Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
tusâkıt
Diyanet İşleri = “Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün.”
tusâkıt
Abdulbaki Gölpınarlı = Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün.
tusâkıt
Abdullah Parlıyan = Hurma ağacını, kendine doğru silkele ki, üzerine olgun, taze hurmalar dökülsün.
tusâkıt
Adem Uğur = Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün.
tusâkıt
Ahmed Hulusi = "O hurma ağacının dalını kendine doğru salla, üzerine olgun, taze hurma düşecektir. "
tusâkıt
Ahmet Tekin = 'Hurma yüklü ağacı kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün.' dedi.
tusâkıt
Ahmet Varol = Hurma dalını kendine doğru salla üzerine yeni olmuş taze hurmalar dökülsün.
tusâkıt
Ali Bulaç = Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülüversin."
tusâkıt
Ali Fikri Yavuz = Hurmanın da dalını kendine doğru silkele, üzerine devşirilmiş taze hurmalar dökülsün.
tusâkıt
Ali Ünal = “Haydi, şu hurma ağacını da kendine doğru silkele de, üzerine olmuş, taze hurmalar dökülsün.
tusâkıt
Bayraktar Bayraklı = “Hurma ağacının gövdesini kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün.”
tusâkıt
Bekir Sadak = (24-25) Onun altindan bir ses kendisine soyle seslendi: «Sakin uzulme, Rabbin icinde bulunani serefli kilmistir. Hurma agacini kendine dogru silkele, ustune taze hurma dokulsun.
tusâkıt
Celal Yıldırım = (24-25) Altından bir ses şöyle dedi ona : «Üzülme, Rabbin senin altında bir su arkı meydana getirdi, hurma dalını kendine doğru çekip silkele, üzerine taze hurma dökülsün.»
tusâkıt
Cemal Külünkoğlu = “Hurmanın dalını silkele de üzerine olgun ve taze hurmalar dökülsün.”
tusâkıt
Diyanet İşleri (eski) = (24-25) Onun altından bir ses kendisine şöyle seslendi: 'Sakın üzülme, Rabbin içinde bulunanı şerefli kılmıştır. Hurma ağacını kendine doğru silkele, üstüne taze hurma dökülsün.
tusâkıt
Diyanet Vakfi = «Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün.»
tusâkıt
Edip Yüksel = 'Hurmanın dalını kendine doğru silkele, üzerine olgun hurmalar dökülsün.'
tusâkıt
Elmalılı Hamdi Yazır = Hurmanın da dalını kendine doğru silkele, üzerine derilmiş tâze hurmalar dökülsün
tusâkıt
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Hurmanın dalını kendine doğru silkele, üzerine derilmiş taze hurmalar dökülsün.
tusâkıt
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine devşirilmiş taze hurmalar dökülsün.»
tusâkıt
Gültekin Onan = Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülüversin."
tusâkıt
Harun Yıldırım = "Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün."
tusâkıt
Hasan Basri Çantay = (24-25-26) Aşağısından ona şu nida geldi: «Tasalanma, Rabbin senin alt (yan) ında bir su arkı vücûda getirmişdir. Hurma ağacını kendine doğru silk, üstüne derilmiş taze hurma dökülecekdir. Artık ye, iç. Göz (ün) aydın olsun. Eğer beşerden her hangi birini görürsen «ben, de, o çok esirgeyici (Allaha) oruç adadım. Onun için bu gün hiç bir kimseye kat'iyyen söz söylemeyeceğim.»
tusâkıt
Hayrat Neşriyat = 'Hem hurma ağacını kendine doğru silkele ki üzerine tâze hurmalar dökülsün!'
tusâkıt
Kadri Çelik = “Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine devşirilmiş taze hurmalar dökülüversin.”
tusâkıt
Muhammed Esed = Şimdi hurmanın gövdesini kendine doğru silkele, taze hurma dökülsün.
tusâkıt
Mustafa İslamoğlu = haydi, hurma dalını kendine doğru çekerek silkele, üstüne taze ve olgun hurmalar dökülsün;
tusâkıt
Ömer Nasuhi Bilmen = «Hurma ağacını kendine doğru silkele, üzerine taze hurma dökülüversin.»
tusâkıt
Ömer Öngüt = “Hurma ağacını kendine doğru silkele, üstüne taze hurma dökülsün. ”
tusâkıt
Sadık Türkmen = Hurma dalını kendine doğru silkele; üstüne henüz olgunlaşmış taze hurma dökülsün.
tusâkıt
Seyyid Kutub = Hurmanın dalını silkele de üzerine olgun ve taze hurmalar dökülsün.
tusâkıt
Suat Yıldırım = "Haydi, hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine taze hurmalar dökülsün."
tusâkıt
Süleyman Ateş = "Hurma dalını sana doğru silkele, üzerine olmuş, taze hurma dökülsün."
tusâkıt
Tefhim-ul Kuran = Hurma dalını kendine doğru salla, üzerine henüz oluşmuş taze hurma dökülüversin.»
tusâkıt
Ümit Şimşek = 'Hurmanın dalını kendine doğru silkele; sana taze hurma dökülsün.
tusâkıt
Yaşar Nuri Öztürk = "Hurma ağacının kütüğünü kendine doğru salla, üzerine olgun, taze hurma dökülecektir."
tusâkıt
İskender Ali Mihr = Ve hurma ağacının gövdesini üzerine silkele. Taze hurmalar senin üzerine düşsün, (orada) toplansın.
tusâkıt
İlyas Yorulmaz = “Hurma ağacının bir dalını kendine doğru silkele ki, sana taze hurma dökülsün” diye seslendi.