Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
mutebberun
Diyanet İşleri = Şüphesiz bunların (din diye) içinde bulundukları şey yok olmaya mahkûmdur. Yapmakta olduklarının hepsi batıldır.”
mutebberun
Abdulbaki Gölpınarlı = Onların taptıkları da helâk olup gitmiştir, yaptıkları da boştur.
mutebberun
Abdullah Parlıyan = “Bu putlara tapan topluma gelince; içinde bulundukları din ile birlikte yok olacaklardır. Ve yapageldikleri şeyler de, boş ve anlamsızdır.”
mutebberun
Adem Uğur = Şüphesiz bunların içinde bulundukları (din) yıkılmıştır, yapmakta oldukları da bâtıldır.
mutebberun
Ahmed Hulusi = "Muhakkak ki onların inanç ve uygulamaları helâkı oluşturur! Yapmakta oldukları da boştur. "
mutebberun
Ahmet Tekin = 'O putlara tapanların din diye içine düştükleri şey, kaçınılmaz biçimde kendilerini helâke sürükleyecektir. İbadet diye yaptıkları şeyler de bütünüyle bâtıldır, boştur' dedi.
mutebberun
Ahmet Varol = Şunların içinde bulundukları şey mahvolup gitmeye mahkumdur; yapmakta oldukları da hep boşunadır.'
mutebberun
Ali Bulaç = Onların içinde bulundukları şey (din) mahvolucudur ve yapmakta oldukları şeyler (ibadetler) de geçersizdir."
mutebberun
Ali Fikri Yavuz = Çünkü şu gördüğünüz puta tapanların içinde bulundukları din, yok olmaya mahkûmdur ve yapmakta oldukları ameller de boşunadır.”
mutebberun
Ali Ünal = “İmrendiğiniz şu kimselerin din diye içine düştükleri şey bir helâkten ibarettir ve ibadet kasdıyla işleyegeldikleri bütün ameller de boştur, manâsızdır.”
mutebberun
Bayraktar Bayraklı = “Şu gördüklerinizin içinde bulundukları din çökmüştür. Yapmakta oldukları da boşa çıkacaktır.”
mutebberun
Bekir Sadak = (138-13) 9 Israilogullarinin denizden gecmelerini sagladik. Puta gonulden tapan bir millete rastladilar. «Ey Musa! Onlarin tanrilari gibi bize de bir tanri yap» dediler, Musa: «Dogrusu siz bilgisiz bir milletsiniz, bunlar yok olacaklar ve isledikleri bosa gidecektir» dedi.
mutebberun
Celal Yıldırım = Şüpheniz olmasın ki bunlar içinde bulundukları (dinle birlikte) yok olacaklardır ve yapageldikleri şeyler boş ve anlamsızdır.
mutebberun
Cemal Külünkoğlu = (139-140) (Musa) dedi ki: “Şüphe yok ki yaşam tarzları onları kaçınılmaz biçimde yok oluşa götürecek. Çünkü yaptıkları her şey boş ve değersizdir. O (Allah) sizi âlemlere üstün kılmışken ben size Allah'tan başka bir tanrı mı arayayım?”
mutebberun
Diyanet İşleri (eski) = (138-139) İsrailoğullarının denizden geçmelerini sağladık. Puta gönülden tapan bir millete rastladılar. 'Ey Musa! Onların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap' dediler, Musa: ' Doğrusu siz bilgisiz bir milletsiniz, bunlar yok olacaklar ve işledikleri boşa gidecektir' dedi.
mutebberun
Diyanet Vakfi = Şüphesiz bunların içinde bulundukları (din) yıkılmıştır, yapmakta oldukları da bâtıldır.
mutebberun
Edip Yüksel = 'Bunlar, daldıkları bu şeylerle helak olacaklar ve yaptıkları ise hiç bir temele dayanmıyor.'
mutebberun
Elmalılı Hamdi Yazır = çünkü o gördüklerinizin, içinde bulundukları din helâke mahkûmdur, ve bütün yaptıkları batıldır
mutebberun
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = (138-139) Ve İsrailoğullarına denizi atlattık. Derken, bir kavme vardılar, toplanmış kendilerine mahsus bir takım putlara tapıyorlardı. Dediler ki: «Ey Musa, bunların birçok ilahları olduğu gibi sen de bize ilah yap!» Dedi ki: «Siz gerçekten cahillik ediyorsunuz. Çünkü o gördüklerinizin içinde bulundukları din, yok olmaya mahkumdur ve bütün yaptıkları batıldır!»
mutebberun
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Çünkü o gördüklerinizin içinde bulundukları din, yok olmaya mahkûmdur ve bütün yaptıkları batıldır.
mutebberun
Gültekin Onan = "Onların içinde bulundukları şey (din) mahvolucudur ve yapmakta oldukları şeyler (ibadetler) de geçersizdir."
mutebberun
Harun Yıldırım = “Çünkü onların içinde bulundukları kesinlikle yıkılmaya mahkûmdur, yapmakta oldukları da boşadır.”
mutebberun
Hasan Basri Çantay = «Şübhe yok ki bunların, içinde bulundukları (dîn) helake mahkûmdur. (İbâdet diye) yapmakda oldukları nesne de boşunadır».
mutebberun
Hayrat Neşriyat = 'Şübhesiz ki bunlar (yok mu), kendilerinin içinde bulundukları şey (, bâtıl dinleri) helâke mahkûmdur ve yapmakta oldukları şey bâtıldır.'
mutebberun
İbni Kesir = Şüphesiz ki bunların içinde bulundukları; yok olmaya mahkumdur ve yapmakta oldukları şey de batıldır.
mutebberun
Kadri Çelik = “Şüphesiz içinde bulundukları şey (putperestlik) yok olacak ve işledikleri boşa gidecektir.”
mutebberun
Muhammed Esed = "Bunlara gelince, şüphe yok ki yaşama tarzları onları kaçınılmaz biçimde yok oluşa götürecek; çünkü yaptıkları her şey boş ve değersiz!"
mutebberun
Mustafa İslamoğlu = O (putperestlere) gelince: Yaşam tarzları onları yok oluşa sürükleyecektir: zira onlar bir saçmalığı sürdürüyorlar."
mutebberun
Ömer Nasuhi Bilmen = «Şüphe yok ki, bunların içinde bulundukları şey helâke maruzdur ve amel eder oldukları şey de bâtıldır.»
mutebberun
Ömer Öngüt = Şüphesiz ki onların içinde bulundukları (din) yok olmaya mahkûmdur ve bütün yaptıkları da bâtıldır.
mutebberun
Şaban Piriş = Onlar helak olacaklardır. İçinde bulundukları şey yok olacaktır. Bilmeden yaptıkları şey batıldır.
mutebberun
Sadık Türkmen = ”şunların içinde oldukları din yok olmaya mahkûmdur ve yapmakta oldukları şeyler bâtıldır.”
mutebberun
Seyyid Kutub = Bunların uydukları sapık din yokolmaya mahkûmdur, işledikleri ameller de geçersizdir.
mutebberun
Suat Yıldırım = (138-140) İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken yolları, kendilerine mahsus birtakım putlara tapan bir topluluğa uğradı. "Mûsâ!" dediler, "bunların tanrıları olduğu gibi bize de bir tanrı yapıver!" O ise: "Siz" dedi, "gerçekten cahil bir milletsiniz! Çünkü şu imrendiğiniz kimselerin dini yıkılmıştır ve yaptıkları bütün ameller de boşunadır. Hem Allah size bunca lütufta bulunup öteki insanlara üstün kılmış olduğu halde, hiç ben sizin için O’ndan başka bir tanrı arar mıyım?"
mutebberun
Süleyman Ateş = "Şunların içinde bulundukları (din) yıkılmıştır ve yaptıkları şeyler boşa çıkmıştır."
mutebberun
Tefhim-ul Kuran = Onların içinde bulundukları şey (din) mahvolucudur ve yapmakta oldukları şeyler (ibadetler) de geçersizdir.»
mutebberun
Ümit Şimşek = 'Şunların din diye içine daldıkları şey yıkılıp gitmiş, yaptıkları da boşa çıkacak şeylerdir.'
mutebberun
Yaşar Nuri Öztürk = "Şu gördüklerinizin, içinde bulundukları din çökmüştür. Yapmakta oldukları da boşa çıkacaktır."
mutebberun
İskender Ali Mihr = Muhakkak ki; bunlar onların içinde bulundukları şey (dîn sebebiyle) helâk olmuştur. Ve yapmış oldukları şey bâtıldır (boştur).
mutebberun
İlyas Yorulmaz = “Şu putlara tapan topluluğa gelince “İçinde bulundukları durum çok vahim ve yaptıkları şeyler batıl, geçersiz şeylerdir” dedi.
tebbernâ
Diyanet İşleri = Bunların her birine misaller getirdik, (öğüt almadıkları için) hepsini kırıp geçirdik.
tebbernâ
Abdulbaki Gölpınarlı = Hepsine de örnekler getirdik, hepsini de kırıp geçirdik.
tebbernâ
Abdullah Parlıyan = Her birine uyarıcı dersler de vermiştik, ama bunlara aldırış etmeyince, hepsini yerle bir ettik.
tebbernâ
Adem Uğur = Onların her birine (uymaları için) misaller getirdik; (ama öğüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik.
tebbernâ
Ahmed Hulusi = Onların her biri için dersler vermiştik. . . (Sonunda) hepsini kırdık geçirdik.
tebbernâ
Ahmet Tekin = Onların her birine, anlamaları, ders ve ibret almaları için dini hakikatlerin, insani ve ahlaki değerlerin zaruretinin delillerini, gerekçelerini sunduk. Öğüt almadıkları için hepsini kırdık, geçirdik.
tebbernâ
Ahmet Varol = Her biri için örnekler verdik. (Öğüt almayınca da) hepsini kırıp geçirdik.
tebbernâ
Ali Bulaç = Biz (onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik.
tebbernâ
Ali Fikri Yavuz = Bunlardan her birine (kendilerinden öncekilerin helâkine dair) nasihat olarak nice misaller anlattık. Fakat, iman etmediklerinden hepsini tamamen helâk ettik.
tebbernâ
Ali Ünal = Her birine gerçeği ve gitmesi gereken yolu misallerle, temsillerle, tarihten örneklerle apaçık ve ısrarla anlattık; ama gittikleri yolda diretince hepsini kırıp geçirdik.