Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
tusbıhûne
Diyanet İşleri = Öyle ise akşama girdiğinizde, sabaha kavuştuğunuzda, Allah’ı tespih edin.
tusbıhûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Artık tenzîh edin Allah'ı akşama girince ve sabaha erince.
tusbıhûne
Abdullah Parlıyan = Öyleyse akşamladığınızda ve sabah kalktığınızda, Allah'ın sınırsız şanını yüceltin.
tusbıhûne
Adem Uğur = (17-18) Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.
tusbıhûne
Ahmet Tekin = Haydi, akşama ulaştığınızda, akşam ve yatsı vaktinde, sabaha kavuştuğunuzda Allah’ı tesbih edin, namaz kılın.
tusbıhûne
Ali Bulaç = Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, sabaha erdiğiniz vakit de Allah'ı tesbih edip (yüceltin).
tusbıhûne
Ali Fikri Yavuz = O halde, akşama girdiğiniz vakit (akşam ve yatsı namazını), sabaha erdiğiniz vakit (sabah namazını kılın) Allah’ı tesbih edin.
tusbıhûne
Ali Ünal = Şu halde, akşamladığınızda ve sabaha ulaştığınızda Allah’a tesbihte bulunun: (O’nun her türlü noksanlıktan ve ortakları bulunmaktan mutlak manâda münezzeh olduğunu ilan edin);
tusbıhûne
Bayraktar Bayraklı = (17-18) O halde, akşama ulaştığınızda, sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbîh ediniz/namaz kılınız! Göklerde ve yerde övgü O'na aittir.[420]
tusbıhûne
Bekir Sadak = (17-18) Aksamlarken ve sabahlarken, ogle ve ikindi vaktinde Allah'i (ki goklerde ve yerde hamd O'na mahsustur) tesbih edin, namaz kilin.
tusbıhûne
Celal Yıldırım = O halde akşamlarken, sabahlarken Allah'ı tesbîh edin (O'nun için namaz kılın).
tusbıhûne
Cemal Külünkoğlu = Öyleyse akşam vaktine girdiğinizde (akşam ve yatsıda) ve sabah vaktine vardığınızda (sabahta) Allah'ın sınırsız şanını yüceltin (namaz kılın).
tusbıhûne
Diyanet İşleri (eski) = (17-18) Akşamlarken ve sabahlarken, öğle ve ikindi vaktinde Allah'ı -ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur- tesbih edin, namaz kılın.
tusbıhûne
Diyanet Vakfi = (17-18) Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.
tusbıhûne
Edip Yüksel = Öyleyse geceleyin bir köşeye çekildiğiniz ve sabahleyin kalktığınız zaman ALLAH'ı övgüyle anın.
tusbıhûne
Elmalılı Hamdi Yazır = O halde tesbih Allaha, o zaman ki akşam edersiniz ve o zaman ki sabah edersiniz
tusbıhûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O halde akşama girdiğiniz zaman da sabaha girdiğiniz zaman da Allah'ı tesbih edin.
tusbıhûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O halde akşama girdiğiniz zaman da, sabaha girdiğiniz zaman da tesbih Allah'ındır. (daima O, tesbih edilir).
tusbıhûne
Gültekin Onan = Öyleyse akşama girdığiniz vakit de, sabaha erdiğiniz vakit de Tanrı'yı tesbih edip (yüceltin).
tusbıhûne
Harun Yıldırım = Haydi siz, akşama ulaştığınızda (akşam ve yatsı vaktinde) sabaha kavuştuğunuzda, gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde Allah'ı tesbih edin (namaz kılın), ki göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur.
tusbıhûne
Hasan Basri Çantay = Haydi akşama girerken, sabaha ererken Allâhı tenzîh (ve tesbîh) edin (namaz kılın).
tusbıhûne
Hayrat Neşriyat = Öyle ise, akşama girdiğinizde ve sabaha girdiğinizde Allah’ı tesbîh edin (akşam, yatsı ve sabah namazlarını kılın)!
tusbıhûne
Kadri Çelik = Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de sabaha erdiğiniz vakit de “Allah münezzehtir (deyin).”
tusbıhûne
Muhammed Esed = Öyleyse akşam vaktine girdiğinizde ve sabah kalktığınızda Allah'ın sınırsız şanını yüceltin;
tusbıhûne
Mustafa İslamoğlu = Şu halde akşama ulaştığınızda ya da sabah kalktığınızda, yüceler yücesi Allah'ı anın;
tusbıhûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Artık akşamladığınız vakit ve sabahladığınız vakit Allah Teâlâ'ya tesbihte bulunun.
tusbıhûne
Ömer Öngüt = O halde siz akşama ulaştığınızda ve sabaha kavuştuğunuzda Allah'ı tesbih edin.
tusbıhûne
Sadık Türkmen = Öyleyse (namaz [dua] ile) Allah’ın yüceliğini zikredin/anın; akşamladığnız[akşam ve yatsı]da ve sabaha kavuştuğunuz zaman!
tusbıhûne
Seyyid Kutub = Öyle ise akşama girdiğiniz zaman ve sabaha erdiğiniz zaman Allah'ı tesbih edin.
tusbıhûne
Suat Yıldırım = Haydi siz akşama girerken, sabaha çıkarken Allah’ı takdis ve tenzih edin, namaz kılın.
tusbıhûne
Süleyman Ateş = Öyle ise akşama girdiğiniz zaman da, sabaha erdiğiniz zaman da tesbih Allâh'ındır (O'nun şanının yüceliği anılır).
tusbıhûne
Tefhim-ul Kuran = Öyleyse akşama girdiğiniz vakit de, sabaha erdiğiniz vakit de Allah'ı tesbih edip (yüceltin).
tusbıhûne
Yaşar Nuri Öztürk = O halde tespih Allah için. Akşama erdiğinizde de sabaha erdiğinizde de...
tusbıhûne
İskender Ali Mihr = Öyleyse akşam ve sabah vaktinde Allah’ı tesbih edin (münezzeh kılın)!
tusbıhûne
İlyas Yorulmaz = Akşam vaktine ve sabah vaktine girdiğinizde de Allah her türlü eksikliklerden uzaktır.