Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Diyanet İşleri = Mü’minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = İnananlardan öyle erler var ki Allah'a verdikleri sözde sadâkat gösterirler; onlardan kimisi, adağını ödedi, kimisi de beklemede ve onlar, sözlerini, özlerini hiçbir sûretle değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Abdullah Parlıyan = Mü'minlerden öyle kimseler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde durdular. Onlardan kimi adağını yerine getirdi ve şehid oldu, kimi de şehitliği beklemektedir. Verdikleri sözü münafıklar gibi değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Adem Uğur = Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Ahmed Hulusi = İman edenlerden öyle rical vardır ki, Allâh'a verdikleri sözde durdular. . . Onlardan kimi hayatını adamıştı, yerine getirdi (Allâh uğruna ölümü tattı); ve onlardan kimi de (yerine getirmeyi) beklemektedir. . . Onlarda değişme olmamıştır!

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Ahmet Tekin = Şuurlu ve kâmil mü’minlerin arasında, Allah’a verdikleri söze sadâkat gösteren nice erler, yiğitler var. Onlardan bir kısmı sözünü yerine getirmiş, büyük tehlikelere göğüs germiş, o yolda sakat kalmış, canını vermiştir. Bir kısmı da şehitliği beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde sözlerini değiştirmemişlerdir, gerçekten onların yerini kimse dolduramaz.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Ahmet Varol = Mü'minlerden öyle adamlar vardır ki, Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar. Onlardan kimi (Allah yolunda şehid edilmek suretiyle) adağını yerine getirdi, kimi de (şehid olmayı) beklemektedir. (Ahidlerinde) hiçbir değişiklik yapmamışlardır.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Ali Bulaç = Mü'minlerden öyle erkek adamlar vardır ki Allah ile yaptıkları ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiç bir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Ali Fikri Yavuz = Müminlerden öyle erkekler vardır ki, Allah’a verdikleri sözde sadakat ettiler: Kimi (şehid oluncaya kadar döğüşeceğine dair) adağını ödedi (şehid oldu), kimi de (şehid olmayı) bekliyor. Onlar asla verdikleri sözü değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Ali Ünal = Mü’minler içinde öyle yiğitler var ki, Allah’a verdikleri söze daima bağlı kalmışlardır. Onlardan kimi, sözünün gereğini yerine getirdi (ve şehit oldu), kimisi de sırasını beklemektedir. Asla verdikleri sözden dönmedi ve duruşlarını değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Bayraktar Bayraklı = Delikanlı müminler, Allah'a verdikleri sözü yerine getirdiler. Onlardan bir kısmı bu uğurda can verdi, bir kısmı da can vermeyi beklemektedir. Onlar sözlerini asla değiştirmezler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Bekir Sadak = Inananlardan, Allah'a verdigi ahdi yerine getiren adamlar vardir. Kimi, bu ugurda canini vermis, kimi de beklemektedir. Ahdlerini hic degistirmemislerdir.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Celal Yıldırım = Mü'minlerden öyle erler (yiğit kahramanlar) vardır ki, Allah'a verdikleri sözü yerine getirip sadakatlerini isbat ettiler. Onlardan kimi ahde vefa, söze bağlılık edip canını verdi; kimi de (canını vermek için) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmediler (ikiyüzlüler gibi döneklik yapmadılar).

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Cemal Külünkoğlu = Müminler arasında öyle kişiler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde durdular. Onlardan kimileri verdiği sözü yerine getirdi (canını vererek şehit oldu). Kimileri de (Allah için savaşmaya devam ederek şehid olmayı) beklemektedir. Onlar (verdikleri sözü) hiçbir şekilde değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Diyanet İşleri (eski) = İnananlardan, Allah'a verdiği ahdi yerine getiren adamlar vardır. Kimi, bu uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir. Ahdlerini hiç değiştirmemişlerdir.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Diyanet Vakfi = Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Edip Yüksel = İnananlardan öyle kimseler var ki ALLAH'a vermiş oldukları sözü gerçekleştirmişlerdir. Onlardan kimi adağını yerine getirdi (şehid oldu), kimi de hazır bekliyor. Hiç bir vakit kararsızlığa düşmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Mü'minlerdendir o erler ki Allaha verdikleri ahde sadakat ettiler, kimi adağını ödedi kimi de gözetiyor ve hiç bir suretle değiştirmediler

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Müminlerden öyle erler vardır ki Allah'a verdikleri sözü yerine getirdiler; kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir; (verdikleri sözü) hiçbir şekilde değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Müminlerdendir o erler ki Allah'a verdikleri ahde sadakat gösterdiler. Kimi adağını ödedi (canını verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hiç değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Gültekin Onan = İnançlılardan öyle erkekler vardır ki, Tanrı ile yaptıktarı ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi beklemektedir. Onlar hiç bir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Harun Yıldırım = Müminler içinde Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Hasan Basri Çantay = Mü'minler içinde Allaha verdikleri sözde sadâkat gösteren nice erler var. İşte onlardan kimi adadığını ödedi, kimi de (bunu) bekliyor. Onlar hiçbir suretle (ahidlerini) değişdirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Hayrat Neşriyat = Mü’minlerden öyle erler vardır ki, (o gün) Allah’a verdikleri sözde durdular. Öyle ki onlardan kimi adağını yerine getirdi (şehîd oldu), kimi de (şehîd olmayı) bekliyor! Fakat(onlar) hiçbir şekilde (verdikleri sözü) değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 İbni Kesir = Mü'minlerden öyle erler vardır ki; Allah'a verdikleri ahde sadakat göstermişlerdir. Kimi bu uğurda canını verdi, kimi de beklemektedir. Ve onlar, hiç bir değiştirme ile değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Kadri Çelik = Müminlerden Allah'a verdikleri ahde sadakat gösteren erler vardır; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirmiş (şehit düşmüş), kimi de beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (verdikleri sözlerini) değiştirmemişlerdir.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Muhammed Esed = Müminler arasında öylesi var ki Allah'ın huzurunda verdiği sözü (her zaman) yerine getirir; kimi (ölüme gitmek suretiyle) ahitlerini yerine getirmiştir, kimi de (kararlarından) vazgeçmeden (ahitlerini yerine getirmeyi) beklemektedir.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Mustafa İslamoğlu = Mü'minler içerisinde Allah adına verdikleri söze sadık kalan nice yiğitler var; onlardan kimi kendini adak olarak sunmuş kimi de sırasını beklemekte, fakat asla sözünden dönmemektedir.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Mü'minlerden bir kısım erler vardır ki, Allah'a karşı üzerine muâhedede bulundukları şeyde sâdık oldular. Artık onlardan öylesi vardır ki, nezrini ödedi ve onlardan öylesi de vardır ki, gözetiyor. Hiçbir tebdîl ile tebdîlde bulunmadılar.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Ömer Öngüt = Müminler içinde öyle erler vardır ki, Allah'a vermiş oldukları ahde sadakat gösterirler, onlardan kimi bu uğurda canını fedâ etti, kimi de bu dâveti beklemektedir. Ahidlerini hiç değiştirmemişlerdir.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Şaban Piriş = Müminlerden, Allah’a verdiği söze bağlı kalan öyle erler var ki, onlardan bir kısmı bu uğurda canını vermiştir. Bir kısmı ise verdikleri sözü hiç değiştirmeden bunu beklemektedirler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Sadık Türkmen = Müminlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı, verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Seyyid Kutub = Mü'minler arasında öyleleri var ki, Allah'a verdikleri sözde dururlar. Kimileri sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimileri de şehitlik beklemektedir. Onlar hiç sözlerini değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Suat Yıldırım = Müminlerden öyle yiğitler vardır ki Allah’a verdikleri sözü yerine getirip sadakatlerini ispat ettiler. Onlardan kimi adağını ödedi, canını verdi, kimi de şehitliği gözlemektedir. Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Süleyman Ateş = Mü'minlerden öyle erkekler var ki, Allah'a verdikleri sözde durdular. Onlardan kimi adağını yerine getirdi, (şehid oluncaya kadar çarpışacaklarını adamışlardı, çarpıştılar ve şehid düştüler), kimi de (şehidlik) beklemektedir; sözlerini asla değiştirmemişlerdir.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Tefhim-ul Kuran = Mü'minlerden öyle erkek adamlar vardır ki, Allah ile yaptıkları ahide sadakat gösterdiler; böylece onlardan kimi adağını gerçekleştirdi, kimi de beklemektedir. Onlar, hiç bir değiştirme ile (sözlerini) değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Ümit Şimşek = Mü'minlerden, Allah'a verdiği söze sadık kalan adamlar da vardır. Onlardan kimi sözünü yerine getirmiş, kimi de sırasını beklemektedir. Onlar, verdikleri sözü hiçbir şekilde değiştirmemişlerdir.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 Yaşar Nuri Öztürk = İnananlardan öyle erler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde sadakatle dururlar. Onlardan bazısı adadığını yerine getirdi, bazısı da bekliyor. Sözlerini asla değişmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 İskender Ali Mihr = Mü’minlerden bir kısım erkekler, Allah’a yaptıkları ahde (savaşta şehit oluncaya kadar sebat edeceklerine dair verdikleri söze) sadık kaldılar. Böylece onlardan bir kısmı verdiği sözü yerine getirdi (şehit oldu), bir kısmı da (şehit olmayı) bekliyorlar. Ve onlar, (ahdlerinden) bir şey değiştirmediler.

tebdîlen

  Ahzâb / 23 -

 İlyas Yorulmaz = İnananlardan bir takımadamlar, Allah ile yaptıkları sözleşmelere uydular. Onlardan yaptıkları sözleşmeyi hemen uygulayanlar olduğu gibi, hiçbir değişiklik yapmadan, sözleşmeyi yerine getirmek için bekleyenler var.

tebdîlen

  Ahzâb / 62 -

 Diyanet İşleri = Daha önce gelip geçenler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın kanununda asla değişme bulamazsın.

tebdîlen

  Ahzâb / 62 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bundan önce gelip geçenler hakkında da Allah'ın yolu yordamı buydu ve Allah'ın yolunda yordamında bir değişme bulamazsın.

tebdîlen

  Ahzâb / 62 -

 Abdullah Parlıyan = Daha önce gelip geçen bu tür günahkarlar için, Allah'ın tatbik ettiği yol budur ve sen Allah'ın tatbikatında, bir değişiklik göremezsin.

tebdîlen

  Ahzâb / 62 -

 Adem Uğur = Allah'ın önceden geçenler hakkındaki kanunu budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.

tebdîlen

  Ahzâb / 62 -

 Ahmed Hulusi = Bu, önceden geçmişler içinde de Sünnetullah'tır. . . Sünnetullah'ın değişecek alternatifi asla yoktur!

tebdîlen

  Ahzâb / 62 -

 Ahmet Tekin = İslâm’a planlı cephe aldıkları için, yurtlarından atılarak hayat sahnesinden çekilen, önceki âsi kavimlere uygulanan Allah’ın sünneti, ceza kanunları da böyleydi. Allah’ın sünnetinin, kanununun yerini dolduracak bir kanun bulamazsın. Onun tatbikatında asla bir değişiklik de göremezsin.

tebdîlen

  Ahzâb / 62 -

 Ahmet Varol = (Bu) Allah'ın daha önce geçenler hakkındaki kanunudur. Allah'ın kanununda bir değişiklik bulamazsın.

tebdîlen

  Ahzâb / 62 -

 Ali Bulaç = (Bu,) Daha önceden gelip geçenler hakkında (uygulanan) Allah'ın sünnetidir. Allah'ın sünnetinde kesin olarak bir değişiklik bulamazsın.

tebdîlen

  Ahzâb / 62 -

 Ali Fikri Yavuz = İşte bundan evvel geçen münafıklar hakkındaki Allah’ın (azab) kanunu böyledir. Allah’ın kanununu değiştirmeye asla imkân bulamazsın.

tebdîlen

  Ahzâb / 62 -

 Ali Ünal = Allah’ın sünneti (toplumların hayatı için koymuş olduğu ve dolayısıyla) daha önce geçen bütün toplumlarda geçerli olan kanunu ve yolu budur. Allah’ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın.