Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
sunnete allâhi
Diyanet İşleri = Daha önce gelip geçenler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın kanununda asla değişme bulamazsın.
sunnete allâhi
Abdulbaki Gölpınarlı = Bundan önce gelip geçenler hakkında da Allah'ın yolu yordamı buydu ve Allah'ın yolunda yordamında bir değişme bulamazsın.
sunnete allâhi
Abdullah Parlıyan = Daha önce gelip geçen bu tür günahkarlar için, Allah'ın tatbik ettiği yol budur ve sen Allah'ın tatbikatında, bir değişiklik göremezsin.
sunnete allâhi
Adem Uğur = Allah'ın önceden geçenler hakkındaki kanunu budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Ahmed Hulusi = Bu, önceden geçmişler içinde de Sünnetullah'tır. . . Sünnetullah'ın değişecek alternatifi asla yoktur!
sunnete allâhi
Ahmet Tekin = İslâm’a planlı cephe aldıkları için, yurtlarından atılarak hayat sahnesinden çekilen, önceki âsi kavimlere uygulanan Allah’ın sünneti, ceza kanunları da böyleydi. Allah’ın sünnetinin, kanununun yerini dolduracak bir kanun bulamazsın. Onun tatbikatında asla bir değişiklik de göremezsin.
sunnete allâhi
Ahmet Varol = (Bu) Allah'ın daha önce geçenler hakkındaki kanunudur. Allah'ın kanununda bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Ali Bulaç = (Bu,) Daha önceden gelip geçenler hakkında (uygulanan) Allah'ın sünnetidir. Allah'ın sünnetinde kesin olarak bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Ali Fikri Yavuz = İşte bundan evvel geçen münafıklar hakkındaki Allah’ın (azab) kanunu böyledir. Allah’ın kanununu değiştirmeye asla imkân bulamazsın.
sunnete allâhi
Ali Ünal = Allah’ın sünneti (toplumların hayatı için koymuş olduğu ve dolayısıyla) daha önce geçen bütün toplumlarda geçerli olan kanunu ve yolu budur. Allah’ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Bayraktar Bayraklı = Allah'ın geçmiştekilere uyguladığı yasası budur ve Allah'ın yasasında bir değişme bulamazsın.
sunnete allâhi
Bekir Sadak = Allah'in gecmislere uyguladigi yasasi budur ve Allah'in yasasinda bir degisme bulamazsin.
sunnete allâhi
Celal Yıldırım = (Bu), Allah'ın daha önceleri de gelip geçenler hakkında uygulanagelen sünnetidir. Ve sen, elbette Allah'ın Sünneti'nde bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Cemal Külünkoğlu = Daha önce gelen (münafıklar) hakkında da Allah'ın kanunu böyledir. Allah'ın kanununda asla değişme bulamazsın.
sunnete allâhi
Diyanet İşleri (eski) = Allah'ın geçmişlere uyguladığı yasası budur ve Allah'ın yasasında bir değişme bulamazsın.
sunnete allâhi
Diyanet Vakfi = Allah'ın önceden geçenler hakkındaki kanunu budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Edip Yüksel = Öncekilere uygulanmış ALLAH'ın sünneti (yasasıdır). ALLAH'ın sünnetinde herhangi bir değişme bulamazsın.
sunnete allâhi
Elmalılı Hamdi Yazır = Allahın bundan evvel geçenler hakkındaki kanunu ki Allahın kanununu tebdile çare bulamazsın
sunnete allâhi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Allah'ın bundan önce geçenler hakkında kanunudur bu. Allah'ın kanununu değiştirmeye asla çare bulamazsın.
sunnete allâhi
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Allah'ın bundan önce geçenler hakkındaki kanunu budur. Ve sen Allah'ın kanununu değiştirmeye asla çare bulamazsın.
sunnete allâhi
Gültekin Onan = (Bu,) Daha önceden gelip geçenler hakkında (uygulanan) Tanrı'nın sünnetidir. Tanrı'nın sünnetinde kesin olarak bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Harun Yıldırım = Allah'ın önceden geçenler hakkındaki kanunu budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Hasan Basri Çantay = Daha evvel geçenler hakkında (da) Allah bu âdeti (koymuşdur). Allahın âdetini değişdirmiye ise asla (imkân) bulamazsın.
sunnete allâhi
Hayrat Neşriyat = Bundan önce gelip geçen (ümmet)ler hakkında Allah’ın kanûnu (böyle)dir. Ve Allah’ın kanûnunda aslâ bir değişme bulamazsın!
sunnete allâhi
İbni Kesir = Allah'ın daha önceden geçenler hakkındaki sünnetidir. Sen, Allah'ın sünnetinde bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Kadri Çelik = (Bu,) Daha önceden gelip geçenler hakkında (uygulanan) Allah'ın sünnetidir. Allah'ın sünnetinde kesin olarak bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Muhammed Esed = Daha önce gelip geçen (bu tür günahkar)lar için Allah'ın tatbik ettiği yol budur; ve sen Allah'ın tatbikatında bir değişiklik göremezsin!
sunnete allâhi
Mustafa İslamoğlu = Allah'ın daha öncekiler için geçerli olan uygulaması budur; ve sen Allah'ın sünnetinde hiçbir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Ömer Nasuhi Bilmen = Bu Allah'ın daha evvel gelip geçenler hakkındaki kanunudur ve elbette ki, sen Allah'ın kanunu için bir tebdîl bulamazsın.
sunnete allâhi
Ömer Öngüt = Allah'ın daha önce geçmiş olanlara uyguladığı sünneti (âdeti) budur. Sen Allah'ın sünnetinde aslâ bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Şaban Piriş = Daha öncekiler için de Allah’ın yasası buydu. Allah’ın yasasında bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Sadık Türkmen = Daha önce gelip geçenler hakkında da, Allah’ın kanunu böyledir. Allah’ın kanununda asla değişme bulamazsın.
sunnete allâhi
Seyyid Kutub = Allah'ın geçmiş milletlere uyguladığı yasa budur ve Allah'ın yasasında bir değişme bulamazsın.
sunnete allâhi
Suat Yıldırım = Allah’ın daha önce gelip geçenler hakkındaki nizamı budur. Allah’ın nizamında asla bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Süleyman Ateş = Allâh'ın önceden geçen (millet)ler arasında (uygulanan) yasası budur. (Peygamberlere karşı iki yüzlülük edenler öldürülürler). Allâh'ın yasasını değiştirme(ğe imkân) bulamazsın.
sunnete allâhi
Tefhim-ul Kuran = (Bu,) Daha önceden gelip geçenler hakkında (uygulanan) Allah'ın sünnetidir. Allah'ın sünnetinde kesin olarak bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Ümit Şimşek = Daha önce gelip geçmiş olanlar hakkında da Allah'ın kanunu böyleydi. Sen Allah'ın kanununda bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Yaşar Nuri Öztürk = Bu, Allah'ın daha önce gelip geçmişlere işleyen tavrı, tarzıdır. Allah'ın tavrında herhangi bir değişiklik asla bulamazsın.
sunnete allâhi
İskender Ali Mihr = Daha önce geçmiş olanlar hakkında (da), Allah’ın sünneti (kanunu) budur. Ve Allah’ın sünnetinde asla bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
İlyas Yorulmaz = Bu Allah’ın daha önceki yaşamış olanlara emrettiği değişmez yasasıdır. Allah’ın yasalarında asla bir değişiklik bulamazsın.
sunnete allâhi
Diyanet İşleri = Fakat azâbımızı gördükleri zaman inanmaları, kendilerine fayda vermedi. Bu, Allah’ın kulları hakkında eskiden beri yürürlükte olan kanunudur. İşte orada inkârcılar hüsrana uğradılar.
sunnete allâhi
Abdulbaki Gölpınarlı = Fakat azâbımızı gördükleri zaman inanmaları, onlara bir fayda vermez. Allah'ın, kulları hakkında icrâ edilegelen yolu yordamıdır bu ve işte buracıkta kâfirler, ziyan edip giderler.
sunnete allâhi
Abdullah Parlıyan = Fakat azabımızı gördükleri zaman, inanmaları onlara bir fayda sağlamadı. Allah'ın kulları için, her zaman uyguladığı yöntem budur. İşte kâfirler o zaman, gerçekten zarar etmiş olurlar.
sunnete allâhi
Adem Uğur = Fakat azabımızı gördükleri zaman imanları kendilerine bir fayda vermeyecektir. Allah'ın kulları hakkında süregelen âdeti budur. İşte o zaman kâfirler hüsrana uğrayacaklardır.
sunnete allâhi
Ahmed Hulusi = Fakat hışmımızı gördükten sonra onların iman etmeleri kendilerine fayda vermedi! Bu, geçmişten beri uygulanan kulları hakkındaki Sünnetullah'tır! Hakikat bilgisini inkâr edenler (hakikatlerinden, Sünnetullah'tan perdeliler) işte bundan dolayı hüsrana uğradı!
sunnete allâhi
Ahmet Tekin = Fakat azâbımızı gördükten sonraki imanları kendilerine fayda sağlamayacaktır. Allah’ın kullarıyla ilgili süregelen uyguladığı âdeti, sünneti, ceza kanunu budur. İşte o zaman kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler hüsrana uğrayacaklardır.
sunnete allâhi
Ahmet Varol = Ancak zorlu azabımızı gördükleri zamanki imanları onlara yarar sağlamadı. (Bu) Allah'ın kulları hakkında uygulanagelen sünnetidir. İşte inkâr edenler burada hüsrana uğramışlardır.
sunnete allâhi
Ali Bulaç = Ama Bizim dayanılmaz azabımızı gördükleri zaman, imanları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı. (Bu,) Allah'ın kulları arasında sürüp giden sünnetidir. İşte kafirler burada hüsrana uğramışlardır.
sunnete allâhi
Ali Fikri Yavuz = Fakat azabımızı gördükleri vakit, imanları kendilerine fayda verecek değildi. Allah’ın kulları hakkında olagelen sünneti (nizamı) budur. İşte kâfirler burada aldanmışlar, ziyana uğramışlardır.
sunnete allâhi
Ali Ünal = Ne var ki, ancak baskın gelen şiddetli cezamızı gördükleri zaman ikrar ettikleri bu iman kendilerine fayda vermedi. Allah’ın kulları hakkında geçerli âdet ve icraatı hep böyle olagelmiştir. Ve kâfirler, işte böyle bir durumda hüsrana uğradılar.