Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Diyanet İşleri = Yoksa size ait bir kitabınız var da (bu batıl hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Yoksa size mahsus bir kitap var da oradan mı okuyorsunuz.

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Abdullah Parlıyan = Yanınızda gökten inmiş bir kitap var da oradan mı okuyup hüküm çıkarıyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Adem Uğur = Yoksa size ait bir kitap var da, (bu bâtıl inanışları) onda mı okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Ahmed Hulusi = Yoksa sizin bir kitabınız var da ondan mı ders alıyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Ahmet Tekin = Yoksa kutsal bir kitabınız var da, içinde bunları mı okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Ahmet Varol = Yoksa sizin bir kitabınız var da (bu verdiğiniz hükümleri) onda mı okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Ali Bulaç = Yoksa (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı var?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Ali Fikri Yavuz = Yoksa size mahsus kitap var da, onda şu dersi mi okuyorsunuz.

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Ali Ünal = Yoksa elinizde (Allah’tan gelmiş) bir kitap var da, oradan mı okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Bayraktar Bayraklı = (37-38) Yoksa size ait bir kitap var da, beğendiğiniz her şeyin sizin için olacağını onda mı okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Bekir Sadak = Yoksa okudugunuz bir kitabiniz mi var?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Celal Yıldırım = Yoksa size ait ders yapıp okuduğunuz bir kitap mı var?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Cemal Külünkoğlu = (37-38) Yoksa içinde, neyi isterseniz, o sizin olacak yazılı size ait bir kitabınız var da (bu saçma hükümleri) ondan mı okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Diyanet İşleri (eski) = Yoksa okuduğunuz bir kitabınız mı var?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Diyanet Vakfi = Yoksa size ait bir kitap var da, (bu bâtıl inanışları) onda mı okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Edip Yüksel = Yoksa bir kitabınız var da onu mu okuyup duruyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Yoksa size mahsus bir kitab var da onda şu dersi mi okuyorsunuz

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yoksa size ait bir kitap var da onda şu dersi mi okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yoksa size ait bir kitap var da onda mı okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Gültekin Onan = Yoksa (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı var?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Harun Yıldırım = Yoksa ders aldığınız bir kitap mı var?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Hasan Basri Çantay = Yoksa size mahsus (indirilmiş) bir kitab var da onda mı okuyorsunuz?!

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Hayrat Neşriyat = Yoksa size mahsus bir kitab var da (bu hükümleri) onda mı okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 İbni Kesir = Yoksa size mahsus bir kitab var da ondan mı okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Kadri Çelik = Yoksa sizin (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı var?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Muhammed Esed = Yoksa dönüp baktığınız (özel) bir kitabınız mı var,

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Mustafa İslamoğlu = Yoksa bu konuda ders aldığınız size ait bir kitap mı var;

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (37-39) Yoksa sizin için bir kitap var da onda mı okuyorsunuz ki? Her neyi ihtiyar ederseniz, muhakkak sizin içindir. Yoksa sizin için Kıyamete kadar üzerinizde yeminler mi vardır ki? Ne hükmeder olursanız sizin içindir.

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Ömer Öngüt = Yoksa size âit bir kitap var da ondan mı okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Şaban Piriş = Yoksa sizin bir kitabınız var da oradan mı ders çıkarıyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Sadık Türkmen = Yoksa ders yaptığınız özel bir kitabınız mı var?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Seyyid Kutub = Yoksa bir kitabınız var da ondan mı bu hükümleri okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Suat Yıldırım = Yoksa size ait bir kitap var da bu kabîl bilgileri oradan mı okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Süleyman Ateş = Yoksa sizin bir Kitabınız var da onda mı (bu hükümleri) okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Tefhim-ul Kuran = Yoksa sizin (elinizde) ders okumakta olduğunuz bir kitap mı var?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Ümit Şimşek = Yoksa ders aldığınız bir kitabınız mı var?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Yoksa sizin bir kitabınız var da ondan ders mi görüyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 İskender Ali Mihr = Yoksa sizin bir kitabınız var da ondan ders mi okuyorsunuz?

tedrusûne

  Kalem / 37 -

 İlyas Yorulmaz = Yoksa elinizde yazılı bir belge var da ondan mı öğreniyorsunuz?

tedrusûne

  Âl-iİmrân / 79 -

 Diyanet İşleri = Allah’ın, kendisine Kitab’ı, hükmü (hikmeti) ve peygamberliği verdiği hiçbir insanın, “Allah’ı bırakıp bana kullar olun” demesi düşünülemez. Fakat (şöyle öğüt verir:) “Öğretmekte ve derinlemesine incelemekte olduğunuz Kitap uyarınca rabbânîler (Allah’ın istediği örnek ve dindar kullar) olun.”

tedrusûne

  Âl-iİmrân / 79 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Hiçbir insana yakışmaz ki Allah, ona kitap, hüküm ve peygamberlik versin de sonra o, insanlara, Tanrıyı bırakın da bana kul olun desin. Ancak öğretmekte, okumakta ve okutmakta olduğunuz kitaba uyup Rabbânî olun der.

tedrusûne

  Âl-iİmrân / 79 -

 Abdullah Parlıyan = Allah'ın kitap, sağlam muhakeme ve peygamberlik bağışladığı hiç kimsenin bundan sonra kalkıp insanlara, “Allah'la birlikte veya Allah'ı bırakıp bana da kulluk edin” demesi düşünülemez. Aksine o peygamber onlara şöyle öğüt verir: “Öğrendiğiniz ve derinlemesine incelemekte olduğunuz kitap gereğince, Rabbinize halis kullar olunuz.”

tedrusûne

  Âl-iİmrân / 79 -

 Adem Uğur = Hiçbir insanın, Allah'ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah'ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe hâlis kullar olunuz.

tedrusûne

  Âl-iİmrân / 79 -

 Ahmed Hulusi = Bir beşer için olacak şey değildir, Allâh kendisine hakikat bilgisini, hükmü ve nübüvveti versin de, sonra o kalkıp insanlara, "Allâh'ı bırakıp, bana kulluk edin" desin! Bilakis onlara şöyle der: "Hakikat bilgisi öğretinize ve yaptığınız çalışmalara uygun olarak, Rabbinize kulluk ettiğinizin bilincinde olanlardan olun. "

tedrusûne

  Âl-iİmrân / 79 -

 Ahmet Tekin = Kendisine Allah’ın kitap, hikmete dayalı hükümranlık, yargı ve icra yetkisi, şeriat ve peygamberlik verdiği beşer nevinden hiçbir kimsenin, tutup da:'Allah’ı bırakıp, kulu durumundaki bana kulluk ve ibadet edin' demesi yakışmaz. Fakat onun:'Öğretilmekte ve öğretmekte olduğunuz, okullar açıp ders olarak okuttuğunuz kitap uyarınca, Rabbinize samimiyetle bağlı kullar olunuz' demesi gerekir.

tedrusûne

  Âl-iİmrân / 79 -

 Ahmet Varol = Allah bir insana Kitab'ı, hükmü ve peygamberliği verdikten sonra onun insanlara: 'Allah'ı bırakıp da bana kul olun' demesi sözkonusu olamaz. Ancak o: 'Öğrettiğiniz Kitap gereğince ve kendiniz de incelediğiniz üzere gönülden Rabbe kullar olun' der.

tedrusûne

  Âl-iİmrân / 79 -

 Ali Bulaç = Beşerden hiç kimsenin, Allah kendisine Kitabı, hükmü ve peygamberliği verdikten, sonra insanlara: "Allah'ı bırakıp bana kulluk edin" deme (hakkı ve yetki)si yoktur. Fakat o, "Öğrettiğiniz ve ders verdiğiniz Kitaba göre Rabbaniler olunuz" (deme görevindedir.)

tedrusûne

  Âl-iİmrân / 79 -

 Ali Fikri Yavuz = Beşerden hiç kimseye yakışmaz ki, Allah ona kitap versin, anlayış versin, peygamberlik versin de sonra insanlara şöyle desin; “- Allah’ı bırakıp bana kul olun”. Fakat öğretmekte ve ders alıp vermekte olduğunuz kitap sayesinde, bildiği ile amel eden âlimlerden olun der.

tedrusûne

  Âl-iİmrân / 79 -

 Ali Ünal = Allah, bir kişiye Kitap, hüküm (manevî ve misyonu çerçevesinde maddî sahada hakimiyet, doğru ve yerinde karar verebilme ve doğru ile yanlışı ayırt edebilme kabiliyeti ile Allah’ın hükümlerini uygulama yetkisi) ve peygamberlik versin, sonra da bu kişi kalkıp insanlara, “Allah’ı bırakın ve bana kul olun!” desin, bu asla mümkün değildir ve olmamıştır. Oysa her peygambere şunu demek yaraşır ve nitekim her peygamber bunu demiştir: “Kitabı okuyor, öğretiyor ve üzerinde çalışıyorsunuz, o halde Hak’ kın öğrenip öğrettiğinizi uygulayan sadık ve ihlâslı kulları olun!”