Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Diyanet İşleri = Hâlbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve o, bir mâbuttur ki size kulak, gözler ve kalpler verdi ne de az şükrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Abdullah Parlıyan = Ey insanlar! Rabbinizden gelene kulak verin, çünkü sizi işitme, görme ve düşünüp hissetme yetenekleriyle donatan O'dur. Fakat yine de sizler, ne kadar da az şükrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Adem Uğur = O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne de az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Ahmed Hulusi = "HÛ"dur ki; sizin için sem' (algılama melekesi), basarlar (gözler) ve fuadlar (Esmâ mânâ özelliklerini şuura yansıtıcılar - kalp nöronları) inşa etti. . . Ne az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Ahmet Tekin = O, Allah sizin için kulakları gözleri kalpleri ve akılları yaratandır. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Ahmet Varol = Sizin için kulaklar, gözler ve kalpler var eden O'dur. Çok az şükrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Ali Bulaç = O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Ali Fikri Yavuz = Halbuki size, o kulakları, o gözleri, o kalbleri yaratıb veren O’dur. Siz pek az şükrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Ali Ünal = O Allah ki, sizin için işitme duyusu, gözler ve (kalblerinizin merkezinde) iç idrak lâtifeleri var etti. Onun nimetleri karşısında ne kadar da az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Bayraktar Bayraklı = Oysa, sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var eden O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Bekir Sadak = Oysa, sizin icin kulaklar, gozler ve kalbler vareden O'dur. Pek az sukrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Celal Yıldırım = O ki size kulağı, gözleri, gönülleri yarattı; ne de az şükrediyorsunuz !.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Cemal Külünkoğlu = Hâlbuki O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. (Buna rağmen) ne kadar az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Diyanet İşleri (eski) = Oysa, sizin için kulaklar, gözler ve kalbler vareden O'dur. Pek az şükrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Diyanet Vakfi = O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne de az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Edip Yüksel = O'dur sizin için işitme, görme duyularını ve beyinler yaratan. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Halbuki sizin için o kulağı, o gözleri, o Gönülleri inşa eden o siz, pek az şükrediyorsunuz

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Halbuki, sizin için o kulağı, o gözleri ve o gönülleri yaratan O'dur. Siz, pek az şükrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Halbuki sizin için o kulağı, o gözleri ve o gönülleri yaratan O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Gültekin Onan = O, sizin için kulakları, gözleri ve yürekleri (efideh) inşa edendir; ne az şükrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Harun Yıldırım = O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne de az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Hasan Basri Çantay = O, sizin için o kulakları, o gözleri, o gönülleri yaratandır. (Böyle iken) ne az şükredersiniz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Hayrat Neşriyat = Hâlbuki O, sizin için o kulak(lar)ı, o gözleri ve o kalbleri yaratandır. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 İbni Kesir = Sizin için kulaklar, gözler ve kalbler var eden O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Kadri Çelik = O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri var edendir; ne kadar da az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Muhammed Esed = (Ey İnsanlar! Rabbinizin mesajlarına kulak verin,) çünkü, sizi işitme duyusuyla, görme duyusuyla, düşünme, hissetme yeteneğiyle donatan O'dur; (yine de) ne kadar az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Mustafa İslamoğlu = İmdi sizi işitme, görme ve düşünme yeteneğiyle inşa eden O'dur: ne kadar da azınız şükrediyor!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Halbuki O, o (Hâlık-i Kerîm)'dir ki, sizin için kulağı ve gözleri ve kalpleri yaratmıştır. Sizler ise ne kadar az şükredersiniz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Ömer Öngüt = Sizin için kulaklar, gözler ve gönüller yaratıp veren O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz?

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Şaban Piriş = Sizin için kulaklar, gözler ve gönüller vareden O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Sadık Türkmen = Halbuki o, sizin için; kulağı, gözleri ve gönülleri yaratandır. Ne de az şükrediyorsunuz?

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Seyyid Kutub = Gözü, kulakları ve gönülleri yaratıp size veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Suat Yıldırım = Ey insanlar, Rabbinizin buyruklarına kulak verin.Çünkü sizde işitme ve görmeyi sağlayan kulak ve gözleri, düşünüp hissetmenizi sağlayan kalpleri yaratan O’dur. Şükrünüz ne kadar da az!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Süleyman Ateş = O'dur ki, sizin için o kulağı, o gözleri ve gönülleri inşâ etti. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Tefhim-ul Kuran = O, sizin için kulakları, gözleri ve gönülleri inşa edendir; ne kadar az şükrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Ümit Şimşek = Sizin için kulak, göz ve kalpler yaratan da Odur. Siz ise pek az şükrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Allah odur ki; sizin için işitme gücü, gözler ve gönüller oluşturdu. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 İskender Ali Mihr = Ve sizin için işitme hassası, görme hassası ve fuad hassası (idrak hassası) inşa eden (yaratan) O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

ve el ef’idete

  Mü’minûn / 78 -

 İlyas Yorulmaz = Sizin için kulak, göz ve kalp yaratan O dur. Ne kadar az düşünüyorsunuz!

ve el ef’idete

  Nahl / 78 -

 Diyanet İşleri = Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

ve el ef’idete

  Nahl / 78 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Allah sizi, analarınızın karnından çıkardı, hiçbir şey bilmezdiniz ve size, şükredesiniz diye kulak verdi, gözler verdi, gönüller verdi.

ve el ef’idete

  Nahl / 78 -

 Abdullah Parlıyan = Ve Allah sizi analarınızın karnından çıkardı, hiç birşey bilmezdiniz. Belki de şükredersiniz diye size kulak verdi, gözler verdi ve gönüller verdi.

ve el ef’idete

  Nahl / 78 -

 Adem Uğur = Siz, hiçbir şey bilmezken Allah, sizi analarınızın karnından çıkardı; şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

ve el ef’idete

  Nahl / 78 -

 Ahmed Hulusi = Allâh sizi analarınızın karınlarından bir şey bilmez bir hâlde çıkardı. . . Değerlendirerek şükredenlerden olasınız diye, size sem' (algılama), basarlar (görüp değerlendirme) ve fuadlar (Esmâ mânâ özelliklerinin beyne yansıtıcıları - kalp nöronları) verdi.

ve el ef’idete

  Nahl / 78 -

 Ahmet Tekin = Allah sizi analarınızın karnından çıkardı. Siz, verdiğiniz taahhüt, kaderiniz, menfaatleriniz v.s. konularda hiçbir şey bilmiyordunuz. Size kulaklar, gözler, kalpler, akıllar verdi. Umulur ki şükrünüze vesile olur.

ve el ef’idete

  Nahl / 78 -

 Ahmet Varol = Allah sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmez halde çıkardı ve belki şükredersiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.

ve el ef’idete

  Nahl / 78 -

 Ali Bulaç = Allah, sizi annelerinizin karnından hiç bir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye işitme, görme (duyularını) ve gönüller verdi.

ve el ef’idete

  Nahl / 78 -

 Ali Fikri Yavuz = Siz hiçbir şey bilmezken Allah, sizi, analarınızın karnından çıkardı ve size kulaklar, gözler, kalbler verdi ki (iman edip) şükredesiniz.

ve el ef’idete

  Nahl / 78 -

 Ali Ünal = (Bütün hayvanları hayatlarında lâzım olacak bilgi ile donanmış olarak dünyaya gönderen) Allah, sizi hiçbir şey bilmez bir halde iken annelerinizin karnından çıkardı ve (öğrenerek mükemmelleşmeniz için) size duyma gücü, gözler ve (kalblerinizin merkezinde) iç idrak lâtifeleri verdi ki, (kalben, dille ve O’nun emirlerini yerine getirmek suretiyle fiilen) şükredesiniz.