Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ve a’lemû
Diyanet İşleri = Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah, azabı çetin olandır.
ve a’lemû
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve sakının o fitneden ki yalnız zulmedenlerinize gelip çatmaz ve bilin ki şüphesiz Allah'ın cezâsı pek çetindir.
ve a’lemû
Abdullah Parlıyan = Ve öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnızca zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'ın cezası şiddetlidir.
ve a’lemû
Adem Uğur = Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.
ve a’lemû
Ahmed Hulusi = Öyle bir fitneden de sakının ki yalnızca içinizden zulmedenlere dokunmaz. Bilin ki Allah’ın azabı pek şiddetli olandır.
ve a’lemû
Ahmet Tekin = Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden yalınız zulmedenlere çatmaz (âmmeye de sirayet ve hepsini perişan eder). Hem bilin ki Allah, şübhesiz azabı çetin olandır.
ve a’lemû
Ahmet Varol = Aranızdan yalnızca zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan fitneden sakının ve bilin ki Allah, cezası çok çetin olandır.
ve a’lemû
Ali Bulaç = Ve sizlerden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan bir fitneden korkup sakının. Bilin ki, gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
ve a’lemû
Ali Fikri Yavuz = Bir de öyle bir musibetten korkun ki; o, yalnız içinizde zulmedenlere isabet etmez (bu belâ başkalarına da geçer, umumî olur). Bilin ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.
ve a’lemû
Ali Ünal = Bir de, (samimî olanı samimî olmayandan ayıracak imtihan niteliğinde) öyle bir fitneden, (öyle bir kaos halinden) sakının ki, içinizde yalnızca zulmedenlere dokunmakla kalmaz. Yine bilin ki Allah, cezalandırması çok çetin olandır.
ve a’lemû
Bayraktar Bayraklı = Ve öylesine çetin bir yürek sınavına karşı tetikte ve tedbirli olun ki, o içinizden yalnızca bilinci altüst olmuş kimselere musallat olmakla kalmayacaktır. Ve iyi bilin ki Allah'ın azabı pek şiddetlidir.
ve a’lemû
Bekir Sadak = Aranizdan yalniz zalimlere erismekle kalmiyacak fitneden sakinin, Allah'in azabinin siddetli oldugunu bilin.
ve a’lemû
Celal Yıldırım = Öyle bir fitneden korkup sakının ki, o yalnız sizden zâlimlere dokunmaz. Bilin ki, gerçekten Allah'ın ceza olarak vereceği azâb çok şiddetlidir.
ve a’lemû
Cemal Külünkoğlu = Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (aynı zamanda hepinize erişir). Biliniz ki Allah'ın cezalandırması şiddetlidir.
ve a’lemû
Diyanet İşleri (eski) = Aranızdan yalnız zalimlere erişmekle kalmayacak fitneden sakının, Allah'ın azabının şiddetli olduğunu bilin.
ve a’lemû
Diyanet Vakfi = Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz (umuma sirayet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.
ve a’lemû
Edip Yüksel = Sizden sadece zalimlere dokunmayacak olan fitneden sakının. Bilesiniz ki ALLAH'ın cezası çetindir.
ve a’lemû
Elmalılı Hamdi Yazır = Ve öyle bir fitneden sakının ki hiç te içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz, ve bilin ki Allahın ıkabı şiddetlidir
ve a’lemû
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'ın azabı şiddetlidir.
ve a’lemû
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ve öyle bir fitneden sakının ki, içinizden yalnızca zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah'ın cezası şiddetlidir.
ve a’lemû
Gültekin Onan = Ve sizlerden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan bir fitneden korkup sakının. Bilin ki, gerçekten Tanrı (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
ve a’lemû
Harun Yıldırım = Öyle bir fitneden de sakının ki yalnızca içinizden zulmedenlere dokunmaz. Bilin ki Allah’ın azabı pek şiddetli olandır.
ve a’lemû
Hasan Basri Çantay = Ve öylesine çetin bir yürek sınavına karşı tetikte ve tedbirli olun ki, o içinizden yalnızca bilinci altüst olmuş kimselere musallat olmakla kalmayacaktır. Ve iyi bilin ki Allah'ın azabı pek şiddetlidir.
ve a’lemû
Hayrat Neşriyat = Ve bir fitneden sakınınız ki, sizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz ve biliniz ki, muhakkak Allah Teâlâ'nın ikabı pek şiddetlidir.
ve a’lemû
İbni Kesir = Bir de fitneden sakının ki; içinizden yalnız zulmedenlere erişmekle kalmaz. Hem bilin ki; muhakkak Allah azabı şiddetli olandır.
ve a’lemû
Kadri Çelik = Aranızdan yalnız zalimlere erişmekle kalmayacak fitneden sakının ve şüphesiz Allah'ın azabının şiddetli olduğunu bilin.
ve a’lemû
Muhammed Esed = Ve kötülük yönündeki öyle bir ayrıntıya karşı uyanık ve duyarlı olun ki o, ötekileri dışta tutarak yalnızca hakkı inkara kalkışanlara musallat olmaz; ve bilin ki Allah azapta çok çetindir
ve a’lemû
Mustafa İslamoğlu = Ve öylesine çetin bir yürek sınavına karşı tetikte ve tedbirli olun ki, o içinizden yalnızca bilinci altüst olmuş kimselere musallat olmakla kalmayacaktır. Ve iyi bilin ki Allah'ın azabı pek şiddetlidir.
ve a’lemû
Ömer Nasuhi Bilmen = Ve bir fitneden sakınınız ki, sizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz ve biliniz ki, muhakkak Allah Teâlâ'nın ikabı pek şiddetlidir.
ve a’lemû
Ömer Öngüt = Öyle bir fitneden sakının ki, aranızdan sadece zulmedenlere erişmekle kalmaz, (hepinize sirayet eder). Bilin ki Allah'ın azabı şiddetlidir.
ve a’lemû
Şaban Piriş = İçinizden yalnızca zalimlere erişmekle kalmayacak olan bir fitneden de korunun! Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu bilin!
ve a’lemû
Sadık Türkmen = Içinizden sadece zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah azabı çetin olandır.
ve a’lemû
Seyyid Kutub = Sadece aranızdaki zalimlerin başlarına gelmekle yetinmeyecek olan belâdan sakınınız. Biliniz ki, Allah'ın' azabı ağırdır.
ve a’lemû
Suat Yıldırım = Bir de öyle bir fitneden sakının ki o, içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz, hepinize şamil olur. Biliniz ki Allah’ın cezalandırması şiddetlidir.
ve a’lemû
Süleyman Ateş = (Öyle) Bir fitneden sakının ki, aranızdan yalnız haksızlık edenlere erişmekle kalmaz (hepinize erişir). Bilinki Allâh'ın azâbı çetindir.
ve a’lemû
Tefhim-ul Kuran = Ve sizlerden yalnızca zulmedenlere isabet etmekle kalmayan bir fitneden korkup sakının. Bilin ki, gerçekten Allah, (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.
ve a’lemû
Ümit Şimşek = Bir de öyle bir fitneden sakının ki, içinizden sadece zulmedenlere isabet etmekle kalmaz. Şunu da bilin ki, Allah'ın cezası pek çetindir.
ve a’lemû
Yaşar Nuri Öztürk = İçinizden sadece zulmedenlere çatmakla kalmayacak bir fitneden korkun. Bilin ki Allah'ın gazabı çok şiddetlidir.
ve a’lemû
İskender Ali Mihr = Ve sizden (içinizden), sadece zalim kimselere isabet etmeyen, onlara has (özel) olmayan (diğerlerine de isabet eden) fitneden sakının (takva sahibi olun). Allah’ın azabının çok şiddetli olduğunu biliniz.
ve a’lemû
İlyas Yorulmaz = Sizden, yalnızca haksızlık yapanlara uğramayacak bir azaptan (fitne) korkun. Bilin ki Allah’ın cezası çok şiddetlidir.
ve a’lemû
Diyanet İşleri = Sayılı günlerde Allah’ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina’dan Mekke’ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin.
ve a’lemû
Abdulbaki Gölpınarlı = Sayılı hac günlerinde Allah'ı anın. İki gün içinde acele edip de dönmek isteyenlere suç yok. Geri kalanlara da suç yok ama sakınmak şartıyla. Allah'tan sakının ve bilin ki siz, şüphe yok onun tapısında haşr edileceksiniz.
ve a’lemû
Abdullah Parlıyan = Arafat, Müzdelife ve Mina'da bulunulması gereken günlerde, Allah'ı tekbirlerle anın. Kim iki gün içerisinde Mina'dan Mekke'ye dönerse, ona günah yoktur. Kim de geri kalırsa, yolunu Allah ve kitap ile bulduğu takdirde, günaha girmemiş olur. O halde hayatınızı Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışınız ve biliniz ki, hepiniz O'na varıp huzurunda toplanacaksınız.
ve a’lemû
Adem Uğur = Sayılı günlerde (eyyam-ı teşrikte telbiye ve tekbir getirerek) Allah'ı anın. Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönmek isterse, ona günah yoktur. Bunlar günahtan sakınanlar içindir. Allah'tan korkun ve bilin ki hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksınız.
ve a’lemû
Ahmed Hulusi = Bir de sayılı günlerde (kurban bayramı 2. /3. /4. günleri) Allâh'ı zikredin (tekbir getirin). Kim iki gün içinde aceleyle işini bitirirse ona bir suç yoktur. Kim tehir ederse ona da suç yoktur. Bu korunan kimse içindir. . . Allâh'tan korunun (yaptıklarınızın sonucunu kesinlikle yaşatacağı için) ve iyi bilin ki muhakkak sonunda O'na haşrolacaksınız.
ve a’lemû
Ahmet Tekin = Sayılı günlerde, teşrik günlerinde telbiye ve tekbir getirerek Allah’ı zikredin, Allah’a ibadet edin, Allah’ın dinini, şeriatını anlatın.İki gün içinde, acele edip Mina’dan Mekke’ye dönmek isteyene günah yoktur. İki gün içinde dönmeyip, geciken de bilerek günah işlemiş sayılmaz. Bunlar günahlardan arınıp Allah’a sığınanlar, emirlerini yerine getirenler, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler içindir. Allah’a sığınıp emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunun. Bilin ki, toplanıp onun huzuruna getirileceksiniz.
ve a’lemû
Ahmet Varol = Sayılı günlerde Allah'ı anın. Kim iki günde acele ederse onun için bir günah yoktur. Kim de geriye kalırsa sakındığı takdirde onun için de bir günah yoktur. [42] Allah'a karşı gelmekten sakının ve bilin ki, hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksınız.
ve a’lemû
Ali Bulaç = Sayılı günlerde Allah'ı anın. İki günde (Mina'dan dönmek için) elini çabuk tutana günah yoktur, geri kalana da günah yoktur. (Bu) sakınan için(dir). Allah'tan korkup sakının ve gerçekten bilin ki, siz O'na döndürülüp toplanacaksınız.
ve a’lemû
Ali Fikri Yavuz = Bir de sayılı günlerde (teşrîk günlerinde) Allah’ı tekbîr ile zikredin. Kim, iki günde (zilhiccenin on birinci ve on ikinci gününde) Mina’dan dönmek için acele ederse, ona günah yoktur. Mina’da geri kalana da günah yoktur. Fakat, bu günahın olmayışı takvâ sahibi içindir. Allah’dan korkun ve bilin ki, muhakkak hepiniz ona dönüp toplanacaksınız.
ve a’lemû
Ali Ünal = (Arafe ve Kurban bayramı günleri dahil, takip eden) sayılı (teşrik tekbiri) günlerinde Allah’ı zikredin (tekbir getirin). Kim acelesi olur ve iki gün içinde (cemreleri –şeytan taşlamayı– yerine getirip dönerse) üzerine bir günah yoktur; kim de, (taşlamayı bitirmeyi üçüncü güne) tehir ederse, yine üzerine günah yoktur – ancak, İlâhî ahkâmı yerine getirmede titiz davranan ve takva üzere hareket eden için. Siz, Allah’a itaatta hep titiz davranın, takva dairesi içinde kalın ve bilin ki, şüphesiz O’na dönüp, huzurunda toplanacaksınız.