Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

selâmen

  Meryem / 62 -

 Diyanet İşleri = Orada boş söz işitmezler. Yalnızca (meleklerin) “selâm!” (deyişini) işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Orada mânasız bir söz işitmeyecekler, ancak esenlik size sözünü duyacaklar ve sabah akşam, rızıkları gelecek onlara.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Abdullah Parlıyan = Orada onlar, boş ve yararsız söz işitmeyecekler, ancak “İç huzuru ve esenlik sizlere!” sözünü duyacaklardır. Sabah akşam yani her zamanda rızıkları hazırdır onların.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Adem Uğur = Orada boş söz değil, hoş söz duyarlar. Ve orada, sabah akşam kendilerine ait rızıkları vardır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Ahmed Hulusi = Orada lağv (dedikodu) değil sadece "Selâm" (Selâm isminin mânâsı açığa çıkar ve böylece kendi hakikatlerinden açığa çıkan kuvveleri konuşurlar) işitirler. . . Orada kendilerinin sabah - akşam, yaşam gıdalarıyla beslenmeleri söz konusudur.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Ahmet Tekin = Onlar orada, taahhüde sadakatsizlik lafı-sözü, boş, lüzumsuz sözler işitmezler. Birbirlerinin selâmını, Rablerinin selâmet ve güven ilânını, hoşlarına giden şeyler duyarlar. Onların orada sabah erken ve akşama doğru rızıkları da hazırdır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Ahmet Varol = Orada boş söz işitmezler. Ancak selâm (işitirler). Orada sabah ve akşam rızıkları hazırdır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Ali Bulaç = Onda 'boş bir söz' işitmezler; sadece selam (ı işitirler). Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Ali Fikri Yavuz = Cennet’de bir boş söz işitmezler, ancak (meleklerden veya birbirlerinden) selâm işitirler. Rızıkları da oradadır, sabah ve akşam.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Ali Ünal = Onlar, orada boş ve anlamsız sözler işitmez, sadece selâmet, emniyet ve huzur sözleri duyarlar. Sabah ve akşam kendilerine sunulacak ziyafetler de hazırdır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Bayraktar Bayraklı = Orada boş söz değil, hoş söz/selâm duyarlar ve orada, sabah akşam kendilerine ait rızıkları vardır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Bekir Sadak = Orada bos sozler degil sadece esenlik veren sozler isitirler. Orada riziklarini sabah aksam hazir bulurlar.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Celal Yıldırım = Orada boş anlamsız bir söz değil, sadece «selâm» işitecekler. Onların orada sabah akşam rızıkları hazırdır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Cemal Külünkoğlu = Orada onlar boş söz işitmezler. Yalnızca “selâm!” (sözünü) işitirler. Orada rızıkları sabah akşam kendilerine sunulacaktır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Diyanet İşleri (eski) = Orada boş sözler değil sadece esenlik veren sözler işitirler. Orada rızıklarını sabah akşam hazır bulurlar.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Diyanet Vakfi = Orada boş söz değil, hoş söz duyarlar. Ve orada, sabah akşam kendilerine ait rızıkları vardır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Edip Yüksel = Orada boş söz işitmezler; sadece barış... Rızıklarını da sabah akşam alırlar.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Orada hiç boş söz işitmezler, ancak bir selâm, rızıkları da vardır orada sabah, akşam

selâmen

  Meryem / 62 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Orada hiç boş söz işitmezler; ancak bir «Selam» işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da vardır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Onlar orada boş bir söz işitmezler. Ancak «Selam» işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Gültekin Onan = Onda 'boş bir söz' işitmezler; sadece selam(ı işitirler). Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Harun Yıldırım = Orada boş söz değil, hoş söz duyarlar. Ve orada, sabahakşam kendilerine ait rızıkları vardır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Hasan Basri Çantay = Orada selâmdan başka hoş bir söz işitmeyeceklerdir. Orada sabah, akşam rızıkları da (ayaklarına gelecekdir).

selâmen

  Meryem / 62 -

 Hayrat Neşriyat = Onlar orada, taahhüde sadakatsizlik lafı-sözü, boş, lüzumsuz sözler işitmezler. Birbirlerinin selâmını, Rablerinin selâmet ve güven ilânını, hoşlarına giden şeyler duyarlar. Onların orada sabah erken ve akşama doğru rızıkları da hazırdır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 İbni Kesir = Orada boş söz işitmezler. Ancak selâm (işitirler). Orada sabah ve akşam rızıkları hazırdır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Kadri Çelik = Onda selamın (esenliğin) dışında boş bir söz işitmezler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Muhammed Esed = Orada onlar asla boş ve yararsız bir söz işitmeyecekler; iç huzuru ve esenlik dileğinden başka hiçbir söz! Ve orada sabah akşam azıklandırılacaklar;

selâmen

  Meryem / 62 -

 Mustafa İslamoğlu = Orada mutluluk tebriği dışında asla boş bir söz işitmeyecekler; ve onlar orada sabah akşam rızıklandırılacaklar.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Orada faidesiz lakırdı işitmezler, ancak selâm (işitirler) ve onlar için orada sabah ve akşam rızıkları da vardır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Ömer Öngüt = Orada boş söz değil, sadece esenlik veren sözler işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Şaban Piriş = Orada boş söz işitmezler ancak esenlik. Sabah akşam rızıklarını da orada hazır bulurlar.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Sadık Türkmen = Orada boş söz işitmezler, yalnızca “Selâm” (sözünü işitirler). Orada onlar için rızıkları sabah ve akşam hazırdır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Seyyid Kutub = Orada boş sözler değil, sadece selam sözü işitirler. Ve sabah akşam rızıklarını hazır bulurlar orada.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Suat Yıldırım = Orada onlar boş ve anlamsız söz işitmezler, sadece selâm ve selâmet sözleri duyarlar. Orada ziyafetleri sabah akşam kendilerine sunulacaktır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Süleyman Ateş = Orada boş söz değil, yalnız selâm işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Tefhim-ul Kuran = Onda selamın dışında 'boşa harcanmış bir söz' işitmezler. Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta) dır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Ümit Şimşek = Orada onlar boş söz işitmezler, ancak esenlik işitirler. Orada sabah akşam rızıkları da hazırdır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Orada boş lakırdı değil, yalnızca "selam" işitirler. Orada kendilerinin sabah, akşam, rızıkları da hazırdır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 İskender Ali Mihr = Orada boş söz işitilmez, sadece “selâm.” Ve orada, onların sabah ve akşam rızıkları vardır.

selâmen

  Meryem / 62 -

 İlyas Yorulmaz = Onlar orada boş söz işitmezler, yalnızca selam sözü işitirler ve sabah akşam onlar için rızıklar vardır.

selâmen

  Hûd / 69 -

 Diyanet İşleri = Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim’e müjde getirip “Selâm sana!” dediler. O, “Size de selâm” dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.

selâmen

  Hûd / 69 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Elçilerimiz, İbrâhim'e müjde vermek üzere gelip esenlik sana dediler. O da esenlik size dedi ve durup eğlenmeden hemen kızarmış bir buzağı getirdi.

selâmen

  Hûd / 69 -

 Abdullah Parlıyan = Andolsun ki melek elçilerimiz, İbrahim'e genç delikanlılar şeklinde müjdeyle geldiler ve “Selâm olsun!” dediler. O da onların selamını alarak, önlerine kızarmış bir buzağıyı getirmekte geç kalmadı.

selâmen

  Hûd / 69 -

 Adem Uğur = Andolsun ki elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde getirdiler ve: "Selam (sana)" dediler. O da: "(Size de) selam" dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

selâmen

  Hûd / 69 -

 Ahmed Hulusi = Andolsun ki, (meleklerden) Rasûllerimiz, İbrahim'e müjde olarak gelip, "Selâm" dediler. . . (O da): "Selâm" dedi ve sonrasında da kızartılmış bir buzağı getirdi.

selâmen

  Hûd / 69 -

 Ahmet Tekin = Andolsun ki, elçilerimiz, melekler İbrahim’e müjde ile geldiler.'Selâm sana, selâmette ol, sen selâmette olanlardansın' dediler. O da, 'Size de selâm, siz de selâmette olun' dedi. Hiç beklemeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

selâmen

  Hûd / 69 -

 Ahmet Varol = Andolsun elçilerimiz İbrahim'e müjde getirip: 'Selam' dediler. O da: 'Selam' dedi. [7] Beklemeden hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

selâmen

  Hûd / 69 -

 Ali Bulaç = Andolsun, elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldikleri zaman; "Selam" dediler. O da: "Selam" dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

selâmen

  Hûd / 69 -

 Ali Fikri Yavuz = Şanım hakkı için, (melek olan) elçilerimiz İbrahim’e müjde ile gelip “selâmün aleyk” dediler. O da onlara “aleykümü’s-Selâm” dedi ve hemen gidip (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.

selâmen

  Hûd / 69 -

 Ali Ünal = Bir zaman da, (semavî) elçilerimiz (birer delikanlı suretinde) İbrahim’e müjde ile gelip selâm verdiler. İbrahim, selâmlarına mukabelede bulundu ve hiç gecikmeden önlerine kızartılmış körpe bir dana eti koydu.