Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Diyanet İşleri = “Buna inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra helâk olursun!”

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ona inanmayan ve hevasına uyup giden, sakın seni inancından çevirmesin, yoksa helâk olursun sen de.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Abdullah Parlıyan = Bunun içindir ki, onun geleceğine inanmayıp, sadece kendi arzu ve tutkularının peşine düşen kimseler, seni ona inanmaktan alıkoymasınlar, yoksa sen de helak olursun.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Adem Uğur = Ona inanmayan ve nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ondan (kıyamete inanmaktan) alıkoymasın; sonra mahvolursun!

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Ahmed Hulusi = "Ona (ölüm ertesinde başlayacak sonsuz yaşama) iman etmeyen, asılsız hayallerine tâbi olmuş kimse, ondan (Allâh'a likâ gerçeğinden) seni alıkoymasın; sonra helâk olursun!"

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Ahmet Tekin = 'Kıyamet gününe iman etmeyen, şahsî arzu ve ihtiraslarına uyan kimseler sakın seni ondan, Kıyamete inanmaktan alıkoymasın. Sonra helâk olursun.'

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Ahmet Varol = Ona inanmayıp da kendi arzusuna uyan kimse seni ondan alıkoymasın. Yoksa helâk olursun.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Ali Bulaç = "Öyleyse, ona inanmayıp kendi hevasına uyan, sakın seni ondan alıkoymasın; sonra yıkıma uğrarsın."

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Ali Fikri Yavuz = O halde, sakın kıyamete inanmayıp kendi nefis arzusuna uyan kimse, seni ona iman etmekten alıkoymasın; sonra helâk olursun.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Ali Ünal = “Kıyamet’e inanmayan ve arzularının, ihtiraslarının peşinden gidenler, ona inanmak ve onunla ilgili gerçekleri anlatmaktan sakın seni alıkoymasın; yoksa helâk olursun.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Bayraktar Bayraklı = Buna inanmayan ve hevesine uyan kimse, seni ondan alıkoymasın. Yoksa helâk olursun.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Bekir Sadak = «una inanmayan ve hevesine uyan kimse seni ondan alikoymasin, yoksa helak olursun.»

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Celal Yıldırım = Kıyâmet'e inanmıyan ve kendi hevesine uyan kimse seni ondan alıkoymasın ; sonra yok olup gidersin.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Cemal Külünkoğlu = “Onun geleceğine inanmayıp sadece kendi arzularının, tutkularının peşine düşen kimse seni bu gerçeğe inanmaktan alıkoymasın! Yoksa kendine yazık etmiş olursun!”

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Diyanet İşleri (eski) = 'Buna inanmayan ve hevesine uyan kimse seni ondan alıkoymasın, yoksa helak olursun.'

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Diyanet Vakfi = Ona inanmayan ve nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ondan (kıyamete inanmaktan) alıkoymasın; sonra mahvolursun!

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Edip Yüksel = Ona inanmayıp hevesine uyanlar seni ondan saptırmasın, sonra başüstü düşersin.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = binaenaleyh sakın ona inanmayıp da kendi hevasına uyan kimse seni ondan alıkoymasın sonra helâk olursun

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Sakın ona inanmayıp kendi keyfine uyan kimse seni ondan alıkoymasın, sonra helak olursun!

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Sakın kıyamete inanmayıp, kendi heva ve hevesine uyan kimse seni, ona iman etmekten alıkoymasın; sonra helak olursun.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Gültekin Onan = "Öyleyse, ona inanmayıp kendi hevasına uyan sakın seni ondan alıkoymasın; sonra yıkıma uğrarsın."

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Harun Yıldırım = Ona inanmayan ve nefsinin arzularına uyan kimseler sakın seni ondan alıkoymasın; sonra mahvolursun!

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Hasan Basri Çantay = Binâen'aleyh ona inanmaz ve hevâ (ve heves) ine uyar kimseler sakın seni bundan alıkoymasın (lar). Sonra helak olursun.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Hayrat Neşriyat = 'Öyle ise ona inanmayan ve nefsinin arzusuna uyan kimseler, sakın seni ondan(ona inanmaktan) alıkoymasın; yoksa helâk olursun!'

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 İbni Kesir = Ona inanmayan ve hevesine uyan kimse, seni bundan alıkoymasın, yoksa helak olursun.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Kadri Çelik = “Öyleyse, ona inanmayıp kendi hevasına uyan kimse, sakın seni ondan alıkoymasın; sonra helak olursun.”

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Muhammed Esed = Bunun içindir ki, onun geleceğine inanmayıp sadece kendi arzularının, tutkularının peşine düşen kimse seni bu (gerçeğe inanmak)tan alıkoymasın; yoksa, kendine yazık etmiş olursun!

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Mustafa İslamoğlu = Bu hakikate inanmayıp da bencilce arzularının tutsağı olan kimse seni yolundan alıkoymasın; aksi halde kendi değerini düşürmüş olursun.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = «Sakın ona (o saate) inanmayıp hevâsına tâbi olan kimse, seni ondan alıkoymasın. Sonra helâk olursun.»

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Ömer Öngüt = “Ona inanmayan ve kendi nefis arzusuna uyan kimse seni ondan alıkoymasın. Yoksa helâk olursun. ”

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Şaban Piriş = Ona inanmayıp, kendi arzularına uyan kimse sakın seni yolundan saptırmasın. Yoksa sen de helak olursun.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Sadık Türkmen = Öyleyse ona (kıyamet saatinin geleceğine) inanmayan ve dürtülerine/isteklerine/nefsine uyan kimse, sakın seni ondan (ona inanmaktan) alıkoymasın, yoksa mahvolursun.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Seyyid Kutub = Bu anın geleceğine inanmayanlar, ihtiraslarının tutsağı olanlar seni onun bilincinden uzaklaştırmasın. Yoksa mahvolursun, aşağı düşersin.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Suat Yıldırım = Buna inanmayanlar, nefsinin arzu ve ihtiraslarının peşine düşenler, sakın seni ona inanmaktan vazgeçirmesin, sonra sen de helâk olursun!

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Süleyman Ateş = "Ona inanmayıp keyfine uyan kimse, seni on(a inanmak)dan alıkoymasın, sonra helâk olursun!"

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Tefhim-ul Kuran = «Öyleyse, ona inanmayıp kendi hevasına uyan, sakın seni ondan alıkoymasın; sonra yıkıma uğrarsın.»

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Ümit Şimşek = 'Buna inanmayıp da heveslerinin peşine takılanlar sakın seni alıkoymasın; yoksa helâk olursun.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 Yaşar Nuri Öztürk = "O halde ona inanmayıp keyfi peşinde giden, seni ondan yüzgeri etmesin. Yoksa perişan olursun."

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 İskender Ali Mihr = Öyleyse ona (kıyâmet saatine), inanmayanlar ve hevesine (nefsinin afetlerine) tâbî olanlar, sakın seni ondan (kıyâmet gününe îmân etmekten) alıkoymasın. O taktirde sen (de) helâk olursun.

terdâ

  Tâ-Hâ / 16 -

 İlyas Yorulmaz = Ahiret gününe inanmayanlar ve yalnızca nefislerinin arzularına uyanlar, seni kıyamet saatine (hesap gününe) hazırlanmaktan döndürmesinler. Sonra yok olursun” dedi.

li terdâ

  Tâ-Hâ / 84 -

 Diyanet İşleri = Mûsâ, şöyle dedi: “Onlar, işte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye, acele ederek sana geldim.”

li terdâ

  Tâ-Hâ / 84 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İşte dedi, onlar da arkamdan geliyorlar ve ben yâ Rabbi, benden daha fazla râzı olasın diye acele ettim.

li terdâ

  Tâ-Hâ / 84 -

 Abdullah Parlıyan = Musa: “Onlar da benim ardım sıra geliyorlar” dedi. “Ben, benden hoşnut olasın diye, koşa koşa geldim ey Rabbim!”

li terdâ

  Tâ-Hâ / 84 -

 Adem Uğur = Musa: İşte, dedi, onlar da benim peşimdeler. Ben, memnun olasın diye sana acele ile geldim Rabbim.

li terdâ

  Tâ-Hâ / 84 -

 Ahmed Hulusi = (Musa) dedi ki: "Rabbim, acelemin sebebi rızanı kazanmaktır. Onlar benim izimdeler. . . "

li terdâ

  Tâ-Hâ / 84 -

 Ahmet Tekin = 'Onlar benim izimdeler. Rabbim sen razı olasın diye, ben sana çabucak geldim.' dedi.

li terdâ

  Tâ-Hâ / 84 -

 Ahmet Varol = İşte dedi, onlar da arkamdan geliyorlar ve ben yâ Rabbi, benden daha fazla râzı olasın diye acele ettim.

li terdâ

  Tâ-Hâ / 84 -

 Ali Bulaç = Dedi ki: "Onlar arkamda izin üzerindedirler, hoşnut kalman için, sana gelmekte acele ettim Rabbim."

li terdâ

  Tâ-Hâ / 84 -

 Ali Fikri Yavuz = Mûsa dedi ki: “- Onlar, benim izim üzeredirler (beni takip ediyorlar). Ben, sana acele ettim ki, Rabbim hoşnud olasın.”

li terdâ

  Tâ-Hâ / 84 -

 Ali Ünal = “Onlar,” diye cevap verdi Musa, “onlar, benim izimdedirler. Ben ise Rabbim, sırf Sen’in rızan için bir an önce Sana kavuşmak maksadıyla acele ettim.”