Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve âden

  Furkân / 38 -

 Diyanet İşleri = Âd ve Semûd kavimlerini, Ress halkını ve bunların arasında pek çok nesilleri de helâk ettik.

ve âden

  Furkân / 38 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Âd'ı da helâk ettik, Semûd'u da, Ress ashâbını da ve bunların arasında daha birçok soyları da.

ve âden

  Furkân / 38 -

 Abdullah Parlıyan = Ve Âd toplumunu, Semûd toplumunu Ress halkını ve bunların arasında gelip geçen daha nice günahkar nesilleri, topluca cezalandırdık.

ve âden

  Furkân / 38 -

 Adem Uğur = Ad'ı, Semûd'u, Ress halkını ve bunlar arasında daha birçok nesilleri de (inkârcılıklarından ötürü helâk ettik).

ve âden

  Furkân / 38 -

 Ahmed Hulusi = Ad'ı (Hud a. s. ın halkı), Semud'u (Sâlih a. s. ın halkı), Ress (örülmemiş kuyu) ehli ve bunlar arasında pek çok nesli de. . .

ve âden

  Furkân / 38 -

 Ahmet Tekin = Âd’ı, Semûd’u, Res halkını (kuyuların bulunduğu bölgenin halkını) ve bunlar arasında daha birçok nesilleri inkârları yüzünden helâk ettik.

ve âden

  Furkân / 38 -

 Ahmet Varol = Ad'ı, Semud'u, Ress ahalisini ve bunların aralarında pek çok nesilleri de (helak ettik).

ve âden

  Furkân / 38 -

 Ali Bulaç = Ad'ı, Semud'u, Ress halkını ve bunlar arasında birçok nesilleri (yok ettik).

ve âden

  Furkân / 38 -

 Ali Fikri Yavuz = Âd kavmini de, Semûd kavmini de, (Şuayb’ın) Ress Ashabını da, bunların arasında geçen bir çok ümmetleri de helâk ettik.

ve âden

  Furkân / 38 -

 Ali Ünal = Âd’ı, Semûd’u, Ress halkını ve Nuh kavmi ile bunlar arasında yaşamış daha pek çok nesilleri de, (başta şirk olmak üzere her türlü zulümde ısrarları sebebiyle helâk ettik).

ve âden

  Furkân / 38 -

 Bayraktar Bayraklı = ‘Âd kavmini, Semûd kavmini, Ress halkını ve bunlar arasında birçok nesli de hatırla!

ve âden

  Furkân / 38 -

 Bekir Sadak = Ad, Semud milletleri ile Ress'lileri ve bunlarin arasinda bircok nesilleri de yerle bir ettik.

ve âden

  Furkân / 38 -

 Celal Yıldırım = Âd'ı da, Semûd'u da, Ress (Yemame yöresindeki kasaba veya taşla örülmüş kuyu) halkını da ve bunlar arasında (gelip geçen) birçok nesilleri de (yine aynı sebeplerle) yok ettik.

ve âden

  Furkân / 38 -

 Cemal Külünkoğlu = Ad ve Semud toplumunu da, Ress halkını ve bunların arasında (gelip geçen) daha nice (günahkâr) nesilleri de (yaptıkları yüzünden topluca cezalandırdık).

ve âden

  Furkân / 38 -

 Diyanet İşleri (eski) = Ad, Semud milletleri ile Ress'lileri ve bunların arasında birçok nesilleri de yerle bir ettik.

ve âden

  Furkân / 38 -

 Diyanet Vakfi = Âd'ı, Semûd'u, Ress halkını ve bunlar arasında daha birçok nesilleri de (inkârcılıklarından ötürü helâk ettik).

ve âden

  Furkân / 38 -

 Edip Yüksel = Ad, Semud, Res halkı ve bunların arasında bir çok nesilleri de...

ve âden

  Furkân / 38 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Âdi de, Semûdu da, Eshabı ressi de bunların arasında daha bir çok kurunu da

ve âden

  Furkân / 38 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ad'ı, Semüd'u, Ress halkını ve bunlar arasında (gelip geçen) birçok nesilleri de (helak ettik).

ve âden

  Furkân / 38 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Ad'ı, Semud'u, Ress halkını ve bunlar arasında daha bir çok nesilleri de (inkârcılıkları yüzünden helak ettik)

ve âden

  Furkân / 38 -

 Gültekin Onan = Ad'ı, Semud'u, Ress halkını ve bunlar arasında bir çok nesilleri yok ettik.

ve âden

  Furkân / 38 -

 Harun Yıldırım = Ad'ı, Semûd'u, Ress halkını ve bunlar arasında daha birçok nesilleri de (inkârcılıklarından ötürü helâk ettik).

ve âden

  Furkân / 38 -

 Hasan Basri Çantay = «Aad» i de, «Semuud» u da, «Ress ashaabı» nı da ve bunların arasında (geçen) bir çok (nesilleri) de (helak etdik).

ve âden

  Furkân / 38 -

 Hayrat Neşriyat = Âd ve Semûd (kavimlerin)i, Ress halkını ve bunların arasında daha birçok nesilleri de (bu yüzden helâk ettik).

ve âden

  Furkân / 38 -

 İbni Kesir = Ad ve Semud'u da, Ress ashabını ve bunların arasında bir çok nesilleri de

ve âden

  Furkân / 38 -

 Kadri Çelik = Ad'ı, Semud'u, Ress halkını ve bunlar arasında birçok kuşakları da (yok ettik).

ve âden

  Furkân / 38 -

 Muhammed Esed = Ve 'Ad toplumunu, Semud toplumunu, Ress halkını ve bunların arasında (gelip geçen) daha nice (günahkar) nesilleri (topluca cezalandırdık);

ve âden

  Furkân / 38 -

 Mustafa İslamoğlu = Ve Ad ve Semud kavmi, Dess sakinleri ve bunlar arasında yaşamış olan bir çok nesil de (öyle oldu).

ve âden

  Furkân / 38 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Ve Âd'i de, Semûd'u da ve Ress ashâbını da ve bunların arasında bir nice çok asırlar erbâbını da (helak ettik).

ve âden

  Furkân / 38 -

 Ömer Öngüt = Âd'ı, Semud'u, Ress halkını ve bunlar arasında birçok nesilleri de helâk ettik.

ve âden

  Furkân / 38 -

 Şaban Piriş = Ad’ı da, Semud’u da, Ress halkını da, bunların arasında daha bir çok nesilleri de...

ve âden

  Furkân / 38 -

 Sadık Türkmen = Ad’ı, semud’u, Ress halkını ve bu arada birçok kuşakları!

ve âden

  Furkân / 38 -

 Seyyid Kutub = Adoğullârını, Semudoğullarını, kuyunun yuttuklarını ve bunlar arasındaki dönemlerde yaşamış bir çok kuşakları da yokettik.

ve âden

  Furkân / 38 -

 Suat Yıldırım = Âd’ı, Semûd’u, Ress halkını, bu arada daha birçok nesilleri de inkârda ısrarları sebebiyle helâk ettik.

ve âden

  Furkân / 38 -

 Süleyman Ateş = Âd'ı, Semûd'u, Res halkını ve bu arada daha birçok nesilleri (inkârları yüzünden helâk ettik).

ve âden

  Furkân / 38 -

 Tefhim-ul Kuran = Ad'ı, Semud'u, Ress halkını ve bunlar arasında birçok kuşakları da (yok ettik) .

ve âden

  Furkân / 38 -

 Ümit Şimşek = Âd ve Semud'u, Ress halkını ve bunlar arasında daha nice nesilleri de böylece helâk ettik.

ve âden

  Furkân / 38 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Âd'ı, Semûd'u, Ress halkını ve bunlar arasında birçok nesilleri yere batırdık.

ve âden

  Furkân / 38 -

 İskender Ali Mihr = Ve Ad ve Semud kavmini ve Ress ashabını (Hz. Şuayb’ın kavmini) ve bunların arasındaki (sürede yaşayan) birçok nesilleri (helâk ettik).

ve âden

  Furkân / 38 -

 İlyas Yorulmaz = Ad, Semud, Re’si halkı ve bununla beraber pek çok şehirler (ibret olarak helak edildi).

ve âden

  Ankebût / 38 -

 Diyanet İşleri = Âd ve Semûd kavimlerini de helâk ettik. Bu, onların (harap olmuş) yurtlarından size besbelli olmuştur. Şeytan, onlara işlerini süslemiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Hâlbuki onlar gözü açık kimselerdi.

ve âden

  Ankebût / 38 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve Âd'le Semûd'u da helâk etmiştik ve gerçekten de yerlerinden apaçık anlamaktasınız ve Şeytan, onların yaptıklarını, bezemişti kendilerine ve gerçeği gördükleri halde yoldan çelmişti onları.

ve âden

  Ankebût / 38 -

 Abdullah Parlıyan = Âd ve Semûd toplumlarını helak ettiğimiz bölgelerde kalıntı ve harabeleriyle size apaçık gözükmektedir. Şeytan onlara yapıp ettiklerini güzel gösterip, böylece onları doğru yoldan alıkoymuştu. Halbuki kendileri de az çok gözü açık uyanık kimselerdi.

ve âden

  Ankebût / 38 -

 Adem Uğur = Âd ve Semûd'u da (helâk ettik). Sizin için, (onların başına nelerin geldiği) oturdukları yerlerden apaçık anlaşılmaktadır. Şeytan onlara yaptıkları işleri güzel gösterip onları doğru yoldan çıkardı. Oysa bakıp görebilecek durumdaydılar.

ve âden

  Ankebût / 38 -

 Ahmed Hulusi = Ad ve Semud'a (da böyle yaptık). . . Onların meskenlerinden durumlarını anlamışsınızdır. . . Şeytan kendilerine yaptıklarını süsledi de onları (Hak) yoldan engelledi. . . Gerçeği anlayacak hâlde olmalarına rağmen!

ve âden

  Ankebût / 38 -

 Ahmet Tekin = Âd ve Semûd kavimlerini de helâk ettik. Oturdukları yurtlarından, onların başına neler geldiğini anlamışsınızdır. Şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler onlara yaptıkları işleri süsleyip güzel göstermişti. Onları doğru yoldan, İslâmî hayatı yaşamaktan alıkoymuş, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engellemişti. Oysa onlar da, hakkı bâtıldan ayırıp görebilecek, anlayabilecek durumdaydılar.

ve âden

  Ankebût / 38 -

 Ahmet Varol = Ad ve Semud'u da (helak ettik). (Başlarına nelerin geldiği) size oturdukları yerlerden belli olmaktadır. Şeytan onlara yaptıklarını süsledi, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görüp anlayabilecek durumdaydılar. [2]

ve âden

  Ankebût / 38 -

 Ali Bulaç = Ad'ı ve Semud'u da (yıkıma uğrattık). Gerçek şu ki, kendi oturdukları yerlerden size (durumları) belli olmaktadır. Kendi yaptıklarını şeytan süsleyip çekici kıldı, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi.

ve âden

  Ankebût / 38 -

 Ali Fikri Yavuz = Ad ile Semûd’u da helak ettik. (Ey Mekke halkı), onlara ne yapıldı, meskenlerinin harabından size belli olmaktadır. Görgü sahibleri oldukları halde, şeytan, onların amellerini kendilerine süslemiş (güzel göstermiş) de, onları hak yoldan çevirmişti.

ve âden

  Ankebût / 38 -

 Ali Ünal = Bu arada Âd’ı ve Semûd’u da hatırlayın: Onların başına gelenleri meskenlerinin halinden elbette anlıyorsunuz. Şeytan, yaptıklarını onlara süsleyip püsledi, güzel gösterdi ve böylece onları doğru yolu takipten alıkoydu. Halbuki gerçeği görebilecek kadar zekî ve keskin görüşlüydüler.