Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Diyanet İşleri = O, âdetleri üzere hareket eden güneşi ve ayı sizin hizmetinize sunan, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verendir.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve devir ve hizmetlerinde dâim olan güneşle ayı râm etmiştir geceyle gündüzü size.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Abdullah Parlıyan = Ve her ikisi de kendi yörüngelerinde seyreden güneşi ve ayı, sizin yararlanmanız için koyduğu yasalara bağlı kılan; ve gece ile gündüzü yine sizin yararlanmanız için koyduğu yasalara bağlı tutan.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Adem Uğur = Düzenli seyreden güneşi ve ayı size faydalı kıldı; geceyi ve gündüzü de istifadenize verdi.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Ahmed Hulusi = Tam bir devamlılıkla işlevini yapmakta olan Güneş ve Ay, size hizmet eder (Güneş'in ve Ay'ın enerjilerini ve farkında olmadığınız çeşitli özelliklerini kullanmaktasınız). . . Gece ve gündüzden de yararlanmaktasınız.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Ahmet Tekin = Sürekli olarak, duraksamadan yörüngelerinde hareket halinde bulunan güneşi ve ayı da faydalanmanız için düzenine boyun eğdirdi. Geceyi ve gündüzü de menfaatiniz için ilâhî kanunlara riâyetkâr kıldı.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Ahmet Varol = Sürekli olarak görevlerini yapan güneşle ayı hizmetinize sundu. Gece ile gündüzü de hizmetinize sundu.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Ali Bulaç = Güneşi ve ayı hareketlerinde sürekli emrinize amade kılan, geceyi ve gündüzü de emrinize amade kılandır.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Ali Fikri Yavuz = Güneşi ve ayı, âdet ve görevlerinde devamlı olarak size o musahhar kıldı; yine gece ve gündüzün sizin faydanıza o bağladı.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Ali Ünal = Mutat seyirleri içinde güneşi ve ayı da hizmetinize verdi; yine geceyi ve gündüzü de faydanıza sundu.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Bayraktar Bayraklı = Düzenli seyreden güneşi ve ayı size faydalı kılan; geceyi ve gündüzü de istifadenize sunan O'dur.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Bekir Sadak = (32-33) Gokleri ve yeri yaratan, yukardan indirdigi su ile rizik olarak urunler yetistiren, emri geregince denizde yuzmek uzere gemileri, nehirleri, belli yorungelerinde yuruyen ay ve gunesi, geceyle gunduzu sizin buyrugunuza veren Allah'tir.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Celal Yıldırım = Güneş'le Ay'ı bağlı bulundukları kanun gereği (görevlerini) biteviye sürdürmek üzere hizmetinize veren, gece ile gündüzü size musahhar kılan da O'dur.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Cemal Külünkoğlu = (32-33) Allah, gökleri ve yeri yaratan, gökten yağmur indiren ve onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkaran, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri hizmetinize veren, nehirleri de (yararlanmanız için) akıtandır. Devamlı olarak yörüngelerinde yürüyen güneşi ve ayı sizin emrinize veren, geceyi ve gündüzü de sizin yararınıza sunandır.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Diyanet İşleri (eski) = (32-33) Gökleri ve yeri yaratan, yukardan indirdiği su ile rızık olarak ürünler yetiştiren, emri gereğince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerinde yürüyen ay ve güneşi, geceyle gündüzü sizin buyruğunuza veren Allah'tır.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Diyanet Vakfi = Düzenli seyreden güneşi ve ayı size faydalı kıldı; geceyi ve gündüzü de istifadenize verdi.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Edip Yüksel = Görevlerini aksatmayan güneşi ve ay'ı hizmetinize sundu, geceyi ve gündüzü de hizmetinize sundu.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve sizin için birbiri ardınca Şems-ü Kameri muhassar kıldı, yine sizin için leyl-ü neharı verdi

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sizin için birbiri ardınca güneş ve ayı hizmetinize verdi; yine sizin için gece ve gündüzü amade kıldı.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sürekli olarak yörüngelerinde hareket eden ay ve güneşi, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verdi.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Gültekin Onan = Güneşi ve ayı hareketlerinde sürekli emrinize amade kılan, geceyi ve gündüzü de emrinize amade kılandır.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Harun Yıldırım = Düzenli seyreden güneşi ve ayı size faydalı kıldı; geceyi ve gündüzü de istifadenize verdi.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Hasan Basri Çantay = Güneşi, ayı âdetlerinde dâim (ve hizmetlerinde kaaim) olarak, size teshıyr eden O, geceyi gündüzü sizin (fâidenize) tahsis eyleyen Odur.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Hayrat Neşriyat = (Yörüngelerinde) devamlı olarak hareket eden güneşi ve ayı yine sizin için itâatkâr kıldı. Geceyi ve gündüzü de hizmetinize verdi.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 İbni Kesir = Devamlı olarak yörüngelerinde yürüyen güneşi ve ayı size müsahhar kıldı. Geceyi ve gündüzü de size teshir etti.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Kadri Çelik = Ve devir ve hizmetlerinde dâim olan güneşle ayı râm etmiştir geceyle gündüzü size.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Muhammed Esed = ve her ikisi de kendi yörüngelerinde seyreden güneşi ve ayı sizin (yararlanmanız) için (koyduğu yasalara) bağlı kılan; ve gece ile gündüzü (yine) sizin (yararlanmanız) için (koyduğu yasalara) bağlı tutan.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Mustafa İslamoğlu = yine sizin yararlanmanız için (bir yörüngede) devinip duran güneşi ve ayı (yasalara) tabi kılan; yine sizin için geceyi ve gündüzü (yasalarına) amade kılan;

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve sizin için aleddevam deveran eden güneşi ve kameri musahhar kıldı ve sizin için geceyi ve gündüzü de musahhar kılmıştır.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Ömer Öngüt = Vazifelerini sürekli olarak yerine getiren güneşi ve ay'ı size musahhar kıldı. O, geceyi ve gündüzü de size musahhar kıldı.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Şaban Piriş = Yörüngelerinde yürüyen Ay ve Güneşi de sizin emrinize verdi. Geceyle gündüzü de sizin buyruğunuza verdi.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Sadık Türkmen = Sürekli görevlerini yapan ikili olarak, Güneş’i ve Ay’ı da emrinize verdi. Yine geceyi ve gündüzü de sizin hizmetinize sundu.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Seyyid Kutub = Sürekli biçimde yörüngelerinde dönen güneşi ve ayı yararınıza sundu, gece ile gündüzü yararınıza sundu.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Suat Yıldırım = Mûtad seyirlerini yapan güneş ile ay’ı size âmade kılan, geceyi ve gündüzü istifadenize veren de O’dur.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Süleyman Ateş = Sürekli olarak (seyir ve aydınlatma) görevlerini yapan güneşi ve ay'ı emrinize verdi, geceyi ve gündüzü de emrinize verdi.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Tefhim-ul Kuran = Güneşi ve ayı da hareketlerinde sürekli emrinize amade kılan, geceyi ve gündüzü de emrinize amade kılandır.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Ümit Şimşek = Bir düzen içinde hareket eden Güneş ile Ayı da sizin hizmetinize verdi. Geceyi ve gündüzü de sizin hizmetinize verdi.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Görevlerini şaşmadan yapmak üzere Güneş'i ve Ay'ı da size boyun eğdirdi. Geceyi ve gündüzü de hizmetinize verdi.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 İskender Ali Mihr = Ve ikisi de (adetleri üzere sünnetullah ile) devamlı hareket halinde olan güneşi ve ay’ı size musahhar kıldı. Geceyi ve gündüzü de size musahhar kıldı.

ve en nehâra

  İbrahim / 33 -

 İlyas Yorulmaz = Birbiriyle benzer amaca (takvim yapmak) yönelik güneşi ve ayı sizin emrinize verdi. Gece ve gündüzü de aynı şekilde sizin emrinize veren de O dur.

ve en nehâra

  Neml / 86 -

 Diyanet İşleri = Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi içinde rahat etsinler diye, gündüzü de (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak yarattık. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette (Allah varlığını gösteren) deliller vardır.

ve en nehâra

  Neml / 86 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Görmezler mi ki biz, şüphe yok ki dinlensinler diye geceyi yarattık, gözlerini açsınlar diye de gündüzü; şüphe yok ki bunda deliller var inanan topluluğa.

ve en nehâra

  Neml / 86 -

 Abdullah Parlıyan = Onlar görmüyorlar mı ki, biz geceyi dinlenmeleri için yarattık, gündüzü de olup biteni görsünler diye aydınlık yaptık. Şüphesiz bunda iman edenler için, çıkarılacak dersler vardır.

ve en nehâra

  Neml / 86 -

 Adem Uğur = Dinlensinler diye geceyi (karanlık) ve (çalışsınlar diye) gündüzü aydınlık kıldığımızı görmediler mi? İman eden bir kavim için elbette bunda birçok ibretler vardır.

ve en nehâra

  Neml / 86 -

 Ahmed Hulusi = Görmediler mi ki, biz geceyi onda sükûn bulsunlar diye ve gündüzü de görülesi kıldık. . . Muhakkak ki bu olayda iman eden bir toplum için elbette işaretler vardır.

ve en nehâra

  Neml / 86 -

 Ahmet Tekin = Âyetlerimizi yalanlayanlar, uyumaları, dinlenmeleri, sükûnet bulmaları için geceyi, çalışmaları için aydınlık sağlayan gündüzü planlayıp düzenlediğimizi görmüyorlar mı? İman eden bir kavim için bunda Allah’ın birliğini ve kudretini gösteren deliller, dersler vardır.

ve en nehâra

  Neml / 86 -

 Ahmet Varol = Bizim geceyi içinde dinlenmeleri için yarattığımızı gündüzü de aydınlık kıldığımızı görmediler mi? Şüphesiz bunda iman eden bir topluluk için ibretler vardır.

ve en nehâra

  Neml / 86 -

 Ali Bulaç = Görmediler mi, biz geceyi onda sükun bulmaları için, gündüzü de aydınlık(la görsünler) diye yarattık. Şüphesiz, iman eden bir kavim için bunda ayetler vardır.

ve en nehâra

  Neml / 86 -

 Ali Fikri Yavuz = Görmediler mi? Biz, içinde sükûn bulsunlar diye geceyi yarattık, görmeleri için de gündüzü... Gerçekten bunda iman edecek bir kavim için şüphe götürmez alâmetler var (öldükten sonra dirilmeye delâlet ederler).

ve en nehâra

  Neml / 86 -

 Ali Ünal = Hiç görmezler mi ki, geceyi insanlar dinlenip sükûnet bulsunlar diye, gündüzü de etraflarını görüp çalışsınlar diye var ettik. Şüphesiz bunda iman edecek ve imanda derinleşecek kimseler için dersler, işaretler vardır.