Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz Kur’an, Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve şüphe yok ki Kur'ân, çekinenlere öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Abdullah Parlıyan = Gerçek şu ki, bu Kur'ân yolunu Allah ile bulanlara bir öğüt ve uyarıdır.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Adem Uğur = Doğrusu o (Kur'an), takvâ sahipleri için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki O (Kur'ân), korunmak isteyenler için düşündürücü hatırlatmadır!

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Ahmet Tekin = Kur’ân, Allah’a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü’minler için bir öğüttür, bir uyarıdır.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Ahmet Varol = Şüphesiz o (Kur'an) takva sahipleri için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Ali Bulaç = Çünkü o (Kur'an, Allah'tan sakınan) muttakiler için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Ali Fikri Yavuz = Gerçekten o Kur’an, takva sahipleri için bir öğüddür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Ali Ünal = Ve yine o Kur’ân, müttakîler için bir irşaddır.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Bayraktar Bayraklı = (48-49) Şüphesiz Kur'ân, takvâ sahipleri için bir öğüttür. İçinizde onu yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Bekir Sadak = Dogrusu Kuran Allah'a karsi gelmekten sakinanlara bir oguttur.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Celal Yıldırım = Ve şüphesiz ki bu söz (Kur'ân), muttakîler (Allah'tan saygı ile korkup yalandan ve kötü düşünce ve davranışlardan sakınanlar) için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Cemal Külünkoğlu = Muhakkak ki bu (Kuran), Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan herkes için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Diyanet İşleri (eski) = Doğrusu Kuran Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Diyanet Vakfi = Doğrusu o (Kur'an), takvâ sahipleri için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Edip Yüksel = Kuşkusuz bu, erdemliler için bir hatırlatmadır.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve o hiç şüphesiz unutulmıyacak bir öğüddür korunacaklar için

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ve o, hiç şüphesiz takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = O hiç kuşkusuz, takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür .

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Gültekin Onan = Çünkü o (Kuran, Tanrı'dan sakınan) muttakiler için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Harun Yıldırım = Doğrusu o, muttakiler için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Hasan Basri Çantay = Şübhesiz ki o (Kur'an) (fenâlıkdan) korunanlar için kat'î bir öğütdür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Hayrat Neşriyat = Ve şübhesiz ki o (Kur’ân), takvâ sâhibleri için elbette bir nasîhattir.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 İbni Kesir = Doğrusu o; müttakiler için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Kadri Çelik = Çünkü o (Kur'an) takva sahipleri için bir hatırlatmadır.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Muhammed Esed = Gerçek şu ki bu (Kuran), Allah'a karşı sorumluluk bilinci duyan herkes için bir öğüt ve uyarıdır.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Mustafa İslamoğlu = Gerçek şu ki, bu vahiy muttakiler için bir uyarıdır.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (47-48) Artık sizden bir kimse de yoktur ki, ondan men ediciler olabilsinler. Ve şüphe yok ki, o (Kur'ânı Mübîn) muttakîler için elbette bir mev'izadır.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Ömer Öngüt = Doğrusu o (Kur'an) takvâ sahipleri için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Şaban Piriş = Şüphesiz O, korunanlar için bir hatırlatmadır.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Sadık Türkmen = Şüphesiz o, sakınanlar için bir öğüttür!

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Seyyid Kutub = Doğrusu Kur'an Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Suat Yıldırım = Şüphesiz o müttakiler için bir irşaddır.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Süleyman Ateş = O (Kur'ân), korunanlar için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Tefhim-ul Kuran = Çünkü o (Kur'an, Allah'tan sakınan) muttakiler için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Ümit Şimşek = O takvâ sahipleri için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Gerçek şu ki o, sakınanlar için tam bir uyarıcı ve düşündürücüdür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 İskender Ali Mihr = Ve muhakkak ki O (Kur’ân), gerçekten muttakiler (takva sahipleri) için bir öğüttür.

le tezkiretun

  Hâkka / 48 -

 İlyas Yorulmaz = Ancak o (Kur’an) Allah dan korunanlar için bir öğüttür.

tezkiretun

  Müzzemmil / 19 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz bunlar bir öğüttür. Kim dilerse Rabbine ulaştıran bir yol tutar.

tezkiretun

  Müzzemmil / 19 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki bu, bir öğüttür; artık dileyen, Rabbine yol bulur.

tezkiretun

  Müzzemmil / 19 -

 Abdullah Parlıyan = İşte bu korkutucu ayetler birer öğüttür ve uyarıdır. Öyleyse dileyen Rabbine ulaştıran yola koyulsun.

tezkiretun

  Müzzemmil / 19 -

 Adem Uğur = İşte bu (anlatılanlar), şüphesiz bir öğüttür. Artık kim dilerse Rabbine (varan) bir yol tutar.

tezkiretun

  Müzzemmil / 19 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki bu bir tezkiredir (hatırlatıp düşündürtme)! Dileyen Rabbine (erdiren) yol edinir!

tezkiretun

  Müzzemmil / 19 -

 Ahmet Tekin = İşte bunlar birer öğüttür. Artık Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları ve iradesinin tecellisi içinde sizden kim kendi iradesi ve tercihi ile bunlardan faydalanır, öğüt alırsa, Rabbine giden bir yol, İslâmî bir hayat tarzı benimser.

tezkiretun

  Müzzemmil / 19 -

 Ahmet Varol = Bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol edinir.

tezkiretun

  Müzzemmil / 19 -

 Ali Bulaç = Şüphesiz, bu bir öğüttür. Artık dileyen Rabbine bir yol bulabilir.

tezkiretun

  Müzzemmil / 19 -

 Ali Fikri Yavuz = İşte, bu âyetler, bir öğüddür; artık istiyen (iman eder, öğüd alır da) Allah’ına giden bir yol tutar.

tezkiretun

  Müzzemmil / 19 -

 Ali Ünal = Bu, bir öğüt ve uyarıdır. Artık kim dilerse, kendisini Rabbisine ulaştıracak bir yol tutar.