Aranılan kelime ile eşleşen ayetler
sâbiren
Diyanet İşleri = Mûsâ, “İnşaallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı gelmeyeceğim” dedi.
sâbiren
Abdulbaki Gölpınarlı = Mûsâ, Allah dilerse dedi, görürsün, sabredeceğim ve hiçbir hususta sana isyân etmeyeceğim.
sâbiren
Abdullah Parlıyan = Musa: “Allah dilerse” dedi. “Görürsün katlanacağım ve hiçbir konuda sana uyumsuzluk göstermeyeceğim.”
sâbiren
Adem Uğur = Musa: İnşaallah, dedi, sen beni sabreder bulacaksın. Senin emrine de karşı gelmem.
sâbiren
Ahmed Hulusi = (Musa) dedi: "İnşâAllâh beni sabreder bulacaksın; herhangi bir işinde sana itiraz etmem. "
sâbiren
Ahmet Tekin = Mûsâ:'Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olursa beni sabırlı bulacaksın. Senin icra planına karşı çıkmıyacağım.' dedi.
sâbiren
Ahmet Varol = (Musa) dedi ki: 'İnşallah beni sabırlı bulacaksın ve hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim.'
sâbiren
Ali Bulaç = "İnşaallah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksın. Hiç bir işte sana karşı gelmeyeceğim" dedi.
sâbiren
Ali Fikri Yavuz = Mûsâ: “-İnşAllah beni sabırlı bulacaksın ve senin hiç bir işine karşı gelmiyeceğim.” dedi.
sâbiren
Ali Ünal = “İnşâallah” diye cevap verdi Musa, “beni sabırlı bulacaksın ve hiçbir konuda sana karşı gelmeyeceğim.”
sâbiren
Bayraktar Bayraklı = Mûsâ, “İnşâallâh benim sabırlı olduğumu ve sana hiçbir işte karşı gelmeyeceğimi görürsün” dedi.
sâbiren
Bekir Sadak = Musa: «Insallah sabrettigimi goreceksin, sana hic bir isde bas kaldirmiyacagim» dedi.
sâbiren
Celal Yıldırım = Musa ona: «İnşaallah beni sabırlı bulursun, hiçbir işde sana karşı gelmiyeceğim» dedi.
sâbiren
Cemal Külünkoğlu = (Musa:) “İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın ve sana hiç bir işte karşı gelmeyeceğim” dedi.
sâbiren
Diyanet İşleri (eski) = (69-70) O da: 'O halde, bana uyacaksan, ben sana anlatmadıkça herhangi bir şey hakkında bana soru sormayacaksın' dedi.
sâbiren
Diyanet Vakfi = Musa: İnşaallah, dedi, sen beni sabreder bulacaksın. Senin emrine de karşı gelmem.
sâbiren
Edip Yüksel = Dedi: 'ALLAH dilerse beni sabırlı bulacaksın; sana hiç bir işte karşı gelmeyeceğim.'
sâbiren
Elmalılı Hamdi Yazır = İnşaallah dedi: beni sabırlı bulacaksın ve senin hiç bir emrine âsı olmam
sâbiren
Elmalılı (sadeleştirilmiş) = Musa: «İnşallah beni sabırlı bulacaksın ve senin hiçbir işine karşı gelmem.» dedi.
sâbiren
Elmalılı (sadeleştirilmiş-2) = Musa: «İnşaallah beni sabırlı bulacaksın ve senin hiçbir işine karşı gelmeyeceğim» dedi.
sâbiren
Gültekin Onan = (Musa:) "İnşallah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksın. Hiç bir buyrukta sana karşı gelmeyeceğim" dedi.
sâbiren
Harun Yıldırım = Musa: İnşaallah, dedi, sen beni sabreder bulacaksın. Senin emrine de karşı gelmem.
sâbiren
Hasan Basri Çantay = O da: «Allah dilerse beni sabredici bulacaksın, sana hiç bir işde karşı gelmeyeceğim» dedi.
sâbiren
Hayrat Neşriyat = (Hızır’ın, kendi bildiği ölçülerle hareket edeceğini düşünen Mûsâ:) 'İnşâallah sen beni sabırlı bulacaksın ve sana hiçbir işte karşı gelmeyeceğim!' dedi.
sâbiren
İbni Kesir = O da: İnşallah sabrettiğimi göreceksin, sana hiç bir işte karşı gelmeyeceğim, dedi.
sâbiren
Kadri Çelik = (Musa,) “İnşallah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksın. Hiç bir işte sana karşı gelmeyeceğim” dedi.
sâbiren
Muhammed Esed = (Musa:) "Allah dilerse, beni sabırlı biri olarak bulacaksın" dedi, "ve ben hiçbir konuda sana uyumsuzluk göstermeyeceğim!"
sâbiren
Mustafa İslamoğlu = (Musa) "İnşaallah beni dirençli biri olarak bulacaksın!" dedi ve ekledi: "Ben senin hiçbir emrine karşı gelmeyeceğim."
sâbiren
Ömer Nasuhi Bilmen = Dedi ki: «İnşaallah beni elbette sabreder bulacaksın ve sana hiçbir emirde âsi olmam.»
sâbiren
Ömer Öngüt = Musa: “İnşaallah beni sabırlı bulursun. Emrine karşı gelmem. ” dedi.
sâbiren
Şaban Piriş = -İnşallah, benim sabırlı olduğumu göreceksin ve senin emrine karşı gelmeyeceğim, dedi.
sâbiren
Sadık Türkmen = (Musa): “inşAllah beni sabırlı bulacaksın. Ben hiçbir işte de sana karşı gelmem” dedi.
sâbiren
Seyyid Kutub = Musa «İnşaallah, beni sabırlı bulacaksın, hiçbir konuda sana karşı gelmeyeceğim.»
sâbiren
Suat Yıldırım = "İnşaallah" dedi Mûsâ, "beni sabırlı bulacaksın ve senin hiç bir emrine karşı koymayacağım."
sâbiren
Süleyman Ateş = (Mûsâ): "İnşâallah, dedi, beni sabredici bulursun, senin emrine karşı gelmem."
sâbiren
Tefhim-ul Kuran = (Musa:) «İnşaallah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksın. Hiç bir işte sana karşı gelmeyeceğim» dedi.
sâbiren
Ümit Şimşek = Musa, 'İnşaallah sen beni sabredici bulacaksın,' dedi. 'Senin hiçbir emrine karşı gelmeyeceğim.'
sâbiren
Yaşar Nuri Öztürk = Mûsa dedi ki: "Allah dilerse beni sabırlı bulacaksın; hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim."
sâbiren
İskender Ali Mihr = (Musa A.S): “İnşaallah (Allah dilerse), beni sabırlı bulacaksın. Ve sana emirlerde asi olmayacağım.” dedi.
sâbiren
İlyas Yorulmaz = Musa ona “Allah dilediği sürece, beni sabırlı bulacağından emin olabilirsin. Sana asla karşı çıkmayacağım (isyan etmeyeceğim)” dedi.
sâbiren
Diyanet İşleri = Şöyle dedik: “Eline bir demet sap al ve onunla vur, yeminini bozma.” Gerçekten biz Eyyûb’u sabreden bir kimse olarak bulduk. O ne güzel bir kuldu! O, Allah’a çok yönelen bir kimse idi.
sâbiren
Abdulbaki Gölpınarlı = Eline dedik, bir demet sap al da onunla vur ve yeminini bozma. Şüphe yok ki biz onu, sabırlı bulduk, ne güzel bir kuldu ve şüphe yok ki o, dâimâ Rabbine dönen, tövbe eden bir kuldu.
sâbiren
Abdullah Parlıyan = Hastalığı esnasında, yaptığı bir hatasından dolayı, hanımına yüz değnek vuracağına yemin eden Eyyub'a da sonunda dedik ki: “Şimdi eline bir demet sap al, onunla hanımına vur ve yeminini bozmuş olma, yerine getir!” Gerçekten biz O'nu her türlü sıkıntı ve zorluklara karşı dirençli bulduk. O ne güzel bir kulumuzdu, daima bize yönelirdi.
sâbiren
Adem Uğur = Eline bir demet sap al da onunla vur, yeminini böyle yerine getir. Gerçekten biz Eyyub'u sabırlı (bir kul) bulmuştuk. O, ne iyi kuldu! Daima Allah'a yönelirdi.
sâbiren
Ahmed Hulusi = "Eline bir demet al da onunla vur ki sözün yerine gelsin!" Biz Onu sabırlı bulduk. . . Ne güzel kuldu! Muhakkak ki O, evvab (hakikatini sıkça yaşayan) idi.
sâbiren
Ahmet Tekin = Bir de: 'Eline bir demet ot-çöp al da, onunla eşine vur. Yeminini bozmuş olma.' dedik. Gerçekten biz onu belâlara karşı sabırlı bulmuştuk. O ne iyi, bizi ilâh tanıyan, candan müslüman, saygılı bir kuldu. O daima, samimiyetle itaat ederek Allah’a yönelmekteydi.
sâbiren
Ahmet Varol = 'Eline bir demet sap al da onunla vur ve yeminini bozma.' Gerçekten biz onu sabırlı bulduk. Ne iyi bir kuldu! O (her tutumunda Allah'a) yönelen biriydi.
sâbiren
Ali Bulaç = "Ve eline bir deste (sap) al, böylece onunla vur ve andını bozma." Gerçekten, Biz onu sabredici bulduk. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah'a) yönelip dönen biriydi.
sâbiren
Ali Fikri Yavuz = (Eyyûb bir işten dolayı karısına kızmış ve hastalıktan kalktığı vakit ona yüz değnek vurmayı yemin etmişti. Hem yemini bozmamak, hem de hafifletmek için Allah ona şöyle buyurdu): “- Eline (yüz başaklı) bir demet sap al da, onunla (zevcene) vur; yemininden durmazlık etme.” Dorusu biz, onu sabırlı bulduk... O ne güzel kuldu! Gerçekten o, tamamen Allah’a teveccüh etmişti.
sâbiren
Ali Ünal = (Ayrıca O’na,) “Eline bir demet sap al ve (hanımına) onunla vur ve yemininden dönen duruma düşme!” dedik. Biz O’nu (Eyyûb’u) gerçekten sabırlı bulduk. Ne güzel kuldu O! Tam bir teslimiyet ve samimiyetle Allah’a sürekli yöneliş halinde idi.