Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Diyanet İşleri = Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tövbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görür.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Artık sen, sana nasıl emredildiyse öylece dosdoğru hareket et ve seninle berâber bulunan ve tövbe etmiş olanlar da dosdoğru hareket etsinler ve taşkınlıkta bulunmayın, çünkü şüphe yok ki o, ne yapıyorsanız hepsini de görür.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Abdullah Parlıyan = O halde sen ve beraberinde tevbe edenler, emrolunduğunuz şekilde, doğru yolu tutun. Sizden hiçbiriniz büyüklenip, Allah tarafından konulmuş sınırları aşmasın; çünkü unutmayın yaptığınız herşeyi O görüyor.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Adem Uğur = O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı da gitmeyin. Çünkü O, sizin yaptıklarınızı çok iyi görendir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Ahmed Hulusi = O hâlde sen hükmolunduğunca hakikati yaşa (istikamet sahibi olmak, hidâyetin açığa çıkması sonucu olarak hakikatin yaşanması, demektir. A. H. )! Seninle beraber, tövbe edenler de (hakikati yaşayamamalarına neden olan şeylere tövbe edenler). . . Sakın taşkınlık yapmayın! Çünkü O, yapmakta olduklarınızı (B sırrınca) Basıyr'dir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Ahmet Tekin = O halde, tevbe ederek seninle beraber olanlarla, günah işlemekten, isyandan vazgeçerek Allah’a itaate yönelenlerle birlikte emrolunduğun gibi ilâhî emirleri doğru uygulayarak itaatte daim ol. Aşırı da gitmeyin, azmayın. O sizin işlediğiniz amelleri biliyor, görüyor.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Ahmet Varol = Emrolunduğun gibi dosdoğru ol; seninle birlikte tevbe edenler de (dosdoğru olsunlar) ve aşırı gitmeyin. O, yaptıklarınızı görmektedir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Ali Bulaç = Seninle birlikte tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru davran. Ve azıtmayın. Çünkü O, yaptıklarınızı görendir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Ali Fikri Yavuz = Onun için sen, emrolunduğun şekilde, beraberinde tevbe edenlerle dosdoğru hareket et. Aşırı gitmeyin; çünkü Allah, yaptıklarınızın hepsini kemaliyle görücüdür.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Ali Ünal = Beraberindeki tevbe edenlerle birlikte emredildiğin gibi dosdoğru ol. Taşkınlık etmeyin, doğrusu Allah yaptıklarınızı görücüdür.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Bayraktar Bayraklı = O halde seninle beraber tövbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı gitmeyiniz. Çünkü O, yaptıklarınızı çok iyi görendir.[219]

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Bekir Sadak = Sen, beraberindeki tevbe edenlerle birlikte emrolundugun gibi dosdogru ol. Asiri gitmeyin, dogrusu Allah yaptiklarinizi gorur.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Celal Yıldırım = O halde sen —ve beraberinde tevbe edenlerle birlikte— em-rolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı gitmeyin. Allah ne yaptıklarınızı şüphesiz ki iyiden iyiye görendir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Cemal Külünkoğlu = (Ey Resulüm!) Öyle ise emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Beraberindeki tevbe edenler de dosdoğru olsunlar. Hak ve adalet ölçülerini aşmayın! Çünkü O, yaptıklarınızı hakkıyla görendir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Diyanet İşleri (eski) = Sen, beraberindeki tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Aşırı gitmeyin, doğrusu Allah yaptıklarınızı görür.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Diyanet Vakfi = O halde seninle beraber tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Aşırı da gitmeyin. Çünkü O, sizin yaptıklarınızı çok iyi görendir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Edip Yüksel = Emredildiğin gibi dosdoğru ol, seninle beraber yönelmiş olanlarla birlikte... Aşma ve azgınlaşma. O, sizin yaptıklarınızı Görendir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Onun için emr olunduğun gibi doğruluk et: sen ve beraberinde tevbe eden de aşırı gitmeyin, çünkü o her ne yaparsanız basîrdir

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Onun için emrolunduğun gibi doğruluk et; sen ve beraberinde tevbe edenler de böyle olsun ve aşırı gitmeyin! Çünkü O, bütün yaptıklarınızı görür.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = İşte bundan dolayı emrolunduğun gibi doğru ol! Beraberindeki tevbe edenler de (doğru olsunlar). Aşırı gitmeyin! Muhakkak ki O, bütün yaptıklarınızı görüp durmaktadır.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Gültekin Onan = Seninle birlikte tevbe edenlerle birlikte buyrulduğun gibi dosdoğru davran. Ve azıtmayın. Çünkü O, yaptıklarınızı görendir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Harun Yıldırım = Artık sen de beraberindeki tevbe edenler de emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Ve aşırı gitmeyin. Şüphesiz O, yaptıklarınızı görendir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Hasan Basri Çantay = O halde sen [habîbim), maiyyetindeki tevbe edenlerle beraber, emr olunduğun vech ile, dosdoğru hareket et. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, ne yaparsanız (hepsini) hakkıyle görücüdür.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Hayrat Neşriyat = O hâlde, emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Berâberindeki tevbe edenler de! Ve(Allah’ın koyduğu) hudûdu aşmayın! Çünki O, ne yaparsanız hakkıyla görendir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 İbni Kesir = Öyleyse sen, emrolunduğun gibi dosdoğru hareket et. Beraberindeki tevbe edenler de. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, yaptıklarınızı görür.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Kadri Çelik = Beraberindeki tevbe edenlerle birlikte emredildiğin gibi dosdoğru ol. Taşkınlık etmeyin, doğrusu Allah yaptıklarınızı görücüdür.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Muhammed Esed = Öyleyse, artık emredildiğin yönde, yanında yer alanlarla birlikte, doğru yolu tutun ve sizden hiç biriniz gurura kapılıp da çizgiyi aşmasın: çünkü, unutmayın, yaptığınız her şeyi O görüyor.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Mustafa İslamoğlu = Şu halde emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Ve seninle birlikte yürümek için sana uyanlar da (aynı yolu tutsunlar)! Asla sınırı aşmayın! Unutmayın ki O yaptığınız her şeyin farkındadır!

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Artık emrolunduğun gibi istikamette bulun ve tevbe etmiş, seninle beraber bulunmuş olanlar da. Ve haddi tecâvüz etmeyin, şüphe yok ki O, yapar olduğunuz şeyleri bihakkın görücüdür.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Ömer Öngüt = Emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Beraberindeki tevbe edenler de. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, yaptıklarınızı görmektedir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Şaban Piriş = Sen, yanındaki yönelmiş insanlarla birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Taşkınlık yapmayın. Kuşkusuz O, yaptıklarınızı görür.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Sadık Türkmen = Öyleyse, emrolunduğun gibi dosdoğru ol! Seninle beraber tövbe eden kimselerle birlikte... Ve sizden hiçbiriniz gurura kapılıp da haddi aşmasın. Şüphesiz O, yaptıklarınızı görendir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Seyyid Kutub = Ey Muhammed, sana emredildiği gibi dosdoğru ol; yanındaki eski sapıklıklarından tevbe edenler de öyle olsunlar. Sakın ölçüleri aşmayınız. Hiç kuşkusuz Allah bütün yaptıklarınızı görür,

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Suat Yıldırım = Öyleyse ey Resulüm, sen beraberinde olup tövbe edenlerle birlikte, sana nasıl emredilmişse öyle dosdoğru hareket et. Aşırı gitmeyin. Çünkü O, yaptığınız her şeyi görmekte olup işlerinizin karşılığını da size verecektir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Süleyman Ateş = Öyleyse emrolunduğun gibi doğru ol; seninle beraber tevbe edenler de (doğru olsunlar), aşırı gitmeyiniz! Zira O, yaptıklarınızı görmektedir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Tefhim-ul Kuran = Seninle birlikte tevbe edenlerle birlikte emrolunduğun gibi dosdoğru davran. Ve azıtmayın. Çünkü O, yapmakta olduklarınızı görendir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Ümit Şimşek = Beraberindeki tevbe edenlerle birlikte, emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Aşırı gitmeyin. O sizin bütün yaptıklarınızı görür.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 Yaşar Nuri Öztürk = O halde sen, emrolunduğun gibi dosdoğru yürü! Seninle birlikte tövbe edenler de... Sakın aşırılık edip azmayın! O, yapmakta olduklarınızı görüyor.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 İskender Ali Mihr = Artık sen, sana tövbe ederek, tâbî olanlarla birlikte emrolunduğun gibi istikamet üzere ol. Ve azgınlık yapmayın (aşırı gitmeyin). Muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir.

ve lâ tatgav

  Hûd / 112 -

 İlyas Yorulmaz = O halde, sen ve yaptıkları yanlışlardan dönenler (tövbe edenler), kitapta emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun ve Rabbinizin emirlerine isyan etmeyin. Bilin ki O, yaptıklarınızı görendir.

ve lâ tatgav

  Tâ-Hâ / 81 -

 Diyanet İşleri = “Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz ve helâl olanlarından yiyin. Bu konuda aşırı da gitmeyin, yoksa üzerinize gazabım iner. Gazabım da kimin üzerine inerse, o muhakkak helâk olmuş demektir.”

ve lâ tatgav

  Tâ-Hâ / 81 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Sizi rızıklandırdığımız tertemiz şeyleri yiyin ve bu hususta taşkınlık etmeyin, sonra size gazabım vâcip olur ve kime gazabım vâcip olursa uçuruma yuvarlanır, helâk olur gider.

ve lâ tatgav

  Tâ-Hâ / 81 -

 Abdullah Parlıyan = Ve şöyle dedik: “Size rızık olarak verdiğimiz temiz ve hoş şeylerden yiyin, ama bunda ölçüyü aşmayın, yoksa gazabıma uğrarsınız. Benim gazabıma uğrayan kimse bilsin ki, gerçekten uçuruma yuvarlanır, helak olur.

ve lâ tatgav

  Tâ-Hâ / 81 -

 Adem Uğur = Size rızık olarak verdiklerimizin temiz olanlarından yeyiniz, bu hususta taşkınlık ve nankörlük de etmeyiniz; sonra sizi gazabım çarpar. Her kim ki kendisini gazabım çarparsa, hakikaten o, yıkılıp gitmiştir.

ve lâ tatgav

  Tâ-Hâ / 81 -

 Ahmed Hulusi = Sizi beslemekte olduğumuz yaşam gıdalarının temiz olanlarından yeyin ve onda aşırı gitmeyin. . . Yoksa üzerinizde (yaptıklarınızın sonucu olarak) gazabım açığa çıkar. Kimin üzerinde gazabım açığa çıkarsa hakikaten o derin düşüştedir.

ve lâ tatgav

  Tâ-Hâ / 81 -

 Ahmet Tekin = 'Size rızık olarak verdiğimizin helâlinden, temizinden, sağlıklısından lezizinden yeyin. Bu hu-susta ölçüyü aşmayın, taşkınlık ve nankörlük etmeyin ki, üzerinize gazabım inmesin. Kimin üzerine gazabım inerse, o artık mahvolmuştur.'

ve lâ tatgav

  Tâ-Hâ / 81 -

 Ahmet Varol = Size rızık olarak verdiklerimizin temizlerinden yiyin ve bu konuda taşkınlık etmeyin. Yoksa gazabım üzerinize iner. Kimin üzerine gazabım inerse, o, uçuruma yuvarlanmıştır.

ve lâ tatgav

  Tâ-Hâ / 81 -

 Ali Bulaç = Size, rızık olarak verdiklerimizden temiz olanlarından yiyin, bu konuda azgınlık yapmayın, yoksa gazabım üzerinize kaçınılmaz olarak iner: benim gazabım, kimin üzerine inerse, muhakkak o, tepetaklak düşmüştür.

ve lâ tatgav

  Tâ-Hâ / 81 -

 Ali Fikri Yavuz = Size verdiğimiz rızıkların en temizlerinden yeyin ve rızık hususunda taşkınlık (israf ve nankörlük) etmeyin ki, sonra üzerinize gazabım iner. Kimin üzerine de gazabım inerse, muhakkak o uçuruma düşmüştür.

ve lâ tatgav

  Tâ-Hâ / 81 -

 Ali Ünal = Size verdiğimiz rızıkların temiz, sağlıklı ve helâl olanlarından yiyin, ama bu hususta (nankörlük, harama sapma, israf ve konulan sınırları çiğneme gibi yollarla) taşkınlık yapmayın. Aksi halde gazabım üzerinize hak olur ve tepenize iniverir. Kimin üzerine gazabım hak olur da tepesine iniverirse, artık o bir uçuruma yuvarlanmış ve helâk olup gitmiştir.