştunuz ve sizi dünya hayatı aldatmış idi, artık bugün ondan çıkarılmayacaklardır. Ve kendilerinden itizarda bulunmaları da istenilmeyecektir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Ömer Öngüt = Bu böyledir. Çünkü siz Allah'ın âyetlerini alaya aldınız, dünya hayatı sizi aldattı. O gün ne oradan çıkarılırlar, ne de özürleri dinlenir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Şaban Piriş = Bu azap, Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmış olması sebebiyledir. İşte bugün, onlar, oradan çıkarılmayacak ve özürleri de dinlenmeyecektir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Sadık Türkmen = Işte böylece siz Allah’ın ayetlerini alaya aldınız. Dünya hayatında aldandınız. Artık bugün ondan çıkarılmazlar, özürleri de dinlenmeyecektir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Seyyid Kutub = Bunun böyle olmasının sebebi “Sizin Allah’ın ayetlerini alaya almanız ve dünya hayatının sizi aldatmış olmasıdır.” O gün oradan çıkarılmayacaklar ve özür de aranmayacaktır onlardan.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Suat Yıldırım = (34-35) Ve kendilerine şöyle denildi: "Siz Bizi, daha önce nasıl unutup terk ettiyseniz, Biz de bugün sizi unutup kendi halinize bırakacağız! Kalacağınız yer ateştir. Hiçbir yardımcınız da yoktur. Bu böyle olacak, çünkü siz Allah’ın âyetlerini alay konusu yaptınız, dünya hayatı sizi aldattı." Bugün artık ne oradan çıkarılırlar, ne de özürleri kabul edilip dünyaya gönderilirler.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Süleyman Ateş = Böyledir, çünkü siz Allâh'ın âyetlerini eğlence yaptınız; dünyâ hayâtı sizi aldattı. Artık bugün onlar ne ateşten çıkarılırlar ve ne de kendilerinden Allâh'ı memnun etmeğe çalışmaları istenir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Tefhim-ul Kuran = «Bunun nedeni de şudur: Çünkü siz Allah'ın ayetlerini alay konusu edindiniz; dünya hayatı da sizi aldattı.» Böylece ne oradan (ateşten) çıkarılırlar, ne de (Allah'tan) hoşnutluk dilekleri kabul edilir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Ümit Şimşek = 'Çünkü siz Allah'ın âyetlerini eğlence yapmıştınız; dünya hayatı da sizi aldatmıştı.' O gün ne oradan çıkarılırlar, ne özürleri kabul edilir.

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Bunun sebebi şudur: "Siz, Allah'ın ayetlerini eğlence aracı yaptınız, dünya hayatı sizi aldattı/gurura itti. Bugün ateşten çıkarılmayacaklar, özür dilemeleri de kabul edilmeyecek."

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 İskender Ali Mihr = İşte bu, Allah’ın âyetlerini alay konusu etmeniz sebebiyledir. Ve sizi dünya hayatı aldattı. Öyleyse o gün oradan çıkarılmazlar. Ve onlardan bir özür istenmez (kabul edilmez).

ve garret-kum

  Câsiye / 35 -

 İlyas Yorulmaz = “Allah’ın ayetlerini eğlenceye alıp, dünya hayatının sizi aldatmasının karşılığı, sizin için bu gün bu ateşten başkası değildir” denir. Artık onlarla ilgilenilmez.

ve garret-kum(u)

  Hadîd / 14 -

 Diyanet İşleri = (Münafıklar) mü’minlere şöyle seslenirler: “Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?” (Mü’minler de) derler ki: “Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz, şüphe ettiniz. Allah’ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi aldattı.”

ve garret-kum(u)

  Hadîd / 14 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Onlar bağırırlar da derler ki: Biz, sizinle berâber değil miydik? Evet derler ve fakat siz, kendinizi fitnelere saldınız ve îman edenlerin bir felâkete uğramasını beklediniz ve şüphe ettiniz ve olmayacak istekler, sizi aldatıp durdu, sonunda Allah'ın emri, gelip çattı ve sizi Şeytan, aldatmıştı.

ve garret-kum(u)

  Hadîd / 14 -

 Abdullah Parlıyan = Münafıklar o gün mü'minlere seslenirler: “Biz sizinle beraber değil miydik?” Mü'minler: “Evet beraberdiniz” derler. “Fakat siz kendinizi, kendiniz yaktınız. Hep mü'minlerin felaketini gözlediniz. İslâm dini hakkında şüphe ettiniz, sizi kuruntular aldattı, sizi o çok aldatan şeytan veya dünya Allah'a karşı güvendirerek, sizi Allah ile aldattı da nihayet ölüm veya Allah'ın azabı gelip çattı.”

ve garret-kum(u)

  Hadîd / 14 -

 Adem Uğur = Münafıklar onlara: Biz sizinle beraber değil miydik? diye seslenirler. (Müminler de) derler ki: Evet ama, siz kendi başınızı belaya soktunuz; fırsat beklediniz; şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. O çok aldatan (şeytan) sizi, Allah hakkında bile aldattı. Nihayet Allah'ın emri gelip çattı!

ve garret-kum(u)

  Hadîd / 14 -

 Ahmed Hulusi = (İkiyüzlüler) onlara (iman edenlere): "Sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. "Evet ama siz, Allâh'ın emri (ölüm) gelesiye kadarki süreçte, nefslerinizi fitneye düşürdünüz (imanı yaşamadınız), gözetleyip durdunuz, şüphe ettiniz, kuruntular da sizi aldattı ve o çok aldatıcı da (bilincinizdeki şartlanmışlık fikirleri) Allâh'la (siz O'ndan var oldunuz ne yapsanız bir şey olmaz size, kuruntusuyla) sizi aldattı!"

ve garret-kum(u)

  Hadîd / 14 -

 Ahmet Tekin = Münâfıklar onlara:'Biz dünyada sizinle beraber değil miydik?' diye seslenirler. Mü’minler de:'Evet, zâhirde beraberdik, ama siz başınızı büyük belâya soktunuz. Fırsat beklediniz. Şüpheye düştünüz, şüpheye düşürecek konular aradınız, ithamlarda bulundunuz. Allah’ın planı icra edilinceye kadar, boş hayaller sizi aldattı. Üstelik hilekâr insanlar ve şeytan da Allah’ı öne sürerek, Allah adına sizi kandırdı.

ve garret-kum(u)

  Hadîd / 14 -

 Ahmet Varol = Onlara: 'Biz sizinle beraber değil miydik?' diye seslenirler. Derler ki: 'Evet, ama siz kendi kendinizi fitneye soktunuz, (iman edenlerin başlarına felaketler gelmesini) gözlediniz, şüpheye düştünüz, Allah'ın emri (ölüm) gelinceye kadar uzun emeller sizi aldattı ve çok aldatıcı (şeytan) sizi Allah hakkında aldattı.

ve garret-kum(u)

  Hadîd / 14 -

 Ali Bulaç = (Münafıklar) Onlara seslenirler: "Biz sizlerle birlikte değil miydik?" Derler ki: "Evet, ancak siz kendinizi fitneye düşürdünüz, (müslümanları acıların ve yıkımların sarmasını) gözetip beklediniz, (Allah'a ve İslam'a karşı) kuşkulara kapıldınız. Sizleri kuruntular yanıltıp aldattı. Sonunda Allah'ın emri (olan ölüm) geliverdi; ve o aldaltıcı da sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak, hatta masumca sizden görünerek) aldatmış oldu."

ve garret-kum(u)

  Hadîd / 14 -

 Ali Fikri Yavuz = Münafıklar, müminlere şöyle bağırırlar: “- Bizler sizinle beraber (dünyada ibadet eder) değil miydik?” Müminler: “- Evet, bizimle beraberdiniz; fakat siz, kendinizi nifaka düşürüb helâk ettiniz. Müminlere felâket beklediniz, (yahud tevbe için beklediniz), şübhelendiniz ve uzun ömür hülyası, sizi aldattı; tâ Allah’ın emri (ölüm) gelinceye kadar... Bir de, Allah’a karşı, sizi, aldatıcı şeytan aldattı.”

ve garret-kum(u)

  Hadîd / 14 -

 Ali Ünal = Münafıklar, mü’minlere “(Dünyada iken) biz de sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. “Evet,” der mü’minler, “öyleydi, fakat siz, kendinizi sürekli imtihana maruz bıraktınız ve tehlikeye attınız, bakalım hadiseler ne getirecek diye hep beklemede kaldınız ve sürekli şüphe ve tereddüt içinde bocaladınız; (Allah’ın Nûru nasıl olsa bir gün söndürülecek) şeklinde beslediğiniz kuruntularınız sizi hep aldattı. Derken Allah’ın (ölüm) emri geliverdi. O baş kandırıcı (şeytan), sizi Allah hakkında yanlış düşüncelere sevkederek kandırdı durdu.