Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
ursile
Diyanet İşleri = Kendilerine peygamber gönderilenlere mutlaka soracağız. Peygamberlere de elbette soracağız.
ursile
Abdulbaki Gölpınarlı = Kendilerine peygamber gönderdiklerimizi de mutlaka sorguya çekeceğiz, peygamber olarak gönderdiklerimizi de sorumlu tutacağız.
ursile
Abdullah Parlıyan = Ve bu yüzden kendilerine ilâhî bir mesaj gönderilen herkesi, hiç şüphesiz yargı gününde hesaba çekeceğiz ve yine hiç şüphesiz mesajla gönderilenlerin kendilerini de, yani elçileri, görevlileri, peygamberleri de mutlaka hesaba çekeceğiz.
ursile
Adem Uğur = Elbette kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de, gönderilen peygamberleri de mutlaka sorguya çekeceğiz!
ursile
Ahmed Hulusi = Andolsun ki, kendilerine Rasûl irsâl edilenlere de soracağız; irsâl olunan Rasûllere de soracağız!
ursile
Ahmet Tekin = Kendilerine özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevli Rasuller, peygamberler gönderilenleri elbette sorguya çekeceğiz. Kesinlikle, görevli gönderilen peygamberleri de sorguya çekeceğiz.
ursile
Ahmet Varol = Kendilerine peygamber gönderilmiş olanlara da, peygamber olarak gönderilenlere de soracağız.
ursile
Ali Bulaç = Andolsun, kendilerine (peygamber) gönderilenlere soracağız ve onlara gönderilenlere (peygamberlere) de elbette soracağız.
ursile
Ali Fikri Yavuz = Peygamber gönderilen ümmetlere, elbette (peygamberlere uyup amel etmelerinden ) soracağız, gönderilen peygamberlere de (tebliğden) muhakkak soracağız.
ursile
Ali Ünal = Kendilerine rasûl gönderdiğimiz insanları, (rasûllerin davetine uyarak gereğini yerine getirip getirmedikleri konusunda) elbette sorguya çekeceğiz ve yine elbette, (tebliğ vazifeleri ve gönderildikleri toplumların tavırları hakkında da) o rasûllere soracak ve şahitliklerini isteyeceğiz.
ursile
Bayraktar Bayraklı = Elbette kendilerine peygamber gönderilenleri de, gönderilen peygamberleri de sorguya çekeceğiz.
ursile
Bekir Sadak = And olsun ki, kendilerine peygamber gonderilenlere soracagiz, peygamberlere de soracagiz.
ursile
Celal Yıldırım = And olsun ki, kendilerine peygamberler gönderilenlerden soracağız ve şüphesiz gönderilen peygamberlerden de soracağız.
ursile
Cemal Külünkoğlu = Kendilerine (peygamber) gönderilenleri de, gönderilen (peygamberleri) de sorguya çekeceğiz.
ursile
Diyanet İşleri (eski) = And olsun ki, kendilerine peygamber gönderilenlere soracağız, peygamberlere de soracağız.
ursile
Diyanet Vakfi = Elbette kendilerine peygamber gönderilen kimseleri de, gönderilen peygamberleri de mutlaka sorguya çekeceğiz!
ursile
Edip Yüksel = Kendilerine mesaj gönderilenleri de sorguya çekeceğiz, elçileri de sorguya çekeceğiz.
ursile
Elmalılı Hamdi Yazır = Sonra elbette Peygamber gönderilen ümmetlere soracağız, elbette gönderilen Peygamberlere de soracağız
ursile
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sonra kesinlikle, Peygamber gönderilen ümmetlere soracağız; kesinlikle gönderilen peygamberlere de soracağız;
ursile
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kendilerine elçi gönderilmiş olanlara da soracağız, gönderilen elçilere de soracağız.
ursile
Gültekin Onan = Andolsun, kendilerine (elçi) gönderilenlere soracağız ve onlara görderilenlere de soracağız.
ursile
Harun Yıldırım = Andolsun kendilerine rasul gönderdiklerimize de soracağız, gönderilen rasullere de soracağız.
ursile
Hasan Basri Çantay = Kendilerine (peygamber) gönderilenlere de mutlak soracağız, onlara gönderilen (peygamber) lere de her halde soracağız.
ursile
Hayrat Neşriyat = İşte kendilerine (peygamber) gönderilenlere (ne amel işlediklerini) mutlaka soracağız, (gönderilen) peygamberlere de (teblîğ edip etmediklerini) elbette soracağız!
ursile
İbni Kesir = Andolsun ki; kendilerine peygamber gönderilmiş olanlara da soracağız, peygamber olarak gönderilenlere de.
ursile
Kadri Çelik = Hiç şüphesiz kendilerine peygamber gönderilenlere soracağız ve kesinlikle peygamberlere de soracağız.
ursile
Muhammed Esed = Ve bu yüzden, kendilerine (ilahi) bir mesaj gönderilen herkesi, hiç şüphesiz, (Yargı Gününde) hesaba çekeceğiz. Ve yine hiç şüphesiz mesajla gönderilenleri(n kendilerini) de hesaba çekeceğiz.
ursile
Mustafa İslamoğlu = Hem kendilerine ilahi mesaj gönderilenleri, hem de (onlara) ilahi mesajı iletmekle görevli olanları elbet hesaba çekeceğiz.
ursile
Ömer Nasuhi Bilmen = Sonra kendilerine peygamberler gönderilmiş olanlara mutlaka soracağız ve gönderilen peygamberlere de elbette soracağız.
ursile
Ömer Öngüt = Andolsun ki kendilerine peygamber gönderilenlere soracağız. Peygamberlere de soracağız.
ursile
Şaban Piriş = Kendilerine (peygamber) gönderilenlere mutlaka soracağız; gönderilen peygamberlere de elbette soracağız.
ursile
Sadık Türkmen = Kendilerine elçi gönderilmiş olanlara soracağız. Gönderilen(elçi)lere de elbette soracağız.
ursile
Seyyid Kutub = Kendilerine peygamber gönderilenleri de peygamberleri de sorguya çekeceğiz.
ursile
Suat Yıldırım = Kendilerine resul gönderdiğimiz insanlara, resullerinin çağrısına uyup ona göre amel edip etmedikleri hakkında elbette hesap soracağız. Gönderilen o elçilere de, tebliğ edip etmediklerini soracağız.
ursile
Süleyman Ateş = Hem kendilerine elçi gönderilmiş olanlara soracağız, hem de gönderilen elçilere soracağız.
ursile
Tefhim-ul Kuran = Andolsun, kendilerine (peygamber) gönderilenlere soracağız ve onlara gönderilenlere (peygamberlere) de elbette soracağız.
ursile
Ümit Şimşek = Biz kendilerine peygamber gönderdiklerimizi de sorgulayacağız, gönderdiğimiz peygamberleri de.
ursile
Yaşar Nuri Öztürk = Yemin olsun, kendilerine elçi gönderilenleri muhakkak hesaba çekeceğiz; gönderilen elçileri de mutlaka hesaba çekeceğiz.
ursile
İskender Ali Mihr = O zaman kendilerine resûller gönderilen kimselere ve gönderilen resûllere muhakkak soracağız.
ursile
İlyas Yorulmaz = Kendilerine peygamberler gönderilenlere soracağız ve elbetteki peygamberlere de soracağız.
bi-mâ ursile
Diyanet İşleri = Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, “Siz, Salih’in, Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu (sahiden) biliyor musunuz?” dediler. Onlar da, “Biz şüphesiz onunla gönderilene inananlarız” dediler.
bi-mâ ursile
Abdulbaki Gölpınarlı = Kavminin ileri gelenlerinden olup iman etmeyi kibirlerine yediremeyenler, âciz sayıp hor gördükleri kimselerden ona iman etmiş olanlara, siz Sâlih'i, Rabbinden gönderilmiş mi biliyorsunuz dediler. Onlar da biz dediler, onun vâsıtasıyla gönderilenlere inandık.
bi-mâ ursile
Abdullah Parlıyan = O'nun kavminden büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçümseyip hor gördükleri inananlara: “Siz, Salih'in Rabbi tarafından gerçekten gönderildiğini biliyor musunuz?” dediler. Onlar da: “Doğrusu biz O'nunla ne gönderildiyse O'na iman edicileriz” diye cevap verdiler.
bi-mâ ursile
Adem Uğur = Kavminin ileri gelenlerinden büyüklük taslayanlar, içlerinden zayıf görülen inananlara dediler ki: Siz Salih'in, Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz? Onlar da Şüphesiz biz onunla ne gönderilmişse ona inananlarız, dediler.
bi-mâ ursile
Ahmed Hulusi = (Sâlih'in) halkı içindeki kendini beğenmiş ileri gelenleri, aralarında zayıf durumda bulunan iman edenlere: "Sâlih'in, Rabbinden irsâl olmuş biri olduğuna iman ediyor musunuz?" dediler. . . (Onlar da): "Doğrusu biz onunla irsâl olunana (sanki bize irsâl olmuşçasına) iman edenleriz" dediler.
bi-mâ ursile
Ahmet Tekin = Kavminin büyüklük taslayan serkeş, zorba kodamanları, içlerinden zavallı bîçâre mü’minlere:'Siz Sâlih’in Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?' dediler. Onlar:'Biz onun tebliğ ile görevlendirildiği hususlara inanan mü’minleriz' dediler.
bi-mâ ursile
Ahmet Varol = Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri içlerindeki zayıf düşürülmüşlerden (mustaz'aflardan) iman edenlere: 'Siz Salih'in Rabbi tarafından gönderilmiş biri olduğunu biliyor musunuz?' dediler. Onlar da: 'Biz onunla gönderilene iman edenleriz' dediler.
bi-mâ ursile
Ali Bulaç = Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler), içlerinden iman edip de onlarca zayıf bırakılanlara (müstaz'aflara) dediler ki: "Salih'in gerçekten Rabbi tarafından gönderildiğini biliyor musunuz?" Onlar: "Biz gerçekten onunla gönderilene inananlarız." dediler.
bi-mâ ursile
Ali Fikri Yavuz = Salih’in kavminden imana gelmeyip kibirlenenler, içlerinden iman eden zayıflar için, alay yollu, şöyle dediler; “- Siz Salih’in hakikaten Rabbi tarafından gönderilmiş bir Peygamber olduğunu biliyor musunuz?” Onlar da: “- Biz, doğrusu, onunla gönderilen her şeye iman edenleriz.” dediler.
bi-mâ ursile
Ali Ünal = Halkı içinde büyüklük taslayıp diğerlerini ezen söz sahibi önde gelenler, üzerlerinde baskı kurup ezdikleri zayıf halktan iman etmiş bulunanlara, “Siz, gerçekten Salih’i Rabbisinden gelmiş bir rasûl olarak mı tanıyorsunuz?” diye çıkışır, onlar da, “Bizim bir şey yaptığımız yok; biz sadece, Salih ne ile gönderilmişse ona içten inanmışız!” derlerdi.