Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
tehâvure-kumâ
Diyanet İşleri = Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
tehâvure-kumâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Allâh, kocası hakkında seninle mücadele eden ve şikâyetini Allâh'a arz edenin sözünü gerçekten işitmiştir! Allâh, ikinizin çekişmesini işitir. . . Muhakkak ki Allâh, Semi'dir, Basıyr'dir.
tehâvure-kumâ
Abdullah Parlıyan = Gerçekten de Allah, seninle kocası hakkında tartışıp, Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitti. Zaten Allah, sizin konuşmanızı duyuyordu. Şüphesiz Allah, herşeyi işiten ve herşeyi görendir.
tehâvure-kumâ
Adem Uğur = Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir. Çünkü Allah işitendir, bilendir.
tehâvure-kumâ
Ahmed Hulusi = Allâh, kocası hakkında seninle mücadele eden ve şikâyetini Allâh'a arz edenin sözünü gerçekten işitmiştir! Allâh, ikinizin çekişmesini işitir. . . Muhakkak ki Allâh, Semi'dir, Basıyr'dir.
tehâvure-kumâ
Ahmet Tekin = Kocası ile ilgili sana başvurarak hakkını arayan ve Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitti. Allah sizin karşılıklı konuşmanızı işitiyor. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir, görür; talebe icabet eder, doğru yolu gösterir.
tehâvure-kumâ
Ahmet Varol = Allah, eşi hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü duydu. Allah sizin karşılıklı konuşmanızı duyuyordu. Şüphesiz Allah duyandır, görendir.
tehâvure-kumâ
Ali Bulaç = Gerçekten Allah, eşi konusunda seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan (kadın)ın sözünü işitti. Allah, aranızda geçen konuşmaları işitiyordu. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.
tehâvure-kumâ
Ali Fikri Yavuz = Kocası hakkında seninle mücadele eden ve (kimsesizliği ile ihtiyacından) Allah’a şikâyet eden kadının sözünü Allah işitti. Allah zaten konuşmalarınızı işitir; çünkü Allah her şeyi işitendir, görendir.
tehâvure-kumâ
Ali Ünal = Allah, kocası hakkında sana müracaat edip seninle tartışan ve halini Allah’a arzeden o hanımın sözlerini işitti (ve müracaatını kabul buyurdu). Allah, aranızda geçen konuşmayı işitiyordu. Hiç şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla görendir.
tehâvure-kumâ
Bayraktar Bayraklı = Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü işitti. Allah, ikinizin konuşmasını işitmektedir. Çünkü Allah her şeyi işitendir; her şeyi görendir. [615][616]
tehâvure-kumâ
Bekir Sadak = Kocasi hakkinda seninle tartisan ve Allah'a sikayette bulunan kadinin sozunu Allah isitmistir; esasen Allah konusmanizi isitir. Dogrusu Allah isitendir, gorendir.
tehâvure-kumâ
Celal Yıldırım = Kocası hakkında sana başvurup tartışan ve (hâlini) Allah'a arze-dip şikâyette bulunan kadının sözünü Allah, elbette işitti. Allah, karşılıklı konuşmanızı da duymaktaydı. Şüphesiz ki Allah, işiten ve görendir.
tehâvure-kumâ
Cemal Külünkoğlu = (Resulüm!) Kocası hakkında seninle tartışan (hüküm için direnen) ve Allah'a şikâyette bulunan (kadın)ın sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin sürdürdüğünüz konuşmayı (zaten) işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
tehâvure-kumâ
Diyanet İşleri (eski) = Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir; esasen Allah konuşmanızı işitir. Doğrusu Allah işitendir, görendir.
tehâvure-kumâ
Diyanet Vakfi = Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir. Çünkü Allah işitendir, bilendir.
tehâvure-kumâ
Edip Yüksel = ALLAH, kocası hakkında seninle tartışan ve ALLAH'a şikayette bulunan kadının sözlerini işitti. ALLAH ikinizin tüm konuştuklarını işitmiştir. ALLAH İşitendir, Bilendir.
tehâvure-kumâ
Elmalılı Hamdi Yazır = Evet işitti Allah, işitti o kadının dediğini ki kocası hakkında sana mücadele ediyor ve Allaha şikâyet eyliyordu, Allah da muhaverenizi dinliyordu, çünkü Allah işidir, görür.
tehâvure-kumâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Evet işitti Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayet eden o kadının dediğini; Allah da konuşmanızı dinliyordu, çünkü Allah işitir, görür.
tehâvure-kumâ
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah, sizin konuşmanızı işitir. Çünkü Allah, işitendir, bilendir.
tehâvure-kumâ
Gültekin Onan = Gerçekten Tanrı eşi konusunda seninle tartışan ve Tanrı'ya şikayette bulunan (kadın)ın sözünü işitti. Tanrı, aranızda geçen konuşmaları işitiyordu. Şüphesiz Tanrı, işitendir, görendir.
tehâvure-kumâ
Harun Yıldırım = Eşi hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikayette bulunanın sözünü Allah elbette duydu. Allah konuşmanızı duyuyordu. Şüphesiz Allah Semî’dir, Basîr’dir.
tehâvure-kumâ
Hasan Basri Çantay = (Habîbim) zevci hakkında seninle direşip duran, (nihayet haalinden) Allaha da şikâyet etmekde olan (kadın) ın sözünü (umulduğu vech ile) Allah dinlemişdir. Allah sizin konuşmanızı (zâten) işidiyordu. Çünkü Allah hakkıyle işidici, kemâliyle görücüdür.
tehâvure-kumâ
Hayrat Neşriyat = (Ey Resûlüm!) Kocası hakkında seninle mücâdele eden ve Allah’a şikâyette bulunan(kadın)ın sözünü, Allah elbette işitmiştir. Çünki Allah, sizin birbirinizle konuşmanızı işitir. Şübhesiz ki Allah, Semî' (herşeyi işiten)dir, Basîr (hakkıyla gören)dir.
tehâvure-kumâ
İbni Kesir = Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunanın sözünü işitmiştir. Allah; sizin konuşmanızı işitir. Muhakkak ki Allah; Semi'dir, Basir'dir.
tehâvure-kumâ
Kadri Çelik = Gerçekten Allah, eşi konusunda seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü işitti. Allah, aranızda geçen konuşmaları işitiyordu. Şüphesiz Allah işitendir, görendir.
tehâvure-kumâ
Muhammed Esed = Allah, kocası hakkında sana başvuran ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözlerini işitmiştir. Ve Allah ikinizin söylediklerini de mutlaka işitir. Şüphesiz Allah her şeyi işiten, her şeyi görendir.
tehâvure-kumâ
Mustafa İslamoğlu = Doğrusu Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve nihayet (işini) Allah'a havale eden kadının başvurusunu kabul etmişti; zira Allah ikiniz arasında geçen konuşmayı işitiyordu: Çünkü Allah her şeyi işitendir, her şeyi tarifsiz görendir.
tehâvure-kumâ
Ömer Nasuhi Bilmen = Muhakkak ki (o Resûlü Ekrem) kocası hakkında seninle mücadelede bulunan ve Allah'a şikayet eden kadının sözünü Allah Teâlâ işitmiştir. Ve Allah sizin konuşmalarınızı işitir. Şüphe yok ki Allah bihakkın işiticidir, görücüdür.
tehâvure-kumâ
Ömer Öngüt = Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Allah sizin konuşmanızı işitir. Şüphesiz ki Allah işitendir, görendir.
tehâvure-kumâ
Şaban Piriş = Allah, eşi hakkında seninle tartışan ve onu Allah’a şikayet eden kadının sözlerini işitmiştir. Allah, sizin karşılıklı konuşmanızı işitiyor. Çünkü Allah, işiten ve görendir.
tehâvure-kumâ
Sadık Türkmen = Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikayette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah sizin sürdürdüğünüz konuşmayı işitmekteydi. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
tehâvure-kumâ
Seyyid Kutub = Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitti. Allah sizin konuşmanızı işitir. Çünkü Allah işitendir, bilendir.
tehâvure-kumâ
Suat Yıldırım = Kocası hakkında sana başvurup tartışan ve halini Allah’a arzeden o kadının sözlerini elbette Allah işitti. Allah sizin konuşmalarınızı dinliyordu. Şüphesiz Allah semî’dir, basîrdir (her şeyi işitir ve görür).
tehâvure-kumâ
Süleyman Ateş = Allâh, kocası hakkında seninle tartışan ve Allâh'a şikâyette bulunan kadının sözünü işitti. Allâh, ikinizin birbirinizle konuşmanızı işitir. Çünkü Allâh işitendir, görendir.
tehâvure-kumâ
Tefhim-ul Kuran = Gerçekten Allah, eşi konusunda seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan (kadın)ın sözünü işitti. Allah, aranızda geçen konuşmaları işitiyordu. Şüphesiz Allah, işitendir, görendir.
tehâvure-kumâ
Ümit Şimşek = Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir. Zaten Allah sizin konuşmalarınızı işitmekteydi. Çünkü Allah herşeyi işitir, herşeyi görür.
tehâvure-kumâ
Yaşar Nuri Öztürk = Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikâyette bulunan kadının sözünü işitmiştir. Allah, ikinizin karşılıklı konuşmasını işitir. Çünkü Allah en iyi işiten, en iyi görendir.
tehâvure-kumâ
İskender Ali Mihr = Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah’a şikâyet edenin (kadının) sözünü işitmişti. Ve Allah, sizin konuşmalarınızı işitir. Muhakkak ki Allah; en iyi işitendir, en iyi görendir.
tehâvure-kumâ
İlyas Yorulmaz = Kocası hakkında seninle tartışan ve eşinden şikâyetçi olan kadını Allah kesinlikle işitmiştir. Allah, ikinizin karşılıklı konuşmanızı duyuyor. Şüphesiz ki Allah her şeyi işiten ve her şeyi görendir.