Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Diyanet İşleri = İman eden bir kavm için Mûsâ ile Firavun’un haberlerinden bir kısmını sana gerçek olarak anlatacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ'ya ve Firavun'a âit haberlerden bir kısmını, gerçek olarak, inanan topluluğa bildirmen için okumaktayız sana.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Abdullah Parlıyan = Sana Musa ile Firavun'un haberlerini, dosdoğru naklediyoruz ki, mü'minler istifade etsinler.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Adem Uğur = İman eden bir kavim için (faydalı olmak üzere) Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek şekliyle nakledeceğiz.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Ahmed Hulusi = İman eden bir kavim için, Musa ve Firavun'un haberinden bir kısmını sana Hak olarak tilavet edeceğiz.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Ahmet Tekin = İman edecek bir kavim için Mûsâ’nın Firavun ile yaptığı mücadelenin bir kısmını sana, gerçek şekliyle, doğru olarak anlatacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Ahmet Varol = İman eden bir topluluk için Musa'nın ve Firavun'un haberinden (bir kısmını) gerçek olarak sana okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Ali Bulaç = Mü'min olan bir kavim için hak olmak üzere, Musa ve Firavun'un haberinden (bir bölümünü) sana okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Ali Fikri Yavuz = Biz sana Mûsa ve Firavun’un mühim haberlerinden, iman edecek bir kavim için, gerçek olarak okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Ali Ünal = İman edecek ve imanda derinleşecek bir topluluk için sana Musa ve Firavun’la ilgili ve aralarında geçen ibret verici hadiselerin bir kısmını bütün gerçeğiyle anlatacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Bayraktar Bayraklı = Sana, Firavun ile Mûsâ arasında geçen olayların bir bölümünü, inanacak olanlar için bütün gerçeği ile anlatacağız.[399]

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Bekir Sadak = Inanan bir millet icin, sana Musa ve Firavun olayini oldugu gibi anlatacagiz.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Celal Yıldırım = İmân eden bir millet için (onların yararına) Musâ ve Fir'avn'la ilgili haberi sana gerçek ölçüde okuyup anlatacağız:

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Cemal Külünkoğlu = (Resulüm!) İman eden bir topluma aktarman için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını, sana gerçek olarak anlatacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Diyanet İşleri (eski) = İnanan bir millet için, sana Musa ve Firavun olayını olduğu gibi anlatacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Diyanet Vakfi = İman eden bir kavim için (faydalı olmak üzere) Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek şekliyle nakledeceğiz.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Edip Yüksel = İnanan bir toplum için, Musa ile Firavun'un bir kısım haberini sana doğru olarak anlatmaktayız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Sana Musâ ve Fir'avn kıssasından hakkıyle biraz okuyacağız iyman edecek kavm için

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sana Musa ile Firavun kıssasından bir kısmını iman edecek bir topluluğa ibret olsun diye, bütün gerçeği ile okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İman edecek bir kavim için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana dosdoğru okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Gültekin Onan = İnanmış bir kavim için hak olmak üzere, Musa ve Firavunun haberinden (bir bölümünü) sana okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Harun Yıldırım = İman eden bir kavim için (faydalı olmak üzere) Musa ile Firavun'un haberlerinden bir kısmını sana gerçek şekliyle nakledeceğiz.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Hasan Basri Çantay = Muusâ ile Fir'avn haberinden bir kısmını, îman edecek bir zümre (nin fâidelenmesi) için, hak olarak sana okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Hayrat Neşriyat = (Ey Resûlüm!) Îmân edecek bir kavim için, Mûsâ ile Fir'avun’un haberinden(kıssalarından) bir kısmını sana gerçek şekliyle okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 İbni Kesir = Sana, Musa ile Firavun'un haberinden inanacak bir kavim için doğru olarak anlatacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Kadri Çelik = Mümin olan bir kavim için, Musa ve Firavun'un haberinden (bir bölümünü) hak olarak sana okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Muhammed Esed = Sana Firavun'la Musa arasında geçen olayların bir bölümünü inanmaya eğilimli insanlar için bütün gerçeğiyle anlatacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Mustafa İslamoğlu = İmanlı bir toplum (oluşturmak) için, sana Musa ve Firavun arasında geçen olaylardan bir kısmını sahih bir amaca uygun olarak aktaracağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Sana Mûsa ile Fir'avun'un kıssasından bihakkın peyderpey okuyacağız, imân edenler olan bir kavim için.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Ömer Öngüt = Sana Musa ile Firavun'un haberinden (bir kısmını) iman eden bir kavim için gerçek olarak okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Şaban Piriş = Sana, Musa ve Firavun’un haberlerinden, inanan bir toplum için hakkıyla okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Sadık Türkmen = Sana musa’nın ve Firavun‘un haberlerinden bir kısmını okuyoruz. Doğru habere inanan bir toplum için gerçek şekliyle.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Seyyid Kutub = Ey Muhammed! İnanan bir kavim için. Musa ve Firavun olayının bir kısmını sana dosdoğru anlatacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Suat Yıldırım = İnanacak kimseler için, sana Mûsâ ile Firavun’un arasında geçen olayların bir kısmını, gerçeğe tam uygun olarak anlatacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Süleyman Ateş = İnanan bir toplum için Mûsâ ile Fir'avn'ın haberinden bir parçayı, gerçek olarak sana okuyacağız:

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Tefhim-ul Kuran = Mü'min olan bir kavim için hak olmak üzere, Musa ve Firavun'un haberinden (bir bölümünü) sana okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Ümit Şimşek = İman eden bir topluluk için, Biz sana Musa ile Firavun'un kıssasından bir kısmını doğru olarak bildiriyoruz.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İman edecek bir toplum için, Mûsa ve Firavun'un haberinden bir kısmını sana hak olarak okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 İskender Ali Mihr = Musa (A.S) ve firavunun haber(ler)inden, mü’min bir kavim için hak ile (gerçek olarak) sana okuyacağız.

ve fir’avne

  Kasas / 3 -

 İlyas Yorulmaz = İnanan bir toplum için Musa ve Firavun’un gerçek doğru haberlerini sana biz anlatıyoruz.

ve fir’avne

  Ankebût / 39 -

 Diyanet İşleri = Kârûn’u, Firavun’u ve Hâmân’ı da helâk ettik. Andolsun, Mûsâ kendilerine apaçık mucizeler getirmişti de yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa bizi geçip (azabımızdan) kurtulamazlardı.

ve fir’avne

  Ankebût / 39 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Kârun'u ve Firavun'u ve Hâmân'ı da helâk etmiştik ve andolsun ki Mûsâ, onlara apaçık delillerle gelmişken tuttular da, yeryüzünde ululanmaya kalkıştılar ve azâbı da savuşturamadılar.

ve fir’avne

  Ankebût / 39 -

 Abdullah Parlıyan = Kârûn'u, Firavun'u ve Hâmân'ı da helak etmiştik. Gerçekten Musa onlara, apaçık delillerle geldi. Fakat onlar, yeryüzünde büyüklük tasladılar ve O'nu reddettiler. Halbuki Allah'ı aciz bırakacak ve inecek azabın önüne geçebilecek değillerdi.

ve fir’avne

  Ankebût / 39 -

 Adem Uğur = Karun'u, Firavun'u ve Hâmân'ı da (helâk ettik). Andolsun ki, Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Halbuki (azabımızı aşıp) geçebilecek değillerdi.

ve fir’avne

  Ankebût / 39 -

 Ahmed Hulusi = Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı (da böyle yaptık). . . Andolsun ki Musa onlara apaçık deliller olarak geldi de; dünyada benlik - büyüklük tasladılar. . . Oysa (gücümüzün) önüne geçemezlerdi!

ve fir’avne

  Ankebût / 39 -

 Ahmet Tekin = Karun’u, Firavun’u ve Hâmân’ı da helâk ettik. Andolsun Mûsâ onlara apaçık deliller, mucizelerle gelmişti. Onlar ülkede, yeryüzünde büyüklük taslamışlar ve zorbalık ve diktatörlük ederek iktidarda kalmışlardı. Halbuki onlar da azâbımızdan kurtulacak değillerdi.

ve fir’avne

  Ankebût / 39 -

 Ahmet Varol = Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da (helak ettik). Andolsun ki Musa onlara apaçık deliller getirmişti. Ama onlar yeryüzünde büyüklendiler. Oysa onlar (azaptan kurtulup) geçecek değillerdi.

ve fir’avne

  Ankebût / 39 -

 Ali Bulaç = Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da (yıkıma uğrattık). Andolsun, Musa onlara apaçık delillerle gelmişti, ancak yeryüzünde büyüklendiler. Oysa onlar (azabtan kurtulup) geçecek değillerdi.

ve fir’avne

  Ankebût / 39 -

 Ali Fikri Yavuz = Karûn’u da, Firavûn’u da ve (onun veziri) Hâmân’ı da helâk ettik. Gerçekten Mûsa, onlara apaçık delillerle gelmişti de, onlar yeryüzünde kibirlenib baş kaldırdılar (iman etmediler). Halbuki (azabdan) kurtulacak değillerdi.

ve fir’avne

  Ankebût / 39 -

 Ali Ünal = Karun, Firavun ve Hâmân’ı da hatırlayın; Şurası bir gerçek ki, Musa onlara apaçık delillerle geldi, fakat onlar o ülkede kibir ve gururlarına yenik düşerek insanları eziyorlardı. Ama, haklarındaki hükmümüzü uygulamaya mani olup da cezamızdan kurtulamadılar.