Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve el âhiru
Diyanet İşleri = O, ilk ve sondur. Zâhir ve Bâtın’dır. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
ve el âhiru
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve odur her şeyden önce var olan ve her şeyden sonra kalan ve her şeye üstün olup delilleriyle bilinen ve her şeyi bilen de duygularla bilinmeyen ve o, her şeyi bilir.
ve el âhiru
Abdullah Parlıyan = O'nun varlığı öncesiz ve sonrasızdır. Yani O'ndan önce hiç birşey yoktu ve hiç birşey de O'nun gibi sonsuz olmayacaktır. İlk ve son O'dur. O'nun varlığı ve birliği, pek çok delillerle gözüküp durmaktadır. Ve O'nun zatının hakikatı gizlidir, akıllar O'nu idrak edemez ve O herşeyi tamamıyle bilendir.
ve el âhiru
Ahmed Hulusi = "HÛ"dur, Evvel, Âhir, Zâhir, Bâtın ("HÛ"dan gayrı olarak hiçbir şey yoktur)! O Bi-küllî şey'in (Esmâ'sıyla her şey'i yaratmış olan olarak) Aliym'dir (Bilen'dir şeylerin tamamını)!
ve el âhiru
Ahmet Tekin = O, başlangıcı olmayan ezelî ilk varlıktır, bâki olan ebedî varlıktır, varlığı sayısız delillerle açık, kudreti, üstünlüğü, hükümranlığı aşikârdır. Her şeyde gizlidir, her şeyin içyüzünü bilir. Her şey O’nun bilgisi, planı, iradesi dâhilinde gerçekleşmektedir.
ve el âhiru
Ahmet Varol = O evveldir, ahirdir, zahirdir, batındır. [1] O her şeyi bilendir.
ve el âhiru
Ali Fikri Yavuz = O, (her şeyden önce mevcud olan) evveldir; ve (her şey helâk olduktan sonra geriye kalacak) âhirdir. (Varlığı sayısız delillerle) zâhirdir ve (akılların idrak edemiyeceği zatı ise) bâtındır. O, her şeyi bilendir.
ve el âhiru
Ali Ünal = O Evvel’dir, Âhir’dir, Zâhir’dir, Bâtın’dır. Ve O, her şeyi hakkıyla bilir.
ve el âhiru
Bayraktar Bayraklı = O, ilktir, sondur, açık olandır, gizli olandır. O, her şeyi bilendir.
ve el âhiru
Bekir Sadak = O her seyden oncedir; kendisinden sonraya hicbir seyin kalmiyacagi son'dur; varligi asikardir; gercek mahiyeti insan icin gizlidir. O her seyi bilir.
ve el âhiru
Celal Yıldırım = O, Evvel'dir (O'ndan önce hiçbir şey yoktur ve O'nun öncesi de yoktur). Âhir'dir (her şey O'nda son bulur, O'nun sonu ve sınırı yoktur). Zâhir'dir (sıfatlarının tezahürüyle, ilim ve kudretinin tecelli ve eserleriyle varlığı ortada açık olarak bilinmektedir). Bâtın'dır (zâtı ve mahiyeti kavranamaz, niceliği ve nasıltığı bilinemez, idrâk edilemez). O, her şeyi bilendir.
ve el âhiru
Cemal Külünkoğlu = O, ilktir (her şeyden önce mevcut olandır) ve sondur (her şey yok olduktan sonra geriye kalacak olandır). Zahirdir (varlığı fillerinin etki ve sonuçlarından bilinendir). Batındır (zatını hakikati gizli olup duygularla bilinmeyen ve gözlerle görünmeyendir). O, her şeyi en güzel biçimde bilendir.
ve el âhiru
Diyanet İşleri (eski) = O her şeyden öncedir; kendisinden sonraya hiçbir şeyin kalmayacağı son'dur; varlığı aşikardır; gerçek mahiyeti insan için gizlidir. O her şeyi bilir.
ve el âhiru
Edip Yüksel = O ilktir, sondur. O en dıştakidir, en içtekidir. O her şeyi bilir.
ve el âhiru
Elmalılı Hamdi Yazır = Odur, evvel-ü âhir ve zâhir-ü bâtın, hem o her şey'e alîmdir
ve el âhiru
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O, ilk ve sondur; görünen ve görünmeyendir. Hem O her şeyi bilendir!
ve el âhiru
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O ilktir, sondur, zahirdir, bâtındır. O herşeyi bilendir.
ve el âhiru
Gültekin Onan = O, Evveldir, Ahirdir, Zahirdir, Batındır. O, her şeyi bilendir.
ve el âhiru
Harun Yıldırım = O, Evvel’dir, Ahir’dir, Zahir’dir, Bâtın’dır. Şüphesiz O, her şeyi bilendir.
ve el âhiru
Hasan Basri Çantay = O, hem evveldir, hem âhirdir, hem zaahirdir, hem baatındır. O, herşey'i kemâliyle bilendir.
ve el âhiru
Hayrat Neşriyat = O, Evvel (herşeyden önce var olan)dır, Âhir (herşeyin helâkinden sonra bâki kalan)dır, Zâhir (delilleriyle varlığı apaçık olan)dır ve Bâtın (akılların O’nu idrâk edemediği, Zât’ının hakikati bilinmeyen)dir. Ve O, herşeyi hakkıyla bilendir.
ve el âhiru
İbni Kesir = O; hem Evvel'dir, hem Ahir'dir, hem Zahir'dir, hem Batın'dır. Ve O; her şeyi bilendir.
ve el âhiru
Kadri Çelik = O evveldir, ahirdir, zahirdir, batındır. O, her şeyi bilendir.
ve el âhiru
Muhammed Esed = O, İlk ve Sondur; hem Dış Görüntüdür hem İç Gerçeklik ve O, her şeyin bilgisine sahiptir.
ve el âhiru
Mustafa İslamoğlu = el-Evvel ve el-Ahir'dir; ez-Zahir ve el-Batın'dır; ve O her şeyi en iyi bilendir.
ve el âhiru
Ömer Nasuhi Bilmen = (2-3) Göklerin ve yerin mülkü O'nun içindir. Diriltir ve öldürür ve O, her şey üzerine tamamen kâdirdir. O, evveldir ve ahirdir ve zahirdir ve batındır ve O, her şeye alîmdir.
ve el âhiru
Ömer Öngüt = O Evvel'dir, Âhir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır. O, her şeyi bilendir.
ve el âhiru
Şaban Piriş = İlk ve son O’dur. Ortaya koyan ve gizleyen de O’dur. O, her şeyi bilendir.
ve el âhiru
Sadık Türkmen = O, evvel’dir; zaman itibariyle eksi sonsuzdur (∞) ve Âhir’dir; zaman itibariyle artı sonsuzdur (+∞). Zâhir (akıl gereği, alemlerin yaratıcısı olduğu açıktır) ve Bâtın’dır (akıl gereği, sonsuz kudretin zatı şimdilik gözümüzün kapsama alanı dışındadır). O, herşeyi hakkıyla bilendir.
ve el âhiru
Seyyid Kutub = O hem ilktir hem sondur; hem açıktır hem gizlidir. O herşeyi bilir.
ve el âhiru
Suat Yıldırım = Evvel O’dur, Âhir O. Zahir O’dur, Batın O! O her şeyi hakkıyla bilir.
ve el âhiru
Süleyman Ateş = O, ilktir (kendisinden önce hiçbir varlık yoktur,) sondur (kendisinden sonra hiçbir varlık yoktur. Her şey yok olurken O kalacaktır,) zâhirdir (delilleriyle varlığı gün gibi açıktır,) bâtındır (zâtının hakikati gizlidir, akıllar O'nun özünü idrak edemez,) O, her şeyi bilendir.
ve el âhiru
Tefhim-ul Kuran = O, Evveldir, Ahirdir, Zahirdir, Bâtındır. O, her şeyi bilendir.
ve el âhiru
Ümit Şimşek = Evvel de Odur, Âhir de. Zâhir de Odur, Bâtın da. O herşeyi hakkıyla bilendir.
ve el âhiru
Yaşar Nuri Öztürk = Evvel'dir O, başlangıcı yoktur; Âhir'dir O, sonu yoktur; Zâhir'dir O, her şeyde belirir; Bâtın'dır O, gözlerden gizlenmiştir. Her şeyi en güzel biçimde bilendir o.
ve el âhiru
İskender Ali Mihr = O, evveldir (ilktir) ve ahirdir (sondur), zahirdir (alâmetleri tüm varlıklarda görünendir) ve bâtındır (gizli olandır). Ve O, herşeyi en iyi bilendir.
ve el âhiru
İlyas Yorulmaz = Allah İlk dir (hep var olan), Sondur (her şey yok olur, O yine vardır). O Zahirdir (görülen her şey O’nu işaret eder), Batındır (gizli olanlar ve bilinmeyenler onun bilgisi dâhilinde var olurlar) ve O her şeyi en iyi bilendir.