Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Diyanet İşleri = Şüphesiz biz sana (sorumluluğu) ağır bir söz vahyedeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Gerçekten de sana ağır bir şey vahyedeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Abdullah Parlıyan = Gerçek şu ki, biz senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Adem Uğur = Çünkü biz, sana, (sorumluluğu) ağır bir söz (Kur’an) vahy edeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki biz sana ağır bir söz ilka edeceğiz (şuurunda yaşatacağız)!

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Ahmet Tekin = Sana, vahyi sıkıntılı, sorumluluğu ağır, değeri yüce bir kelâmı Kur’ân’ı vahyedip, onu senin kalbine, hafızana yerleştireceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Ahmet Varol = Dogrusu Biz, sana, tasimasi agir bir soz vahyedecegiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Ali Bulaç = Gerçek şu ki, biz senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Ali Fikri Yavuz = Çünkü biz, sana, (sorumluluğu) ağır bir söz (Kur’an) vahy edeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Ali Ünal = Sana taşıması ağır ve pek kıymetli bir söz yükleyeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Bayraktar Bayraklı = (2-8) Birazı hariç, geceleyin kalk! Tam gece yarısı, biraz erken, biraz geç kalk ve Kur'ân'ı ağır ağır oku! Sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz. Çünkü gecenin değerlendirilmesi daha oturaklıdır ve söz daha etkilidir. Gündüzleri senin için uzun bir meşguliyet olacaktır. Rabbinin adını an, bütün benliğinle kendini O'na ver![689]

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Bekir Sadak = Dogrusu Biz, sana, tasimasi agir bir soz vahyedecegiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Celal Yıldırım = Şüphesiz ki biz, sana (kaldırılması) ağır bir söz vahyedeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Cemal Külünkoğlu = Çünkü biz sana sorumluluğu ağır bir söz (olan Kur'an'ı) vahyedip bırakacağız.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Diyanet İşleri (eski) = Doğrusu Biz, sana, taşıması ağır bir söz vahyedeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Diyanet Vakfi = Doğrusu biz sana (taşıması) ağır bir söz vahyedeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Edip Yüksel = Biz sana ağır bir söz bırakacağız.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Çünkü biz senin üzerine ağır bir söz ilka edeceğiz

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Çünkü Biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz;

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız (Kur'an vahyedeceğiz).

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Gültekin Onan = Biz sana (sorumluluğu) ağır bir mesaj tevdi edeceğiz;

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Harun Yıldırım = Çünkü biz, sana ağır bir söz indireceğiz;

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Hasan Basri Çantay = Şüphe yok ki Biz sana ağır bir kelâm vahyedeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Hayrat Neşriyat = Çünki biz, senin üzerine (kıymeti pek) ağır bir söz (Kur’ân) bırakacağız(vahyedeceğiz)!

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 İbni Kesir = Çünkü biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Kadri Çelik = Şüphesiz biz senin üzerine oldukça ağır bir söz (Kur'an) ilka edeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Muhammed Esed = Biz sana (sorumluluğu) ağır bir mesaj tevdi edeceğiz;

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Mustafa İslamoğlu = Çünkü biz, sana ağır bir söz indireceğiz;

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Şüphe yok ki Biz sana ağır bir kelâm vahyedeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Ömer Öngüt = Doğrusu biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Şaban Piriş = Çünkü biz sana ağır bir söz vahyedeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Sadık Türkmen = Gerçek şu ki; (Açıkeğitim ve Öğretime yönelik faaliyetler için), Biz sana sorumluluk yükleyen ağır bir söz bırakacağız.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Seyyid Kutub = Çünkü biz sana sorumluluğu ağır bir söz indireceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Suat Yıldırım = Biz sana pek ağır bir söz vahyedeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Süleyman Ateş = Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Tefhim-ul Kuran = Gerçek şu ki, biz senin üzerine 'oldukça ağır' bir söz (vahy) bırakacağız.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Ümit Şimşek = Biz sana sorumluluğu ağır bir söz vahyedeceğiz.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Doğrusu, biz senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 İskender Ali Mihr = Muhakkak ki Biz, sana yakında ağır bir söz ilka edeceğiz (ulaştıracağız).

sekîlen

  Müzzemmil / 5 -

 İlyas Yorulmaz = Elbetteki biz sana ağır bir sözü (görev) yükleyeceğiz.

sekîlen

  İnsan / 27 -

 Diyanet İşleri = Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.

sekîlen

  İnsan / 27 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Şüphe yok ki bunlar çabucak gelip geçeni severler de o ağır günü artlarına atar, bırakır giderler.

sekîlen

  İnsan / 27 -

 Abdullah Parlıyan = Gerçekten bu inkârcılar o çabucak geçen dünyayı severler ve önlerinde gelecek olan son derece ağır günü ihmal edip bırakıp giderler.

sekîlen

  İnsan / 27 -

 Adem Uğur = Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar.

sekîlen

  İnsan / 27 -

 Ahmed Hulusi = Muhakkak ki bunlar, önlerindeki dünyayı seviyorlar ve arkasından gelecek çok zorlu bir süreci hesap etmiyorlar!

sekîlen

  İnsan / 27 -

 Ahmet Tekin = Onlar dünya hayatını, günlük geçici kazancı seviyorlar. Sorumluluğu ağır bir günü arkalarına atıyorlar.

sekîlen

  İnsan / 27 -

 Ahmet Varol = Şüphesiz bunlar peşin olanı (dünyayı) seviyor, önlerindeki ağır bir günü bırakıyorlar.

sekîlen

  İnsan / 27 -

 Ali Bulaç = Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar.

sekîlen

  İnsan / 27 -

 Ali Fikri Yavuz = Çünkü bunlar (Mekke kâfirleri), peşin dünyayı severler ve önlerindeki (şiddeti) ağır bir günü bırakırlar. (Ahiretin azabından korkub da imana gelmezler).

sekîlen

  İnsan / 27 -

 Ali Ünal = Şu (günahkâr kâfirler,) peşin gelir olarak gördükleri dünyayı tercih edip onun peşinde koşmakta, fakat önlerinde kendilerini bekleyen çok ağır bir günü ise bir kenara koymaktadırlar.