Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve ahî-hi
Diyanet İşleri = Mûsâ’ya ve kardeşine, “Kavminiz için Mısır’da (sığınak olarak) evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın. Namazı dosdoğru kılın. Mü’minleri müjdele” diye vahyettik.
ve ahî-hi
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Mûsâ'ya ve kardeşine, kavminize Mısır'da barınacak evler kurun, evlerinizi kıble yapın ve namaz kılın ve müjdele inananları diye vahyettik.
ve ahî-hi
Abdullah Parlıyan = Musa'ya ve kardeşine: 'Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın ve evlerinizi ibadethane edinip namaz kılın [4]. Mü'minleri müjdele!' diye vahyettik.
ve ahî-hi
Adem Uğur = Biz de Musa ve kardeşine: Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın, namazlarınızı da dosdoğru kılın. (Ey Musa!) Müminleri müjdele! diye vahyettik.
ve ahî-hi
Ahmed Hulusi = Musa ve erkek kardeşine: "Mısır'da halkınız için evler hazırlayın. . . Evlerinizi ibadethane yapın ve salâtı ikame edin. . . İman edenleri müjdele" diye vahyettik.
ve ahî-hi
Ahmet Tekin = Mûsâ ve kardeşine:'Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın. Evlerinizi karşılıklı yaparak mescitler, gizli İslâmî merkezler haline getirin, birliğinizi güçlendirin, İslâmî eğitimi, faaliyetlerinizi yoğunlaştırın. Namazları da âdâbına riayet ederek, aksatmadan kılın. Mü’minlere dünyada yardım, zafer ve devlet, âhirette Cennet müjdesini verin.' diye vahyettik.
ve ahî-hi
Ahmet Varol = Musa'ya ve kardeşine: 'Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın ve evlerinizi ibadethane edinip namaz kılın [4]. Mü'minleri müjdele!' diye vahyettik.
ve ahî-hi
Ali Bulaç = Musa ve kardeşine (şöyle) vahyettik: "Mısır'da kavminiz için evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan (ve kıbleye dönük) yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın. Mü'minleri de müjdele."
ve ahî-hi
Ali Fikri Yavuz = Biz ise, Mûsa’ya ve kardeşine şöyle vahyettik: “- Kavminiz için Mısır’da bir takım evler hazırlayın ve evlerinizi namazgâh yapın. Namazı gereği üzre kılın. Hem de (Ey Mûsa) müminleri cennetle müjdele?”
ve ahî-hi
Ali Ünal = Musa’ya ve kardeşine, “Halkınız için Mısır’da (sığınak ve Allah yolunda bir araya gelme vazifesi görecek) birtakım evler hazırlayın; (bütün bir ümmet olarak) evlerinizi (birinden diğerine geçilebilecek ve birbirine destek olacak şekilde) organize edin ve Allah’a yönelme yerleri haline getirerek, namazı hakkıyla kılın!” diye vahyettik. (Ve ey Musa!) Mü’minleri müjdele!
ve ahî-hi
Bayraktar Bayraklı = Biz de Mûsâ ve kardeşine, “Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayınız ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapınız, namazlarınızı da dosdoğru kılınız. Ey Mûsâ! Müminleri müjdele!” diye vahyettik.
ve ahî-hi
Bekir Sadak = Musa ve kardesine: «Misir'da milletinize evler hazirlayin; evlerinizi namazgah edinin, namaz kilin» diye vahyettik, «Inananlara mujde et.»
ve ahî-hi
Celal Yıldırım = Musa ile kardeşi Harun'a : «Mısır'da kendi kavimlerine evler hazırlayın, evlerinizi kıbleye yönelik yapın, namazınızı da kılın» diye vahyettik. Artık sen mü'minleri müjdele.
ve ahî-hi
Cemal Külünkoğlu = Biz de Musa ile kardeşine vahyettik: “Mısır'da kavminiz için evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan yer (kıblegah/mescid) yapın ve (oralarda cemaatleşerek) namazı dosdoğru kılın. (Ey Musa!) İnananları (Allah'ın yardımıyla) müjdele!”
ve ahî-hi
Diyanet İşleri (eski) = Musa ve kardeşine: 'Mısır'da milletinize evler hazırlayın; evlerinizi namazgah edinin, namaz kılın' diye vahyettik, 'İnananlara müjde et.'
ve ahî-hi
Diyanet Vakfi = Biz de Musa ve kardeşine: Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın, namazlarınızı da dosdoğru kılın. (Ey Musa!) Müminleri müjdele! diye vahyettik.
ve ahî-hi
Edip Yüksel = Musa'ya ve kardeşine: 'Halkınız için Mısır'da evler hazırlayın. Evlerinizi tapınak yapın ve namazı gözetin. İnananları müjdeleyin,' diye vahyettik.
ve ahî-hi
Elmalılı Hamdi Yazır = Biz ise Musâya ve kardeşine şu vahyi verdik: kavminiz için Mısırda bir takım evler ihzar edin, ve evlerinizi kıble tarafına yapın ve namaz kılın, hem de mü'minleri tebşir eyle
ve ahî-hi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Biz de Musa ile kardeşine şöyle vahyettik. «Kavminiz için Mısır'da bir takım evler hazırlayın, evlerinizi kıble tarafına yapın ve namaz kılın! Bir de mü'minleri müjdele!»
ve ahî-hi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: «Kavminiz için Mısır'da birtakım evler hazırlayın ve evlerinizi kıbleye karşı yapın ve namazı kılın ve müminlere müjde verin.»
ve ahî-hi
Gültekin Onan = Musa ve kardeşine (şöyle) vahyettik: "Mısırda kavminiz için evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan (ve kıbleye dönük) yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın. İnançlıları müjdele."
ve ahî-hi
Harun Yıldırım = Musa ve kardeşine: “Mısır’da kavminize evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın. Mü’minleri de müjdele!” diye vahyettik.
ve ahî-hi
Hasan Basri Çantay = Musâya ve biraderine: «Mısırda kavminiz için evler hazırlayın. O evlerinizi namazgah yapın. (Oralarda) dosdoğru namaz kılın. (Ey Musa) mü'minleri (dünyâda nusret ve âhiretde cennetle) müjdele» diye vahyetdik.
ve ahî-hi
Hayrat Neşriyat = Mûsâ’ya ve kardeşine: 'Kavminiz için Mısır’da evler hazırlayın, evlerinizi namazgâh yapın ve namazı hakkıyla edâ edin! Ve (ey Mûsâ!) Mü’minleri (mükâfâtla)müjdele!' diye vahyettik.
ve ahî-hi
İbni Kesir = Musa ve kardeşine de vahyettik ki: Mısır'da kavminiz için evler hazırlayın; evlerinizi namazgah edinin namaz kılın. Ve mü'minlere müjdele.
ve ahî-hi
Kadri Çelik = Musa ve kardeşine, “Mısır'da kavminize evler hazırlayın; (yakın temasta olmak için) evlerinizi karşılıklı bir şekilde karar kılın, namaz kılın ve iman edenleri müjdele” diye vahyettik.
ve ahî-hi
Muhammed Esed = Biz de Musa ile kardeşine: "Şehirde halkınız için bazı evleri sığınak edinin" diye vahyettik, "ve (onlara deyin ki) 'Evlerinizi ibadet yerine dönüştürün; ve namazda devamlı ve kararlı olun! Ve (sen ey Musa!) inananları (Allah'ın yardımıyla) müjdele!"
ve ahî-hi
Mustafa İslamoğlu = Derken Musa ve kardeşine şöyle vahyettik: "Şehirde toplumunuz için bazı evleri karargah edinin; kendi evlerinizi ise ibadethaneye dönüştürerek ibadetinizi eda edin! Ve (sen ey Musa!), mü'minleri (zaferle) müjdele!"
ve ahî-hi
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Mûsa ile kardeşine vahyettik ki, Mısır'da kavminiz için evler ittihaz ediniz ve evlerinizi namazgâh kılınız ve namazı dosdoğru eda ediniz ve mü'minleri tebşir et.
ve ahî-hi
Ömer Öngüt = Biz de Musa ve kardeşine: “Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınacak yer yapın, namaz kılın. Müminleri müjdele!” diye vahyettik.
ve ahî-hi
Şaban Piriş = Musa ve kardeşine: -Mısır’da milletinize evler hazırlayın; evlerinizi namazgah edinin. Namaz kılın ve iman edenlere müjde verin! diye vahyettik.
ve ahî-hi
Sadık Türkmen = Musa’ya ve kardeşine: “Mısır’da kavminiz için evler hazırlayın“ diye vahyettik. “Evlerinizi mescid edinin ve namazı ikame edin.” “Müminleri müjdele!”
ve ahî-hi
Seyyid Kutub = Biz Musa ile kardeşine vahyettik ki; «Soydaşlarınıza Mısır'da evler hazırlayınız, evlerinizi namazgâh haline getiriniz,namaz kılınız ve mü'minleri müjdeleyiniz.»
ve ahî-hi
Suat Yıldırım = Mûsâ’ya ve kardeşine: "millet için Mısır’da evler hazırlayın, evlerinizi namazgâh yapın, namazı hakkıyla ifa edin ve ey Mûsâ müminleri müjdele!" diye vahyettik.
ve ahî-hi
Süleyman Ateş = Mûsâ'ya ve kardeşine "İkiniz kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın (ey İsrâil oğulları) evlerinizi karşı karşıya kurun, namaz kılın ve (ey Mûsâ) mü'minleri müjdele" diye vahyettik.
ve ahî-hi
Tefhim-ul Kuran = Musa ve kardeşine (şöyle) vahyettik: «Mısır'da kavminiz için evler hazırlayın, evlerinizi namaz kılınan (ve kıbleye dönük) yerler yapın ve namazı dosdoğru kılın. Mü'minleri de müjdele.»
ve ahî-hi
Ümit Şimşek = Biz de Musa'ya ve kardeşine 'Kavminiz için Mısır'da evler edinin,' diye vahyettik. 'Evlerinizi mescid haline getirin. Namazlarınızı dosdoğru kılın. Müjdele o mü'minleri.'
ve ahî-hi
Yaşar Nuri Öztürk = Mûsa'ya ve kardeşine şunu vahyettik: Kavminiz için kendilerini yerleştirmek üzere Mısır'da evler hazırlayın. Evlerinizi kıble yapın/karşılıklı yapın ve namaz kılın. İnananlara müjde ver.
ve ahî-hi
İskender Ali Mihr = Musa (A.S) ve kardeşine vahyettik: “İkinizin kavmi için Mısır’a evler yapın ve evlerinizi kıble kılın ve namazı ikame edin. Ve mü’minleri müjdele!”
ve ahî-hi
İlyas Yorulmaz = Musa ve kardeşine “Şehirdeki evlere yerleşin, evlerinizi kıble edinin ve namaz kılın. (böyle yapıp) inanları müjdele” diye vahyettik.
ve ahî-hi
Diyanet İşleri = “Ey oğullarım! Gidin Yûsuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”
ve ahî-hi
Abdulbaki Gölpınarlı = Oğullarım dedi, gidin, Yûsuf'la kardeşinden bir haber getirin ve Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; çünkü kâfir olan topluluktan başka kimsecikler, Allah'ın rahmetinden ümit kesmez.
ve ahî-hi
Abdullah Parlıyan = Ya'kup: “Ey oğullarım! Mısır'a gidin de, Yûsuf ile kardeşini araştırıp bulmaya çalışın ve Allah'ın lütfundan ümit kesmeyin. Ancak Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden toplumlar, O'nun lütfundan ümitlerini keserler.”
ve ahî-hi
Adem Uğur = 'Ey oğullarım! (Haydi) gidin de, Yûsuf’la kardeşinden bir haber araştırın; hem Allah’ın rahmetinden ümid kesmeyin! Çünki kâfirler topluluğundan başkası, Allah’ın rahmetinden ümîd(ini) kesmez.'
ve ahî-hi
Ahmed Hulusi = "Ey oğullarım. . . Gidin, Yusuf'tan ve kardeşinden araştırın! Allâh'ın cana can veren rahmetinden umutsuzluğa düşmeyin. . . Çünkü hakikat bilgisini inkâr edenler topluluğundan başkası, Allâh'ın cana can katan rahmetinden ümit kesmez. "
ve ahî-hi
Ahmet Tekin = 'Oğullarım, gidin, Yûsuf’u ve kardeşini iyi araştırın. Allah’ın hayat bahşeden rahmetinden ümit kesmeyin. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir bir kavimden başkası Allah’ın hayat bahşeden rahmetinden ümit kesmez.' dedi.
ve ahî-hi
Ahmet Varol = Ey oğullarım! Gidin Yusuf'la kardeşinden bir haber arayın. Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez.'
ve ahî-hi
Ali Bulaç = "Oğullarım, gidin de Yusuf ile kardeşinden (duyarlı bir araştırmayla) bir haber getirin ve Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez."
ve ahî-hi
Ali Fikri Yavuz = Ey oğullarım! Haydi gidin de Yûsuf’la kardeşinden araştırarak haber edininiz. Allah’ın lütfundan ümidinizi kesmeyiniz; çünkü Allah’ın lütfundan, ancak kâfirler topluluğu ümidini keser.”
ve ahî-hi
Ali Ünal = (Bir defa daha oğullarını uğurladı ve) “Ey oğullarım!” dedi: “Bütün melekelerinizi kullanarak Yusuf ve kardeşi hakkında bilgi edinmeye çalışın. Allah’ın rahmetinden asla ümidinizi kesmeyin. Şurası bir gerçek ki, O’na inanmayan kâfirler güruhu dışında hiç kimse Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.”