Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
tes’elu-hum
Diyanet İşleri = Ey Muhammed! Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da inanmıyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Yoksa onlardan ücret mi istiyorsun? Gerçekten de Rabbinin mükâfatı daha hayırlıdır ve o, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Abdullah Parlıyan = Ey Muhammed! Sanki sen onlardan dünyevî bir karşılık mı istiyorsun? Rabbinin vereceği ücret, çok daha hayırlıdır ve O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Adem Uğur = (Resûlüm!) Yoksa sen onlardan bir karşılık mı istiyorsun? Rabbinin vereceği daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Ahmed Hulusi = Yoksa onlardan bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin bağışı daha hayırlıdır. . . O, yaşam gıdasıyla besleyen, en hayırlı olandır.
tes’elu-hum
Ahmet Tekin = Yoksa sen onlardan, müşriklerden tebliğ görevine karşılık tebliğ vergisi mi istiyorsun? Unutma ki, dünyada da âhirette de Rabbinin vereceği lütuf ve ihsan daha hayırlı ve kalıcıdır. O rızık ve mükâfat verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Ahmet Varol = Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun. Rabbinin vergisi (ecri) daha hayırlıdır ve O rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Ali Bulaç = Yoksa sen onlardan haraç mı istiyorsun? İşte Rabbinin haracı (dünya ve ahiret armağanı) daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Ali Fikri Yavuz = Yoksa, sen onlardan (getirdiğin şeye mukabil) bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin (cennetteki) mükâfatı ise daha hayırlıdır. Hem Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Ali Ünal = Yoksa, (ey Rasûlüm,) sen Din’i tebliğine mukabil onlardan bir karşılık istiyorsun da, (bu kendilerine ağır geldiği için mi senden uzak duruyorlar?) Oysa bilirsin ki, Rabbinin sana vereceği karşılık, her bakımdan en hayırlı olan karşılıktır. Çünkü O, her zaman en hayırlı rızık veren ve rızık vermede nihaî mertebede hayır sahibi olandır.
tes’elu-hum
Bayraktar Bayraklı = Yoksa sen onlardan bir karşılık mı istiyorsun? Rabbinin vereceği karşılık daha değerlidir. O, rızık verenlerin en iyisidir.
tes’elu-hum
Bekir Sadak = Yoksa sen onlardan bir ucret mi istiyorsun? Rabbinin ecri daha iyidir. O, rizik verenlerin en hayirlisidir.
tes’elu-hum
Celal Yıldırım = Yoksa (ey Muhammed !) sen onlardan bir haraçmı istiyorsun ? Rabbin vereceği ücret (çok daha) hayırlıdır; O, rızık verenlerin de hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Cemal Külünkoğlu = (Ey Muhammed!) Yoksa sen onlardan (inanmaları için) bir vergi/ücret mi istiyorsun? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Diyanet İşleri (eski) = Yoksa sen onlardan bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin ecri daha iyidir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Diyanet Vakfi = (Resûlüm!) Yoksa sen onlardan bir karşılık mı istiyorsun? Rabbinin karşılığı daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Edip Yüksel = Yoksa sen onlardan bir maaş mı istedin? Rabbinin maaşı çok daha iyidir. O, rızık verenlerin en iyisidir.
tes’elu-hum
Elmalılı Hamdi Yazır = Yoksa sen onlardan bir haraç mı istiyorsun? Rabbının harâcı daha hayırlıdır, hem o, rezzakların en hayırlısıdır
tes’elu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yoksa sen onlardan bir haraç mı istiyorsun? Rabbinin mükafatı daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Resulüm!) Yoksa sen onlardan bir haraç mı istiyorsun? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Gültekin Onan = Yoksa sen onlardan haraç mı istiyorsun? İşte rabbinin haracı (dünya ve ahiret armağanı) daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Harun Yıldırım = Yoksa sen onlardan bir karşılık mı istiyorsun? Rabbinin vereceği daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Hasan Basri Çantay = Yoksa sen onlardan bir hare (ücret) mi istiyorsun?! İşte Rabbinin harcı! (O) daha hayırlıdır. O, rızk verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Hayrat Neşriyat = (Ey Resûlüm!) Yoksa (sen) onlardan bir ücret mi istiyorsun? İşte Rabbinin harcı(mükâfâtı) daha hayırlıdır. Ve O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
İbni Kesir = Yoksa sen, onlardan bir ücret mi istiyorsun? Rabbının ecri daha hayırlıdır. Ve O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Kadri Çelik = Yoksa sen onlardan ücret mi istiyorsun? Oysa Rabbinin ücreti (dünya ve ahiret armağanı) daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Muhammed Esed = (Ey Muhammed,) yoksa onlardan dünyevi bir karşılık mı istiyorsun? Fakat (bilmelidirler ki) Rabbinin vereceği karşılık en iyisidir; çünkü rızık verenlerin en iyisi O'dur!
tes’elu-hum
Mustafa İslamoğlu = Yoksa sen onlardan (hakka davet karşılığında) dünyevi bir bedel mi istiyorsun? (Hayır), çünkü senin Rabbinin ödeyeceği bedel daha yüksektir: zira rızık verenlerin en hayırlısı O'dur.
tes’elu-hum
Ömer Nasuhi Bilmen = Yoksa sen onlardan bir ücret mi istiyorsun? İşte Rabbinin ecri daha hayırlıdır ve O rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Ömer Öngüt = Resulüm! Yoksa sen onlardan bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin vereceği ücret daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Şaban Piriş = Yoksa sen onlardan bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin ücreti daha iyidir. Rızık verenlerin en iyisi O’dur.
tes’elu-hum
Sadık Türkmen = Yoksa sen, onlardan bir vergi/bir ücret mi istiyorsun? Rabbinin ücreti/vergisi daha iyidir/daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en iyisidir/en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Seyyid Kutub = Yoksa sen onlardan ücret mi istiyorsun ki? Oysa Rabb'inin sana vereceği ücret daha üstündür. O rızık verenlerin en iyisidir.
tes’elu-hum
Suat Yıldırım = Ey Resulüm, yoksa bu hizmetlerine karşılık sen onlardan bir karşılık istiyorsun da, bu, kendilerine ağır geldiği için mi senden uzak duruyorlar? Fakat bilsinler ki en iyi karşılık, sana Rabbinin vereceği karşılıktır. Çünkü O, rızık ve nimet verenlerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Süleyman Ateş = Yoksa sen onlardan bir vergi mi istiyorsun (da onun için mi hakkı kabul etmiyorlar)? Rabbinin vergisi daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en iyisidir.
tes’elu-hum
Tefhim-ul Kuran = Yoksa sen onlardan haraç mı istiyorsun? İşte Rabbinin haracı (dünya ve ahiret armağanı) daha hayırlıdır. O, rızık verenlerin en hayırılısıdır.
tes’elu-hum
Ümit Şimşek = Yoksa sen onlardan bir ücret mi istiyorsun? Halbuki Rabbinin vereceği ücret daha hayırlıdır; çünkü O rızık vericilerin en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
Yaşar Nuri Öztürk = Yoksa onlardan bir vergi mi istiyorsun? Rabbinin vereceği daha hayırlıdır. Rızık verenlerin en hayırlısıdır O.
tes’elu-hum
İskender Ali Mihr = Yoksa onlardan harc (ücret) mi istiyorsun? Oysa Rabbinin harcı (ücreti) daha hayırlıdır. Ve O, rızıklandıranların en hayırlısıdır.
tes’elu-hum
İlyas Yorulmaz = Yoksa onlar kendileri için bir çıkış yolu mu istiyorlar? Ancak Rabbinin gösterdiği çıkış yolu daha hayırlıdır ve O rızık verenlerin en hayırlısıdır.
ve mâ tes’elu-hum
Diyanet İşleri = Hâlbuki sen buna karşılık onlardan bir ücret de istemiyorsun. O (Kur’an) âlemler içinde ancak bir öğüttür.
ve mâ tes’elu-hum
Abdulbaki Gölpınarlı = Buna karşılık bir ücret de istemiyorsun, bu, âlemlere öğütten başka bir şey değil.
ve mâ tes’elu-hum
Abdullah Parlıyan = Oysa, sen onlardan peygamberlik görevine karşı, hiçbir ücret de istemiyorsun. Bu Kur'ân Allah'ın bütün insanlığa bir hatırlatması ve nasihatıdır sadece.
ve mâ tes’elu-hum
Adem Uğur = Halbuki sen bunun için (peygamberlik görevini îfa için) onlardan bir ücret istemiyorsun. Kur'an, âlemler için ancak bir öğüttür.
ve mâ tes’elu-hum
Ahmed Hulusi = (Hâlbuki) onun (Hakikat konusundaki uyarın) karşılığında onlardan bir bedel istemiyorsun. . . O, ancak âlemler (ins ve cinn) için bir hatırlatmadır!
ve mâ tes’elu-hum
Ahmet Tekin = Halbuki sen, onlardan bunun için bir ücret de istemiyorsun. Okunması ibadet olan Kur’ân, âlemler, insanlar ve cinler için ancak bir öğüttür, bir ikazdır. Bir şereftir, bir övünç kaynağıdır.
ve mâ tes’elu-hum
Ahmet Varol = Oysa buna karşılık sen onlardan bir ücret de istemiyorsun. Bu ancak alemler için bir hatırlatmadır.
ve mâ tes’elu-hum
Ali Bulaç = Oysa ki sen buna karşı onlardan bir ücret de istemiyorsun. O, alemler için yalnızca bir 'öğüt ve hatırlatmadır.'
ve mâ tes’elu-hum
Ali Fikri Yavuz = Buna karşı (yaptığın tebliğ ve imana davetten dolayı) onlardan bir mükâfat da istemiyorsun. O Kur’ân, bütün âlemlere ancak bir nasihattır.
ve mâ tes’elu-hum
Ali Ünal = Sen, Kur’ân’ı tebliğ etmene karşılık olarak onlardan bir ücret de talep etmiyorsun. Hem o (Kur’ân), başka değil, bütün şuurlu varlıklar için sadece bir ders, bir hatırlatma, bir öğüttür.