Aranılan kelime ile eşleşen ayetler

se neczî

  En’âm / 157 -

 Diyanet İşleri = (156-157) “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz onların okumalarından habersiz idik” demeyesiniz, yahut, “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz, diye bu Kur’an’ı indirdik. İşte size Rabbinizden açıkça bir delil, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve (insanları) onlardan çeviren kimseden daha zalim kimdir? İnsanları âyetlerimizden alıkoymaya kalkışanları, yapmakta oldukları engellemeden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Yahut da bize de kitap indirilseydi onlardan daha mükemmel bir sûrette doğru yolu bulurduk diye söylenmeyesiniz diye şüphe yok ki Rabbinizden size de apaçık bir delil, bir hidâyet ve rahmet geldi. Allah'ın delillerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zâlim kimdir ki? Delillerimizden yüz çevirenleri, bu yüz çevirmeleri yüzünden en kötü bir azapla azaplandıracağız yakında.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Abdullah Parlıyan = yahut “Eğer bize de bir kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz diye bu kitabı indirdik. İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Kim Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, insanları O'na yönelmekten alıkor ve kendisi de O'ndan yüz çevirirse, ondan daha zalim kim olabilir? Mesajlarımızdan yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri yüzünden, azabın en kötüsüyle cezalandıracağız!

se neczî

  En’âm / 157 -

 Adem Uğur = Yahut "Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk" demeyesiniz diye (Kur'an'ı indirdik). İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Kim, Allah'ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalimdir! Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Ahmed Hulusi = Yahut: "Eğer bize de O BİLGİ inzâl olunsaydı, elbette onlardan daha fazla, hidâyet olanı değerlendirirdik" demeyesiniz diye. . . Rabbinizden size apaçık deliller, hüda (hakikat bilgisi) ve rahmet gelmiştir. . . Allâh'ın işaretlerindeki varlığını (Esmâ'sının açığa çıkışı olan işaretleri) yalanlayıp, onlardan yüz çevirenden daha zâlim kimdir! İşaretlerimizden yüz çevirenler, yüz çevirmelerinin sonucunu, azabın en kötüsü ile yaşayacaklar!

se neczî

  En’âm / 157 -

 Ahmet Tekin = Yahut da:'Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha doğru yolda olurduk' diyerek itiraz edememeniz için size bu Kur’ân’ı indirdik. İşte, size de Rabbinizden açık, hak bir delil, bir hidâyet rehberi ve rahmet geldi. Allah’ın âyetlerini yalanlayıp, onlardan yüz çevirenlerden, engelleyenlerden daha zâlim kim olabilir? Âyetlerimizden, Kur’ân’dan yüz çevirip engelleyenleri, engellemeyi alışkanlık haline getirmelerinden dolayı cezanın en ağırıyla, en can yakıcısıyla cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Ahmet Varol = Yahut: 'Eğer bize Kitap indirilmiş olsaydı biz onlardan daha çok doğru yola uyardık' demeyesiniz. Size Rabbinizden açık bir belge, hidayet ve rahmet gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir. Ayetlerimizden yüz çevirenleri yüz çevirmelerinden dolayı azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Ali Bulaç = Ya da: "Kitap bize de indirilseydi, elbette onlardan daha çok doğru yolda olurduk" dememeniz (için) işte size Rabbinizden apaçık bir belge, bir hidayet ve bir rahmet gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve (insanları) ondan alıkoyup çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden alıkoyup çevirenlere, bu 'engelleme ve çevirmelerinden' dolayı pek çetin bir azabla karşılık vereceğiz.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Ali Fikri Yavuz = Yahud: “Bize de kitab indirilseydi, muhakkak onlardan daha fazla hidayette bulunurduk”, demeyesiniz diye indirdik. Size, Rabbinizden bir beyan, bir hidayet ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini inkâr eden ve onlardan yüz çevirenlerden daha zalîm kimdir? Elbette biz, âyetlerimizden yüz çevirenleri, bu kabahatleri yüzünden azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Ali Ünal = Veya, “Kitap bize de indirilmiş olsaydı, muhakkak ki biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk.” diye itirazda bulunmayasınız. İşte size Rabbinizden apaçık bir delil, hidayet rehberi ve bir rahmet geldi. Artık Allah’ın âyetlerini yalanlayan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden sürekli yüz çevirenleri bu yüz çevirip durmalarından dolayı yakında azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Bayraktar Bayraklı = (156-157) “Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından gerçekten habersizdik” demeyesiniz, yahut “Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk” demeyesiniz diye bu kitabı indirdik. İşte size de Rabbinizden açık bir delil, kılavuz ve rahmet geldi. Allah'ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zâlim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden dolayı azabın en kötüsüyle cezalandıracağız!

se neczî

  En’âm / 157 -

 Bekir Sadak = (155-15) 7 Bu, indirdigimiz kutsal Kitap'dir, ona uyun. «Bizden once iki topluluga kitap indirildi, bizim onlarin okuduklarindan haberimiz yok» demekten veya «Bize kitab indirilseydi onlardan daha dogru yolda olurduk» demekten sakinin ki merhamet olunasiniz. µphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gsteren ve rahmet olarak gelmi_tir. Allah'Ùn ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yz evirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yz evirenleri, yz evirmelerinden tr, kt bir azabla cezalandÙracaÙz.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Celal Yıldırım = Veya bize de kitap indirilseydi elbette onlardan daha çok doğru yolu bulup başarılı olurduk, dememeniz içindir. İşte size Rabbınızdan açık belge, hidâyet (doğru yolu gösteren rehber) ve bir de rahmet gelmiştir. Allah'ın âyetlerini yalanlayıp (insanları ona yönelmekten) alıkoyanlardan daha zâlim kim vardır? Âyetlerimizi yüzçevirerek engelleyenleri bu engellemeleri sebebiyle en kötü azâbla cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Cemal Külünkoğlu = Veya: “Bize de o kitap indirilseydi; muhakkak ki onlardan daha fazla hidayete ererdik” demeyesiniz diye işte size, Rabbinizden apaçık bir delil, bir hidayet ve bir rahmet gelmiştir. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Biz, ayetlerimizden yüz çevirenleri bu yüzden azabın kötüsüyle cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Diyanet İşleri (eski) = (155-157) Bu, indirdiğimiz kutsal Kitap'dır, ona uyun. 'Bizden önce iki topluluğa kitap indirildi, bizim onların okuduklarından haberimiz yok' demekten veya 'Bize kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk' demekten sakının ki merhamet olunasınız. Şüphesiz o, size Rabbinizden belge, yol gösteren ve rahmet olarak gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azabla cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Diyanet Vakfi = Yahut «Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk» demeyesiniz diye (Kur'an'ı indirdik). İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Kim, Allah'ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalimdir! Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Edip Yüksel = Yahut, 'Bize de kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk,' da diyemezsiniz. Size Rabbinizden bir delil (beyyine), bir hidayet ve bir rahmet gelmiş bulunuyor. ALLAH'ın ayetlerini yalanlayıp ondan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Elmalılı Hamdi Yazır = Yâhud demiyesiniz ki: Eğer bize kitâb indirilmiş olsa idi her halde onlardan daha ziyade muvaffak olurduk, işte size rabbınızdan beyyine geldi, hidayet de geldi, rahmet de geldi, artık Allahın âyetlerini inkâr eden ve onlardan men'a kıyam eyliyenden daha zâlim kim olur? Elbette biz o, âyetlerimizi men'a kıyam edenleri bu kabahatleri yüzünden azabın en müdhişiyle cezâlandıracağız

se neczî

  En’âm / 157 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Yahut: «Eğer bize kitap indirilmiş olsaydı, herhalde onlardan daha çok muvaffak olurduk.» demeyesiniz diye. İşte size Rabbinizden apaçık bir delil, bir hidayet ve rahmet geldi. Artık Allah'ın ayetlerini inkar edenden ve onlardan alıkoymaya kalkışandan daha zalim kim olabilir? Elbette Biz, o ayetlerimizi engellemeye yeltenenleri, bu suçları sebebiyle, en müthiş bir azapla cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Yahut: «Eğer bize kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk», demeyesiniz. İşte size de Rabbinizden açık delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah'ın âyetlerini yalanlayıp, onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri sebebiyle azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Gültekin Onan = Ya da: "Kitap bize de indirilseydi, elbette onlardan daha çok doğru yolda olurduk" dememeniz (için) işte size Rabbinizden apaçık bir belge, bir hidayet ve bir rahmet gelmiştir. Tanrı'nın ayetlerini yalanlayandan ve (insanları) ondan alıkoyup çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden alıkoyup çevirenlere, bu 'engelleme ve çevirmelerinden' dolayı pek çetin bir azabla karşılık vereceğiz.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Harun Yıldırım = Ayrıca: “Bize de kitap indirilseydi muhakkak onlardan daha fazla doğru yolda olurduk.” demeyesiniz diye işte size Rabbinizden apaçık bir belge, bir hidayet ve rahmet gelmiştir. Allah’ın ayetlerini yalanlayan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri sebebiyle yakında çok kötü bir azapla azaplandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Hasan Basri Çantay = Yahud «Bize de kitâb indirilseydi muhakkak onlardan fazla hidâyete ererdik» dememeniz içindir. İşte size Rabbinizden apaçık bir hüccet, bir hidâyet, bir rahmet gelmişdir. Artık Allahın âyetlerini yalan sayandan, onlardan yüz çevirenden daha zaalim kimdir? Biz âyetlerimizden yüz çevirenleri bu sebeble, yaman bir azâb ile cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Hayrat Neşriyat = Veya: 'Doğrusu bize kitab indirilseydi, elbette onlardan daha çok hidâyete ermiş kimse(ler) olurduk' demeyesiniz! İşte gerçekten size Rabbinizden apaçık bir delil, birhidâyet ve bir rahmet gelmiştir. O hâlde Allah’ın âyetlerini yalanlayıp, onlardan yüz çevirenden daha zâlim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, (böyle) yüz çevirmekte olmalarından dolayı yakında azâbın en kötüsüyle cezâlandıracağız!

se neczî

  En’âm / 157 -

 İbni Kesir = Veya demeyesiniz ki: Bize de o kitab indirilseydi; muhakkak ki onlardan daha fazla hidayete ererdik. İşte size, Rabbınızdan apaçık hüccet, hidayet ve rahmet gelmiştir. Artık Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüzçevirenden daha zalim kimdir? Biz, ayetlerimizden yüzçevirenleri bu yüzden azabın kötüsüyle cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Kadri Çelik = Veya “Bize kitab indirilseydi elbette biz onlardan daha ziyade hidayete ermiş olurduk” demeyesiniz diye (Kur'an'ı indirdik). İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, kötü bir azapla cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Muhammed Esed = yahut da, "Eğer bize de bir ilahi kelam indirilmiş olsaydı onun rehberliğine kesinlikle onlardan daha sıkı uyardık" (demeyesiniz). İşte, şimdi size Rabbinizden hakikatin açık bir kanıtı ve bir rehberlik, bir rahmet geldi. Öyleyse, Allahın mesajlarını yalanlayandan ve onlardan küçümseyerek yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Mesajlarımızdan küçümseyerek yüz çevirenleri bundan dolayı şiddetli bir azapla cezalandıracağız!

se neczî

  En’âm / 157 -

 Mustafa İslamoğlu = ya da, "Eğer bize de ilahi bir kelam indirilmiş olsaydı onlardan daha sıkı uyardık" (demeyesiniz). İşte size de Rabbinizden hakikatin açık belgesi, yol haritası ve rahmet gelmiştir. Bu durumda, Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve ona karşı katı davranandan daha zalim biri olabilir mi? Ayetlerimize karşı katı davranışları, bu kaskatı davranışları yüzünden şiddetli bir azapla cezalandıracağız!

se neczî

  En’âm / 157 -

 Ömer Nasuhi Bilmen = Yahut demeyesiniz ki, «Eğer bize kitap indirilmiş olsa idi, elbette biz onlardan daha ziyâde hidâyete ermiş olurduk». İşte size Rabbinizden beyyine de geldi, hidâyet ve rahmet de. Artık Allah Teâlâ'nın âyetlerini tekzîp edenden ve ondan (yüz) çevirenden daha zalim kimdir? Biz âyetlerimizden iraz edenleri elbette böyle irazları sebebiyle azabın en kötüsü ile cezalandıracağızdır.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Ömer Öngüt = Veya: “Bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha doğru yolda olurduk. ” dememeniz için. İşte size Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet gelmiştir. Allah'ın âyetlerini yalanlayan ve onlardan yüz çevirenden daha zâlim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirdiklerinden dolayı azabın en kötüsü ile cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Şaban Piriş = veya, -Kitap bize indirilmiş olsaydı, onlardan daha çok doğru yolda olurduk” dersiniz diye, size Rabbinizden açık bir belge, rehber ve rahmet gelmiştir. Artık Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan ve onlardan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirdiklerinden dolayı kötü azapla cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Sadık Türkmen = Veya: “bize de bir kitap indirilseydi, biz onlardan daha doğru yolda olurduk” demeyesiniz. Ant olsun, size Rabbinizden açık belge, bir hidayet/bir kılavuz ve bir rahmet geldi. Allah’ın ayetlerini yalanlayan ve onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimizden yüz çeviren kimseleri, azabın en kötüsüyle cezalandıracağız. Yüz çevirmiş olmalarından ötürü!

se neczî

  En’âm / 157 -

 Seyyid Kutub = Yine diyemeyesiniz ki, «Eğer bize de kitap indirilseydi, doğru yola onlardan daha sıkı sarılırdık.» Çünkü size de Rabbinizden açık belge, doğru yol kılavuzu ve rahmet geldi. Allah'ın ayetlerini yalanlayıp onlara yüz çevirenlerden daha zalim kim olabilir? Ayetlerimize yüz çevirenleri, bu yüz çevirmelerinden ötürü azapların en kötüsüne çarptıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Suat Yıldırım = Yahut: "Eğer bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha doğru yolda olurduk." dememeniz içindir. İşte size de Rabbinizden açık bir delil, hidâyet ve rahmet geldi. Allah’ın âyetlerini yalan sayıp insanları ona yönelmekten alıkoyandan daha zalim kim olabilir?Âyetlerimizden yüz çevirerek engelleyenleri bu engellemeleri sebebiyle yaman bir azapla cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Süleyman Ateş = Yahut: "Eğer bize Kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk." demeyesiniz. İşte size de Rabbinizden açık delil, hidâyet ve rahmet geldi. Allâh'ın âyetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zâlim kim olabilir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü, azâbın en kötüsüyle cezâlandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Tefhim-ul Kuran = Ya da: «Kitab bize de indirilseydi, şüphesiz onlardan daha çok doğru yolda olurduk» dememeniz (için) işte size Rabbinizden apaçık bir belge, bir hidayet ve bir rahmet gelmiştir. Allah'ın ayetlerini yalanlayandan ve (insanları) ondan alıkoyup çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden alıkoyup çevirenlere, bu 'engelleme ve çevirmelerinden' dolayı pek çetin bir azabla karşılık vereceğiz.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Ümit Şimşek = Veya 'Bize kitap indirilseydi biz onlardan daha doğru bir yolda olurduk' demeyesiniz diye. İşte size Rabbinizden apaçık bir delil, bir hidayet rehberi ve bir rahmet gelmiştir. Artık Allah'ın âyetlerini yalanlayan ve halkı ondan alıkoyan kimseden daha zalimi olur mu? Halkı âyetlerimizden alıkoyanları, bu engellemeleri yüzünden azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 Yaşar Nuri Öztürk = Şunu da söylemelisiniz: "Eğer bize Kitap indirilmiş olsaydı, onlardan daha doğru yürüyüşlü olurduk." Artık size Rabbinizden bir beyyine, bir kılavuz ve bir rahmet gelmiş bulunuyor. Allah'ın ayetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalim kim var? Ayetlerimize sırt dönenleri, yüz çevirmeleri yüzünden azabın en acıklısıyla cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 İskender Ali Mihr = Veya “Eğer bize de bir kitap indirilseydi, elbette onlardan daha çok hidayete ererdik.” dersiniz. İşte size Rabbinizden hidayet (hidayete erdiren), beyyine (delil) ve rahmet gelmiştir. Öyleyse kim, Allah’ın âyetlerini yalanlayandan ve O’ndan yüz çeviren kimseden daha zalimdir? Âyetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmiş olmalarından dolayı ağır (kötü) bir azapla cezalandıracağız.

se neczî

  En’âm / 157 -

 İlyas Yorulmaz = Veya “Kitap bize indirilmiş olsaydı, biz onlardan daha doğru yolda olurduk” demekten sakının. Zira size Rabbinizden doğru yolu gösteren ve rahmetlerle dolu açıklayıcı kitap gelmiştir. Allah’ın ayetlerini yalanlayandan ve onun ayetlerinden yüz çevirenden daha zalim kim vardır. Ayetlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden dolayı en kötü azapla cezalandıracağız.

ve se neczî

  Âl-iİmrân / 145 -

 Diyanet İşleri = Hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini isterse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret mükâfatını isterse, ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.

ve se neczî

  Âl-iİmrân / 145 -

 Abdulbaki Gölpınarlı = Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimse ölmez. Ölüm, vakti tâyin edilmiş bir yazıdır. Kim dünya nîmetlerini isterse ona dünyadan nîmetler veririz ve kim âhiret mükâfatını dilerse ona ahirete ait mükâfatlar ihsân ederiz ve biz, şükredenleri yakında mükâfatlandıracağız.

ve se neczî

  Âl-iİmrân / 145 -

 Abdullah Parlıyan = Hiçbir kimse yok ki, ölümü Allah'ın iznine bağlı olmasın. Ölüm belli bir süreye göre yazılmıştır. Ve kim bu dünyanın menfaat ve kazancını isterse, kendisine ondan vereceğiz. Kim de ahiretin menfaatı ve kazancını arzularsa, ona da bundan veririz. Ve biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz.

ve se neczî

  Âl-iİmrân / 145 -

 Adem Uğur = Hiçbir kimse yok ki, ölümü Allah'ın iznine bağlı olmasın. (Ölüm), belli bir süreye göre yazılmıştır. Her kim, dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz; kim de ahiret sevabını isterse, ona da bundan veririz. Biz şükredenleri mükâfatlandıracağız.

ve se neczî

  Âl-iİmrân / 145 -

 Ahmed Hulusi = Varlığındaki Allâh Esmâ'sının oluşturduğu ("B"iiznillah) değişmez programı (kitaben müeccela) elvermedikçe hiç kimse ölmez! Kim dünyanın nimetlerini isterse, ona dünyada veririz. Kim de sonsuz gelecek sürecinin nimetlerini arzu ederse, ona da ondan veririz. Biz şükredenlerin cezasını (karşılığını) veririz (değerlendirenlerin değerlendirmelerinin sonucunu yaşatırız).

ve se neczî

  Âl-iİmrân / 145 -

 Ahmet Tekin = Levh-i Mahfuzdaki ecel dolmadan, Allah’ın planı yürürlüğe girmeden bir kimsenin ölmesi mümkün değildir.Kim dünya menfaati isterse, kendisine ondan veririz. Kim de âhiret, ebedî yurt sevabı isterse ona da bundan veririz. Allah şükredenleri mükâfatlandıracaktır.

ve se neczî

  Âl-iİmrân / 145 -

 Ahmet Varol = Hiçbir can, Allah'ın izni olmadan ölmez. O, belirlenmiş bir ecele göredir. Kim dünyanın yararını isterse ona ondan veririz; kim de ahiretin yararını isterse ona da ondan veririz. Şükredenlerin karşılıklarını vereceğiz.

ve se neczî

  Âl-iİmrân / 145 -

 Ali Bulaç = Allah'ın izni olmaksızın hiç bir nefis için ölmek yoktur. O, süresi belirtilmiş bir yazıdır. Kim dünyanın yararını (sevabını) isterse ona ondan veririz, kim ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri pek yakında ödüllendireceğiz.

ve se neczî

  Âl-iİmrân / 145 -

 Ali Fikri Yavuz = Allah’ın izni olmadıkça hiç kimseye ölmek yoktur. Ölüm, zamanı Allah’ın ilminde kararlaşmış bir yazıdır. Kim dünya menfaatını isterse kendisine ondan veririz; ve kim de ahiret savabını isterse buna da ondan veririz. Şükredenlere ise muhakkak mükâfat verceğiz.

ve se neczî

  Âl-iİmrân / 145 -

 Ali Ünal = Kimsenin Allah’ın izni olmadan, ezelde takdir edilmiş bulunan eceli gelmeden ölmesi söz konusu değildir. O bakımdan, kim yaptığının karşılığını dünyada bekliyorsa ona bir miktar dünyalık veririz; kim de mükâfatını Âhiret’te almak diliyorsa, ona da Âhiret mükâfatından veririz. Şükredenleri yakın bir gelecekte elbette mükâfatlandıracağız.