Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
tuftenûne
Diyanet İşleri = Onlar, “Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. Salih, “Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah katında (yazılı)dır. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz” dedi.
tuftenûne
Abdulbaki Gölpınarlı = Biz dediler, seninle ve yanında bulunanlarla uğursuzluğa uğramadayız. O, uğradığınız uğursuzluk, Allah katından gelmede; hattâ siz, sınanmakta olan bir topluluksunuz dedi.
tuftenûne
Abdullah Parlıyan = “Biz sende ve seninle beraber olanlarda uğursuzluk görüyoruz” diye karşılık verdiler. Salih: “Uğursuzluğunuz Allah yanında, kötü amellerinizden dolayıdır. İşin gerçeği sizler, sınanan bir toplumsunuz” dedi.
tuftenûne
Adem Uğur = Şöyle dediler: Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık. Sâlih: Size çöken uğursuzluk (sebebi), Allah katında (yazılı)dır. Hayır, siz imtihana çekilen bir kavimsiniz, dedi.
tuftenûne
Ahmed Hulusi = Dediler ki: "Sen ve sana tâbi olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık. " (Sâlih) dedi ki: "Sizin uğursuzluğunuz Allâh indîndedir. . . Hayır, siz imtihan edilen bir toplumsunuz. "
tuftenûne
Ahmet Tekin = Onlar: 'Senin ve beraberinde olan kimselerin yüzünden, başımızdan uğursuzluk, kıtlık eksik olmuyor' dediler. Sâlih:'Uğurlarınız ve uğursuzluklarınız, hayır ve şerden paylarınız Allah katında yazılıdır. Belki siz, hayır ihsan edilerek, şerre maruz bırakılarak imtihana tâbi tutulan bir kavimsiniz.' dedi.
tuftenûne
Ahmet Varol = Dediler ki: 'Biz senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık'. (Salih de): 'Sizin uğursuzluğunuz Allah katındadır. [2] Hayır siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz' dedi.
tuftenûne
Ali Bulaç = Dediler ki: "Senin ve seninle birlikte olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık." Dedi ki: "Sizin uğursuzluğunuz (başınıza gelenler) Allah katında (yazılı)dır. Hayır, siz denenmekte olan bir kavimsiniz."
tuftenûne
Ali Fikri Yavuz = (Onlar peygambere) dediler ki: “- Biz, sen ve beraberindekilerle (müminlerle) uğursuzluğa uğradık, (başımıza çeşitli musibetler geldi)”. Salih onlara şöyle dedi: “- Size gelen uğursuzluk, Allah katında takdir edilmiştir. Doğrusu siz, imtihana çekilen bir kavimsiniz.”
tuftenûne
Ali Ünal = “Senin ve beraberinde bulunanların yüzünden uğursuzluğa maruz kaldık!” dediler. Salih, “Uğursuzluk dediğiniz şey, Allah katında takdir buyurulmuş bir haldir. Doğrusu şu ki siz, (hayırlınız şerlinizden ayrılsın diye) imtihana tâbi tutulan bir topluluksunuz.”
tuftenûne
Bayraktar Bayraklı = Şöyle dediler: “Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık.” Sâlih, “Size çöken uğursuzluğun sebebi Allah katındandır. Hayır, siz imtihana çekilen bir kavimsiniz” dedi.
tuftenûne
Bekir Sadak = «Ben ve beraberindekiler yuzunden ugursuzluga ugradik» dediler. Salih: «Ugursuzlugunuz Allah katindandir; belki imtihana cekilen bir milletsiniz» dedi.
tuftenûne
Celal Yıldırım = Kavmi ona: «Biz seninle ve beraberinde bulunanlar sebebiyle uğursuzluğa uğradık» dediler. O da. «sizin uğursuzluğunuz Allah yanında (kötü amelinizden dolayı)dır. Hayır, siz ciddi bir imtihandan geçiriliyorsunuz!» dedi.
tuftenûne
Cemal Külünkoğlu = (Onlar:) “Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. (Salih:) “Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah tarafından bilinmektedir. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz” dedi.
tuftenûne
Diyanet İşleri (eski) = 'Sen ve beraberindekiler yüzünden uğursuzluğa uğradık' dediler. Salih: 'Uğursuzluğunuz Allah katındandır; belki imtihana çekilen bir milletsiniz' dedi.
tuftenûne
Diyanet Vakfi = Şöyle dediler: Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık. Sâlih: Size çöken uğursuzluk (sebebi), Allah katında (yazılı)dır. Hayır, siz imtihana çekilen bir kavimsiniz, dedi.
tuftenûne
Edip Yüksel = Dediler ki, 'Sen ve beraberindekiler bize uğursuzluk getirdiniz.' Dedi ki, ' Sizin uğursuzluğunuz ALLAH'tan gelmektedir. Doğrusu siz sınava sokulan bir toplumsunuz.'
tuftenûne
Elmalılı Hamdi Yazır = Biz, sen ve maıyyetindekiler ile teşe'üm ettik dediler, sizin dedi: şeâmetinizin sebebi Allaha ma'lûm doğrusu siz öyle bir kavmsiniz ki imtihan olunuyorsunuz
tuftenûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onlar: «Biz, senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık.» dediler. O da: «Sizin uğursuzluğunuzun sebebi Allah tarafından biliniyor. Doğrusu siz imtihana çekilen bir kavimsiniz.» dedi.
tuftenûne
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Cevap verdiler: «Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık.» Salih: «Size çöken uğursuzluk (sebebi) Allah katında (yazılı)dır. Belki siz imtihana çekilen bir kavimsiniz» dedi.
tuftenûne
Gültekin Onan = Dediler ki: "Senin ve seninle birlikte olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık." Dedi ki: "Sizin uğursuzluğunuz (başınıza gelenler) Tanrı katında (yazılı)dır. Hayır, siz denenmekte olan bir kavimsiniz."
tuftenûne
Harun Yıldırım = Şöyle dediler: Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık. Sâlih: Size çöken uğursuzluk (sebebi), Allah katında (yazılı) dır. Hayır, siz imtihana çekilen bir kavimsiniz, dedi.
tuftenûne
Hasan Basri Çantay = Dediler: «Senin yüzünden ve maiyyetinde bulunan kimseler (mü'minler) yüzünden uğursuzluğa uğradık». (Saalih de:) «Sizin (bütün) amel (ve hareketler) iniz Allah nezdinde (gizli değildir, yazılı) dır. Belki siz imtihaana çekilmekde olan bir kavmsiniz» dedi.
tuftenûne
Hayrat Neşriyat = (Onlar:) 'Senin ve berâberinde bulunanların yüzünden uğursuzluğa uğradık' dediler. (Sâlih:) 'Sizin uğursuzluğunuz(un sebebi) Allah katındadır (O takdîr etmiştir); hayır, siz imtihâna çekilen bir kavimsiniz' dedi.
tuftenûne
İbni Kesir = Dediler ki: Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık: O da: Uğursuzluğunuz Allah katındandır. Belki siz, imtihana çekilen bir kavimsiniz, dedi.
tuftenûne
Kadri Çelik = Dediler ki: “Senin ve seninle birlikte olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık.” Dedi ki: “Size çöken uğursuzluk (sebebi, kendi amelleriniz olup azabı da), Allah indindedir. Hayır, siz denenmekte olan bir kavimsiniz.”
tuftenûne
Muhammed Esed = "Biz sende ve seninle beraber olanlarda uğursuzluk görüyoruz!" diye karşılık verdiler. (Salih:) "Uğurumuz ya da uğursuzluğumuz Allah'ın elindedir!" dedi, "İşin gerçeği, sizler sınanan bir toplumsunuz!"
tuftenûne
Mustafa İslamoğlu = Onlar "Biz, senin ve seninle beraber olanların uğursuzluk getirdiğine inanıyoruz" dediler. (Salih): "Uğurunuz Allah'ın takdirindedir; kaldı ki siz (besbelli ki) sınanan bir toplumsunuz" dedi.
tuftenûne
Ömer Nasuhi Bilmen = Dediler ki: «Biz seninle ve seninle beraber olanlar ile teşe'üm ettik. (Hazreti Sâlih de) Dedi ki: «Sizin şeametiniz, Allah indinde (malûm)dur. Hayır. Siz imtihana tutulur bir tâifesinizdir.»
tuftenûne
Ömer Öngüt = Dediler ki: “Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık. ” Sâlih dedi ki: “Uğursuzluğunuz Allah katındadır. Doğrusu siz imtihana çekilen bir kavimsiniz. ”
tuftenûne
Şaban Piriş = -Sen ve beraberindeki kimseler, bize uğursuzluk getirdiniz dediler. -Uğursuzluğunuz Allah katındandır. Esasında imtihan oluyorsunuz, dedi.
tuftenûne
Sadık Türkmen = Dediler ki: “Senin ve seninle beraber bulunan kimselerin yüzünden uğursuzluğa uğradık.” Dedi ki: “Sizin uğursuzluk sandığınız belâlar Allah’tan gelmektedir. Aksine siz yapageldiğiniz kötülüklerin karşılığı verilen bir topluluksunuz.”
tuftenûne
Seyyid Kutub = Semudoğulları, Salih'e «Sen ve yanındakiler bize uğursuzluk getirdiniz» dediler. Salih dedi ki; «Sizin kısmetiniz Allah katında belirlenmiştir. Aslında siz toplum olarak sınavdan geçiriliyorsunuz.»
tuftenûne
Suat Yıldırım = "Biz" dediler, "senin ve sana bağlı olanların yüzünden uğursuzluğa uğradık."Salih: "Uğursuzluk dediğiniz şey Allah katında takdir edilmiştir. Doğrusu siz imtihana tutulan bir toplumsunuz." diye cevap verdi.
tuftenûne
Süleyman Ateş = Dediler: "Senin ve seninle beraber bulunanların yüzünden uğursuzluğa uğradık." Dedi: "Uğursuzluğunuz(un sebebi), Allâh'ın yanındadır (herşey O'nun takdiriyle olur). Doğrusu siz (bu olaylarla) sınanan bir toplumsunuz."
tuftenûne
Tefhim-ul Kuran = Dediler ki: «Senin ve seninle birlikte olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık.» Dedi ki: «Sizin uğursuzluğunuz (başınıza gelenler) Allah katında (yazılı)dır. Hayır, siz denenmekte olan bir kavimsiniz.»
tuftenûne
Ümit Şimşek = Onlar 'Senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık' dediler. Salih ise 'Sizin uğursuzluğunuz Allah katında yazılıdır,' dedi. 'Aslında siz sınanmakta olan bir topluluksunuz.'
tuftenûne
Yaşar Nuri Öztürk = Dediler: "Sen ve beraberindekiler yüzünden başımıza uğursuzluk geldi/sen ve beraberindekileri uğursuzluk belirtisi sayıyoruz." Dedi: "Uğursuzluk kuşunuz Allah katındadır. Daha doğrusu siz, imtihana çekilen bir topluluksunuz.
tuftenûne
İskender Ali Mihr = "Sen ve seninle beraber olanlar, bize uğursuzluk getirdiniz." dediler. (Salih A.S): "Sizin uğursuzluğunuz Allah’ın katındadır. Hayır, siz fitneye düşmüş bir kavimsiniz." dedi.
tuftenûne
İlyas Yorulmaz = Kavmi Salih’e “Sen ve seninle beraber olanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. Salih de onlara ”Sizin uğursuzluğunuz (başınıza gelen musibetler yaptığınızın karşılığı olarak) Allah katından gelmektedir. Siz, ne yapacağına karar veremez haline gelmiş[1] bir topluluksunuz” dedi.