Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
le usallibu-enne-kum
Diyanet İşleri = “Mutlaka sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da (ibret olsun diye) sizin tümünüzü elbette asacağım.”
le usallibu-enne-kum
Abdulbaki Gölpınarlı = Ellerinizi, ayaklarınızı çaprazvari kestireceğim, sonra da hepinizi astıracağım.
le usallibu-enne-kum
Abdullah Parlıyan = Andolsun ki, bana aykırı hareketinizden dolayı, ellerinizi ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra hepinizi hurma dallarına asacağım.”
le usallibu-enne-kum
Adem Uğur = Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım!"
le usallibu-enne-kum
Ahmed Hulusi = "Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. . . Sonra da sizin hepinizi toptan asacağım. "
le usallibu-enne-kum
Ahmet Tekin = 'Sizin, ellerinizi ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra hepinizi asacağım' dedi.
le usallibu-enne-kum
Ahmet Varol = Sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kesecek sonra hepinizi asacağım.'
le usallibu-enne-kum
Ali Bulaç = Muhakkak ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi idam edeceğim."
le usallibu-enne-kum
Ali Fikri Yavuz = Muhakkak surette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, sonra kat’iyyen topunuzu astıracağım.”
le usallibu-enne-kum
Ali Ünal = “İşte söylüyorum: Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi darağacında sallandıracağım.”
le usallibu-enne-kum
Bayraktar Bayraklı = “Dönekliğinizden dolayı ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim, sonra da hepinizi asacağım.”
le usallibu-enne-kum
Bekir Sadak = (123-12) 4 Firavun: «Ben size izin vermeden mi O'na inandiniz? Dogrusu bu, halki sehirden cikarmak icin duzdugunuz bir hiledir, fakat siz goreceksiniz. And olsun ki, ellerinizi ayaklarinizi caprazlama kesecegim, sonra da hepinizi asacagim» dedi.
le usallibu-enne-kum
Celal Yıldırım = And olsun ki ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve (sonra da) hepinizi asacağım» dedi.
le usallibu-enne-kum
Cemal Külünkoğlu = “Mutlaka sizin ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim ve sonra mutlaka hepinizi toplu halde asacağım!”
le usallibu-enne-kum
Diyanet İşleri (eski) = (123-124) Firavun: 'Ben size izin vermeden mi O'na inandınız? Doğrusu bu, halkı şehirden çıkarmak için düzdüğünüz bir hiledir, fakat siz göreceksiniz. And olsun ki, ellerinizi ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım' dedi.
le usallibu-enne-kum
Diyanet Vakfi = Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım!»
le usallibu-enne-kum
Edip Yüksel = “Elbette ki ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim sonra da hepinizi astıracağım.”
le usallibu-enne-kum
Elmalılı Hamdi Yazır = Mutlak sizin ellerinizi, ayaklarınızı çaprazına keseceğim, mutlak sizi, hepinizi birden asacağım
le usallibu-enne-kum
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Mutlaka sizin ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim.Mutlaka hepinizi birden asacağım!»
le usallibu-enne-kum
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, sonra da bilin ki, sizi astıracağım.»
le usallibu-enne-kum
Gültekin Onan = "Muhakkak ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım."
le usallibu-enne-kum
Harun Yıldırım = bu dönekliğiniz yüzünden, mutlaka, (içinizden) pek çoğunun ellerini ayaklarını budayacağım; ve yine mutlaka (içinizden) pek çoğunu topluca asacağım!"
le usallibu-enne-kum
Hasan Basri Çantay = «Elbet ve elbet ellerinizi, ayaklarınızı çaprazına kesdireceğim. (Bundan) sonra da elbet ve elbet topunuzu asdıracağım».
le usallibu-enne-kum
Hayrat Neşriyat = 'Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra kesinlikle sizi hep berâber asacağım!'
le usallibu-enne-kum
İbni Kesir = Elbette ve elbette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi asacağım.
le usallibu-enne-kum
Kadri Çelik = “Hiç şüphesiz ellerinizi ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sonra da hepinizi asacağım”
le usallibu-enne-kum
Muhammed Esed = bu dönekliğiniz yüzünden, mutlaka, (içinizden) pek çoğunun ellerini ayaklarını budayacağım; ve yine mutlaka (içinizden) pek çoğunu topluca asacağım!"
le usallibu-enne-kum
Mustafa İslamoğlu = Kesinlikle dönekliğinizden dolayı ellerinizi ve ayaklarınızı keseceğim , sonra topunuzu asacağım!
le usallibu-enne-kum
Ömer Nasuhi Bilmen = «Elbette sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazvari keseceğim. Sonra da sizi elbette cümleten asacağım.»
le usallibu-enne-kum
Ömer Öngüt = “Andolsun ki ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi asacağım!”
le usallibu-enne-kum
Şaban Piriş = Sizin ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim. Sonra hepinizi asacağım.
le usallibu-enne-kum
Sadık Türkmen = Ellerinizi ve ayaklarınızı mutlaka çaprazlama keseceğim. Sonra hepinizi asacağım.”
le usallibu-enne-kum
Seyyid Kutub = Andolsun ki, sağlı-sollu birer el ve ayağınızı kesecek ve arkasından tümünüzü asacağım.
le usallibu-enne-kum
Suat Yıldırım = (123-124) Firavun dedi ki: "Demek siz, benden izin almadan ona iman ettiniz hâ! Şüphe yok ki bu, yerli olan kıbtî ahaliyi yurtlarından sürmek için, sizin şehirde beraberce planladığınız gizli bir oyundur. Ama yakında bileceksiniz başınıza gelecekleri! Evet, ellerinizi ve ayaklarınızı, değişik taraflardan olarak keseceğim, sonra da hepinizi toptan asacağım!"
le usallibu-enne-kum
Süleyman Ateş = "Elbette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra hepinizi (hurma dallarına) asacağım!"
le usallibu-enne-kum
Tefhim-ul Kuran = Muhakkak ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi idam edeceğim.»
le usallibu-enne-kum
Ümit Şimşek = 'Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlamasına kestireceğim; sonra da hepinizi sallandıracağım.'
le usallibu-enne-kum
Yaşar Nuri Öztürk = "Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım."
le usallibu-enne-kum
İskender Ali Mihr = Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı karşılıklı (çapraz) keseceğim. Sonra mutlaka (hepsini) hepinizi asacağım.
le usallibu-enne-kum
İlyas Yorulmaz = “Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra hepinizi topluca asacağım” dedi.
ve lâ tusalli
Diyanet İşleri = Onlardan ölen hiçbirine asla namaz kılma ve kabrinin başında durma. Çünkü onlar Allah’ı ve Resûlünü inkâr ettiler ve fasık olarak öldüler.
ve lâ tusalli
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve onlardan biri ölürse kesin olarak namazını kılma ve mezarının başında durma. Şüphe yok ki onlar Allah'a ve Peygamberine kâfir oldular ve buyruktan çıkmış kötü kişi olarak öldüler.
ve lâ tusalli
Abdullah Parlıyan = Ey peygamber! O münafıklardan, ölen kimsenin asla namazını kılma, mezarı başında da ne maksatla olursa olsun, durma sakın. Çünkü onlar, Allah'ı ve O'nun elçisini inkâr ettiler ve ilâhî buyrukları hiçe sayarak çiğneyip can verdiler.
ve lâ tusalli
Adem Uğur = Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma; onun kabri başında da durma! Çünkü onlar, Allah ve Resûlünü inkâr ettiler ve fâsık olarak öldüler.
ve lâ tusalli
Ahmed Hulusi = Ebeden, onlardan ölen hiç kimseye cenaze namazı kılma ve onun kabri başında dua etme! Muhakkak ki onlar, Esmâ'sıyla onların hakikati olan Allâh'ı ve Rasûlünü inkâr ettiler ve onlar fâsıklar (bilinçleri hakikate kapalı - bozuk inançlı) olarak öldüler.
ve lâ tusalli
Ahmet Tekin = Onların ölmüş olanlarından hiçbirine dua ve niyazda bulunarak cenaze namazı kılma. Kabrinin başında durup dua etme. Onlar Allah’ı ve Rasulünü inkârda ısrar ettiler, küfre saplandılar. Hak dinin, dışına çıkan fâsıklar, âsiler, bozguncular olarak öldüler.
ve lâ tusalli
Ahmet Varol = Onlardan ölen birinin üzerine asla namaz kılma ve kabrinin başında da bulunma. Onlar Allah'ı ve Peygamberini inkar ettiler ve fasık kimseler olarak öldüler.
ve lâ tusalli
Ali Bulaç = Onlardan ölen birinin namazını hiç bir zaman kılma, mezarı başında durma. Çünkü onlar, Allah'a ve elçisine (karşı) inkâra saptılar ve fasık kimseler olarak öldüler.
ve lâ tusalli
Ali Fikri Yavuz = Münafıklardan ölen hiç bir kimse üzerine, hiç bir zaman namaz kılma; kabri başında (gömülürken veya ziyaret için) durma. Çünkü onlar, Allah’ı ve Rasûlünü tanımadılar ve kâfir olarak can verdiler.
ve lâ tusalli
Ali Ünal = Onlardan (münafıklar) ölen hiçbir kimse için sakın cenaze namazı kılma ve hakkında dua etmek maksadıyla asla kabri başında da durma. Şurası bir gerçek ki onlar, Allah’ı ve Rasûlü’nü inkâr ettiler ve yoldan çıkmış günahkârlar (fasıklar) olarak öldüler.