Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
sırâtun mustekîmun
Diyanet İşleri = Şüphesiz, Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (yalnız) O’na kulluk edin. Bu, dosdoğru bir yoldur.
sırâtun mustekîmun
Abdulbaki Gölpınarlı = Ve şüphe yok ki Allah, Rabbimdir ve Rabbiniz, ona kulluk edin; budur doğru yol.
sırâtun mustekîmun
Abdullah Parlıyan = Ve İsa'nın, her zaman söylediği gerçek şudur: Şüphesiz benim Rabbim de, sizin Rabbiniz de Allah'tır. Öyleyse yalnızca O'na kulluk edin. Dosdoğru yol yalnızca budur.
sırâtun mustekîmun
Adem Uğur = (İsa şunu da söyledi:) Muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyle ise O'na kulluk ediniz. İşte doğru yol budur.
sırâtun mustekîmun
Ahmed Hulusi = Kesinlikle Allâh'tır benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz! O'na kulluk etmekte olduğunuzu fark edin. . . Bu sırat-ı müstakimdir.
sırâtun mustekîmun
Ahmet Tekin = 'Allah Rabbim ve Rabbinizdir. O’nu ilâh tanıyın, candan müslüman olarak O’na teslim olun, saygıyla O’na kulluk ve ibadet edin, O’nun şeriatına bağlanın, O’na boyun eğin. İşte doğru, muhkem, güvenli yol, İslâmî hayat tarzı budur.'
sırâtun mustekîmun
Ahmet Varol = 'Şüphesiz Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; O'na kulluk edin. İşte doğru yol budur.'
sırâtun mustekîmun
Ali Bulaç = Gerçek şu ki, Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.
sırâtun mustekîmun
Ali Fikri Yavuz = Muhakkak ki Allah, benim Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir. O halde O’na ibadet edin. Bu (size anlattığım) biricik doğru yoldur.
sırâtun mustekîmun
Ali Ünal = “Şüphe yok ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; o halde O’na ibadet edin. Bu, (üzerinde yürünmesi gereken) doğru bir yoldur.”
sırâtun mustekîmun
Bayraktar Bayraklı = Doğrusu Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk ediniz. Doğru yol budur.
sırâtun mustekîmun
Bekir Sadak = «Dogrusu Allah benim de sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin, bu dogru yoldur.»
sırâtun mustekîmun
Celal Yıldırım = Ve doğrusu Allah, benim de, sizin de Rabbimizdir; artık O'na ibâdet ediniz. Dosdoğru yol budur!
sırâtun mustekîmun
Cemal Külünkoğlu = (İsa onlara:) “Gerçek şu ki, Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.”
sırâtun mustekîmun
Diyanet İşleri (eski) = 'Doğrusu Allah benim de sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin, bu doğru yoldur.'
sırâtun mustekîmun
Diyanet Vakfi = (İsa şunu da söyledi:) Muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyle ise O'na kulluk ediniz. İşte doğru yol budur.
sırâtun mustekîmun
Edip Yüksel = 'ALLAH benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; O'na kulluk ediniz. Doğru yol budur.'
sırâtun mustekîmun
Elmalılı Hamdi Yazır = Hem o haberiniz olsun dedi: Allah benim de rabbım sizin de rabbınızdır, onun için hep ona ibadet ediniz işte yegâne doğru yol budur
sırâtun mustekîmun
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Ayrıca o (İsa) dedi ki: «Haberiniz olsun, Allah benim de Rabbim sizin de Rabbinizdir; onun için hep O'na ibadet ediniz! İşte yegane doğru yol budur!
sırâtun mustekîmun
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = «Şüphesiz benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz Allah'tır. O halde ona ibadet edin, işte dosdoğru yol budur.»
sırâtun mustekîmun
Gültekin Onan = Gerçek şu ki, Tanrı benim de rabbim, sizin de rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.
sırâtun mustekîmun
Harun Yıldırım = “Muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse sadece O'na ibadet ediniz. Dosdoğru yol budur.”
sırâtun mustekîmun
Hasan Basri Çantay = «Şübhesiz ki Allah benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir. O halde Ona kulluk edin. İşte biricik doğru yol budur».
sırâtun mustekîmun
Hayrat Neşriyat = (Îsâ onlara şöyle dedi:) 'Muhakkak ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; öyle ise O’na ibâdet edin! İşte dosdoğru yol budur!'
sırâtun mustekîmun
İbni Kesir = Şüphesiz ki Allah; benim de Rabbım, sizin de Rabbınızdır. O'na ibadet edin. İşte dosdoğru yol budur.
sırâtun mustekîmun
Kadri Çelik = “Şüphesiz Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.”
sırâtun mustekîmun
Muhammed Esed = Ve (İsa'nın her zaman söylediği gerçek şudur:) "Şüphesiz, benim Rabbim de, sizin Rabbiniz de Allah'tır; öyleyse (yalnızca) O'na kulluk edin: dosdoğru yol (yalnızca) budur!"
sırâtun mustekîmun
Mustafa İslamoğlu = Ve (İsa'nın tek dediği şudur): "Hiç şüphe yok ki benim de sizin de Rabbiniz Allah'tır. Şu halde yalnız O'na kulluk edin: budur dosdoğru yol!"
sırâtun mustekîmun
Ömer Nasuhi Bilmen = «Ve şüphe yok ki, Allah benim de Rabbimdir. Sizin de Rabbinizdir. Artık yalnız O'na ibadet ediniz. Bu, dosdoğru bir yoldur.»
sırâtun mustekîmun
Ömer Öngüt = “Şüphesiz ki Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin. İşte doğru yol budur. ”
sırâtun mustekîmun
Şaban Piriş = -Şüphesiz Allah, benim de sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin! Dosdoğru yol budur.
sırâtun mustekîmun
Sadık Türkmen = (isa dedi ki): “Şüphesiz ki Allah; benim ve sizin Rabbinizdir. O’na kulluk edin. Dosdoğru yol işte budur!”
sırâtun mustekîmun
Seyyid Kutub = Kuşku yok ki Allah sizin de benim de Rabb'imizdir, öyleyse sırf O'na kulluk ediniz. İşte dosdoğru yol budur.
sırâtun mustekîmun
Suat Yıldırım = "İyi bilin ki Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse yalnız O’na ibadet ediniz. Doğru yol budur"
sırâtun mustekîmun
Süleyman Ateş = "Şüphesiz, Allâh benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir, O'na kulluk edin." İşte doğru yol budur.
sırâtun mustekîmun
Tefhim-ul Kuran = Gerçek şu ki, Allah benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.
sırâtun mustekîmun
Ümit Şimşek = İsa onlara 'Allah sizin de, benim de Rabbimizdir; Ona kulluk edin. İşte dosdoğru yol budur' demişti.
sırâtun mustekîmun
Yaşar Nuri Öztürk = Şüphesiz, Allah, benim de Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir. O halde O'na ibadet edin. Dosdoğru yol budur.
sırâtun mustekîmun
İskender Ali Mihr = Ve muhakkak ki Allah, benim Rabbim ve sizin (de) Rabbinizdir. O halde, O’na kul olun! İşte bu Sıratı Mustakîm’dir.
sırâtun mustekîmun
İlyas Yorulmaz = “Şüphesiz ki Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Yalnızca O na kulluk edin, dosdoğru yol işte budur” dedi.
sırâtun mustekîmun
Diyanet İşleri = (60-61) “Ey Âdemoğulları! Ben, size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi?”
sırâtun mustekîmun
Abdullah Parlıyan = Ve sadece bana kulluk edin, itaat edin ki, sizi cennete götürecek dosdoğru yola uymuş olasınız.
sırâtun mustekîmun
Ahmed Hulusi = "Bana kulluk edin (hakikatin gereğini hissedip yaşayın)! Sırat-ı müstakim budur" (diye?).
sırâtun mustekîmun
Ahmet Tekin = 'Beni ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak bana teslim olan, saygıyla bana kulluk ve ibadet edin, benim şeriatıma bağlanın, bana boyun eğin. İşte doğru, muhkem ve güvenli yol, İslâmî hayat budur.' diye emretmedim mi?
sırâtun mustekîmun
Ali Fikri Yavuz = Bir de bana ibadet edin, doğru yol budur (diye emretmedim mi)?”