Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Diyanet İşleri = (7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Ve cana ve âzasını düzüp koşana.

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Abdullah Parlıyan = İnsan benliğine ve onun nasıl yaratılış amacına uygun şekillendirildiğine veya şekillendirene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Adem Uğur = İnsan benliğine ve onun nasıl yaratılış amacına uygun şekillendirildiğine veya şekillendirene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Ahmed Hulusi = Nefse (bilince) ve onu düzenleyene;

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Ahmet Tekin = Nefse (bilince) ve onu düzenleyene;

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Ahmet Varol = Andolsun nefse ve onu yaratılış amacına uygun dengeli muhkem hale getirerek verdiği özelliklere ve kabiliyetlere!

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Ali Bulaç = Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene',

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Ali Fikri Yavuz = Nefse ve onu (insan biçiminde) düzenleyene;

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Ali Ünal = Ve nefse ve onu (varlık gayesini kavrayıp, gerçekleştirebilecek bir) donanımla sisteme koyana;

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Bayraktar Bayraklı = (1-8) Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki, [762][763]

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Bekir Sadak = Kisiye ve onu sekillendirene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Celal Yıldırım = Nefse ve onu düzenleyip biçimlendirene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Cemal Külünkoğlu = Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Diyanet İşleri (eski) = Kişiye ve onu şekillendirene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Diyanet Vakfi = (1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Edip Yüksel = Nefse ve onu düzenleyene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Ve bir nefse ve onu düzenliyene

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = nefse ve onu düzenleyene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Nefse ve onu biçimlendirene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Gültekin Onan = Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene',

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Harun Yıldırım = Nefse ve onu düzenleyene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Hasan Basri Çantay = herbir nefse ve onu düzenleyene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Hayrat Neşriyat = Ve nefse ve onu (güzel bir şekilde yaratıp) düzenleyene!

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 İbni Kesir = Nefse ve onu düzenleyene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Kadri Çelik = Ve nefse ve ona bir düzen içinde biçim verene.

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Muhammed Esed = İnsan benliğini düşün ve onun nasıl (yaratılış) amacına uygun şekillendirildiğini;

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Mustafa İslamoğlu = İnsan benliği ve onun yaratılış amacına uygun biçimlenişi şahit olsun;

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (6-7) Ve yere ve onu yayıp döşeyene. Ve nefse ve onu düzeltmiş olana.

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Ömer Öngüt = Her bir nefse ve onu düzenleyene.

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Şaban Piriş = Cana ve onu düzenleyene.

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Sadık Türkmen = Nefse ve onu düzenleyene/ona şekil verene;

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Seyyid Kutub = Kişiye ve onu şekillendirene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Suat Yıldırım = Her bir nefis ve onu düzenleyen,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Süleyman Ateş = Nefse ve onu biçimlendirene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Tefhim-ul Kuran = Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene,'

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Ümit Şimşek = Ve nefse ve onu düzenleyene,

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene.

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 İskender Ali Mihr = Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).

sevvâ-hâ

  Şems / 7 -

 İlyas Yorulmaz = Nefse ve onu şekillendirdiğine yemin olsun ki.

sevvâ-hâ

  Şems / 14 -

 Diyanet İşleri = Fakat onlar, onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onları helâk etti ve kendilerini yerle bir etti.

sevvâ-hâ

  Şems / 14 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Derken yalanlamışlardı onu da ayaklarını kesip öldürmüşlerdi deveyi, derken Rableri de suçları yüzünden onları helâk etmişti de orasını düzleyivermişti.

sevvâ-hâ

  Şems / 14 -

 Abdullah Parlıyan = Derken elçiyi hiçe sayıp yalanladılar ve deveyi ayaklarından keserek öldürmüşlerdi. Rableri de onlara günahları sebebiyle kendilerini çepeçevre kuşatan azap indirdi de yerle bir etti.

sevvâ-hâ

  Şems / 14 -

 Adem Uğur = Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini helâk etti.

sevvâ-hâ

  Şems / 14 -

 Ahmed Hulusi = Onu (Allâh Rasûlünü) yalanladılar da onu (dişi deveyi) vahşice öldürdüler! Bunun üzerine Rableri, suçları yüzünden onları toprağa gömdü de orayı düzledi!

sevvâ-hâ

  Şems / 14 -

 Ahmet Tekin = Sâlih’i yalanladılar ve dişi deveyi kılıçla bacaklarından biçerek öldürdüler. Rableri de günahları sebebiyle onlara ağır bir ceza uyguladı. Orayı yerle bir etti.

sevvâ-hâ

  Şems / 14 -

 Ahmet Varol = Ancak onu yalanladılar, o (deve)yi kestiler. Rableri de günâhları dolayısıyla üzerlerine şiddetli azap indirdi ve (orayı) dümdüz etti.

sevvâ-hâ

  Şems / 14 -

 Ali Bulaç = Fakat, onu yalanladılar, deveyi yere yıkıp öldürdüler. Rableri de günahları dolayısıyla 'onları yerle bir etti, kırıp geçirdi'; orasını da dümdüz etti.

sevvâ-hâ

  Şems / 14 -

 Ali Fikri Yavuz = Fakat onlar (Salih peygamberin kendilerine söylediği bu sözü) tanımayıb inkâr ettiler de, onu öldürdüler. Bunun üzerine, günahları yüzünden Rableri onları kökünden kazıyıb helâk etti de (büyük küçük bırakmadı) hepsini düzleyiverdi.

sevvâ-hâ

  Şems / 14 -

 Ali Ünal = Ama onlar, o rasûlü yalanladılar ve dişi deveyi vahşice öldürdüler; neticede Rabbileri de, günahları sebebiyle başlarına indirdiği azapla hepsini aynı şekilde yerle bir etti;