Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Diyanet İşleri = (36-37) Allah’ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Bu ışık, o evlerdedir ki Allah, oralarda adının yüceltilmesine ve anılmasına izin vermiştir ve oralarda, sabah akşam onu tenzîh edenler vardır.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Abdullah Parlıyan = Bu ışık, bu nûr o evlerdedir ki, Allah oralarda adının yüceltilmesine ve anılmasına izin vermiştir. O evlerde, sabah akşam Allah'ın yüceliğini ve kudretini dile getiren

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Adem Uğur = (Bu kandil) birtakım evlerdedir ki, Allah (o evlerin) yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Orada sabah akşam O'nu (öyle kimseler) tesbih eder ki;

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Ahmed Hulusi = (O Nur = hakikat ilmi) Allâh'ın, yükseltilmesine ve içlerinde (şuurda) kendi isminin (işaret ettiğinin) zikredilmesine (hatırlanıp müşahedesine, Esmâ'sının elvermesiyle) izin verdiği evlerdedir (beyin - bilinç)! Sabah-akşam (âfakî ve enfüsî seyirde) oralarda (o evlerde) O'nun tespihindedirler!

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Ahmet Tekin = Bu nur bir takım evlerde, mescitlerdedir. Allah mescitlerin binalarının yükselmesini ve içlerinde adının zikredilmesini, namaz kılınmasını, Kur’ân okunmasını, zikir meclisleri kurulmasını, dininin, şeriatının anlatılmasını, icrası zorunlu kesin hükümler haline getirdi. İnsanlar orada gündüzün ilk ve son saatlerinde onun koyduğu kurallara riayet ederek Allah’ı tesbih ederler, namaz kılarlar.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Ahmet Varol = (Bu nur) Allah'ın, yükseltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir. Oralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Ali Bulaç = (Bu nur,) Allah'ın, onların yüceltilmesine ve isminin zikredilmesine izin verdiği evlerdedir; onların içinde sabah akşam O'nu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Ali Fikri Yavuz = Bu lâmba, o camilerde yakılır ki, onların yüce tanınmasını ve içlerinde isminin anılmasını Allah emretmiştir. Buralarda sabah ve akşam (beş vakit) Allah’ı tesbih eder namaz kılarlar.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Ali Ünal = Bu nûra, şanı yüce, fakat çok tanınmayan öyle evlerde ulaşılır ki, Allah onları yüceltmiş, yapılmalarına ve içlerinde adının anılmasına izin ve imkân vermiştir. O evlerde, sabah akşam O’nu tesbih eden, (O’ nun her türlü kusurdan ve Kendine ortaklar tanınmasından mutlak berî olduğunu ilan eden)

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Bayraktar Bayraklı = Bu kandil birtakım evlerdedir ki, Allah o evlerin yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Orada sabah akşam O'nu tesbih ederler/anarlar.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Bekir Sadak = Allah'in yuksek tutulmasina ve iclerinden adinin anilmasina izin verdigi evlerde, insanlar sabah aksam O'nu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Celal Yıldırım = Allah'ın saygıyla yüksek tutulmasına ve içlerinde isminin anılmasına izin verdiği evlerde (cami ve mecidlerde) sabah-akşam O'na tesbîh ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Cemal Külünkoğlu = (Bu ışık,) Allah'ın yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde yanar. Bu evlerde sabah akşam O'nu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Diyanet İşleri (eski) = Allah'ın yüksek tutulmasına ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde, insanlar sabah akşam O'nu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Diyanet Vakfi = (Bu kandil) birtakım evlerdedir ki, Allah (o evlerin) yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Orada sabah akşam O'nu (öyle kimseler) tesbih eder ki;

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Edip Yüksel = (Böyle bir ışık ve hidayet), içlerinde ismi anıldığı için ALLAH'ın onaylayıp yükselttiği evlerdedir. Orada, O'nu sabah akşam yücelten...

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = O evlerde ki: Allah onların rif'atlandırılmasına ve içlerinde isminin zikredilmesine izin vermiştir, onlarda sabah ve akşam üstleri ona tesbih ederler

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = O evlerdeki, Allah onların yüceltilmesine ve kendi adının içlerinde anılmasına izin vermiştir. Onlarda sabah ve akşam üstleri O'nu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = (Bu kandil) birtakım evlerdedir ki, Allah (o evlerin) yücelmesine ve içlerinde isminin okunmasına izin vermiştir. Orada sabah akşam O'nu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Gültekin Onan = (Bu nur,) Tanrı'nın, onların yüceltilmesine ve isminin zikredilmesine izin verdiği evlerdedir; onların içinde sabah akşam O'nu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Harun Yıldırım = Birtakım evlerdedir ki, Allah yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Orada sabah akşam O'nu tesbih eder ki;

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Hasan Basri Çantay = (O kandil) o evlerde (yakılır ki) Allah, onların yüce tanılmasına ve içlerinde adının anılmasına izin vermişdir. Onlar buralarda sabah ve akşam Onu (Allâhı) tesbîh (ve tenzîh) eder (ler).

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Hayrat Neşriyat = (Bu kandil, bu nûr) birtakım evlerde (mescidlerde)dir ki Allah, onların(kıymetlerinin) yükseltilmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir; buralarda (bu evlerde) sabah akşam O’nu tesbîh eder(ler).

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 İbni Kesir = O evlerde ki; Allah, onların yüceltilmesine ve içlerinde kendisinin adının anılmasına izin vermiştir. Onlar da sabah akşam O'nu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Kadri Çelik = (Bu nur,) Allah'ın, onların yüceltilmesine ve isminin zikredilmesine izin verdiği evlerdedir; onların içinde sabah akşam O'nu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Muhammed Esed = İçlerinde (yalnız) kendi ismi anılsın diye Allah'ın yükseltilmelerine izin verdiği evlerde O'nun kudret ve yüceliğini sabah akşam dile getiren (öyle)

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Mustafa İslamoğlu = İçerisinde sabah akşam O'nun adı anıldığı için Allah'ın yükseltilmelerine izin verdiği ibadethanelerde, O'nun ululuğunu ve yüceliğini sürekli dile getiren

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = (O mişkat) Bir nice evlerde ki, Allah-ü Azîmüşşan o evlerin yükseltilmesine ve içlerinde (mübarek) isminin zikredilmesine izin vermiştir. O evlerde kendisi için sabahleyin ve akşam üstleri tesbihte bulunurlar.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Ömer Öngüt = Bu kandil bir takım evlerdedir ki, Allah o evlerin yüce tutulmasına ve içlerinde isminin zikredilmesine izin vermiştir. Sabah akşam orada O'nu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Şaban Piriş = (O lamba) Allah’ın yükseltilmesine ve orada isminin anılmasına izin verdiği evlerde/mescidlerdedir. Orada, sabah akşam O’nu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Sadık Türkmen = Allah’ın yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde;

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Seyyid Kutub = Bu projektör; Allah'ın yüceltilmelerini ve içlerinde adının anılmasını emrettiği evlerde yanar. Bu evlerde birtakım kimseler sabah ve akşam Allah'ı her tür noksanlıktan tenzih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Suat Yıldırım = (36-37) O nûra, Allah’ın yükseltilmesine ve içlerinde kutlu isminin zikredilmesine izin verdiği evlerde (mescidlerde) kavuşulur. Oralarda, sabah akşam O’nun şanını yücelterek tenzih eden öyle yiğitler vardır ki, ne ticaretler, ne alım ve satımlar onları Allah’ı zikretmekten, namazı hakkıyla ifa etmekten, zekâtı vermekten alıkoymaz. Onlar kalplerin ve gözlerin dehşetten halden hale döneceği, alt üst olacağı bir günden endişe ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Süleyman Ateş = (Bu kandil) Allâh'ın yükseltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir. Onların içinde sabah akşam O'nu tesbih eder(şânının yüceliğini anar)lar:

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Tefhim-ul Kuran = (Bu nur,) Allah'ın, onların yüceltilmesine ve isminin zikredilmesine izin verdiği evlerdedir; onların içinde sabah akşam O'nu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Ümit Şimşek = O nur öyle evlerde ışık verir ki, Allah onların yücelmesine ve içlerinde isminin anılmasına izin vermiştir. Oralarda sabah akşam Onu tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Kandil, Allah'ın yükseltilmesine ve içinde adının anılmasına izin verdiği evlerdedir. Orada sabah akşam O'nu tespih eder.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 İskender Ali Mihr = Allah’ın, içinde İsmi’nin yükseltilmesine ve zikredilmesine izin verdiği evlerin içinde (Allah’ın nuru) vardır. Orada O’nu, sabah akşam tesbih ederler.

yusebbihu

  Nûr / 36 -

 İlyas Yorulmaz = Allah’ın içlerinde isminin yüceltilmesine ve anılmasına izin verdiği ve orada sabah akşam sürekli, O nu bütün noksan sıfatlardan arındırılan (tesbih edilen) evler var.

yusebbihu

  Nûr / 41 -

 Diyanet İşleri = Göklerde ve yeryüzünde bulunan kimselerle, sıra sıra (kanat çırparak uçan) kuşların Allah’ı tespih ettiğini görmez misin? Her biri duasını ve tesbihini kesin olarak bilmektedir. Allah, onların yapmakta olduğu şeyleri hakkıyla bilendir.

yusebbihu

  Nûr / 41 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Görmez misin ki şüphesiz olarak Allah'ı tenzîh eder göklerde bulunanlar da, yeryüzünde bulunanlar da ve kanatlarını çarpıp katar katar uçan kuşlar da. Hepsi, duâlarını da bilmede, onu tenzîh etmeyi de ve Allah, ne yaparlarsa hepsini bilir.

yusebbihu

  Nûr / 41 -

 Abdullah Parlıyan = Göklerde ve yerde bulunanlarla, dizi dizi kanat çırpıp uçan kuşların, Allah'ın sınırsız kudret ve yüceliğini dile getirdiklerini görmüyor musun? Herbiri de Allah'ı nasıl anacağını ve Allah'ı nasıl yücelteceklerini bilmektedirler. Allah da onların yaptıkları herşeyi tam olarak bilmektedir.

yusebbihu

  Nûr / 41 -

 Adem Uğur = Göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi duasını ve tesbihini (öğrenmiş) bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyle bilir.

yusebbihu

  Nûr / 41 -

 Ahmed Hulusi = Görmedin mi ki, semâlarda ve arzda ne varsa ve saf saf kuşlar, Allâh'ı tespih eder (kulluk işlevini yerine getirmek suretiyle). . . Her biri kendi salâtını (hakikati olan Esmâ bileşiminin gereğini yaşaması) ve kendi tespihini (salâtının sonucu olan işlevi) gerçekten bilmiştir. . . Allâh yaptıklarını (Esmâ'sıyla hakikati olarak) Aliym'dir.

yusebbihu

  Nûr / 41 -

 Ahmet Tekin = Göklerdeki ve yerdeki akıllı ve sorumlu varlıkların, kanat çırparak, süzülerek, sıra sıra uçan kuşların Allah’ın koyduğu düzen içinde Allah’ı tesbih ettiklerini görmüyor musun? Her biri kendi namazını, görevlerini yaparak duasını ve tesbihini biliyor. Allah da onların sergilemeye devam ettikleri güzel davranışları biliyor.

yusebbihu

  Nûr / 41 -

 Ahmet Varol = Göklerde ve yerde olanların ve kanatlarını çırparak uçan kuşların Allah'ı tesbih ettiklerini görmedin mi? Her biri kendi duasını ve tesbihini bilmiştir. Allah onların yaptıklarını bilir.

yusebbihu

  Nûr / 41 -

 Ali Bulaç = Görmedin mi ki, göktekilerle yerdekiler ve dizi dizi olan kuşlar Allah'ı tesbîh ederler. Her biri cidden duâ ve tesbihini bilmiştir. Allah onların yaptıklarını bilendir.

yusebbihu

  Nûr / 41 -

 Ali Fikri Yavuz = (Ey Rasûlüm), görmedin mi ki, gökte olanlar, yerdekiler, havada kanatlarını çırparak uçan kuşlar, gerçekte hep Allah’ı tesbih ediyorlar. Bunların her biri duasını da, tesbihini de bilmiştir (Allah’ın kendilerine has kıldığı vazifeyi şaşırmazlar.) Allah da bütün yaptıklarını bilir.

yusebbihu

  Nûr / 41 -

 Ali Ünal = Göklerde ve yerde olan kimselerin, sıra sıra uçan kuşların Allah'ı tesbih ettiğini görmez misin? Her biri kendi niyaz ve tesbihini bilir. Allah, onların yaptıklarını bilendir.