Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Diyanet İşleri = “Sonra, onlarla hem açıktan açığa, hem de gizli gizli konuştum.”

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sonra açığa vurup yaydım onlara ve gizlice konuştum, davet ettim onları da.

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Abdullah Parlıyan = Onlara açıktan tebliğde bulundum. Ayrıca onlarla gizlice özel olarak da konuştum

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Adem Uğur = Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum.

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Ahmed Hulusi = "Sonra, muhakkak ki ben onlara aleni davette bulundum ve ayrıca da kendilerine özel olarak anlattım. "

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Ahmet Tekin = 'Üstelik ben, onlara ilân ederek söyledim. Onlarla gizli gizli konuştum.'

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Ahmet Varol = Sonra onlara (davetimi) açıktan da ilan ettim, gizli gizli de söyledim.

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Ali Bulaç = "Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim."

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Ali Fikri Yavuz = Sonra, hem ilân ederek onlara söyledim, hem gizliden gizliye söyledim onlara...

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Ali Ünal = “Kâh oldu, onları açıktan çağırdım, kâh oldu, gizli gizli ve hususî davette bulundum.

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Bayraktar Bayraklı = (5-9) Sonra Nûh şöyle devam etti: “Ey Rabbim! Doğrusu ben kavmimi gece gündüz tevhid inancına davet ettim. Fakat benim davetim, ancak kaçmalarını arttırdı. Her ne zaman onları senin bağışlamana çağırdıysam, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerini başlarına çektiler, direndiler ve büyüklendikçe büyüklendiler. Sonra ben onları açıkça çağırdım. Sonra onlara davetimi hem açık ilân ettim, hem de gizlice. Özel olarak kendileriyle konuştum.”

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Bekir Sadak = «Sonra onlara aciktan aciga, gizliden gizliye de soyledim.»

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Celal Yıldırım = Sonra yine ben, açıktan duyuruda bulundum ve gizli gizli görüşmeler de yaptım ;

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Cemal Külünkoğlu = “Daha sonra (davamı) onlara hem açıktan açığa tebliğ ettim, hem de gizliden gizliye kendileriyle konuştum.”

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Sonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim.'

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Diyanet Vakfi = Sonra, onlarla hem açıktan açığa hem de gizli gizli konuştum.

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Edip Yüksel = ' Sonra onlara ilan ettim, gizliden gizliye de konuştum.'

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Sonra hem i'lâm ederek söyledim onlara hem gizli gizli söyledim

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli söyledim.

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Sonra hem ilan ederek söyledim onlara, hem gizli gizli.»

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Gültekin Onan = "Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim."

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Harun Yıldırım = “Sonra gerçekten ben onlara hem açık açık ilan ettim hem de kendilerine gizli gizli söyledim.”

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Hasan Basri Çantay = «Sonra da onları hem i'lân ederek da'vet etdim, hem kendilerine gizli gizli söyledim».

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Hayrat Neşriyat = 'Sonra doğrusu ben, onlara (hem) i'lân ettim, (hem) kendilerine gizli gizli de söyledim.'

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 İbni Kesir = Sonra onlara; açıktan açığa ve gizliden gizliye söyledim.

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Kadri Çelik = “Sonra onlara açıktan açığa ve gizliden gizliye bildirdim.”

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Muhammed Esed = onlara açıktan tebliğde bulundum; (ayrıca) onlarla gizlice, özel olarak da konuştum;

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Mustafa İslamoğlu = gün oldu hem (davetimi) kendilerine ilan ettim, bir de gizliden gizliye davet ettim;

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (9-10) «Sonra şüphesiz ki, ben onlar için ilan ettim ve onlara gizliden gizliye de bildirdim. Artık dedim ki, Rabinizden mağrifet dileyiniz, şüphe yok ki O, çok mağfiret buyurucudur.»

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Ömer Öngüt = "Üstelik onlarla hem açıktan açığa, hem de gizliden gizliye görüşmeler de yaptım. "

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Şaban Piriş = Sonra onlara açıktan açığa da; gizli gizli de söyledim.

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Sadık Türkmen = Sonra onlara, hem ilân ederek/açıktan söyledim/tebliğde bulundum, hem de herbirine ayrı ayrı söyledim.

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Seyyid Kutub = Sonra onlara açıktan açığa, gizliden gizliye de söyledim.

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Suat Yıldırım = Daha sonra onları gâh açıkça çağırdım, gâh iyice gizli bir dâvet yönelttim, her türlü yolu denedim.

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Süleyman Ateş = "Sonra onlara açıktan söyledim, gizli gizli söyledim:

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Tefhim-ul Kuran = «Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim.»

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Ümit Şimşek = 'Sonra hem açıkça, hem de gizliden gizliye çağırdım.

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "Daha sonra bir başka duyuru yönelttim. Ve onları gizli gizli de çağırdım."

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 İskender Ali Mihr = Daha sonra da muhakkak ki ben onlara alenî olarak ilân ettim ve onlara sır olarak (tek tek çağırarak) gizli gizli de bildirdim.

ve esrertu

  Nûh / 9 -

 İlyas Yorulmaz = Sonra onlara açıktan açığa çağrıda bulunduğum halde, onların arasında gizli gizli davet çalışmaları yaptım. ”